Biriniz diğerinizi arkasından çekiştirmesin. Biriniz, ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz. O halde Allah'tan korkun. Şüphesiz Allah, tevbeyi çok kabul edendir, çok esirgeyicidir.
Hucurat-12
Kim ki yanında Müslüman kardeşinin gıybeti yapıldığı halde, gücü yeterken ona yardım etmezse, Allah onu dünya ve ahirette zelil kılar.
Camiu’s-Sağîr
GİrİŞ Yap
Online Üye
Şuan Forumda: 18 (0 Kayıtlı ve 18 Misafir) bulunmaktadır.
Admin ::
S.Mod ::
Mod ::
Yazarlar ::
İmtiyazlı Üye
Tüketiciler Birliği’nin TÜBİTAK’a yaptırdığı analizde, tüm gazozlarda binde üzerinden farklı oranlarda alkol çıkması, konu üzerindeki tartışmaları yeniden alevlendirdi.
Bu analizin basın toplantısıyla açıklandığı 11.10.2006 tarihinden bir buçuk ay önce bendeniz bu köşede konuyu iki yazıyla ele almıştım. İçene Afiyet Olsun başlıklı iki yazı gazlı içecekleri ele alıyor, bu konuda bir kimya âliminin mütalaasını tartışıyordu. En iyisi, ikinci yazının hüküm cümlesini ve bu cümleye gerekçe oluşturan satırları buraya dercetmek:“Hayra talip olanlar, yararı da, hazzı da onun yanında hazır ve nazır olarak bulurlar. Bunlar “hayr”ın tabir caizse promosyonudurlar. Esas olan hayrdır. Müslüman, yeme içmede de işte o hayra talip olur. Yediklerinden ve içtiklerinden hesap sorulacağına iman eder. Bu iman onu sadece “iyisini” değil, sadece “haz verenini” değil, sadece “kalitelisini” değil, aynı zamanda HELALİNİ yemeye sevk eder. /…/ İhtiyatı elden bırakmamakta yarar var. Ezcümle: tüm gazlı içeceklerden uzak durun, ‘içiniz’ rahat etsin.”Bendeniz bu yazıları kaleme aldıktan sonra, ülkemizde imal edilen gazozların tamamında şu veya bu oranda alkol bulunduğu TÜBİTAK raporuyla kesinlik kazandı. Bu rapor bir basın toplantısıyla kamuoyuna açıklandı.Kamuoyundan beklenen tepki geldi. Gazoz satışları ciddi oranlarda geriledi. İslâmi hassasiyete sahip basın, meselenin üzerine gitti. Kimi köşe yazarları ve âlimler konu hakkında yazılar yayımladı. Bunlar arasında en dikkate değer olanı, fetva niteliği de taşıdığı için, Hayreddin Karaman’ın Yeni Şafak’taki köşesinde yayımlanan iki yazısıydı. Buna siz fetva olarak da bakabilirsiniz.Öncelikle belirtelim ki, verdiği fetva ile amel ederiz veya etmeyiz, tasvip ederiz veya etmeyiz, Karaman Hoca’nın fetva ehliyetini tartışmak yanlıştır, hem had hem de kadir kıymet bilmezliktir. Hele bir âlimi hoşumuza gitmeyen bir fetva verdi diye tahfif edip istiskale yeltenmek, İslâm adabıyla bağdaşmaz. Fakat katılmadığımızı, usulü dairesinde beyan etmek, hatta delillere dayalı karşıt tezler geliştirmek, hakikate sadakatimizin bir gereğidir.Nitekim Karaman Hoca’nın fetvasında benim de katılmadığım noktalar var. Hayreddin Hoca’nın ilgili yazılarına geçmeden önce, yazdığı iki makalenin yazılış münasebetinin Tüketiciler Birliği’nin açıkladığı TÜBİTAK raporu olmadığını, Ezher’in kola hakkında verdiği fetva olduğunu belirtmeliyim. Hoca, Ezher’in sitesine girdiğini ve