12 Cemaziye'l-Evvel 1429
17 Mayıs 2008, Cumartesi
12 Cemaziye'l-Evvel 1429
17 Mayıs 2008, Cumartesi
Ayet
Ey iman edenler!Cuma gunu namaz icin cagrildiginizda her turlu dunyevi alisverisi birakip Allah'i anmaya yani hutbeyi dinleyip namazi kilmaya kosun.Eger bilirseniz bu sizin icin daha hayirlidir.
Cuma-9
hadis
Cuma gününde öyle bir an vardır ki, günah veya akrabalarla ilişkiyi kesme konularında olmamak şartıyla kul Allahü teâlâdan bir şey isterse Allahü teâlâ mutlaka onu verir.
Buhari

GİrİŞ Yap

Kullanıcı ismi:
Şifreniz:



...........................................
Şifrenizi mi unuttunuz
yoksa hâlâ üye değil misiniz? Hemen Üye Olun

Arama


Gelişmiş arama yap
Hak-dilaram Sözlük

Yürek Yangınları

Anket

Hak-dilaram'a nasıl ulaştınız?
Arama Motorlarından: 13,21%
Mail Gruplarından: 4,20%
Arkadaş tavsiyesi: 37,54%
Başka Forumlar Aracılığıyla: 13,51%
İnternette gezerken: 26,43%
ulaşıldım: 5,11%
Katılımcı sayısı: 333. Sizin bu Ankette oy kullanma yetkiniz bulunmuyor

Online Üye

Şuan Forumda: 16 (0 Kayıtlı ve 16 Misafir) bulunmaktadır.

Online  


Admin :: S.Mod :: Mod :: Yazarlar :: İmtiyazlı Üye

İncİler Maİl Grubu


Üye Albümlerinden

Üye albümlerinden en son eklenen resimler:

güzel güne güzel resimlerle
kabiliyet isimli üyenin, güzel güne güzel resimlerle Albümünden

güzel güne güzel resimlerle
kabiliyet isimli üyenin, güzel güne güzel resimlerle Albümünden

güzel güne güzel resimlerle
kabiliyet isimli üyenin, güzel güne güzel resimlerle Albümünden

güzel güne güzel resimlerle
kabiliyet isimli üyenin, güzel güne güzel resimlerle Albümünden

güzel güne güzel resimlerle
kabiliyet isimli üyenin, güzel güne güzel resimlerle Albümünden

güzel güne güzel resimlerle
kabiliyet isimli üyenin, güzel güne güzel resimlerle Albümünden

güzel güne güzel resimlerle
kabiliyet isimli üyenin, güzel güne güzel resimlerle Albümünden

güzel güne güzel resimlerle
kabiliyet isimli üyenin, güzel güne güzel resimlerle Albümünden




Hak-dilaram » DİNİ KONULAR » Fıkıh » ULEMA VE SALiHLERE HÜRMET
Cevapla
 
Seçenekler
محمد ديار بكري
 
diyarbekrî - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 20.08.2007
Mesajlar: 1.741


Yarışma Puanı: 210
Teşekkür etti: 3.916
Teşekkür aldı: 1.580 konuda 5.964 kere
diyarbekrî - MSN üzeri Mesaj gönder
ULEMA VE SALiHLERE HÜRMET

ULEMÂ VE SULEHÂNIN GELMELERİNDE AYAĞA KALKMAK, ELLERİNİ ÖPMEK, DUALARINI ALMAK MEŞRÛ’DUR

Biraz evvel dediğimiz gibi bazı muasırlar bu mesele hakkında birçok görüşleri ortaya koymuşlardır. Kimisi ‘’Bu hürmet tapmaktır.’’ Demeye kadar cesaret etmiş, kimisi ‘’Bunlara hürmet vacibdir, el öpmek de vardır.’’ demişlerdir. ‘’Ayağa kalkmak, mülâkatlarda ve huzurlarında edeb ve usul üzere durmak ve oturmak meşrû’dur, haklarına riayet vacibdir.’’ dediler ve saire.

Bizce bu son görüşte olanlar haklıdırlar. Şu kadar ki her şeyde olduğu gibi bu meselede de ifrat ve tefritten âri meşru ahlak vardır; kemiyet ve keyfiyetle tasdik etmek gerekir.

