|
|
 |
|
|
Tâlibetu'l-ilm..
Üyelik tarihi: 16.10.2007
Mesajlar: 265
Teşekkür etti: 1,366
Teşekkür aldı: 266 konuda 1,743 kere
|
Bilir Misin?
Soru: En önce Allah Teâlâ’nın neyi yarattığını bilir misin?
Cevap: Evet:
“Ezelde Allah’la beraber hiçbir şey yok idi.” Diye hadîs-i şerifte belirtildiği üzere beraberinde hiçbir şey olmadığı halde ezelde Allah Subhânehu ve Teâlâ Tek ve Tenha idi; Zâtı’nı sevdi; ğayrinde Zâtı’nı görmek diledi.
Celal ve Cemal nurlarını birbirine ışıldadı; ışıldamasıyla sıfır yokluktan Zatı’na ayna kılmak üzere tek bir cevheri yarattı.
“Allah’ın ilk yarattığı şey Nebî’nin nurudur ey Câbir!” diye hadîs-i şerîfte belirtildiği üzere biz Müslamanlara göre Allah Teâlâ’nın Zâtı’na ayna kılmak üzere yaratmış olduğu ilk cevherin ismi “Hakîkat-i Muhammediyye”dir.
Sonra Allah Teâlâ “Hakîkat-i Muhammediyye” diye isimlendirilen ilk cevherden bunca âlemi yaratmıştır.
Demek Varlığı başlangıçsız olan ezeli, sadece Allah Teâlâ’dır. Allah Teâlâ’dan başkasının, mesela madde ve cevherlerin ezelî olduğuna inananın imanı doğru olmaz.
Soru: “Ne zamandan beri Mü’minsin bilirmisin?”
Cevap: Evet, Allah Teâlânın ruhları asker sıralamasıyla sıralayıp “Ben sizin Rabb’iniz değimliyim?” demeleri zamanından beri Mü’min olduğumu bilirim.
Soru: Ruh âleminde kul ile Allah nasıl sözleştiler bilirmisin?
Cevap: Evet, Allah Teâlâ’nın Rabb olmaklık hükmünü kullarına göstermek dilediğini; ilk kez ruhları karşısına aldığını; onlara hitaben: “Ben sizin Rabb’iniz değil miyim?”diye sorduğunu;
Celâli’nden daha ziyade lütuf ve Cemâli’ni görüp isim ve sıfatlarıyla onu tanıyan ruhların, aşk ve şevkle: “Evet sen bizim Rabb’imizsin. Şahid olduk.” Demeleriyle;
Cemali’nden daha ziyade kahır ve Celâli’ni gören ruhların ise, isim ve sıfatlarıyla O’nu tanımaksızın: “Evet Sen bizim Rabb’imizsin. Şahid olduk” demeleriyle sözleştiklerini bilirim.
Artık insan ruhları o günkü ikrar üzere dünyaya gelir; kimisi hatırlar, kimisi unutur.
Ömer bin Hattâb radıyallâhu Teâlâ anhu: “Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem’in: {Hatırla o vakti ki Rabb’in, Âdem oğullarının sırtlarından zürriyetlerini alıp çıkarttı…} diye El-A’raf Sûresi’nin 172’nci ayetinin manasından sorulduğunu: “Gerçekte Allah Teâlâ Âdem’i yarattı; Yemîni = Kuvvet ve Kudret’yle sırtını okşadı; akabinde sırtından zürriyetini alıp çıkarttı; ve: “Bunları cennet için yarattım; cennetlilerin amelini işlemekle çalışacaklar.” Buyurdu.” Diye cevap verdiğini;
Bu arada ashabdan birisinin: “O halde nerede amel ya Rasûlallah?” diye sorması üzerine:
“Hiç şübhesiz Allah Teâlâ cennet için bir kulunu yarattığı zaman, onu cennetlilerin işledikleri amelle çalıştırır: Nihayet o cennetlilerin işledikleri bir amel üzerine ölür; binnetice cennetlilerin işledikleri amelle çalıştığı için Allah da onu cennetine sokar.
Bir kulunu da ateş için yarattığı zaman, onu da ateşlilerin işledikleri amelle çalıştırır: Nihayet o da ateşlilerin işledikleri bir amel üzere ölür; binnetice ateşlilerin işledikleri amelle çalıştığı için Allah da onu ateşine sokar.” Diye buyurduğunu işittim.” Dedi.
Sizden birinizin sûretlenme ve teşekkûlâtı, annesinin karnında kırk günde toplanır. Bu kadardan sonra alaka olur. Bu kadardan sonra et çiğnemi olur. Sonra Allah Teâlâ ona dört kelimeyi yazması için bir meleği gönderir. Yani rızkını, ecelini, amelini, şakî veya saîd olmasını yazar. Sonra ona ruh üfürülür. Kendisi’nden başka hiçbir ilah olmayana yemin ederim ki, sizden biriniz cennetliklerin amelini işler, işler. Tâ ki onunla cennet arası bir zira’dan başka kalmaz. Ne bakarsın ki, kitab ondan önce geçmiş olur; derken tekrar ateşliklerin amelini işler. Ve nitekim ona girer. Ve gerçekte sizden biriniz ateşliklerin amelini işler, işler. Ta ki onunla ateş arasında bir arşından başkası kalmaz. Ne bakarsın ki, kitab ondan önce geçmiş olur; derken tekrar cennetliklerin amelini işler. Ve nitekim ona girer.” Hadîs-i şerifde işaret edildiği üzere insanın bedeni yaratılmadan önce ruhları kudsî huzurda idiler.
Kudsî huzur, dünyada insanın gözünün görmediği, kulağının işitmediği ve hiçbir zaman düşünemediği türlü zikir sesleri, ruhları okşayan nağmeler, güzel kokular, çayır, çimen ve her türlü nimetlerle dopdoluydu.
Anne rahminde insanın bedeninin şekillenmesi tamamlanınca, Allah Teâlâ’nın hüküm ve takdiriyle kudsî huzur denilen aslî vatandan ruhlar iniş yaptılar; kekliğin kafese girdiği gibi beden kafesi içerisine girip nefsle birleştiler. Demek insan, ruh ve bedenden ibarettir.
Halihazırda artık ruhlar beden kafesi içerisinde nefsle birlikte ğurbet diyarında imtihan olunmaktadırlar; inanan ve inancına göre yaşayan ruhlar, öldükten sonra aslî vatan kudsî huzura yani cennete girecekler; İslam Dînine inanmayanlar ise yolda cehennemde kalacaklardır.
Bilir misin? İsmail Çetin, Dilara Yayınları
__________________
Yâ zabiyyâti'l-kâi kulne lenâ
Leylâye min-kunne em Leylâ mine'l-beşer...
(Ey yaylanın ceylanları söyleyin bana
Leyla'm sizden biri mi yoksa beşer mi Leyla!)
|

