Ey iman edenler!Cuma gunu namaz icin cagrildiginizda her turlu dunyevi alisverisi birakip Allah'i anmaya yani hutbeyi dinleyip namazi kilmaya kosun.Eger bilirseniz bu sizin icin daha hayirlidir.
Cuma-9
Cuma gününde öyle bir an vardır ki, günah veya akrabalarla ilişkiyi kesme konularında olmamak şartıyla kul Allahü teâlâdan bir şey isterse Allahü teâlâ mutlaka onu verir.
Buhari
GİrİŞ Yap
Online Üye
Şuan Forumda: 18 (2 Kayıtlı ve 16 Misafir) bulunmaktadır.
Admin ::
S.Mod ::
Mod ::
Yazarlar ::
İmtiyazlı Üye
Üye Albümlerinden
Üye albümlerinden en son eklenen resimler:
kabiliyet isimli üyenin,
güzel güne güzel resimlerle Albümünden
kabiliyet isimli üyenin,
güzel güne güzel resimlerle Albümünden
kabiliyet isimli üyenin,
güzel güne güzel resimlerle Albümünden
kabiliyet isimli üyenin,
güzel güne güzel resimlerle Albümünden
kabiliyet isimli üyenin,
güzel güne güzel resimlerle Albümünden
kabiliyet isimli üyenin,
güzel güne güzel resimlerle Albümünden
kabiliyet isimli üyenin,
güzel güne güzel resimlerle Albümünden
kabiliyet isimli üyenin,
güzel güne güzel resimlerle Albümünden
Burada hastahanelerde falan hep hazırdır teyemmüm yapılacak malzeme, sanıırm Türkiye'de yoktur
Güzelce öğrendiler, tatbikat da yaptırdım Dedim "evlerinize gidince eşleriniz bilmiyorsa onlara da öğretin"
Buraya da ekleyeyim
TEYEMMÜM ÂYETİ NASIL NÂZİL OLDU?
Nebiyy-i Muhterem`in aleyhisselam pâk zevcesi Âişe (radıyallahu anhâ) teyemmüm âyetinin geliş sebebini şu şekilde anlatmaktadır:
Resûlüllah Efendimizin seferlerinden birinde, birlikte yola çıkmıştık.
Medine ile Mekke yolu üzerinde bulunan Beydâ veya Zâtü`l-Cevyş mevkiine vardığımızda boynumdaki gerdanlığım kopup kayboldu.
Aransın diye Resûlüllah aleyhisselam o mahalde orduyu bekletti. Halbuki beklenilen yer, bir su başı değildi. Askerler, bu durumdan rahatsız oldular ve babam Ebû Bekir`e gelip:
"Yâ Ebâ Bekir! Âişe`nin ettiğini gördün mü? Resûlüllah`ı da aleyhisselam herkesi de yollarından alıkoydu. Su başında değiller. Kimsenin yanında su yok" dediler.
Babam benim yanıma geldi. Resûlüllah da aleyhisselam) uyumuş, mübarek başını dizime koymuştu. Ebû Bekir :
"Sen Resûl-i Ekrem`i de, herkesi de yolundan alıkoydun. Su başında değiller. Kimsenin yanında su yok" dedi. Babam Ebû Bekir, bu meâlde bana itâb etti, çok tarizlerde bulundu. Hattâ kızgınlığından eli ile böğrüme bile vurdu.
Böyle iken ben yine Resûlüllah`ın mübarek başı dizimde olduğu için, hiç kıpırdamadım. Geceyi orada geçirdik. Tan yeri ağarıp sabah namazı vakti girince Resûlüllah aleyhisselam kalktı.
Hiç su yoktu. Bunun üzerine yüce Allah teyemmüm âyetini (el-Mâide, 6) inzâl buyurdu. Herkes teyemmüm etti. Namazlarını teyemmümle kıldılar. Üseyyid bin Hudayr, bu hâdise üzerine:
"Ey Ebâ Bekir hânedanı! Bu sizin ilk bereketiniz değildir" dedi.
Bana hitaben de:
"Allah seni hayırla mükâfatlandırsın. Vallah senin hoşlanmadığın hiç bir iş başına gelmez ki, Allah onda senin için de, Müslümanlar için de bir hayır bulundurmasın" dedi.
Resûl-i Ekrem Efendimiz de, teyemmüm âyetinin nüzûlünden duyduğu sevinci;
"Senin gerdanlığının bereketi ne büyük imiş" buyurarak izhar ettiler.
Gerdanlık bütün aramalara rağmen bulunamadı.
Sonra gideceğimiz sırada üzerine bindiğim deveyi kaldırdık.
Gerdanlığı altında bulduk.
__________________ “Dilin salavat getiriyor durmadan..Ama, Mustafa’nın temizliğinden ne haber?"
Dinî ıstılahtaki mânası ise; pâk ve temiz toprak ile, kolları ve yüzü, özel bir şekilde meshetmek demektir.
