| | Yeni Üye
Üyelik tarihi: 10.02.2008
Mesajlar: 5
Teşekkür etti: 2
Teşekkür aldı: 5 konuda 10 kere
| acil bir soru esselamu aleyküm
arkadaşım azı dişini çektirdi zorlu bir çekim olduğundan dikişte atılmış doktor 1 hafta kadar su değdirmemesini yara iyleşene kadar sıvı şeyleri pipetle tüketmesini söylemiş oda 1 gün yapmış bunu diğer günler abdest için ağzına su alarak kullanmış tekrar doktora gittiğinde yara iyileşmemiş ağzı yapmış bu durumda mazmaza için ne yapması gerek acil cevap bekliyor sizlerden bu konuda cevaplar rica edicem
selam ve dua ile... | 
22.02.2008, 19:25
| |
lightlife isimli üye'ye teşekkür edenler
| | | Hademe
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 5.682
Teşekkür etti: 11.127
Teşekkür aldı: 5.002 konuda 25.496 kere
| mazmaza (ağza su vermek) sünnettir.
müslüman hazık doktor bir zarurete mebni bir farzı terk edeceksin dese farz dahi terk edilirken, doktorun zaruri tavsiyesi ile bu sünnetten (ağza su vermekten) zaruret geçene kadar imtina etmesi uygun olacaktır. | 
22.02.2008, 19:39
| |
Hak-dilaram isimli üye'ye teşekkür eden 3 üye:
| | | Mukallid
Üyelik tarihi: 15.12.2007
Mesajlar: 1.714
Teşekkür etti: 5.293
Teşekkür aldı: 1.649 konuda 7.316 kere
|
Ummu Seleme´isimli üyeden Alıntı Resûlullah (asm) buyurdular ki: “Üç şey vardır ki onların ciddisi de ciddi, şakası da ciddidir. Bunlar: 1- Nikâh, 2- Boşama, 3- Ric’at (boşadıktan sonra tekrar eşine dönmek).”1 Hattâbî der ki: Âlimlerin kahir çoğunluğu şu hususta ittifak etmiştir: “Boşamaya delâlet eden açık söz (net lâfız), mükellef (ergen ve akıllı) bir insanın dilinden dökülecek olursa o bundan sorumlu tutulur. Onun: ‘Ben şaka yapıyorum’; ‘Lâf olsun diye söylemiştim’; ‘Boşamaya niyet etmemiştim’ gibi mazeretler ileri sürmesi fayda vermez. Kim bu üç şeyden birini zikrederse gerçekleşiverir.” Bu hükme, bir kısım âlimler şu âyetten delil getirmişlerdir: “Allah’ın âyetlerini eğlence yerine tutmayın.”2 Bir defa; eşler şaka olarak böyle tehlikeli sözlerin etrafında dolaşmamalılar. Bu şaka konusu olamaz. İkinci olarak: Eşlerden biri şaka olarak da olsa eşine “Boş ol!” dediğinde bir boşama gerçekleşmiş olur. Bununla üç boşama hakkından biri gider. Bu durumda böyle “bir” boşamayla geri dönüş imkânsız kılınmış olmaz. Yani eşler ilk üç ay içinde istedikleri anda nikâh kıymaya gerek duymadan (üç ay geçtikten sonra da nikâh kıydırarak) birleşebilirler, evliliklerini sürdürebilirler. Dipnotlar:
1- Ebu Dâvud, Talâk 9, (2194); Tirmizî, Talâk 9, (1184)
2- Bakara 231
Yazıda eşlerden biri tabiri kullanılmış. Zannederim ki bu yanlış anlamalara mahal verebilecek bir ifadedir. Zira Hanımefendilerin o tabirleri kullanmaları ile talak gerçekleşmez. Talak lafzı erkeğin ağzından çıkar ise talak vaki olur. Bunun tek istisnası boşama hakkının kadınada verildiği durumlardır.
Bu durumları muteber bir ilmihal kitabından nakledeyim: Kadın, boşanmak benim elimde olmak üzere seninle evlendim der ve erkek de bunu kabul ettim derse, kadının boşanması kendi elinde de olur. Erkek eşine (İşin, senin elinde olsun) veya (Kendini sen boşa) yahut (Diler isen boşsun) gibi cümlelerden birini söylerse, kadın, ancak o oturumda kendisini boşayabilir. Kocası (Ne zaman istersen kendini boşa) derse, o oturuma mahsus olmaz. Kadın istediği zaman, kendini boşayabilir.