02.03.2008, 22:39
|
semire isimli üye'ye teşekkür eden 30 üye:
#cahid#, Almula, azadeyim, barla_21, Dagistan, DeRCan, dilara92, diyarbekrî, ES_RA, hafsa, Hak-dilaram, HamS, kapına_geldim, kebirulcady06, koylu, mesutizm, monaroza, mor menekşe, muallim08, münacaat, Nazende, nesimi, nurgül, sanevi, SEHL, tayyibe, Üftade, Ummu Seleme, zenciiRii, ^MuHaMmEd^
|
|
|
محمد ديار بكري
Üyelik tarihi: 20.08.2007
Mesajlar: 1,741
Yarışma Puanı: 210
Teşekkür etti: 3,916
Teşekkür aldı: 1,578 konuda 5,940 kere
|
Allah razı olsun
mühim bilgiler
okuyalım inşeAllah 
|

02.03.2008, 22:44
|
diyarbekrî isimli üye'ye teşekkür eden 18 üye:
#cahid#, Dagistan, DeRCan, dilara92, ES_RA, hafsa, Hak-dilaram, kapına_geldim, kebirulcady06, mor menekşe, Nazende, nesimi, nurgül, SEHL, semire, tayyibe, Ummu Seleme, zenciiRii
|
|
|
.
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 12,209
Yarışma Puanı: 380
Teşekkür etti: 19,324
Teşekkür aldı: 8,483 konuda 26,362 kere
|
Allah razı olsun semire
Celâli’nden daha ziyade lütuf ve Cemâli’ni görüp isim ve sıfatlarıyla onu tanıyan ruhların, aşk ve şevkle: “Evet sen bizim Rabb’imizsin. Şahid olduk.” Demeleriyle;
Cemali’nden daha ziyade kahır ve Celâli’ni gören ruhların ise, isim ve sıfatlarıyla O’nu tanımaksızın: “Evet Sen bizim Rabb’imizsin. Şahid olduk” demeleriyle sözleştiklerini bilirim.
Bu görme işi, neye binaendir? Henüz ceset yok, neden kimisi cemali kimisi celali görüyor?
|

02.03.2008, 22:50
|
monaroza isimli üye'ye teşekkür eden 17 üye:
Dagistan, DeRCan, dilara92, diyarbekrî, hafsa, Hak-dilaram, HamS, kapına_geldim, kebirulcady06, mor menekşe, nesimi, nurgül, semire, tayyibe, Üftade, Ummu Seleme, zenciiRii
|
|
|
Hakkperest
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 4,855
Teşekkür etti: 10,500
Teşekkür aldı: 4,015 konuda 17,972 kere
|
esasen daha ince bir mevzu var: said ve şaki ayrımı ilk o sözleşmede beyan edilmiş oluyor... ruhlar aleminde inkar mümkün değil; ama sonra -tanımamaktan- kaynaklanan sapmalar söz konusu. bu ifade edilmiş.
yoksa göze ihtiyac duymayan görgü en kapsamlı görgüdür haddizatında...
|