Ezher’e sorulan bir soruya cevaben kolada domuz katkısı bulunmadığı, dolayısıyla cevazına fetva verildiğini belirtir. Hakikaten de Ezher’in resmi sitesinde yer alan 4310 numaralı fetvanın içeriği budur.Konumuza dönecek olursak, Hayreddin Hoca gazlı içeceklerin tümünün cevazına dair fetva mahiyetindeki yazısında, Hanefi fıkhının muahhar kaynaklarından İbn Abidin diye şöhret bulan Reddu’l-Muhtar’dan alıntılar yapar. Bendeniz bu alıntıları buraya taşıyarak ikinci kez alıntılayacak değilim.Bu alıntıların bir kısmı, ‘azın çoğa kalbinde çoğun hükmünün geçerli olacağı’ kuralına istinat eder. Mesela az necasetin çok suya (imamlara göre değişen miktarlarda) karışması durumu gibi. Şu ölçü verilmiş: Suyun kokusu, tadı, rengi değişmezse, hüküm çoğun hükmü üzere baki kalır.Zannımızca bu kıyas, kıyas maa’l-farıktır. Necasetle alkolün haramlığının illeti aynı değildir. İlleti ayrı olanların hükmü bir olmaz. Zira necis olan şeyler sarhoş etmez. Ama alkol hem necistir, hem de sarhoş eder. Kural bellidir: Çoğu sarhoş edenin azı haramdır. Ayrıca, etil alkol renksiz ve şeffaftır. Gazoz su değildir. Gazozlarda tatlandırıcılarla birlikte -onları çözme amaçlı- kullanıldığı için, ne kokusu fark edilir, ne de tadı.Yine yazıda, haramın tedavi amaçlı kullanılmasının cevazına dair bir alıntı yapılmış.Sadet haricidir. Tedavi maksadıyla bilinen şartlar dâhilinde alkol de caizdir. Fakat tartışılan gazlı içecekler mevzuu, tedavi konusu değildir.Vajinal akıntı ve meni bulaşığının ovalanmasının şer’an temizlik için kafi olduğuna dair bir alıntı var.Bu da sadet haricidir. Belki, İslâm fıkhının ruhsat sınırlarını görme anlamında konuya dâhil edilebilir, fakat alkol katkılı gazlı içeceklerin hükmüyle doğrudan bir alakası yoktur.Hoca’nın İbn Abidin alıntılarının konuyla en doğrudan alakalı olanı, fıkıhtaki “istihâle” bahsiyle alakalı bölümlerdir. İşte şu satırlar gibi:“Karışma, yanma, pişme, kaynama vb. sebebiyle değişikliğe uğrayan pis nesne temiz olur, kullanılır, yenir ve içilir. Bazı örnekler: Pis olan zeytinyağı sabun olunca, eşek veya domuz tuz gölüne düşüp tuza dönüşünce, şarap sirke olunca, kuyuya düşen kuş, fare vb. çürüyüp çamura karışınca, pis üzüm kaynatılıp pekmez yapılınca, pis susam öğütülüp un ve susam yağı olunca temizlenmiş olur (316). Süt, bal, yağ ve pekmez üç kere kaynatılınca temizlenmiş olur. Bunlara kaynatmadan önce bir miktar (beşte biri kadar) su katılır. Yağın kaynatılması şart değildir (334). Et şarap ile pişirilmiş olsa üç kere temiz su ile kaynatılıp soğutulunca temizlenmiş olur.”Konunun can damarı da bu bahistir. İstihale bahsine dair bir makalemde dile getirdiğim hususları ve devamını yarınki yazıya bırakalım.
İnsanların büyük çoğunluğu 'Hedonism'in kölesidir. Kendilerine lezzet veren şeye yönelirler ama ötesini düşünmek istemezler. Aksine, lezzet peşindeki bu hallerini savunmaya, kendilerini bu mevzuda haklı görmeye ve göstermeye çalışırlar.