Bizzat Peygamber aleyhisselam bile Safvan bin Umeyye’ye, Adî bin Hâtem’e, Zeyd bin Hâris’e ve kızı Fâtıma’ya hürmeten ayağı kalkarak kıyam etmiştir.

Binaenaleyh faziletli kimselere hürmet ve onlara kıyam etmek bizzat Peygamber’in sünnetidir; tapmak olmadığı gibi haram veya mekruh da değildir.

Nitekim Müslim, Buhârî ve Ebû Dâvûd’un ittifakla rivayet ettikleri bir hadîs-i şerîfte Kureyzliler Sa’d bin Muaz’ın hâkimliğine indiler. Bunun üzerine Peygamber aleyhisselam Sa’d’a: ‘’Buraya gelsin.’’ Diye haber göndermişler. O da bir merkebe bindiği halde huzûr-u saadete gelmiştir.Hazreti Sa’d meclis-i saadete yaklaşınca Rasûl-u Ekrem sallâllahu aleyhi ve sellem ‘’Ulunuza (yahud: hayırlınıza) ayağa kalkın.’’ buyurmuştur.

Bu hadîsin şârihleri bundan iki mana üzere hüküm çıkarmışlardır:

1-Rütbeten büyük Müslümanlara, adaletle hüküm eden hâkime, bir komutanın, reisin gelmesi ve karşılaşması zamanında ayağa kalkmak sünnettir.

2-Takva ve ilim bakımından büyük ve faziletlilerin karşılanmalarında yahud meclise gelmelerinde, hatta camiye gelmelerinde onlara hürmeten kıyam etmek sünnettir.

Eğer riyâset sıfatları bir zatta varsa ona hürmet etmemek, geliş gidişinde ayağa kalkmamak edeb ve güzel ahlaka aykırıdır.

Vahabîlerin ve Havâricîlerin bu hürmeti küfür veya haram görmeleri son derece hatadır.

Diyorlar ki: ‘’Hazreti Sa’d yaralı olduğundan Peygamber onun merkebinden indirilmesi için emretmiştir. Bu emr yalnız Sa’d’a mahsustur.’’ Fakat fiil-i Rasûl onları tekzib etmektedir. Çünkü Rasûl-u Muhterem bizâtihi faziletli kızı Fâtıma radıyallahu anhâ için kıyam etmiştir.

Müctehidlerden İmam Mâlik: ‘’Hürmeten kıyam etmek tenzîhen mekruhtur.’’ demiştir. Onun dışında ahlak ilmiyle iştigal eden ve cumhûr-u fukaha: ‘’Adaletle hüküm edene, lidere, hâkime, reise, komutana, ulemâya, Salihlere ve özellikle kendi üstadına ayağı kalkmak mendub ve müstehabdır veyahud sünnettir.’’ diye ittifak etmektedirler.

Nitekim Hazreti Aişe de şöyle rivayet eder: Fâtıma radıyallahu anhâ Babasının yanına geldiği zaman Peygamber aleyhissalâtu vesselam ayağa kalkar; Hazreti Fâtıma Onun elini, O da kızının iki kaş arasını, bazen başını öperdi.Her ikisi birbirine kıyam ederler ve hürmet ederdi.

Bu hususta Aliyy-ul-Kârî de Ayn-ul-İlim Zeyn-ul-Hilim adlı eserde şöyle der:

Bir gün ashab Peygamber’in evindeki mecliste toplandılar. Şiddetle izdiham olmuştu. Sonra Cerir bin Abdullah el-Beclî de gelerek mecliste yer bulamayınca kapıda oturmuş. Rasul-u Muhterem aleyhisselam kemâl-i şefkatle rıdâsını katlayarak ona atar ve: ‘’Bunun üzerinde otur.’’ Diye emreder. Cerir de derhal rıdâsını havadan alıyor, tekrar gözyaşlarını dökerek onu yüzüne sürüyor ve öpüyor. Sonra rıdâsını kemâl-i edeble yanına vararak iade ediyor ve şöyle diyor:

‘’Allah Teâlâ Sana ikram etsin; Sen bana ikram ettin.’’ ve ağlıyor.

Binaenaleyh büyüklerin ellerini hatta eteklerini öpmek, gelmelerinde hürmeten onlara kıyam etmek ve edebi bozmadan huzurlarında vakar üzere durmanın meşrû’luğu fevkalade anlaşılmaktadır.

