| Tevbe Eden, Günâh Islemeyen Gibidir TEVBE EDEN, GÜNÂH ISLEMEYEN GIBIDIR Bütün müminler için günâhlardan tevbe etmek farzdir. Cenâb-i Hak Sûre-i Tahrîsnin 8. âyetinde buyurdu ki;
(meâlen): Ey îmân edenler, Allâhü Teaaya öyle tevbe edin ki nasûh (gâyet ciddî, müessir) bir tevbe olsun. Gerek ki, Rabbiniz sizden kabahatlerinizi keffâretle örter de sizleri altindan irmaklar akan cennetlere koyar. O gün ki Allâh peygamberini ve onun maiyyetinde îman edenleri utandirmayacak, nurlari önlerinde ve saglarinda kosacak. Söyle diyecekler. Yâ rabbenâ, bizlere nurumuzu tamamla ve bizleri magfiretinle yarliga, affet. Sübhesiz sen herseye kadirsin. buyuruyor. Resûl-i Ekrem de (s.a.v.) Günâhlarindan rücû' edip Allâh'i zikirle yarisanlar, yarisi kazanmislardir. Zikir, onlarin günâh yüklerini sirtlarindan atti ve hafif olarak mahser yerine geldiler. buyurmustur.
Günâh isleyen kisi hemen isledigi günâhin akâbinde pisman olup tevbe etmeli; yapmis oldugu günâhi yok edecek bir iyilikte bulunmalidir. Sâyet hemen tevbe edemezse, günâhin akabinde onu yok edecek bir iyilikte bulunmalidir.
Zîrâ; kalp, dil ve diger âzâlar ile yapilan kötülükleri, yine bunlarla yapilan iyilikler mahveder. Kötülügü ne ile yapmissa iyiligi de onunla ve hattâ iyiligi bütün âzâlari ile yapmalidir.
Kalb ile yapacagi iyilik; Allâh'a yalvarmak, ondan afv ve magfiret dilemek, efendisinden kaçan köle gibi mahcûb olmak, bu mahcûbiyyetini, kibrin ziddi olan zillet ile âzâlarinda göstermek ve içinden iyilik yapmaya niyet etmektir.
Dil ile yapacagi iyilik; yaptigini Allâh'a (c.c.) itiraf edip Allâhdan af dilemek ve; Allâh'im, kötülük yaptim, kendime zulmettim. Sen beni bagisla, günâhlarimi magfiret et. diyerek, duâ yapmaktir.
Âzâlar ile yapacagi iyilik; ibâdetin miktar ve çesitlerini çogaltmak ve bolca sadaka vermektir. Resûl-i Ekrem (s.a.v.); Bir günâh isledigin vakit, hemen arkasindan bir sevâb ve iyilik yap ki, ona keffaret olsun. Gizli günâha gizli iyilik, asikâre günâha da âsikâre iyilik yap. buyurmustur. (ILA 137) |