İsmindeki iki kelimeden biri 'Cola' olan gazozlar var. Ülkemizdeki gazozlar 'Gazlı alkolsüz içecek' (gazoz) adlı, Türk Standartları Enstitüsü'nün Ekim 1992'de yürürlüğe giren TS4080 No.'lu standardına göre üretilir.
Bu standart 20 sayfa olup isteyen her vatandaş, bedeli mukabilinde Türk Standartları Enstitüsü Merkezi'nden veya bürolarından temin edebilir.
Bu standardın 2. sayfasında 'Gazoz Sınıfları ve Spesifik Maddeleri', 3. sayfasında da 'Gazozun Genel Özellikleri' tablo halinde verilmiştir.
İkinci tablo 'Kimyasal Özellikler'in 3. satırında, gazoz cinslerinin litrede 5 gr. kadar etil alkol (bütün alkollü içeceklerde sarhoşluk verici) bulunabileceğinin belirtilmesi dikkati çekiyor.
Daha açık ve anlaşılır olarak söylemek icap ederse, binde 5 gr. etil alkol ihtiva edebilen herhangi bir gazoz çeşidinin (sade, meyveli, kola, tonik, aromalı) 330 ml'lik bir kutusunda 10 ml. şaraptaki kadar etil alkol vardır (şarapta %15 etil alkol bulunduğu göz önüne alınırsa).
Bu durumda, kendisine küçük bir kadehte sunulan 10 ml. şarabı, ihtiva ettiği 1.5 gr. etil alkol sebebiyle içmeyi reddeden birinin aynı miktar etil alkolü 330 ml'sinde ihtiva eden kutu gazozları hiç tereddütsüz içmeleri tezat olmuyor mu?
İnsanların büyük çoğunluğu 'Hedonism'in kölesidir. Kendilerine lezzet veren şeye yönelirler ama o lezzetin ötesini düşünmek istemezler. Aksine, lezzet peşindeki bu hallerini savunmaya, kendilerini bu mevzuda haklı görmeğe ve göstermeye çalışırlar. Bu vesile ile, akla gelebilecek birkaç soru üzerinde durmak istiyorum:
1- Gazozlarda binde 5g. etil alkol bulunabiliyorsa, bunların standardına niçin 'Gazlı Alkolsüz İçeçek (Gazoz)' standardı ismi verilmiştir?
Bu standardın ismindeki alkolsüz kelimesi ile içinde bulunabilen binde 5g. alkol birbirini nakzetmiyor mu? Belki bir oturuşta içilebilecek miktarda olmayan etil alkolü, standardı hazırlayanlar 'kabil-i ihmal' gördükleri için, bu standardın isminde 'alkolsüz' kelimesini kullanmış olabilirler. Fakat bu standardı hazırlayanların nazarında 'kabil-i ihmal' görülen bu etil alkol nispetinin, 'başka standart'lara göre de 'kabil-i' ihmal olmayacağını gözden uzak tutmak icap eder.
Diğer bir sebep de 'alkol' kelimesini itici bulan bir halka bu meşrubatı benimsetmek için ticari bir taktik olarak 'alkolsüz' kelimesinin bilhassa standart ismine dahil edilmesi olabilir.
2- Gazozlarda az da olsa, niçin etil alkol bulunur?
Sadece gazozlar da dahil, bütün gazozlarda tat veya koku verici esanslar kullanılar. Bu esanslar, yağ cinsinden maddeler olup suda çözünmezler. Bunları suda çözünür hale getirmek için hem su ile hem de yağlarla tam karışabilen (çözünebilen) ara çözücülere ihtiyaç olur. Bu hususta en bol, en ucuz ve en yaygın olarak kullanılan ara çözücü de etil alkoldür. Etil alkol bunun için gazozların terkibine girer.
