Kadınlar,oğullar,yük yük altın ve gümüş,salma atlar, davarlar ve ekinler gibi nefsin şiddetle arzuladığı şeyler insana süslü gösterildi.Bunlar dünya hayatının geçimliğidir.Oysa asıl varılacak güzel yer ancak Allah’ın katındadır.
Âl-i İmrân-14
Akrabaların gösterdiği yakınlığa karşılık veren kimse,tam anlamıyla akrabalık haklarını gözetiyor sayılmaz.Akrabalık haklarını tam anlamıyla gözeten kimse;yakınları akrabalık bağlarını ondan kestikleri halde,o onlardan alaka ve yardımını kesmeyen kimsedir.
Muslim
GİrİŞ Yap
Online Üye
Şuan Forumda: 69 (3 Kayıtlı ve 66 Misafir) bulunmaktadır.
Admin ::
S.Mod ::
Mod ::
Yazarlar ::
İmtiyazlı Üye
Üye Albümlerinden
Üye albümlerinden en son eklenen resimler:
bir lahza isimli üyenin,
gül bahçesine girenler... Albümünden
bir lahza isimli üyenin,
gül bahçesine girenler... Albümünden
bir lahza isimli üyenin,
gül bahçesine girenler... Albümünden
bir lahza isimli üyenin,
gül bahçesine girenler... Albümünden
mesutizm isimli üyenin,
Hayatın İçinden... Albümünden
mesutizm isimli üyenin,
Hayatın İçinden... Albümünden
mesutizm isimli üyenin,
Hayatın İçinden... Albümünden
mesutizm isimli üyenin,
Hayatın İçinden... Albümünden
Demek istediğim, neden bazılarına celalden bazılarına ise cemalden bakmaları nasib edilmiş
Bu takılabilir akılara Celal'den bakanın nasibi unutmak, bir nevi bileti baştan kesilmiş gibi düşünülebilir diye
Adl ve ihsanıdır.. Celal nazarını müşahade eden adline mazhar Cemal nazarını müşahade eden ihsanına mazhardır.. O zulm etmez, Rahman ve Rahimdir.. Bütün kullarına adliyle muamele eder.. Cemalini müşahade edenler ihsanına atasına nasibdar olmuşlardır.. Bu adliyle muamele ettiklerinin biletleri kesildi demek değildir.. Cemaline mazhar olanlar bugünkü deyimle extra ihsana mazhar olmuşlardır.. Bundan da O'na sorulmaz.. O yaptığından sorulmaz, siz (kullar) sorumlusunuz, mealindeki ayeti hatırlayalım..
Kaldı ki kader vuku buluncaya kadar muttali olamadığımız İlahi ilim.. Belki bizim bugün Celalini müşahade ettiğini sandıklarımız ihsanına, Cemalini müşahade ettiğini sandıklarımız adline mazhar olanlardır.. Allah bilir...
Allahu a'lem bi's-sevab..
__________________
Yâ zabiyyâti'l-kâi kulne lenâ
Leylâye min-kunne em Leylâ mine'l-beşer...
(Ey yaylanın ceylanları söyleyin bana
Leyla'm sizden biri mi yoksa beşer mi Leyla!)
Hiç şübhesiz Allah Teâlâ cennet için bir kulunu yarattığı zaman,
Bir kulunu da ateş için yarattığı zaman
Neyse kalsın Ben anlatamıyorum
Allah Teala'nın bilmesinden ziyade, -semire'nin belirttiği gibi- kulun konumunu bilmemesi işi yaşanası kılıyor ya...
Allah Teala niye böyle bir kurgu yaratır ki denilirse, -yine cevap verilmiş, sadece ilave olarak-Allah Teala yaptıklarından sual edilen değildir; ama
adaleti icabı, tercihleme hakkı verdiği kullarının -akıbetlerini bilmedikleri- tercihlerindeki irade ile onların, O'nun huzuru'nda ne ile muamele göreceklerine dair yine O'nun beyanı en kafi izahtır...
o ahd'i hatırlama kabiliyetinde özgür bıraktığı kulların, ahd'e vefası...
'Ben insan ve cinleri (başka değil) Beni bilsinler ve Bana kulluk etsinler diye yarattım.
eminiz ki kul olan, asla O'nun adl ve rahmetinden müstağni olmayacak...
kul olmayan ise arasın dursun kendine bin mazeret...
kurtulur mu?