Aynı hâdisede Hâkim de şu hadîs-i şerîfi rivayet etmektedir:

’’Size bir kavmin azizi geldiği zaman ona ikram edin.’’

‘’Bir kavmin şereflisi size geldiği vakitte ona ikram edin.’’ buyurulmaktadır.

İkram eğilmeyerek kıyam etmek, gelen zâta minder ve kürsü koymak, makam ve şereflerine göre iltifat etmek, hatta namazda ise namazı hafifletmek, güler yüz ve güzel sözle ‘’merhaba’’ lafzıyla karşılamak, ‘’ikram’’ kelimesine dahildir.

Şu kadar ki gayrı Müslimlerin âdeti gibi rükûa gider gibi eğilmek yahud secdeye gider gibi yere kapanmak, reislere, meşayıh ve ulemâya böyle bir tazimde bulunmak yoktur.

Büyüğün de böyle bir yüceltmeyi ve tazimi arzulaması haramdır.

Peygamber aleyhisselam bu yüceltmek gururuna kapılan uluların bu isteğini ve böylece eğilip onları yüceltmek isteyenleri sakındırarak şöyle buyurur:

‘’Kim Allah Teâlâ’nın kullarının kendisine ayakta dikilip durmalarına sevinirse (kendine mahsus) ateşten bir ev hazırlasın.’’

Yani her kim vehmî kuvvetine kapılır da oturan kimselere büyüklük ve kibirlilik taslayarak kendisi için onların ayağa kalkıp yüceltmelerini severse, büyük günah işlemiş olur.

İmam Gazâlî’nin İhyâu-l-Ulûm’da tasrih ettiği gibi, oturanların da yüceltmek kasdıyla eşkiyaların şerlerini defetmek için onlara eğilmeleri yahud kıyamda durmaları mekruhtur. Aliyy-ul-Kârî ‘’Bu kerahat, kerahat-i tenzîhiyyedir.’’ Diye tasrih etmiştir;’’ Şu halde

‘’Beni gördüğünüz zaman acemlerin birbirini yücelterek kalkmaları gibi ayakta durmayın.’’mealindeki hadîs-i şerif, zalimlerin yaptıkların hamlolunmaktadır.

Hadîs-i şerîfin nehyi dahi burada tahrîmi değil tenzîdir.

Bu kalkmak, yüceltmek için ise tenzîhen mekruh, ikram için olursa edebdir, güzel ahlaktır ve meşrû’dur.’’demiştir.

Aliyy-ul-Kârî’nin bu deyişinde Ehli Sünnet müttefiktir.

Nitekim İbn-ul-Esîr ‘’en yemtesile’’ kelimesini ‘’Ulunun kendisi oturup halkı huzurunda bekletmesidir.’’ diye mana etmiştir. ‘’Çünkü acemler böyle yaparlardı. Bu da kibirlilik alametidir.’’ demektedir.

Havâricîlerin sözlerinin ne kadar sapıklık olduğu vuzuha kavuşsa gerekir. Nitekim:

<<Peygamber, hastalığı münasebetiyle ashabının yanına gelmiş, o anda ashab da kıyam etmişler:

‘’Acemlerin birbirini yücelterek kalkışı gibi kalkmayın.’’buyurmuş.

Bir de Hazreti Enes’in de rivayet ettiği bir haberde; ashaba Peygamber’den daha sevimli bir kimse yoktu. Çünkü Peygamber’in kıyam etmelerinden nefret ettiğini bilirlerdi. Binaenaleyh kıyam haram veya küfürdür.>> diyorlar.

Amma el insaf! Hiçbir İslam büyüğü acemlerin kalkışı gibi bir kalışa rıza göstermiş değildir. Evvelden Aliyy-ul-Kârî ve İmam Gazâlî’den nakletmiş olduğumuz cumhûr-u ulmeânın sözlerini burada hatırlatayım

Muşârun ileyhimâ bu kalkışı,yani acemlerin kalkışını tenzîhî mekruh olarak ifade etmişlerdir. Dikkat edilirse hadîs-i şerîf mutlak kalkmayı ve hürmeti menetmemiş, mukayyed kalkışı nehyetmiştir. Eğer kalkmak haram veya küfür olsaydı ‘’Büyüğün gelişinde kalkmayın.’’ Buyuracaktı.