02.03.2008, 23:00
|
Hak-dilaram isimli üye'ye teşekkür eden 17 üye:
Dagistan, DeRCan, dilara92, diyarbekrî, hafsa, HamS, kapına_geldim, kebirulcady06, monaroza, mor menekşe, nesimi, nurgül, semire, tayyibe, Üftade, Ummu Seleme, zenciiRii
|
|
|
Tâlibetu'l-ilm..
(Konuyu Başlatan)
Üyelik tarihi: 16.10.2007
Mesajlar: 265
Teşekkür etti: 1,366
Teşekkür aldı: 266 konuda 1,743 kere
|
Bu görme işi, neye binaendir? Henüz ceset yok, neden kimisi cemali kimisi celali görüyor?
__________________
Bu görme işi bizim ilk anda aklımıza gelen gözün görmesi değil.. Dediğiniz gibi henüz ceset yok.. Bu müşahadedir.. Bizim bildiğimiz görmekten daha üstün bir görme.. Bir de bu görmeyi ceset toprak olduğunda sekaretten itibaren yanılgısız görme (müşahade) ile daha iyi anlayabiliriz.. Kaldı ki elest bezmindeki görme hakikatini bilmemekle birlikte bunların fevkinde görme diye adlandırdığımız o aleme mahsus bir görmedir.. Allahu alem bi's-sevâb..
__________________
Yâ zabiyyâti'l-kâi kulne lenâ
Leylâye min-kunne em Leylâ mine'l-beşer...
(Ey yaylanın ceylanları söyleyin bana
Leyla'm sizden biri mi yoksa beşer mi Leyla!)
|

02.03.2008, 23:05
|
semire isimli üye'ye teşekkür eden 18 üye:
Dagistan, DeRCan, dilara92, diyarbekrî, hafsa, Hak-dilaram, HamS, kapına_geldim, kebirulcady06, mor menekşe, Nazende, nesimi, nurgül, SEHL, tayyibe, Üftade, Ummu Seleme, zenciiRii
|
|
|
.
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 12,209
Yarışma Puanı: 380
Teşekkür etti: 19,324
Teşekkür aldı: 8,483 konuda 26,362 kere
|
Ruhlar aleminde inkar mümkün değil ama görüş farklılıkları var
Bu konu, -kader mevzuu ile birlikte belki- iyi izah edilmeli  Yoksa akıllarda soru işaretleri kalabilir 
|

02.03.2008, 23:06
|
monaroza isimli üye'ye teşekkür eden 15 üye:
dilara92, diyarbekrî, hafsa, Hak-dilaram, kapına_geldim, kebirulcady06, mor menekşe, nesimi, nurgül, SEHL, semire, tayyibe, Ummu Seleme, İmran, zenciiRii
|
|
|
Hakkperest
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 4,855
Teşekkür etti: 10,500
Teşekkür aldı: 4,015 konuda 17,972 kere
|
monaroza´isimli üyeden Alıntı
Ruhlar aleminde inkar mümkün değil ama görüş farklılıkları var
Bu konu, -kader mevzuu ile birlikte belki- iyi izah edilmeli  Yoksa akıllarda soru işaretleri kalabilir 
ama yazı sahibi, bu konuyu ilgili hadisi bildirmekle net izah etmiş 
|

02.03.2008, 23:08
|
Hak-dilaram isimli üye'ye teşekkür eden 13 üye:
dilara92, diyarbekrî, hafsa, kapına_geldim, kebirulcady06, mor menekşe, nesimi, nurgül, SEHL, semire, tayyibe, Ummu Seleme, zenciiRii
|
|
|
.
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 12,209
Yarışma Puanı: 380
Teşekkür etti: 19,324
Teşekkür aldı: 8,483 konuda 26,362 kere
|
semire´isimli üyeden Alıntı
Bu görme işi, neye binaendir? Henüz ceset yok, neden kimisi cemali kimisi celali görüyor?
__________________
Bu görme işi bizim ilk anda aklımıza gelen gözün görmesi değil.. Dediğiniz gibi henüz ceset yok.. Bu müşahadedir.. Bizim bildiğimiz görmekten daha üstün bir görme.. Bir de bu görmeyi ceset toprak olduğunda sekaretten itibaren yanılgısız görme (müşahade) ile daha iyi anlayabiliriz.. Kaldı ki elest bezmindeki görme hakikatini bilmemekle birlikte bunların fevkinde görme diye adlandırdığımız o aleme mahsus bir görmedir.. Allahu alem bi's-sevâb..
Demek istediğim, neden bazılarına celalden bazılarına ise cemalden bakmaları nasib edilmiş
Bu takılabilir akılara  Celal'den bakanın nasibi unutmak, bir nevi bileti baştan kesilmiş gibi düşünülebilir diye 
|