Kendisine boşanmak hakkı verilen kadın, kocasına (Seni boşadım) derse, boşanma işi gerçekleşmez. (Kendimi boşadım) demesi lazımdır. Nikah yapılırken kadın, (Ne vakit istersem, kendimi senden boşamak üzere...) diyerek, şart ederse, erkek de, nikah yapılırken, bu şartı kabul ettim derse, böyle şartlı nikah sahih olur ve kadın da boşanmak hakkına sahip olur. Erkek boşanma hakkını verse, kadın (Ben boşanma hakkını istemem) dese de, hakkını red etmiş olmaz. Dilediği zamanda, kendini boşayabilir. Erkek nikah yaparken, (Boşanmak senin elinde olmak üzere, seni nikah ettim) derse, nikah sahih olup, boşanmak hakkı kadının elinde olmaz. Fakat, önce kadın, (istediğim zaman, boşanma hakkı elimde olmak üzere sana nikahlandım) der, erkek de, (kabul ettim) derse, hem nikah sahih olur, hem de, boşanmak kadının elinde olur. | 
22.02.2008, 19:45
| |
Dagistan isimli üye'ye teşekkür edenler
| | | Mukallid
Üyelik tarihi: 15.12.2007
Mesajlar: 1.714
Teşekkür etti: 5.293
Teşekkür aldı: 1.649 konuda 7.316 kere
|
Ebu-zer´isimli üyeden Alıntı Bosanma mevzuu cok ciddi bir mesele.
Ancak söyle bir sey duydum. Farzi muhal adam esini 3 talakla bosadigi zaman geri dönüsü yine de mümkündür.
Nasil mi?
Eger nikah akdinde kizin babasi degil de kiz kendisi falancayi eslige kabul ediyorum evet vs.... diye nikah gerceklesmis ise.
Üc talakla bosanmis olsa dahi safi mezhebini taklidederek kizin babasi araciliyla yeniden nikah kiyilabilir ve esler birbnirine helal olur.
Not: Bu meseleyi Mahmud Efendi (kuddise sirrehu)nun en yakinlarindan ve ismail aga cemaatinde ilmiyle saygin bir hocaefendiden isittim.
Yani kisacasi velev ki ister saka ister ciddi olsun seriatte care tükenmez. Muhterem kardeşim. Naklettiğiniz gibi olduğunu bizde kitablardan okuduk. Ancak mesela bizim nikahımız hem Şafii hem Hanefi mezheblerine göre kıyılmıştır. Bizim durumumuzda olanlar için taklid şansıda yoktur. Bu nedenle özellikle dikkat etmekte ve hatta o kelimeleri agızda alışkanlık olmaması ve yanlışlıkla söylenmemesi için, ağıza dahi almamakta fayda vardır.
Allahu Teala razı olsun. | 
22.02.2008, 19:49
| |
Dagistan isimli üye'ye teşekkür eden 3 üye:
| | | Üye
Üyelik tarihi: 04.11.2007
Mesajlar: 30
Teşekkür etti: 335
Teşekkür aldı: 29 konuda 88 kere
| esselamu aleykum
can dostlar bende sizden bir konuda yardım istiyorum
monaroza ablamın inciler mail gurubuna gönderdiği müslümanın andı başlıklı mailin kaynağını sordular bana ben hadis ansiklopedisinde aradım hala aramaya devam ediyorum şimdilik bulamadım bu konuda yardımcı olabilirseniz sevinirim özellikle monaroza ablacım hayırla kalın dostlar
__________________ ALLAH cc görüyor herşeyi a gülüm!
arzda ki halifesi sensin sendedir düğüm! | 
04.03.2008, 17:46
| |
berre isimli üye'ye teşekkür edenler
| | | Tecrübeli Üye
Üyelik tarihi: 21.09.2007 Nerden: Almanya
Mesajlar: 183
Teşekkür etti: 870
Teşekkür aldı: 164 konuda 633 kere
| Dagistan´isimli üyeden Alıntı Muhterem kardeşim. Naklettiğiniz gibi olduğunu bizde kitablardan okuduk. Ancak mesela bizim nikahımız hem Şafii hem Hanefi mezheblerine göre kıyılmıştır. Bizim durumumuzda olanlar için taklid şansıda yoktur. Bu nedenle özellikle dikkat etmekte ve hatta o kelimeleri agızda alışkanlık olmaması ve yanlışlıkla söylenmemesi için, ağıza dahi almamakta fayda vardır.