Halbuki öyle dememiş, bilakis ‘’Acemlerin kalkışı gibi kalkmayın.’’ Buyurmuştur. Fukahanın hükmü de şöyledir:

Hediye niyetiyle mülüklere secde eden büyük günah işlemiş olur. İbadet kasdıyla veyahud hiçbir maksad olmadığı halde secde eden kafirdir. Uluların yanında yere kapanmak, eğilmek ve yeri öpmek haramdır. Ululuk fikri taslayan da ve yapan da günahkârdır.

Ulemânın huzurunda yere kapanmak, eğilmek –yüceltmek maksadı olmaksızın- mekruhtur.

Hizmet olarak Allah’tan başkasına kıyam, eğilmek –secde müstesna- tenzîhî mekruh olarak caizdir.

Hatta Fetavâ-i Hindiyye’de ‘’El-Bâb-us-Sâmin vel’Aşar fi Mülâkât-il-Mülük’’ başlığı altında buna kısa bir izah verilmiştir.

Özet olarak, el öpmek vardır lakin öpmeden sonra eli alnına koymak yoktur. Aliyy-ul-Kârî diyor ki:

Ulemâ ve sulehâya ikram etmek, ellerini öpmek, binerken rikablarını tutmak ittifakî bir hürmet şeklini almıştır. Mü’minler bunları güzel görmektedir. Mü’minlerin güzel gördükleri şey,Allah nezdinde de güzel görünür.

Şu halde adaletle hüküm edene, ilmiyle amel edene ve her âlime, üstada, kâmil meşâyıha hürmeten ayağa kalkmak ve ellerini öpmek, hatta eteklerini öpmek, zayıf da olsa bir rivayete göre ayaklarını da öpmek, onların da şefkaten küçüklerin alınlarını öpmeleri, başlarını okşamaları ve hatta küçüklerin gelmelerinde onların da ayağa kalkmaları caizdir.

Çünkü Peygamber aleyhisselam Hazreti Fâtıma radıyallahu anhâ’nın gelişleri anında kıyam etmiştir ve ikram etmiştir. Ancak ekser meşâyıh ayak öpmeyi yasak etmişlerdir.

Dediler ki: Peygamber’den başkasının ayağı öpülmez. Bizce de bu tutum çokça güzeldir, amma bununla beraber büyüğün ayağını öpmek mekruh, haram veya küfür değildir.

__________________
Gam değildir, gide dünya kala Din.Gam odur ki; kala dünya gide Din.


..:: Üstaz İsmail Çetin'in Eserleri ::..

..:: Dilara Kitabevi ::..
eski 14.02.2008, 23:08 diyarbekrî isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla   #1
diyarbekrî isimli üye'ye teşekkür eden 5 üye:
محمد ديار بكري
(Konuyu Başlatan)
 
diyarbekrî - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 20.08.2007
Mesajlar: 1.741


Yarışma Puanı: 210
Teşekkür etti: 3.916
Teşekkür aldı: 1.580 konuda 5.964 kere
diyarbekrî - MSN üzeri Mesaj gönder
Ululara Ulûhiyeti, nübüvveti isnad etmek ve kibirlilik taslamak, ifratla uluları methetmek haramdır.

Binaenaleyh liderlerinden başkasını tenkid etmek de haramdır.

Şeyh Atâullah diyor ki: Ey aziz, istediğin mezheb ve meşrebde bulun; gayrını tenkid etme ve nefs-i emârenin tuzağına girme. Her gördüğün ehli takvâya kıyam et, elini öp, herkesi de Hızır bil, makamına göre şefkat et ve hürmet et. Bu güzel görülmektedir.

Hadîs-i şerîfte de: ‘’İnsanları kendi seviyesine indirin.’’ Ona göre hürmet ve şefkat edin, buyurulmaktadır.

Netice-i meram her şey vasat hali üzere kalmalıdır.

Binaenaleyh hürmette dört şart vardır:

a-Ulûhiyet ve nübüvveti, mutlak hâkimliği lidere isnad etmeksizin hürmet etmek,

b-Tefrit ve ifratsız vasat hal üzere, ulunun haysiyet ve şerefini makamına göre koruyarak hürmet etmek,

c-Her menfaati kardeşine vermek, İslam kardeşliğini ihlal etmeksizin hürmet etmek,

d-Kendini aşırı zillete koymamak şartıyla hürmet etmektir.