Kimya bilimi açısından bunun biraz daha açıklaması şöyledir: Kimyada, 'benzer olanlar, birbiri içinde çözünür' kaidesi vardır. En mühim ve en çok kullanılan çözücü de su olduğundan suyun dışındaki bütün çözücülerde hidrofil (suyu seven, su ile tam karışan) ve hidrofob (suyu sevmeyen su ile tam olarak karışmayan) olarak ikiye ayrılır. Moleküllerinde hidrofil bulunduran maddeler su ile hidrofil assosiasyon yaparak berrak bir çözelti verebilir. Yağ cinsi maddeler, bu sebeple benzin, eter, toluen gibi çözücülerde çözünür. Etil alkol ise molekülünde hem hidrofil hem de hidrofob grub bulundurduğundan hidrofil grubu ile hidrofil assosiasyon, hidrofob grubu ile de hidrofob assosiasyon yaparak ara çözücü vazifesi görür.
Karmaşık gibi görünen bu mevzuu, aslında herkes çok basit bir deneme yaparak kolayca anlayabilir.
Bir iki damla yağ cinsi madde (zeytinyağı, çiçek yağı veya diğer sıvı yağ ve esanslar) bir şişe suya ilave edilse, ne kadar şiddetle ve uzun müddet çalkalansa berrak bir çözelti vermez. Bu bir iki damla yağ-bulunursa, biraz etil alkolde kolayca çözülebilir. Etil alkol bulunamazsa, tuvalet ispirtosu veya kolonya da %75-80 etil alkol ihtiva ettiğinden, bunların az bir miktarları da yağ cinsinden bir iki damla maddeyi kolayca çözerek berrak bir çözelti verir. Bu berrak çözelti şimdi bir şişe suya ilave edilirse, suyun berraklığı bozulmaz.
İşte gazozlarda tat ve koku verici yağ cinsi maddelerin berrak bir çözelti verecek şekilde suda çözünür hale getirilmesi için ara çözücü kullanma işlemi budur.
3- Etil alkolden başka, sekerat (sarhoşluk) verici olmayan sağlığa başka zararı da olmayan ara çözücüler yok mudur? Vardır. Fakat bunlar etil alkole nispeten daha pahalıdır ve imalatçının bunları seçip kullanmakta bir gayesi ve hassasiyeti yoksa, etil alkolden başkasını kullanmaz.
4- Tat ve koku verici yağ cinsi maddeleri suda çözünür hale getirmek için kullanılan etil alkol, gazoz içinde kimyevi bir değişime uğramaz mı? Etil alkol, hidrofil ve hidrofob assosiasyon yaparak yağ cinsi maddelerin suda çözülmesini sağlar. Kimyada bunun adı 'salvatasyon' olup fiziki bir olaydır. Fiziki olaya giren maddelerin asli mahiyeti genelde değişmez. Bir değişim olsa, bu fevkalede az oranda olabilir. Etil alkol tat ve koku verici yağları kimyevi değişime uğrayarak (solvaliz ile) çözmüş olsa idi, kendi ile birlikte çözdüğü maddelerin asli mahiyetinde de bir değişim olacaktı. Böyle bir değişim olsa idi, o yağların tat ve koku verme hassaları da kalmayacaktı.
Bu fiziksel özellikleri çözeltiye katmak için yapılan imalat işleminde istenen tat ve koku özelliklerinin işlem sonucu kaybolmayıp devamı, kimyevi olarak, ne bu tat ve koku verici yağlarda ne de onları suda çözünür hale getiren etil alkolde karşılıklı etkileşim (interaction) ile asli mahiyetlerinde bir değişikliğin olmadığının delilidir.
5- Son yıllarda 'cola' rekabeti'nin artmasının sebebi nedir?
