|
Mushaf Hakkinda Bazi Hükümler
METİN
Mushafı süslemek caizdir. Çünkü bu, mushaf için tazimdir. Nitekim mescidlerdeki nakışların caiz oluşu gibi.
Mushafı ta'şir etmek yani üşür*lerini belirtmek, noktalamak, irabını açığa çıkarmak da caizdir. Böyle yap*makla cidden okuyucular için şefkat ve kolaylık oluşur, bilhassa yaban*cılar için yani Arapça bilmeyenler için bu kolaylık daha çoktur.^Bu kaide*ye binaen surelerin isimlerini Mushafın kenarına yazmak, ayet sayılarını yazmak, vakf alametleri ve benzerlerini yazmakta herhangi bir beis yok*tur. Böyle yapmak güzel bir bidattir. Dürer ve Kinye.
Kinye'de, ahbâr ve benzerlerinin kâğıtlarını mushafta, tefsir ve fı*kıhta kullanmakta beis yoktur. Ama yıldızlar ve edebiyat kitablarında kullanmak mekruhtur denilmektedir.
Mushafı küçültmek, ince bir kalemle onu yazmak «keraheti tenzihiye de mekruhtur. Herhangi bir şeyi bir fıkıh veya benzeri ilimleri muhtevi kâ*ğıda sarmak caiz değildir. Tıb .kitablarına sarmak caizdir.
İZAH
«Mushafı süslemek caizdir, ilh...»
Ebû Yusuf'un hilâfına Kur'ân altın ve gümüşle süslenebilir. Nitekim bu hüküm daha önce geçti.
«Nitekim mescid nakşında bu böyledir, ilh...»
Ama mescid mihrablarına bu nakışlar yapılmaz. Yani buraları 'kireç ve altın suyu ile sıvanır. Bu da vakıf malından olmamalıdır. Eğer vakıf malından olursa mütevelli zamin olur. Ancak vakfeden onun benzerini yaparsa o vakit tazmin et*mekten kurtulur.
Nitekim bu durum Vitir ve nevafil namazları bahsinin he*men önünde geçmiştir. Bazıları «Kıble duvarlarını nakşetmek mekruhtur» dediler.
Eğer zararı yoksa mescidin içinde kuyu kazılması caiz olur. Çünkü her yönden faidesi vardır. Kazan bir kimse kazdığını zamin olamaz. Fetva da bu veçhiledir. Müellif el-Hindiye'den alarak bunu ifade etmiştir.
«Kur'ân'ın ta'şîri ilh...»
yani on âyetin bitiminden onların işaretini koy*makta beis yoktur İnâye.
«Yani onun i'rabını belirtmek ilh...» noktalandırmanın tefsiridir. El-Kâmûs'ta. «Harfî noktalandırdı yani i'rablaştırdı» denilmektedir. Malumdur ki noktalandırma ile i'râb ortaya çıkmaz. Ancak şekille çrkar. Sanki onlar bunu kapsayanı kastetmişler. Bu noktayı ifade ettim.
«Bununla kolaylık oluşur ilh...» ibaresi İbn Mes'ût'tan: «Kur'ân'ı başka işaretlerden ayn tutunuz» rivayetine işarettir.
Bu durum onların zamanı*na mahsustur. Zaman ve mekânın değişmesiyle çok şeyler değişir. Nite*kim Zeylaî ve benzerleri bu hususu tafsil etmişlerdir.
«Buna binaen sûrelerin isimlerini âyetlerin sayısını, vakıf alametlerini ve benzerlerini kovmakta da beis yoktur ilh...»
Benzerleri de secde ala*metleri, tecvid işaretleridir.
«Haberlerin kâğıtlarını mushafa kapak yapmak veya Mushaf için kullanmakta beis yoktur. İlh...»
Zahire göre haberlerden maksad hadisler de*ğil, tarihlerdir.
«Mushafı küçültmek tenzihen mekruhtur ilh...»
Yani hacmini küçült*mek. Mushafı en güzel hatla yazmak, en açık hatla, en güzel en beyaz yaprak üzerine, en kalın bir kalem ve en parlak bir mürekkeble yazmak, satırların arasını açmak, harfleri gösterişli, Mushafı heybetli eylemek uy*gundur. Kınye.
«Fıkıh ve benzerlerini muhtevi kâğıda birşey sarmak caiz değildir ilh...»
Fıkhın benzerinden maksad, el-Minah'da denildiği-gibi -iki bunun benzeri El-Hindiye'de de yer almaktadır- herhangi bir şeyi içinde fıkıh bahisleri yazılı bir kağıda sarmak caiz değildir.
Kelâm kitaplarıyla da en uygunu' bunu yapmamaktır. Fakat tıp kitabında böyle şeyleri sarmak caizdir. Eğer sargıda kullanılan kâğıtta ALLAH ve Resulullahın ismi olursa onu silmek caizdir.
Yazının bir kısmını tükürükle silmek de caizdir. Tükürükle ALLAH ismini silinmesi hakkındaki yasak varid olmuştur.
Kur'an'ın yazısını tü*kürükle silmek acaba ALLAH ismi gibi midir, başkası gibi mi? yorumu açık*lanmamıştır. T.
İBNİ ABİDİN ALIŞVERİŞ FASLI
|