Üye Albümlerinden |
Üye albümlerinden en son eklenen resimler:
bir lahza isimli üyenin,
bizim yaramazlar... Albümünden
bir lahza isimli üyenin,
bizim yaramazlar... Albümünden
bir lahza isimli üyenin,
bizim yaramazlar... Albümünden
bir lahza isimli üyenin,
bizim yaramazlar... Albümünden
bir lahza isimli üyenin,
bizim yaramazlar... Albümünden
bir lahza isimli üyenin,
bizim yaramazlar... Albümünden
|
|
|
 |
|
|
Üye
Üyelik tarihi: 13.04.2008
Mesajlar: 52
Teşekkür etti: 40
Teşekkür aldı: 48 konuda 146 kere
|
Kaza namazi borcu olan nafile kilabilir mi?
Kazaya kalmış namazların kazası ile meşgul olmak, nafile namaz kılmaktan önemli ve önceliklidir. Ancak vakit namazları ile birlikte kılınan düzenli nafileler (revatip sünnetler) ve teravih namazı imkânlar ölçüsünde kılınmalıdır. Hz. Peygamber bir hadislerinde, "Kulun kıyamet günü ilk hesaba çekileceği konu, farz namazlardır. Eğer bu tamamsa işi kolaylaşmıştır. Aksi halde, "bakın bakalım, nafileden, bir şeyi var mı?" denir. Nafile ile farz eksikleri tamamlanır.." buyurmuştur (Tirmzî, “Salât”,188; İbn Mâce, “İkame”, 202).
__________________
UnUtMaa!! YaŞaDıĞıN Bu GüNüN TeKrArI YoKKK!!!
|

21.04.2008, 22:11
|
|
meysere isimli üye'ye teşekkür eden 3 üye:
|
|
|
Mukallid
Üyelik tarihi: 15.12.2007
Mesajlar: 1.200
Yarışma Puanı: 800
Teşekkür etti: 4.124
Teşekkür aldı: 1.148 konuda 5.008 kere
|
Bu Hadis-i Şeriften yola çıkarak Şafii fıkhı yanılıyor mu demeliyiz? Zira orada kaza borcu olanın vakit sünneti de olsa kılması haram...
Yoksa Hadis-i Şeriflerden hüküm çıkarmaya çalışmak yerine, müctehid alimlerin , fukahanın çıkardığı hükümlere tabi mi olmalıyız?
|

21.04.2008, 22:17
|
|
Dagistan isimli üye'ye teşekkür eden 5 üye:
|
|
|
kûnfeyekûn
Üyelik tarihi: 28.08.2006
Mesajlar: 1.647
Yarışma Puanı: 560
Teşekkür etti: 1.069
Teşekkür aldı: 1.260 konuda 3.886 kere
|
Dagistan´isimli üyeden Alıntı
Bu Hadis-i Şeriften yola çıkarak Şafii fıkhı yanılıyor mu demeliyiz? Zira orada kaza borcu olanın vakit sünneti de olsa kılması haram...
Yoksa Hadis-i Şeriflerden hüküm çıkarmaya çalışmak yerine, müctehid alimlerin , fukahanın çıkardığı hükümlere tabi mi olmalıyız?

__________________
Hey hakikat, sen ki bana elalemden yakınsın,
Hiç kimseye sözüm yok, haksız olan yakınsın,
Ben yazayım doğru bir söz her mecliste okunsun,
Zülfiyare dokunurmuş, dokunursa dokunsun.
|

22.04.2008, 08:07
|
|
MafraK isimli üye'ye teşekkür eden 4 üye:
|
|
|
Hakkperest
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 4.871
Teşekkür etti: 10.551
Teşekkür aldı: 4.046 konuda 18.183 kere
|
Soru: Muhterem hocam, bir namazda hem kazaya, hem sünnete niyet edilebilir mi?
-Buna olur diyemeyiz. Bu konuda Diyanet ile bazı zümreler arasında yıllar süren ihtilaf olmuştur. Fakat şöyle deriz, zayıf bir söze göre olur. Yani, bir kimse “niyet ettim sabah namazını kaza etmeye, şimdiki vaktin sünneti ile birlikte” derse, niyeti kaza için geçerlidir. Nafile sevabını alır mı? İnşallah alır. Vaktin ihyasının sevabını almış olur. Hanefilerden Şeyh Aliyyül Kâri, Şafiilerden İbn-u Hacer el Heytemi ve daha bir çok ulema ittifakla şöyle demektedirler; “Farza borcu olan bir kimsenin faziletli vakitlerde nafile(müstehab) namazların yerinde kaza namazlarını kılması vaktin faziletini yani sevabını kazandırır. Çünkü maksat, bu vakti namaz ile ihya etmek idi. Kazanın kılınması ile de vakit ihya edilmiş olur.”
En iyisi, kazaları bir an evvel bitirmeye çalışmaktır.
Şöyle bir soru akla gelebilir; “Sünnetimi terk eden şefaatime nail olmaz” hadisi varken sünnet namazlarını terk eden şefaatten mahrum olmaz mı?
Deriz ki, bu hadisteki “terk eden” ifadesi “tereke” değil “ragabe” dir. Yani yüz çeviren manasına gelir. Peygamber ashabınca sünnet kelimesi dinin tümü manasına kullanılmaktadır. Yani buradaki ifade “dinimi terk eden” manasına olur.
Aksi takdirde, “şefaatim büyük günah işleyenleredir” hadisine ters düşer. Mesela bu takdirde, “farz namazını terk eden şefaate nail olur da, sünneti terk eden şefaate nail olmaz” demek gerekir ki, bu da akıl işi değildir.
Soru: Kasten terk edilen namazın daha kazası da olmaz diyenler var. Bu konuda ne dersiniz?
-Bu söze katılmıyoruz. İnsan, namazı ya farziyetini inkâr ederek terk eder ki, bu zaten dinden çıkmış olur. Veya gafletinden veya unutarak terk eder. Bu ikinci kısmın her zaman kazası mümkündür.
Kaldı ki, İmam Nevevi, “namazı terk eden Müslüman-açık bir inkarı olmadığı müddetçe- sefih(budala, aklı zayıf) sayılır” demektedir ki, böyle biri tövbe edip, namazlarını kaza edebilir..
üstaz ismail çetin rahimehullah
|

23.04.2008, 15:28
|
|
Hak-dilaram isimli üye'ye teşekkür eden 8 üye:
|
|
 |
Yetkileriniz
|
Es ist Ihnen nicht erlaubt, neue Themen zu verfassen.
Es ist Ihnen nicht erlaubt, auf Beiträge zu antworten.
Es ist Ihnen nicht erlaubt, Anhänge hochzuladen.
Es ist Ihnen nicht erlaubt, Ihre Beiträge zu bearbeiten.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
|