Her birinin piyasaya çıkışının özel bir sebebi olabilir. Bir genelleştirme yapılması doğru olmaz. Bir süper devletin kapitalizmine tepki duymak ve bu tepkiyi duyanlardan müşteri portföyü olarak istifade etmek, Filistin davasında taraflardan birine destek veren kola üretici bir firmaya karşı, buna tepki duyarak ve tepki duyanlara satın almaları için imalat yaparak kola markaları piyasaya çıkarmak, kola piyasasını kapitalizmle ve emperyalizmle savaşın mühim savaş alanlarından biri görmek ve biri haline getirmeye çalışmak, etnik sebepler v.s.
Ancak bu bizim için 'cola' rekabeti yapanların bunu niçin yaptıklarından çok, nefsimizin neyi, niçin yaptığı asıl önemli olanıdır. Yiyecek ve içeceklerden helalini araştırıp almak, hem kendimize hem bakmakla yükümlü olduklarımıza karşı temel bir vazifemizdir. Eğer helalini araştırıp seçmek zor geliyorsa, pratik bir kolaylık olarak helalini araştıran, seçen, yapan ve satan markaları seçmek elimizdedir. "ALLAH (c.c.) (c.c.) bizleri hakkı hak bilip ona tâbi olan, bâtılı bâtıl bilip ondan sakınanlardan eylesin" duasıyla akla kapı açıp, ihtiyarı (cüz'i iradeyi) elden almamak lazım geldiği inancındayım.
Tüketiciler Birliği'nin TÜBİTAK'a incelettiği gazozlarda alkol çıkması kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Ancak üreticilerin sessizliği dikkat çekiyor.
Tüketiciler Birliği Başkanı Bülent Deniz, binlerce vatandaşın olaya tepki gösterdiğini hatırlatırken, firmalara soruyor: "Suskunluğunuz alkolü kabul ettiğiniz anlamına mı geliyor?" Tartışmadaki en önemli hususun ister doğal yolla oluşsun ister dışarıdan katılsın, tüketicilerin alkol konusunda bilgilendirilmemesi olduğunu vurgulayan Deniz şöyle konuşuyor: "'Neden var' demiyoruz? Niçin alkol uyarısının olmadığını soruyoruz. Çünkü bir adım sonrası toplu davalardır."
Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'nın açıklamalarının gazozlarda çıkan alkol konusunu açıklığa kavuşturmadığını dile getiren Deniz, firmaların 'ethenol' kullanıyoruz savunmasına da itiraz ediyor. Basın açıklamasından iki saat sonra firmaların açıklama yapmasını ve hemen karşı atağa geçmesini beklediklerini belirten Deniz, konunun Meşrubatçılar Derneği'ne havale edilmesine tepki gösteriyor. Birlik başkanı, "Ethenol ve etil alkol aynı. Firmalardan Adese, ayrıntılı bir açıklama yaptı.
Ülker internet sitesinde kısa bir duyuruda bulundu. Uludağ da derneğin açıklamasını web sayfasına koymakla yetindi. Acaba firmaların suskunluğunu korumaları, olayı zımnen kabul ettikleri anlamına mı geliyor?" diye soruyor. Gazozlarda 'alkol bulunur' ibaresinin yazılmamasını 'tüketicinin aldatılması' şeklinde yorumlayan Tüketiciler Birliği Başkanı Bülent Deniz, Batı'da olduğu gibi tüketicilerin manevî tazminat davası açabileceğini söylüyor. Ancak şu aşamada tüketicilerin sağlıklı bilgilendirilmemesi ile ilgili olarak gazoz üreticilerini henüz mahkemeye vermeyi düşünmediklerini ifade ediyor. Böyle bir adımı ancak konunun kamuoyunda daha ayrıntılı tartışılmasından sonra atabileceklerini kaydediyor. Bu çalışmayı yaptıktan sonra tüketicilerden çok yoğun tepki aldıklarını da dile getiren Deniz, son bir hafta içinde birliğe 5 binden fazla e-posta gönderildiğine dikkat çekiyor: "İnsanlar kendi sağlıklarının tehlikeye atılmış olmasının dışında, bu gazozları içirdikleri çocuklarına verilen zarara da tepkili. Hatta bu durum tepkilerin şiddetini artırıyor."
