| Şeref Üyesi
Üyelik tarihi: 30.08.2006
Mesajlar: 239
Teşekkür etti: 41
Teşekkür aldı: 134 konuda 325 kere
| ALLAH resulun bazı verdiği cezalar ( önemli.) ALLAH Resulunün Haketmiş Kimseye, Gözlerine Mil Çekme, Susuz Yere Atma, El Ve Ayakları Kesme Vb. Bir Şekilde Muamelede Bulunması
Urenîlerle ilgili kıssa meşhur olup Buhâri çeşitli yerlerde onu tahric et*miştir. Biz bu kıssayı Buhâri'nin "Deve, davar ve koyunun bevilleri ve ağılla*rı bâbı"ndan naklen vereceğiz.
Enes (ra) şöyle dedi:
"Ukl veya Ureyne kabile*sinde bazı insanlar geldiler. Medine'nin havası onlara iyi gelmedi.
Nebi (sav) sağmal develerin bevl ve sütlerini içmelerini emretti. Onlar da gittiler, sıhhat bulduklarında Resulullah'ın (sav) çobanını öldürdüler ve develeri alıp götürdüler. Sabah erken haber geldi, peşlerine dştük, gün yükseldi*ğinde getirildiler. Hz. Peygamber (sav) el ve ayaklarının kesilmesini emretti, gözlerine mil çekildi, Harre'ye (Medine'de kara taşlık bir yer) atıldılar. Su is*tiyorlardı, kendilerine su verilmiyordu."[450]
Evzâi "tâ ki öldüler" ilâvesinde bulunur.
İbn Ebî Avâne'nin naklettiği, Akîl'in Enes'ten yaptığı rivayette şöyle denir:
"iki tanesi asıldı, ikisinin (el ve ayağı) kesildi, ikisinin de gözleri*ne mil çekildi." Bu rivayet eğer "mahfuz"[451] ise, cezalan aralarında dağıtıl*mış demektir.
Ibnü'l-Cevzî'nin de aralarında bulunduğu bir grup alim şöyle der:
Bu ceza onlara kısas olarak uygulanmıştır.[452]
Sahîh-i Buhâri'de Ebû Kalâbe'nin şöyle dediği nakledilir: "onlar hırsızlık yaptılar, adam öldürdüler, imandan sonra küfre saptılar ve ALLAH ve Resulüne harb açtılar."[453]
Müs*lim, Enes'ten şu tahricde bulunur:
"Nebi (sav) Urenîlerin gözlerine mil çekti. Çünkü onlar da çobanların gözlerine mil çekmişlerdi."[454]
Buhâri "Kitâbü'l-Cihâd" da "Müşrik, müslümanı yaktığında o da yakı*lır mı babı" adıyla bir bâb başlığı açarak bu rivayete işarette bulunur.[455] Şöy*le de denilmiştir: "Susuzluğa mahkûm edilmelerinin sebebi, kendisiyle ra*hatsızlık ve açlıktan şifa buldukları deve sütlerini içme nimetine nankör*lükle karşılık vermeleridir.
Zira Hz. Peygamber (sav) Nesâi'nin[456] rivayet et*tiği bir kıssada, Âl-i Beyt'ini susuz bırakanlara susuzluk çekmeleri beddua*sında bulunmuştu. Muhtemeldir ki onlar o gece, âdet olduğu üzere her gece sağmal develerinden ALLAH Resulüne (sav) ikram ettikleri sütün gönderil*mesini engellemişlerdi.[457]
Hafız İbn Hacer'in Fethu'l-Bâride kaydettiğine göre îbn Sa'd da bunu söylemiştir.[458]
Taberâni, Bârûdi, îbn Adî vebaşkalan Zeyd b. Harîş yoluyla Ubeydul-lah b. Ömer'in Eyyüb'den, onun Nâfi'den, onun da İbn Ömer'den yaptığı şu rivayeti naklederler:
"Hz. Peygamber'e (sav) bir hırsız getirildi. Ren ulu Hah onun elini kestirdi. Adam soğuğun şiddetinde kendi haline yalnız kalmıştı. Fâtikdenüen birikalkıp ona bir çadır kurdu ve atef yaktı. ALLAH Resulü (sav) dışarı çıktı, kendisine bu durum haber verilince, "ALLAH'ım, şu yaralı (musi*bete uğrayan) kulunu koruduğu gibi sen de Fâtik'e mağfiret buyur" diye dua etti.
Tenbih:
Hafâci ve İbn Abdisselâm Benâni el-Fâsf nin eş-Şifâ şerhlerin*de şu bilgi verilir:
"Gerçekten Tevrat'ı biz indirdik; onda hidayet ve nur var*dır" (Mâide 5/44) ve "Ve kendisinde büyük bir kuvvet ve insanlara birçok faydalar bulunan demiri indirdik..." (Hadîd 57/25) ilahî kelâmları ile ilgili olarak Utbi'ye, beriki ile "demir" arasında balık ile büyük keleri bir araya ge*tirmeye benzer bir münasebetten öte nasıl bir münasebet bulunduğu sorul*du.[459]
Utbi şöyle cevap verdi: Hükümdarların hükümdarı olan ALLAH Teâlâ, Resulü'nü kulları arasında emir ve yasaklarım icra için göndermiştir. Kul*lan iki gruptur; bir kısmı akıllı, anlayış sahibi kimseler olup irşadları ilahi kitaplar ve bunların içerdikleri kesin deliller yoluyladır. Bir kısmı da cahil*lerdir, onları boyun eğdirmek ise kılıç ve mızrakla galebe ve korkutma yo*luyladır. Böylece âyetin mânâsı şöyle olur: "Onları avam ve havas sı zaptet*mek için gönderdik." Hangi münasebet bundan daha mükemmel olabilir
[450] Buhâri, Vudû 66. Ayrıca bkz. Müslim, Kasâme 9, 11.
[451] Aralarında zıtlık bulunan hadislerden, diğerine oranla ravıleri daha güvenilir veya bununla birlikte daha çok olan hadis, sahih ve haseni de şümulüne alan makbul ha*dis (bkz. Aydınlı, s. 91).
[452] Bu bilgiler Buhâri hadisinin şerhinde verilmiştir (bkz. Fethul-Bârî, II, 135).
[453] Buhâri, Vudû 66.
[454] Müslim, Kasâme 14.
[455] Buhâri, Cihâd 152.
[456] Nesâi, Tahrîm 9.
[457] bkz. Fethul-Bârî, II, 136.
[458] Aynı yer.
[459] Burada iLk âyet yerine, ikinci âyetin baş tarafı zikredilmiş olmalı ki, meali şöyledir: "Andolsun biz elçilerimizi açık delillerle gönderdik ve onlarla beraber Kitabı ve (ada*let) ölçü(sün)u indirdik ki, insanlar adaleti yerine getirsinler. Ve kendisinde büyük bir kuvvet ve insanlara birçok faydalar bulunan demiri indirdik." Burada âyetin ba*şı ile sonu arasındaki münasebet söz konusu edilmiş olmalıdır.
[460] Kettani, Hz.Peygamber’in Yönetimi, Et-teratibu’l-idariyye, İz Yayıncılık: 2/68-69. |