| | Hak-dilaram » AİLE » Ev Hali
»
Hamur Açmayi Beceremeyen, Pirinç Ayiklamayi Sevmeyen Salça Yapmadan Habersiz Hanimlar
| | .................
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 15.408
Teşekkür etti: 27.013
Teşekkür aldı: 12.010 konuda 43.315 kere
| Hamur Açmayi Beceremeyen, Pirinç Ayiklamayi Sevmeyen Salça Yapmadan Habersiz Hanimlar HAMUR AÇMAYI BECEREMEYEN, PİRİNÇ AYIKLAMAYI SEVMEYEN, SALÇA YAPMADAN HABERSİZ HANIMLARIN YARATTIĞI SORUNLAR
Günümüzde hazır gıda tüketimi kaçınılmaz olarak artıyor. Çünkü, klâsik ‘ev kadınlığı’ giderek tarihe karışmakta. Kadınlar da erkekler gibi çalışma hayatına atıldılar, üstelik de onları aklınıza gelen her işte görmek mümkün.
Böyle olunca da ne hamur açıp börek yapan kadınlar kaldı, ne domates kaynatıp salça yapanlar, ne de pilav için pirinç ayıklayanlar.
Birbirlerine öğünerek kek, börek, pasta.. tarifi veren kadınların yerini, artık pastane, börekçi, market.. telefonu, e-maili ve adresi verenler almakta.
------------------------------------------------------------
Şimdi pek çok markette, sigara böreğinden su böreğine, amerikan salatasından yaprak sarmasına, arnavut ciğerinden tavuk kızartmasına kadar… her yiyeceği hazır olarak bulmanızın nedeni işte bu çalışan kadınlar.
Annelerimizin saatlerini, hatta günlerini alan yemek işini
günümüz kadını eve girmeden bir markete uğrayıp, ‘mikrodalgada iki dakikalık ısıtmayla taze yapılmış yemek haline dönüşen’ hazır yiyeceklerden seçerek birkaç dakikada hallediveriyor. HAZIR YİYECEKLER
Hazır yiyecek büyük kolaylık, zamandan tasarruf, ama bunların yarattığı bir takım sorunlar da var. Çünkü, hazır yiyecek demek bir bakıma da katkı maddesi olan yiyecek demek.
Zira, bunları renklendirmek için olsun, tatlandırmak için olsun ve özellikle de bozulmalarını önlemek için olsun pek çok kimyasal katkı maddesi kullanılıyor.
Bunların bazıları artık günlük yaşamda sıkça adı geçen, hemen her gün duyduğumuz kelimeler. Meselâ, besinleri tatlandırmak için kullanılan aspartam, sakarin…, renklendirmek için kullanılan tartarazin, eritrosin… bunların en çok tanınanları.
Bir de besinler bozulmasın, daha uzun süre taze kalsınlar diye kullanılan kimyasal maddeler var ki, bunlara prezervatifler, yani koruyucular deniyor.
Alın herhangi hazır kapalı kutudaki bir yiyeceği
veya içeceği, üzerinde mutlaka sülfitler, benzoatlar, benzoik asit.. gibi prezervatif maddelerden birinin veya ikisinin adını görebilirsiniz. DERİ DÖKÜNTÜLERİNDEN ASTIM KRİZLERİNE
Katkı maddeleri, duyarlı kişilerde deride döküntü, kabartı ve kaşıntılardan, astım krizlerine, bulantı ve kusmadan ishale kadar pek çok anormal reaksiyonlara neden olabiliyor.
Bunlar içinde sabıkası en fazla olan katkı maddeleri, sodyum metabisülfit, sülfir dioksit ve sülfitler gibi prezervatifler.
Bunları tüketen duyarlı insanlarda yüzde ve vücutta ani kızarma, tansiyon düşüklüğü ve astım krizi gelişebiliyor.