Tüketiciler Birliği, piyasadaki 10 farklı gazoz markasına ait numuneleri Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) Marmara Araştırma Merkezi'nde inceletti. Geçen hafta basına açıklanan analiz sonucunda bütün gazozlarda alkol bulunduğu tespit edildi. Kamuoyunda büyük yankı uyandıran çalışmaya göre piyasada en yaygın pazara sahip 10 gazoz markasının hepsinde litrede 0,2 ile 1,56 gram arasında değişen oranlarda alkol bulunuyor. Gazozların içeriğinde alkole rastlanması ise herkesi şaşkına çevirdi. Kimi vatandaşlar, 'Biz bunca yıldır alkol mü alıyorduk?' sözleriyle isyanını dile getirirken, kimi de 'Aldatıldık, artık kime güveneceğiz?' diye sitemde bulunuyor. Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker, konuyla ilgili olarak inceleme başlattıkları bilgisini verirken, TÜBİTAK'a müracaat edeceklerini, alkolün sonradan ilave edildiğinin ortaya çıkması halinde de gereğini yapacaklarını açıklamıştı.
Üreticiler ise sessizliğini korumada ısrar ediyor. Firmalar açıklama için Meşrubatçılar Derneği'ne işaret ederken, dernek üretimin hiçbir safhasında hariçten alkol takviyesinin yapılmadığını, tespit edilen alkolün tamamen üretim sürecindeki doğal fermantasyondan kaynaklandığını duyurmuştu. Analizi yapılan ürünler arasında Sensun ve Sprite gazozlarının üretimini Coca-Cola firması gerçekleştiriyor. Fruko ve Seven Up, Pepsi firmasının markaları iken, Akmina süt ve yoğurt ürünleri ile kamuoyunda bilinen Danone'ye ait. Adese, Kipa ve Tansaş ise kendi adlarına başka firmalara üretim yaptırıyor. Çamlıca, Ülker Grubu'nun ürünü iken, Uludağ Bursa merkezli ve gazoz konusunda ün yapmış bir marka.
Gazozda alkol bulunmasından en çok perakende ve bakkal sektörü etkilendi. Bakkallar ve Bayiler Federasyonu Genel Başkanı Bendevi Palandöken, bakkal esnafının bu yüzden büyük zarar gördüğünü duyurdu. Palandöken, TÜBİTAK'a konuyla ilgili olarak bir yazı gönderip bilgi istediklerini belirtirken, haberler yüzünden satışların önemli oranda azaldığını açıkladı. Öte yandan Tüketici Koruma Derneği Gıda Komitesi Başkanı Kemal Özçelik, okullarda satılan içecekler konusunda da araştırma yapmayı planladıklarını söyledi.
Uzmanlara göre, bütün gazozların üretiminde tat ve kokuyu düzenleyen esansların suda çözülebilmesi için etil alkol kullanılıyor. Üretim aşamasından sonra da etil alkol asli unsurunu kaybetmiyor. Alkol yerine başka bir maddenin de kullanılabilmesi mümkün, ancak maliyet nedeniyle propylen glycol denilen bu madde tercih edilmiyor. Tüketici Haklarını Koruma Derneği ise geçen aylarda Coca-Cola'ya içeriğinin şişelerde tam olarak yer almaması ve tüketiciye sunuluş biçiminde yasal eksiklikler bulunduğu gerekçesiyle, üretiminin durdurulması ve satışının engellenmesi talebiyle dava açmıştı.
