Bayrak
3 Recep 1429
06 Temmuz 2008, Pazar
3 Recep 1429
06 Temmuz 2008, Pazar
Ayet
Şüphesiz Allah’ın gökleri ve yeri yarattığı günkü yazısına göre ayların sayısı on ikidir.Bunlardan dördü haram aylardır.İşte bu, Allah’ın dosdoğru kanunudur.Öyleyse o aylarda kendinize zulmetmeyin.
Tevbe-36
hadis
Recebin 1.gününde oruç tutmak üç senelik, 2.günü oruçlu olmak iki senelik ve yine 3.günü oruçlu bulunmak bir senelik küçük günahlara kefaret olur. Bunlardan sonra her günü bir aylık küçük günahların af ve mağfiretine vesile olur.
Camiu-s sağir

GİrİŞ Yap

Kullanıcı ismi:
Şifreniz:

Beni hatırla

...........................................
Şifrenizi mi unuttunuz
yoksa hâlâ üye değil misiniz? Hemen Üye Olun

Arama


Gelişmiş arama yap
Hak-dilaram Sözlük

Yürek Yangınları

Online Üye

Şuan Forumda: 46 (4 Kayıtlı ve 42 Misafir) bulunmaktadır.

Online  azadeyim, HAvF & ReCa, muhakematçı, mutasyon


Admin :: S.Mod :: Mod :: Yazarlar :: İmtiyazlı Üye
eee



Hak-dilaram » DİNİ KONULAR » Fıkıh » Tamah ve cimrilik


Cevapla
 
Seçenekler
GüzellikGöreninGözündedir
 
Ummu Seleme - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 02.09.2006
Mesajlar: 2.983


2 Albümü var
Yarışma Puanı: 1330
Teşekkür etti: 6.145
Teşekkür aldı: 1.875 konuda 5.288 kere
Ummu Seleme - AİM üzeri Mesaj gönder
Tamah ve cimrilik

Suâl: Cimrilikle tamah aynı mıdır, bunlardan kurtuluş yolu var mıdır?

Cevap: Tamah, mal toplama, biriktirme hırsıdır. Cimrilik ise, harcanması gereken yerde para harcamaktan kaçınmaktır. Cimriliğin içinde tamah da vardır. Her hastalığın çâresi vardır. Önce hastalığı teşhis etmek lâzımdır! Hastalık belli olunca ona göre ilâç verilir. Allahtan korkan, kötülük işlemekten çekinir. Tamahın kötü olduğunu bilen müslüman da bundan kaçar. Dinimizde mal sahibi olmak kötü değildir. Kur'ân-ı kerîmde mala hayır adı verilerek övülmüştür. Hadîs-i şerîfte de buyuruldu ki: (Mal, sâlih kimse için ne güzeldir) [Taberânî]

Mal, kıymetli olduğu için onu isrâf etmek harâmdır. Süfyân-ı Sevrî hazretleri, malın insanın silahı olduğunu söyliyerek, insanın canını, malını, sıhhatini, dinini, şerefini mal ile koruyacağını bildirmiştir.

Dinimiz malı böyle övmüş, fakat mal hırsını, mal sevgisini yermiştir. Zengin olmak başka, mala muhabbet başkadır. Tamah mala muhabbettir. Tamahkâr malını hayırlı işlerde kullanamaz. Mal sevgisinin kötü olduğunu bildiren hadîs-i şerîflerden birkaçı şöyle:

(İki aç kurdun, bir koyun sürüsüne vereceği zarar, mal ve makam sevgisinin müslümanın dinine vereceği zarardan daha fazla değildir.) [Bezzâr]

(Mal ve mevki sevgisi, suyun sebzeyi yeşertmesi gibi kalbde nifakı yeşertir.) [İ. Gazâlî]

(İnsanoğulunun iki dere dolusu altını olsa, üçüncüsünü isterdi. Onun gözünü ancak bir avuç toprak doyurur.) [Buhârî]

(Kişi yaşlandıkça iki şeyi gençleşir; uzun emel ile mal sevgisi.) [Buhârî]

(Zenginlik, mal çokluğu değil, gönül zenginliğidir.) [Buhârî]

(Şüphelilerden sakınan insanların en âbidi olur, kanâat eden en çok şükredenlerden sayılır, kendisi için sevdiğini başkası için de seven kâmil bir mü'min olur.) [İbni Mâce]

Kur'ân-ı kerîmde bildiriliyor ki, İbrâhim aleyhisselâm, (Yâ Rabbi, beni ve çocuklarımı puta tapmaktan koru!) diye duâ etmiştir. Puttan maksat para sevgisidir. Demek ki, parayı sevmek, puta tapmak gibidir. Bunun için (Paraya tapan helâk oldu.) buyuruldu. (Altın ve gümüşün kulu helâk oldu. Sürçmedi, tamamen helâk oldu.) hadîs-i şerîfi, parayı çok sevenlerin akıbetini haber vermektedir. (Tirmizî)

Kanâat gibi zenginlik olmaz. (Âlim ilme, tamahkâr da mala doymaz.) buyuruldu.

Kâfirlerin Hakları

Suâl: Almanya'da Mısırlı ba'zı fellahlarla çalışıyoruz. Bunlar, "Almanya gayrı müslim ülkedir. Bunların mallarını hile ile almak câizdir." diyerek büyük marketlerdeki etiketleri değiştirip hile yapıyorlar. Kâfirlerin hakkı mühim değil midir?