02.03.2008, 23:09
|
monaroza isimli üye'ye teşekkür eden 13 üye:
dilara92, diyarbekrî, hafsa, Hak-dilaram, kapına_geldim, kebirulcady06, mor menekşe, nesimi, nurgül, SEHL, semire, Ummu Seleme, zenciiRii
|
|
|
Hakkperest
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 4,855
Teşekkür etti: 10,500
Teşekkür aldı: 4,015 konuda 17,972 kere
|
monaroza´isimli üyeden Alıntı
Demek istediğim, neden bazılarına celalden bazılarına ise cemalden bakmaları nasib edilmiş
Bu takılabilir akılara  Celal'den bakanın nasibi unutmak, bir nevi bileti baştan kesilmiş gibi düşünülebilir diye 
Ömer bin Hattâb radıyallâhu Teâlâ anhu: “Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem’in: {Hatırla o vakti ki Rabb’in, Âdem oğullarının sırtlarından zürriyetlerini alıp çıkarttı…} diye El-A’raf Sûresi’nin 172’nci ayetinin manasından sorulduğunu: “Gerçekte Allah Teâlâ Âdem’i yarattı; Yemîni = Kuvvet ve Kudret’yle sırtını okşadı; akabinde sırtından zürriyetini alıp çıkarttı; ve: “Bunları cennet için yarattım; cennetlilerin amelini işlemekle çalışacaklar.” Buyurdu.” Diye cevap verdiğini;
Bu arada ashabdan birisinin: “O halde nerede amel ya Rasûlallah?” diye sorması üzerine:
“Hiç şübhesiz Allah Teâlâ cennet için bir kulunu yarattığı zaman, onu cennetlilerin işledikleri amelle çalıştırır: Nihayet o cennetlilerin işledikleri bir amel üzerine ölür; binnetice cennetlilerin işledikleri amelle çalıştığı için Allah da onu cennetine sokar.
Bir kulunu da ateş için yarattığı zaman, onu da ateşlilerin işledikleri amelle çalıştırır: Nihayet o da ateşlilerin işledikleri bir amel üzere ölür; binnetice ateşlilerin işledikleri amelle çalıştığı için Allah da onu ateşine sokar.” Diye buyurduğunu işittim.” Dedi.
Sizden birinizin sûretlenme ve teşekkûlâtı, annesinin karnında kırk günde toplanır. Bu kadardan sonra alaka olur. Bu kadardan sonra et çiğnemi olur. Sonra Allah Teâlâ ona dört kelimeyi yazması için bir meleği gönderir. Yani rızkını, ecelini, amelini, şakî veya saîd olmasını yazar. Sonra ona ruh üfürülür. Kendisi’nden başka hiçbir ilah olmayana yemin ederim ki, sizden biriniz cennetliklerin amelini işler, işler. Tâ ki onunla cennet arası bir zira’dan başka kalmaz. Ne bakarsın ki, kitab ondan önce geçmiş olur; derken tekrar ateşliklerin amelini işler. Ve nitekim ona girer. Ve gerçekte sizden biriniz ateşliklerin amelini işler, işler. Ta ki onunla ateş arasında bir arşından başkası kalmaz. Ne bakarsın ki, kitab ondan önce geçmiş olur; derken tekrar cennetliklerin amelini işler. Ve nitekim ona girer.”
|

02.03.2008, 23:12
|
Hak-dilaram isimli üye'ye teşekkür eden 13 üye:
Dagistan, dilara92, diyarbekrî, hafsa, kapına_geldim, kebirulcady06, monaroza, mor menekşe, nesimi, SEHL, semire, Ummu Seleme, zenciiRii
|
|
|
.
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 12,209
Yarışma Puanı: 380
Teşekkür etti: 19,324
Teşekkür aldı: 8,483 konuda 26,362 kere
|
Zaten üsttekini bunu okuyunca sordum ya
Hiç şübhesiz Allah Teâlâ cennet için bir kulunu yarattığı zaman,
Bir kulunu da ateş için yarattığı zaman
Neyse kalsın  Ben anlatamıyorum 
|

02.03.2008, 23:18
|
monaroza isimli üye'ye teşekkür eden 12 üye:
Dagistan, dilara92, diyarbekrî, hafsa, Hak-dilaram, kapına_geldim, kebirulcady06, mor menekşe, SEHL, semire, Ummu Seleme, zenciiRii
|
|
 |
|
|