Buyrukları'na göre, zor iş
__________________ İslam Su İnsan Balık; Suya Gir, Kurtul!
Cevap: Evet, niyetin, her işte Allah Subhânehu ve Teâlâ’nın rızasını amaçlamak olduğunu bilirim.
“Her bir amel, aynı amelin niyeti sebebiyle sûretlenir ve husul bulur. Ve ancak kişiye niyet ettiği şeyin karşılığı vardır. Binaenaleyh kimin hicreti, Allah’a ve O’nun Rasûlü’ne olursa, onun hicreti Allah’a ve Rasûlü’nedir. Kimin hicreti de değersiz dünyayı ele geçirmeye olursa yahud da kendisiyle evleneceği bir kadına olursa, şübhesiz onun da hicreti, kendisine hicret ettiği = yöneldiği şeyedir.” Hadîs-i şerifinde belirttiği üzere insanın imandan sonra ilk vazifesi güzel niyetin öğrenilmesidir.
Dinî işlerde olsun, dünya işlerinde olsun niyetin, Allah Teâlâ’nın razı olmasını amaçlamak olduğunu bilirim. Mesela:
Namazda niyet, kalbimle: “Şimdiki sabah namazının farzını eda etmeye niyet ettim”;
Cemaatle kılıyorsam: “Şimdiki öğle namazının farzını eda etmeye niyet ettim, uydum imama.” Dememdir; sonra “Allâhu Ekber” diyerek namaza dururum.
Sadaka vermekte niyet, kalbimle: “Ya Rabbi! Razı olman için helal kazandığım malımdan şu beş lirayı veriyorum.”;
Zekat vermekte niyet, kalbimle: "Ya Rabbi! Razı olman için helal kazandığım şu malımdan şu beş lirayı zekat olarak veriyorum.”;
Ders çalışmakta niyet: “Rabbim bilgimi çoğalt.” Razı olman için çalışıyorum. Bismillah”;
İşe başlarken niyet, kalben başlıyacağım işin ismini vererek: “Rabb’im! Razı olman için dükkanımı açtım, rızkımı Senden dilerim.
Ya Rezzak! Bismillah.” Dememdir.
Bilir misin İsmail Çetin Dilara Yayınları
__________________
Yâ zabiyyâti'l-kâi kulne lenâ
Leylâye min-kunne em Leylâ mine'l-beşer...
(Ey yaylanın ceylanları söyleyin bana
Leyla'm sizden biri mi yoksa beşer mi Leyla!)
C.imanin: Hicbir süpheye sapmaksizin görürcesine Allah Var´dir, Bir´dir, melekler varlar, Allah Teâlâ tarafindan Cibrîl vasitasiyla peygamberlere inen kitablarin hükümleri, Allah Teâlâ´nin peygamberleri tayin etmesi, ahiret yani cennetin azabi hayr olsun ser olsun herseyin Allah Teâlâ´nin hüküm ve takdîriyle olmasi hak ve gercektir diye kalben tasdik etmek yani ictenlikle dogrudur diye karar vermek, hüküm etmek oldugunu bilirim.
Yahud imanin: Güven vermek, güven almak oldugunu, yani Peygamber´in bildirdigi imanin alti esasini, hak ve gercektir diye kalben tasdik tmemle Allah´a ve Rasûlü´ne güven vermem; "seni afuv edecegim." Diye Allah Teâlâ´dan da güven almam oldugunu bilirim.
Konu dilara92 tarafından (07.03.2008 Saat 18:12 ) değiştirilmiştir..
C.Sartin, ödenecek ibadet icin gerekli kilinan farz seyler oldugunu bilirim; mesela imana göre sart, gaybe yani görmeksizin inanmak, imanda sebat etmek; namaza göre sart, abdest ve kibleye yönelmek; sadaka ve zekata göre sart, verilen malin helal ve mülk olmasi gibi.
Konu dilara92 tarafından (07.03.2008 Saat 18:12 ) değiştirilmiştir..