Teyemmüm, sadece bu ümmete mahsus bir kolaylıktır.
Mü`minler su yokluğunda veya su bulunmakla birlikte hastalık v.s. gibi suyu kullanmanın imkânsız hâle geldiği bâzı durumlarda, hades (cünüplük veya abdestsizlik) hâlinden teyemmüm vasıtasıyla kurtulurlar.
Böylece ellerinde olmayan bir sebebden dolayı, Allah`a ibadet ve kulluktan geri kalmamış olurlar.
Teyemmümün, bu ümmete Allah`ın hususî bir lütfu ve ihsanı olduğunu, Resûlüllah Efendimiz şu şekilde belirtmişlerdir:
"Benden önce kimseye verilmeyen beş şey bana verildi: Bunlardan birisi de, yerin (toprağın) bana mescid ve temizleyici kılınmasıdır. Binaenaleyh kime nerede namaz vakti gelirse, hemen orada namazını kılsın."
(Eski ümmetler ancak Kiliseler gibi ibâdete mahsus yerlerde ibâdet edebilirlerdi.)
Bu hadîsten anlaşıldığı gibi, toprak, Müslümanlar için, hem üzerinde namaz kılabilecekleri temiz bir madde (namaza mâni bir pislik olmamak şartı ile), hem de aynı zamanda su bulunmaması hâlinde teyemmüm vasıtasıyla suyun yerini tutacak temizleyici bir unsur kılınmıştır.
Teyemmüm, Hicrî 5. veya 6. yılda meydana gelen benî Müstalik seferi sırasında, Mâide sûresinin altıncı âyetiyle meşrû` kılınmıştır.
"Allah, bununla size güçlük dilemez. Fakat sizi tertemiz yapmak ve üzerinizdeki nimetini tamamlamak ister. Tâ ki şükredesiniz", buyurulmaktadır.
Bu ifadeden, teyemmümün mü`minlere kolaylık ve rahmet olduğu, mü`minlerin mânevî temizliklerini ihmâl etmemelerine vesile teşkil ettiği anlaşılmaktadır.
Teyemmümü Meşrû` Kılan Sebebler Nelerdir?
Teyemmüm de, abdest gibi ancak bülûğa ermiş, aklı başında Müslümanlar üzerine vâcibdir. Teyemmüm başlıca iki sebebden dolayı meşru` hâle gelir:
1 - Gerçekten suyun bulunmaması. 2 - Hükmen suyun bulunmaması.
Hükmen Suyun Bulunmaması Ne Demektir?
Şu iki halde, su mevcut olmakla beraber hiç su bulunmamış hükmü geçerlidir:
1 - Temizliğe yetecek kadar bol su bulunur, fakat bir özür veya hastalık sebebiyle onu kullanmak tıbben mahzurlu olursa, bu durumda abdest veya gusülü su ile almak vâcib olmaktan çıkar. Bil`akis su kullanmayıp teyemmüm almak vâcib olur.
2 - Yahut, mevcut suya, temizlik dışında içmek ve yemekte kullanmak gibi daha zarurî bir ihtiyaç için gerek duyulabilir. Bu halde de, su, açlık ve susuzluğu gidermekte kullanılır. Abdest veya gusül için ise teyemmüm edilir.
Gerçekten Suyun Bulunmaması Ne Demektir?
İbâdet edecek kimsenin yanında suyun hiç olmaması veya temizliğe yetecek miktarda bulunmamasıdır. Bu vaziyette olan kişinin teyemmüm yapabilmesi için, önce durumuna göre, civarda su araştırması yapması gereklidir.
Şöyle ki:
* Susuz kalan kimse, şehir veya şehir gibi bir yerde ise, teyemmümden önce mutlaka su aramalıdır. Çünkü, böyle bir yerde araştırılırsa su bulunması kuvvetle muhtemeldir.*
Yolculuk esnasında ise, suyun bir millik bir mesafe içinde olması mümkün ve suyu aramaya gittiği takdirde de mal ve can emniyeti mevcud ise, suyu araması gerekir. Daha fazla uzaktaki suyu aramak mecburiyeti yoktur.
__________________ “Dilin salavat getiriyor durmadan..Ama, Mustafa’nın temizliğinden ne haber?"
2 - Elleri temiz toprağa iki kere vurarak, yüzün ve kolların tamamını meshetmek...
Birinci vuruşta yüz, ikincisinde de kollar meshedilir.
Teyemmümün Sünnetleri Nelerdir?
Teyemmümün başlıca sünnetleri şunlardır:
1 -Besmele ile başlamak. 2 - Toprak veya toprak cinsinden birşey üzerine elleri parmakların arası açık olarak koyduktan sonra, elleri öne doğru sürmek. 3 - Öne doğru sürülen elleri, önden arkaya doğru çekmek. 4 - Elleri topraktan kaldırınca, tozlu ise silkelemek. 5 - Tertibe riayet etmek. Yani önce yüz, sonra kolları meshetmek. 6 - Meshler arasında başka işler yapmamak, meshe ara vermemek.