Bu dört şarta haiz olarak hürmet etmek İslam kardeşliğinin şartıdır.

Çünkü İslam kardeşliği büyüğü büyük bilmeyi, ona saygı göstermeyi, küçüğü küçük bilmeyi, ona da şefkat göstermeyi icab etmiştir. Nitekim hadîs-i şerîfte şöyle buyrulmuştur:

‘’Küçüğümüze acımayan ve büyüğümüzün hakkını tanımayan biz(ahlakımız)den değildir.’’Allah Teâlâ ve O’nun Rasûlü’nün hakkını çiğnetmeksizin küçüklere merhamet etmek, büyüklere saygı göstermek bu hadisle emrolunmaktadır.

Hatta bazı rivayetlerde aynı hadis …’’Büyüklerimize tazim etmeyen bizden değildir.’’ Şeklinde rivayet edilmiştir.

‘’Ak şaçlı (ihtiyar) müslümana, ezberlediği Kur’ân’ın manası ile amel ederek lafzında da taşkınlık etmeksizin ve okuduğunu unutmaksızın Kur’ân hâmiline ikram etmek ve bir de hak ve adaletle hükmeden âdil sultana ikram etmek şübhesiz Allah Teâlâ’nın taziminden sayılmaktadır.’’ buyrulan hadîs-i şerîfin manası,

‘’Bunlara ikram etmek Allah Teâlâ’ya saygıdır.’’ Demektir.

Hayrete şâyan ki İbnu Cevzî bu hadîsi inkar etmiştir. Halbuki İmam Münâvi bu hususta onu çokça kınamış ve inkarını reddetmiştir.

Şu halde İbnu Cevzî’nin bu hadîsin inkarından dolayı serdetmiş olduğu delillerine itibar yoktur.

Çünkü başka hadîs-i şerîfte şöyle buyurulmuştur: ‘’Muhakkak ki bazı insanlar Allah Teâlâ’nın anılmasına anahtardırlar.’’ ‘’Onlar kimdir?’’ denilince Allah Rasûlü:

‘’Onlar görüldüğü zaman Allah anılır.’’ Cevabını vermiştir.

Ayaa! Hayr kapısının açılmasına anahtarın sevilmesi ar mıdır?

Hayrın anahtarı olan zevat her cüzleriyle Allah Teâlâ’yı zikreder. Bu sayede onlara tazim Allah Teâlâ’ya tazim sayılmaktadır. İşte bu hikmete binaen:

‘’Büyüklerimizin hakkını tanımayan bizim ahlakımızdan değildir.’’ buyrulmuştur.

Bu hadîse binaen denilir ki:

Büyüklerin hakkını bilmek ve tanımak, onlara saygı beslemek ve hürmet etmek demektir. Büyüklerin ilminden, tecrübe ve görgülerinden faydalanmak, ancak onlara saygı beslemekle mümkün olur. Büyüklere danışarak iş yapan, büyüklerin tecrübelerine kıymet verip onların yolundan yürüyen hiçbir zaman pişmanlık çekmez, işlerinde başarılı olur ve büyüklerin takdir ve sevgilerine mahzar olarak onlardan daima yardım görür. Böylece cemiyet içinde intizamlı bir hareket husûle gelir ve anarşi kalkar.

Her şahıs için kendinden küçük ve kendinden büyük insanlar bulunacağından herkes küçüğüne hürmet eder ve büyüğüne saygı beslerse böyle bir cemiyette İslam ahlakı kemâle ermiş olur. Bu düzen içine girmeyip de dışarıda kalan, Peygamber Efendimiz’in buyurduğu gibi İslamdan sayılamaz. Yani İslam ahlakının kemâl-i vasfından haricde kalır. İslamın manevi feyz ve bereketinden mahrum olur.

Gerçek şu ki, bir insan kendisinden büyüğe ikram ve hürmet ederse Allah Teâlâ ona iki mükafat verir:


Birincisi dünyada olan mükafattır. ‘’Yaşlının yaşından dolayı ona ikram etmekle yardım eden bir genç yoktur ki Allah Teâlâ ihtiyarlaması zamanında on(un yaptığı ikram)dan bedel bir ikram edeni vermesin.’’ mealindeki hadîs-i şerîf bu manayı bildirmektedir.