Cevap: Gayrı müslimlere [müslüman olmıyanlara] kâfir denir. Bunları incitmek, kalblerini kırmak harâm olduğu gibi, hile yapmak, mallarına zarar vermek de harâmdır. (Mülteka)

Zimmîye [gayrı müslim vatandaşa] zulmetmek, müslümana zulmetmekten daha kötüdür.

Hayvanlara işkence, zimmîye işkenceden daha kötüdür. (Dürr-ül-muhtâr)

Üzerinde kul hakkı bulunanların ibâdetleri kabûl olmaz, Cennete giremez. Kâfirin hakkı için de, onunla helâllaşmak lâzımdır. Gönlü alınmazsa ahırette affı çok güçtür. Kâfirin hakkından kurtulmak, müslümanın hakkından kurtulmaktan daha zordur. Gayrı müslimlerin mallarına, canlarına saldırmak câiz olmadığı gibi kadınlarına, kızlarına saldırmak da câiz değil, harâmdır. (R. Muhtâr)

Savaş hâli harîç, kâfirleri öldürmek de harâmdır. Hadîs-i şerîflerde buyuruldu ki:

(Arkadaşını öldüren, ümmetimden değildir. Öldürülen kâfir olsa da yine böyledir.) [Hadîka]

(Zimmîyi öldüren, Cennetin kokusunu alamaz.) [Hadîka]

(Zimmîyi öldürene, Cennet harâmdır.) [Ebû Dâvüd]

Bir kimseden haksız olarak alınan bir kuruşu, sâhibine geri vermek, yüzlerle lira sadakadan kat kat daha sevâbdır. Bir kimse, peygamberlerin yaptığı ibâdetleri yapsa, fakat, üzerinde başkasının bir kuruş hakkı bulunsa, bu bir kuruşu ödemedikçe, Cennete giremez. (Mektûbât-ı Rabbânî c.2, m.66, 87]

Kul hakkını, Allahü tealânın hakkından önce ödemek lâzımdır. Kul hakkı olan günâhların affı güç ve azâbları daha şiddetlidir. Başkasının hakkını yiyen, hak sâhibleri ile helâllaşmadıkça affa uğramaz. Yâni üzerinde kul veya hayvan hakkı bulunanı Allahü teâlâ affetmez ve bunlar Cehenneme girip, cezâlarını çekeceklerdir. (Hadîka)

__________________
Eğer Çekemezsen Gülün Nazını Ne Dikene Dokun Ne Gülü İncit,Sahrada Mecnun Değilsen,Ne Leyla`yı Çağır,Ne Çölü İncit..


جزاك الله خيرا
eski 24.04.2007, 22:58 Ummu Seleme isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #1
''yolcu''
 
emir_ali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 18.01.2007
Mesajlar: 550


 
 
Teşekkür etti: 119
Teşekkür aldı: 194 konuda 360 kere
Ebû Vâil anlatıyor: "Hz. Muâviye (radıyallahu anh) bir gün Ebu Hâşim İbnu Utbe'ye uğradı. Maksadı geçmiş olsun ziyaretinde bulunmaktı, çünkü Ebu Hâşim hastaydı. Yanına varınca ağlar buldu. "Ey dayıcığım niye ağlıyorsun? Dayanamadığın bir ağrı veya dünyaya karşı bir hırs mı seni böyle ağlatıyor?" diye sordu. Ebu Vâil:

-Hayır, asla bu sebeplerle ağlamıyorum. Ne var ki, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) bizden bir söz almıştı, onu tutamadım (bu sebeple ağlıyorum) dedi. Hz. Muâviye:

-Neydi o? diye sordu.

-Ben, dedi, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ı şöyle söylerken dinlemiştim: "Sizden birine, dünyalık olarak bir hizmetçi ve Allah yolunda cihadda kullanacağı bir binek edinecek kadar mal toplaması yeterlidir." Halbuki bugün ben kendimi bundan daha çok mal toplamış görüyorum.

Tirmizî, Zühd 19, (2328); Nesâî, Zînet 119, (8, 218-219); İbnu Mâce, Zühd 1, (4103).
__________________
Her kim,diniylebir yerden diğer bir yere,bir karışda olsa
hicret ederse,cenneti kendisine vacip eder vr o kişi
cennette Muhammed Aleyhisselam ile İbrahim Aleyhisselam'ın refiki, arkadaşı olur.
eski 25.04.2007, 09:50 emir_ali isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #2
''yolcu''
 
emir_ali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 18.01.2007
Mesajlar: 550


 
 
Teşekkür etti: 119
Teşekkür aldı: 194 konuda 360 kere
Ebu Saîd el-Hudrî (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "İki haslet vardır ki bir mü'minde asla beraber bulunmazlar: Cimrilik ve kötü ahlâk."

Tirmizî, Bir 41, (1963).H.
__________________
Her kim,diniylebir yerden diğer bir yere,bir karışda olsa
hicret ederse,cenneti kendisine vacip eder vr o kişi
cennette Muhammed Aleyhisselam ile İbrahim Aleyhisselam'ın refiki, arkadaşı olur.
eski 25.04.2007, 09:51 emir_ali isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #3
Cevapla



Yer imleri
Seçenekler




Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 09:25 .