C.Evet, imanin bes sartlarini bilirim; o da: 1-Gayba iman etmektir, yani görmeksizin Allah Teâlâ´ya, meleklere, kiyamete, cennete, cehenneme gönül baglamakla kalben tasdik ederek = ictenlikle hak ve gercektir diye karar vermek ve hükmetmektir. 2-Allah Teâlâ´nin azabindan korkmak ve O´nun rahmetine ümid baglamaktir. Yani dinimizin emrlerinin yerine getirilmesi karsiliginda sevaba inanmaktir. Dinimizin yasakladigi seyleri isleme karsiliginda da azabin olacagina inanmaktir. 3-Allah Teâlâ´nin emrlerini yerine getirse bile azabindan emin olmamak; sirk, küfür ve nifak müstesna olmak üzere büyük günah islenilse bile Allah Teâlâ´nin rahmetini ummaktir. 4-Hicbir süpheye girmeksizin ölünceye kadar iman üzerinde sebat etmektir; küfre sebeb olabilecek seylerden kesinlikle sakinmak farzdir. 5-inanilmasi gereken esaslara Peygamberimiz´in tarifine göre inanmaktir.
Konu dilara92 tarafından (07.03.2008 Saat 18:13 ) değiştirilmiştir..
C.İmanın rükünlerinin altı olduğunu bilirim; o da: H.7- "İman, Allah Teâlâ'nın Varlığı'na Birliği'ne, meleklerine, kitablarına, göndermiş olduğu peygamberlerine, cennete, cehenneme, mîzâna, öldükten sonra tekrar dirilmeye, kadere, hayr ve şerrin Allah'ın takdiriyle olduğuna inanmaktır." hadîs-i şerîfinde belirtildiği üzere: 1-Peygamberimiz'in tarif ettiği şekilde Allah Teâlâ'nın Varlığı'na, Birliği'ne ve kemal sıfatlarına inanmaktır. 2-Nurdan yaratılan meleklerın varlığına inanmaktır. 3-Kitabların hükümlerinin her zamanda hak ve geçerli olduğuna inanmaktır. 4-Enbiyâ'-i izâm ve rusul-ü kirâma, yani peygamberlerin zatlarına, kemal sıfatlarına inanmaktır. 5-Kaza ve kadere yani hayr ve şerrin Allah Teâlâ'nın hüküm ve takdîriyle olduğuna inanmaktır. 6-Ahiret gününe, yani ölümden sonraki bedenle haşre gitmenin, hesab, kitab, mîzan, sırat, cennet ve cehennemin varlığına inanmaktır.
C.Evet, islam kalbî tasdik sartiyla bilfiil Allah Teâlâ´nin emrlerini yerine getirmem ve yasaklarindan sakinmamla, dînine teslim olmamdir, diye bilirim.
S.islamin sartlarini bilir misin?
C.Evet, islamin sartlarinin akilli olmak, erginlik cagina ulasmak, islam Dîninden haberdar olmak, islamin ilâhi din din olduguna inanmak, yapabilme gücüne sahip olmak yani azalarin saglam olmasi olmak üzere bes sey oldugunu bilirim.
S.islamin rükünlerini bilir misin?
C.Evet, H.8- “islam Allah´tan baska hicbir ma´bûd = ciddî sevilen = hakîkaten Muhammed sallallâhu aleyhi ve sellem´in de Allah´in Rasûlü olduguna sehadet etmendir; ve namazi dosdogru, ta´dîl-i erkan üzere kilmandir; zekati müstehaklarina vermendir; ramazan irucunu tutmandir; yolunu = azik ve binegi bulsan, Beyt-i Muazzama´yi haccetmendir.“ hadîs-i serîfinde bildirildigi gibi bilirim.
Yani:
1-“Eshedu en lâ ilâhe illallah “Allah Teâlâ´dan baska azabindan korkulan, lütfuyla sevilen hicbir ma´bûd yoktur.“ diye sehadet etmekle beraber Ve eshedu enne Muhammeden abduhu ve Rasûluhu “Muhammed´´in de Allah´in Kulu ve Rasûlü = Elcisi oldugu“na sehadet etmektir.
2-Farz olusuna inanarak bes vakit namazi ihlas üzere ta´dîl-i erkanla devamli kilmaktir.
3-Farz olusuna inanarak zekati müstehaklara vermektir. Zekat da, nisaba giren mallardan belli bir cüz´ü Kur´an ve hadiste belirlenen siniflara göre sahislarin mülküne gecirmektir.
4-Farz olusuna inanarak ramazan orucunu tutmaktir. Oruc, niyetle birlikte fecrin dogusuyla günesin batisina kadar, yemek icmek ve orucu botan seylerden sakinmaktir.
5-Farz olusuna inanarak güc bulunmasi yolun da selâmetli olmasi sartiyla haccetmektir.