Allahu Teala razı olsun. Allah razi olsun abicim, merak ettim de bir sorum olacak.
Nikah hem safi hem hanifi mezhebine göre nasil oluyor?
Ayrica bizim bilemedigimiz o kadar incelik varki, nikah konusunda ancak rasih sahibi alimlerimizin isi halledebilir.
Tabi ki yinede bu tür sözlerden siddetle sakinmamiz gerekir, maazallah.
Saygilarimla... | 
05.03.2008, 00:01
| | | ................. (Konuyu Başlatan)
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 15.408
Teşekkür etti: 27.013
Teşekkür aldı: 12.010 konuda 43.305 kere
| berre´isimli üyeden Alıntı esselamu aleykum
can dostlar bende sizden bir konuda yardım istiyorum
monaroza ablamın inciler mail gurubuna gönderdiği müslümanın andı başlıklı mailin kaynağını sordular bana ben hadis ansiklopedisinde aradım hala aramaya devam ediyorum şimdilik bulamadım bu konuda yardımcı olabilirseniz sevinirim özellikle monaroza ablacım  hayırla kalın dostlar Aleykumselam canım,
Eğer bunu soruyorsan; "Peygamberimiz Hazreti Muhammed'in (sallallahu aleyhi ve sellem) namazına başladığında, iftitah tekbirinden hemen sonra yani Fatiha'dan önce En'am Suresi'nin 79. veya 162. ayetlerini okuduğunu öğrendiğimde bu ayetlerin içeriklerini merak etmiştim. Resulullah'ın iki girizgah seçimi de süperdi.Ben, En'am 162-163'ü daha bir benimsedim." Bilmiyorum inan Ama bilenler vardır belki yazarlar inşaAllah | 
05.03.2008, 01:21
| |
Ayşe Reşad isimli üye'ye teşekkür edenler
| | | ................. (Konuyu Başlatan)
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 15.408
Teşekkür etti: 27.013
Teşekkür aldı: 12.010 konuda 43.305 kere
| Kişi namazda -farz namazı-
Uzun surelerden birine başlamış
Şaşırıyor
Bir iki muhavele yapıyor ama getiremiyor gerisini doğru olarak
Ne yapsın
Hemen bir ihlas suresi okuyup sonraki rüknü mü eda etsin?
Böyle yaparsa sehiv secdesi yine de gerekir mi?
Ya da nasıl? Ne yapması gerekir? | 
06.03.2008, 10:35
| |
Ayşe Reşad isimli üye'ye teşekkür eden 2 üye:
| | | Super Moderator
Üyelik tarihi: 25.11.2007 Nerden: İzmir - Kahramanmaraş - Ş.Urfa :)
Mesajlar: 3.557
Teşekkür etti: 6.160
Teşekkür aldı: 3.296 konuda 11.731 kere
| Takıldığı yerde okuduğu kadarını yeterli kabul edip rükûya gitse olmaz mı? | 
06.03.2008, 10:45
| |
mesutizm isimli üye'ye teşekkür eden 3 üye:
| | | ................. (Konuyu Başlatan)
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 15.408
Teşekkür etti: 27.013
Teşekkür aldı: 12.010 konuda 43.305 kere
| Bilmem ki Sen ilahiyatçısın hadi söyle bakalım
Ben böyle durumlarda dediğin gibi, okuduğumu yeterli görüp, sonraki rüknü eda ediyor ve sehiv secdesi yapıyorum
-Sehiv secdesi gerekiyor mu bu durumda? Ne yapmalı kişi?-
Ama yine de bilenlerden en doğruyu öğrenmek en iyisi | 
06.03.2008, 10:49
| |
Ayşe Reşad isimli üye'ye teşekkür eden 2 üye:
| | Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 16:28 .
Powered by: vBulletin Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0 Bazaar Desings |