En çok suçlanan yiyecek ve içecekler ise salatalar, sirke, sosis, alkolsüz içkiler, meyve suları, bira, şarap, karides ve diğer deniz ürünleri ve kurutulmuş sebzeler…
Sodyum metabisülfit, restoranlarda ve marketlerde, daha çok yeni hazırlanmış salata, meyve ve sebzelerin taze kalması için kullanılıyor; mantar ve patates cipsi endüstrisinde de yararlanılıyor.
Bu prezervatiflerin hangi mekanizma ile semptomlara
neden oldukları tam olarak bilinmiyor. Bir teoriye göre, bu
prezervatif maddelerin bulunduğu paketlerin açılması, içeceklerin içilmesi veya besinlerin çiğnenmesi sırasında oluşan aerosol şeklindeki kükürt dioksitin solunması bronşlardaki reseptörleri uyararak bronş daralması ortaya çıkmaktadır.
Boyalar içinde özellikle de tartrazin en dikkat edilmesi gereken madde. Yiyecek ve içeceklere sarı renk vermek için kullanılan tartrazin, astım krizlerine neden olabiliyor.
Çok yaygın olarak kullanılan tatlandırıcılardan olan aspartam ise kurdeşen ve deri altında ödem sıvısı toplanmasına yol açmasıyla ünlü bir kimyasal.
Uzak-Doğu mutfağının vazgeçilmez baharatı olan ‘glutamat’ hakkında birkaç sözümüz var. Glutamat içeren yemekleri yiyenlerde, baş ağrısı, yüz, boyun, göğüste uyuşukluk, yanma, basınç duygusundan astım
krizine kadar giden ve Çin Lokantası Sendromu adıyla bilinen bir tablo ortaya çıkabiliyor.
Ahmet Rasim Küçükusta | 
09.10.2006, 00:32
| |
Ayşe Reşad isimli üye'ye teşekkür eden 9 üye:
| | | .
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 1.612
Teşekkür etti: 589
Teşekkür aldı: 622 konuda 1.425 kere
| Hamur Açmayi Beceremeyen, Pirinç Ayiklamayi Sevmeyen Salça Yapmadan Habersiz Hanimlar Başlık çok güzel Başlıkta kendimi buldum
Evet hazır yiyecekler sağlıklı değil ama hayatımızın içine öyle bir girmişler ki... | 
09.10.2006, 00:44
| |
izdüşüm isimli üye'ye teşekkür eden 3 üye:
| | | ................. (Konuyu Başlatan)
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 15.408
Teşekkür etti: 27.013
Teşekkür aldı: 12.010 konuda 43.315 kere
| Kız bari söyleme
Öğren ablacım, ileride bana dua edersin
Burada Suriyeli bir komşum vardı, ben de her pişirdiğimden götürürüm mutlaka, kadın bayıldı benim açtığım böreklere
Arada bir çağırır, "hadi gel de bana bi börek açalım" Bir iki..Baktım olacak gibi değil
Türkiyeye geldiğimde ona hediye bir oklava aldım
Ve Şu balık hikayesini anlattım, dedim sana bir balık versem o gün karnın doyar ama balık tutmayı öğretirsem hiç aç kalmazsın
Ve öğrettim, maşaAllah hemen öğrendi..Memnun da oldu, şimdi ayrıldık, taşındı o..Umarım börek açıyordur hala Tabii kırılmadıysa oklavası 
İyi de oldu, yahu bunun mantısı var, börekler var çeşit çeşit, tatlılar var..Neme lazım
Yani tez vakitte hamur açmayı öğrenesin ablam | 
09.10.2006, 00:55
| |
Ayşe Reşad isimli üye'ye teşekkür eden 5 üye:
| | | .
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 1.612
Teşekkür etti: 589
Teşekkür aldı: 622 konuda 1.425 kere
| İnşaAllah abla öğreniriz,Hamur açma konusunda babannem ustadır.Harika börekler yapar.Babannemden öğreniyim inşaAllah,ileride lazım olur muhakkak.Hazır yiyeceklerle nereye kadar....Öğrenmek lazım. | 
09.10.2006, 01:06
| |
izdüşüm isimli üye'ye teşekkür eden 3 üye:
| | | Gast
Mesajlar: n/a
| Hanımlar cins-i latiftir ve ellerinden her hüner gelir,yeter ki gayretli olsun...