İkincisi de, kalbine feyz geldiği gibi ahirette de sevabın tahsiline vesile olur ikram.


‘’Kim bir müslüman kardeşinin rikabını tutar, ondan (bir menfaat) ummaz ve ondan korkmaz ise Allah Teâlâ küçük günahlarını afuv eder.’’ buyrulmaktadır.

Bütün bunlar gösteriyor ki ikram vardır, meşrû’dur ve haktır. Büyüklerin bu hakkını vermeyen büyüdükçe küçülür; bu hakka riayet eden de küçüldükçe büyür.


Üstaz Fakih Şeyh İsmail Çetin rahimehullah Mufassal Medeni Ahlak Dilara Yayınları
__________________
Gam değildir, gide dünya kala Din.Gam odur ki; kala dünya gide Din.


..:: Üstaz İsmail Çetin'in Eserleri ::..

..:: Dilara Kitabevi ::..
eski 14.02.2008, 23:11 diyarbekrî isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla   #2
diyarbekrî isimli üye'ye teşekkür eden 6 üye:
Hakkperest
 
Hak-dilaram - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 4.873


 
Teşekkür etti: 10.550
Teşekkür aldı: 4.042 konuda 18.137 kere
Blog-Yazıları: 2
Hak-dilaram - MSN üzeri Mesaj gönder
Allah razı olsun azizim,

iki cihan aziz eyleye. amin

mühim bir edebe dair önemli izahlara vesile oldun. sağolasın.
__________________
İslam Su İnsan Balık; Suya Gir, Kurtul!

Buraya Baktınız mı? Tıklayın
eski 14.02.2008, 23:33 Hak-dilaram isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla   #3
Hak-dilaram isimli üye'ye teşekkür eden 5 üye:
adıdeğmez
 
hafsa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 16.08.2007
Mesajlar: 1.245


 
Teşekkür etti: 8.222
Teşekkür aldı: 1.146 konuda 3.777 kere
Hak-dilaram´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Allah razı olsun azizim,

iki cihan aziz eyleye. amin

mühim bir edebe dair önemli izahlara vesile oldun. sağolasın.
eski 14.02.2008, 23:36 hafsa isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla   #4
hafsa isimli üye'ye teşekkür eden 2 üye:
محمد ديار بكري
(Konuyu Başlatan)
 
diyarbekrî - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 20.08.2007
Mesajlar: 1.741


Yarışma Puanı: 210
Teşekkür etti: 3.916
Teşekkür aldı: 1.580 konuda 5.964 kere
diyarbekrî - MSN üzeri Mesaj gönder
ecmain senden de razı olsun
vesileye vesile oldun

vesselam
__________________
Gam değildir, gide dünya kala Din.Gam odur ki; kala dünya gide Din.


..:: Üstaz İsmail Çetin'in Eserleri ::..

..:: Dilara Kitabevi ::..
eski 14.02.2008, 23:37 diyarbekrî isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla   #5
diyarbekrî isimli üye'ye teşekkür eden 3 üye:
Hakkperest
 
Hak-dilaram - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 4.873


 
Teşekkür etti: 10.550
Teşekkür aldı: 4.042 konuda 18.137 kere
Blog-Yazıları: 2
Hak-dilaram - MSN üzeri Mesaj gönder
diyarbekrî´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Bütün bunlar gösteriyor ki ikram vardır, meşrû’dur ve haktır. Büyüklerin bu hakkını vermeyen büyüdükçe küçülür; bu hakka riayet eden de küçüldükçe büyür.

Üstaz Fakih Şeyh İsmail Çetin rahimehullah Mufassal Medeni Ahlak Dilara Yayınları
__________________
İslam Su İnsan Balık; Suya Gir, Kurtul!

Buraya Baktınız mı? Tıklayın
eski 15.02.2008, 00:12 Hak-dilaram isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla   #6
Hak-dilaram isimli üye'ye teşekkür eden 3 üye:
Cevapla

Yer imleri

Seçenekler

Yetkileriniz
Es ist Ihnen nicht erlaubt, neue Themen zu verfassen.
Es ist Ihnen nicht erlaubt, auf Beiträge zu antworten.
Es ist Ihnen nicht erlaubt, Anhänge hochzuladen.
Es ist Ihnen nicht erlaubt, Ihre Beiträge zu bearbeiten.

BB-Code ist Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı



Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 04:21 .