Gelişmiş ülkelerde tüketici haklarının korunmasına özellikle sağlık alanında çok büyük önem gösteriliyor. Amerika'da Los Angeles Mahkemesi, 40 yıl boyunca günde iki paket Marlboro içen Boeken'ın, 'sigaranın zararları konusunda yeterince uyarılmadığı' sonucuna vararak üretici firmayı 3,5 milyar dolar tazminata mahkum etmişti. Hindistan Yüksek Mahkemesi Coca-Cola ve Pepsi'de tarım ilacı kullanıldığını gerekçe göstererek içeriğinin açıklanmasını, aksi takdirde yasaklanacağı kararını almıştı. Yine Amerika'da teflona kayganlığını veren C-8 maddesi, çevreye ve insan sağlığına zararlı' diyen ABD'deki Çevre Koruma Kurumu'nun, 'DuPont' firmasına dava açma hazırlığı yapması büyük tartışmalara neden olmuştu.
Peki iinde alkol olmadığı kesin olan ve kazancı yahudilere destek olan ürünlerden nezaman vaz geçeceğiz İslam alemi olarak ?
Yiyecek olmasa detaerjanı var ( Alo Ariel gibi adamlar korkudan yıldızlarını bile 6 köşeden 5 e düşürdü be )
Biz biraz daha uyanık olabilsek camiye bizimle birlikte namaza bile gelirler zaten zamanında gelip başımıza hoca imam olup bu duruma da düşümemizi sağlamamışlarmı yüzyıllardır.
Adamlar incilin bile değişmesini sağlamamışlar mı ?
Allah muhafaza içimize girip her türlü ayrımcılıkta muvaffak olup bizi parça parça edip sesimizi kesmeyi başarmışlar ama Allah' ın izni ile Tarafından bizatihi korunan kitaba dokunamıyorlar.
Yine Allah' a şükür ki bizi dejenere etseler bile kaldbimizdeki koru söndüremiyorlar.
İnşaAllah çocuklarımız ve onların çocukları bizden dah iyi görür duyar ve hissederler de Allah' ın vaadi olan İslam' ın hakimiyet zamanı onlara nasib olur.
Aslında İslam ehlinin en büyük sorunu tüm dünyadaki İslam ehli için ortak karar veren bir mekanizmanın olmayışı Hak olduğu söylenenlerde bile birinde mahzur görülen bir şey birinde kesinlikle yasak diye düşünüldükten sonra tüm dünyayı sz düşünün bu nasıl bir İslam birliği.
İslam ehlinden olduğunu söyleyen tüm kardeşler her neçeşit ürün olursa olsun normalde helal bile olsa, satınaldığımız ürünün firması karını, dünyanın herhangi bir yerindeki kardeşlerimize zulm olarak kullanılıyorsa bizde en az o firma kadar vebal altındayız demektir.
Bunun üzerine daha ne diyebilim ki.
Allah' ın selamından başka
Es Selamu Aleyküm,
__________________
Bismillahirrahmanirrahim,
ZUHRUF 2,3. Apaçık Kitab’a andolsun ki, iyice anlayasınız diye biz, onu Arapça bir Kur’an yaptık.
İBRAHİM 52. Bu Kur’an; kendisiyle uyarılsınlar, Allah’ın ancak tek ilah olduğunu bilsinler ve akıl sahipleri düşünüp öğüt alsınlar diye insanlara bir bildiridir.
İSRÂ 41. Andolsun biz, onlar düşünüp öğüt alsınlar diye (gerçekleri) bu Kur’an’da değişik biçimlerde açıkladık. Fakat bu onların ancak kaçışlarını artırıyor.
Konu Bakara-216 tarafından (30.10.2006 Saat 13:32 ) değiştirilmiştir..
İlmine ve islam'i duruşuna güvendiğimiz Ebu Bekir Sifil hocam konuyla alakalı olarak 3 yazı ele almıştır. Müstefit olmak isteyen kardeşlerim için linkini aşağıya veriyoruz ;