Annem bana hamur açtırmazdı evlenenen kadar.Hamuru zebil edersin derdi ve cesaret vermezdi.Evlenince oklava ve hamur tahtası aldım.Mantı yapmaya çalıştım.İlk hamurun şekli türkiye haritasına benziyordu Yavaş yavaş kenarlarından çekiştire çekiştire düzeltmeye başladım...Derken Birkaç yapmadan sonra epey düzeldi .Şimdi herkes mantımı çok beğenir
şimdi ben 3 yaşındaki kızıma mantıları kapattırıyorum,oklavayı veriyorum eline minik minik açıyor,kurabiyelere şekil veriyor,minik köfteler yapıyor...Bu işten de zevk alıyor.
Anneler çocuklarına her konuda özgüven vermeli.Bizim fıtratımızda olan ev işlerine temayülü engellememeli. | 
09.10.2006, 09:29
| | | .
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 1.612
Teşekkür etti: 589
Teşekkür aldı: 622 konuda 1.425 kere
| mumeha´isimli üyeden Alıntı
şimdi ben 3 yaşındaki kızıma mantıları kapattırıyorum,oklavayı veriyorum eline minik minik açıyor,kurabiyelere şekil veriyor,minik köfteler yapıyor...Bu işten de zevk alıyor.
MaşaAllah,Ağaç yaş iken eğilir.Küçükken alıştırmak lazım aslında. | 
09.10.2006, 13:07
| |
izdüşüm isimli üye'ye teşekkür eden 3 üye:
| | | Üye
Üyelik tarihi: 30.08.2006
Mesajlar: 36
Teşekkür etti: 1
Teşekkür aldı: 9 konuda 16 kere
| Ben acıktıııımmm.
__________________ Günde en az 70 defa ölümü hatırlıyor muyuz?! | 
09.10.2006, 16:03
| |
elest isimli üye'ye teşekkür eden 3 üye:
| | | Gast
Mesajlar: n/a
| Dün kızımla sarma sardık,yarın davet vereceğim Allah nasip ederse... Keşke sizleri de davet edebilseydim | 
09.10.2006, 16:18
| | | Şeref Üyesi
Üyelik tarihi: 21.09.2006
Mesajlar: 457
Teşekkür etti: 194
Teşekkür aldı: 371 konuda 1.091 kere
| benim kızımda 2.5 yaşında ve bayılıyor yemeklerle ugraşmaya artık ne yapalım sınırlı bir şekilde izin veriyorum oynamasına
benim annem okuldan gelince hemen beni mutfağa geçirir ben güzel yapamıyom sen çok güzel yapıyon hadi sen yap diye beni kandırır dı eger iyi yapamazsamda babam beğenmezse annem kızının pişirdiğini sen yemezsen el nasıl yicek öğrenir zamanla derdi
şimdi iyi ki öyle yapmış diyorum pek sıkıntı çekmedim yemek konusunda bilmesem bile kolay öğrendim | 
09.10.2006, 17:14
| |
uşaklı isimli üye'ye teşekkür eden 3 üye:
| | | .........
Üyelik tarihi: 24.09.2006
Mesajlar: 2.444
Teşekkür etti: 4.173
Teşekkür aldı: 1.899 konuda 6.534 kere
| Ablalarım iyi güzelde ben şimdi hemşirelik yüksekokulunda okuyorum..Okul bitince işe başlıcaz sabah erken çık,akşama doğru gel ,üstüne üstlük nöbetler birde evlendikmi birde çocuk...... ALLAHHHHHHHHHH.Allah'ım bizlere kolaylık versin.inş... | 
09.10.2006, 19:44
| |
iklimya isimli üye'ye teşekkür eden 3 üye:
| | Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 02:00 .
Powered by: vBulletin Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0 Bazaar Desings |