Sünnet Üzere Teyemmüm Nasıl Alınır?
Teyemmüm edecek olan kimse, önce teyemmüme kalben ve dil ile niyet ederek, ellerini parmaklarının arası açık olarak temiz bir toprak veya toprak cinsinden bir madde üzerine koyup ileri doğru sürer. Sonra geriye çeker. Sonra ellerini çırparak fazla tozları silkeler. Bundan sonra iki eli ile yüzünün her tarafını kaplıyacak şekilde mesheder. Böylece toprağa birinci vuruş yerine getirilmiş olur. Sonra tekrar önceden yaptığı gibi, iki elini toprağa vurur, ellerini ileri-geri sürter, fazla tozu silkeler. Bundan sonra sol elinin işaret parmağı ile baş parmağını birbirinden ayırır, kalan üç parmağın iç kısmı ile sağ elinin arkasını dirseğine kadar sıvazlar. Önceden ayırmış olduğu işaret ve başparmağı ile de iç kısmını sıvazlar. Böylece sağ kolun meshi bitmiş olur. Sıra sol kolun da bu şekilde meshedilmesiyle, teyemmüm tamamlanmış olur. Görüldüğü gibi, teyemmümde önce niyet edilmekte, sonra eller toprağa iki kere vurularak birinci vuruşta yüz, ikinci vuruşta da sırasıyla sağ ve sol kollar sıvazlanmaktadır.
Teyemmümü Bozan Şeyler:
1- Abdesti bozan veya guslü gerektiren haller teyemmümu de bozar, hukümsuz bırakır. Teyemmumü mübah kılan özrün ortadan kalkmasıyla da teyemmüm bozulur. Meselâ su bulunmadığından veya hastalıktan dolayı yapılmış olan bir teyemmüm, su bulunduğu veya hastalık geçtiği anda bozulur.
2- Teyemmüm etmiş kimse, namaz içindeyken su bulursa, namazı bozulur. Abdest alıp namazı yeniden kılması gerekir.
3- Bir özürden dolayı teyemmüm eden kimse, diğer bir özre tutulsa, birinci özrü son bulmasıyla teyemmümü de son bulur. Diğer özrü için tekrar teyemmüm etmesi gerekir.
Teyemmümle ilgili bazı meseleler
1- Bir kimsenin, suyu bulamadığından dolayı teyemmüm yapabilmesi için yerleşim bölgesi dışında olması ve yerleşim yeri ile arasında en az 4000 adım (takriben 3 km)'lik bir mesafe bulunması gerekir.
2- Hastalıktan dolayı teyemmüm edecek kişi, suyun hastalığına zarar vereceğini ya da tecrübesi ile ya da doktor tavsiyesi ile bilmelidir.
3- Bulunduğu yere üç kilometreden daha fazla yakında su bulunduğunu tahmin eden kişi o istikamette üç dört yüz adım yürümeli ve suyu aramalıdır.
4 Bölgeyi bilen bir kimse varken, ona suyu sormadan teyemmüm edilemez. Eğer edilip namaz kılınır, bilahare üç kilometreden daha kısa mesafede su bulunursa, namaz iade edilir.
5- Kendisine su verileceği vaadedilen kişi hemen teyemmüm etmez, bekler.
6- Gusül yerine teyemmüm eden kişi, suyu bulamadan abdesti bozulursa sadece abdest yerine teyemmümünü yeniler.
7- Abdest alamayacak derecede hasta veya güçsüz olan kişi, mali gücü müsaitse kendisine abdest aldıracak birini tutar. Teyemmüm edemez.
8- Bir yere hapsedilip de abdest için su veya teyemmüm edecek bir madde bulamayan kimse namazı terkeder, abdest veya teyemmüm imkânı bulunca kılar.
9- Abdest organlarının yarısı veya yarıdan fazlası yaralı olan kişi su olsa bile abdest almaz, teyemmüm eder. Yara daha az yerinde ise sağlam yerleri yıkar yaralı yerlere mesheder.
10- Namaz vakti girmeden teyemmüm edilebilir. Ancak, namazın kılınması müstehap vakit çıkmadan su bulacağını ümid eden kişinin teyemmümü geciktirmesi iyidir.
11- Bir teyemmüm ile birden fazla namaz kılınabilir.
elinize gönlünüze sağlık. youtube arabistan'da aktif galiba
türkiye'de atatürk'e hakaret bahanesiyle -aslında savcıların suç unsuru teşkil eden konuşmalarının yayılmasınan dolayı- yasaklandı da göremiyoruz artık youtube'yi
__________________ İslam Su İnsan Balık; Suya Gir, Kurtul!