Biriniz diğerinizi arkasından çekiştirmesin. Biriniz, ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz. O halde Allah'tan korkun. Şüphesiz Allah, tevbeyi çok kabul edendir, çok esirgeyicidir.
Hucurat-12
Kim ki yanında Müslüman kardeşinin gıybeti yapıldığı halde, gücü yeterken ona yardım etmezse, Allah onu dünya ve ahirette zelil kılar.
Camiu’s-Sağîr
GİrİŞ Yap
Online Üye
Şuan Forumda: 97 (14 Kayıtlı ve 83 Misafir) bulunmaktadır.
Admin ::
S.Mod ::
Mod ::
Yazarlar ::
İmtiyazlı Üye
Sabrin Fazileti Allah Teâlâ sabredenleri bircok sifatlarla vasiflandirmiş, Kur'an'in yetmiş küsur yerinde sabri zikretmiştir. Derece ve hayirlarin coğunu sabra izafe etmiş ve onlari sabrin meyvesi olarak göstermiştir. Ayetler Sabrettikleri ve ayetlerimize kesinlikle inandiklari zaman onlarin icinden, buyruğumuzla doğru yola ileten önderler yetiştirmiştik. (Secde/24)
Rabbinin İsrailoğullarina verdiği güzel söz, sabretmeleri sebebiyle tam yerine geldi. (A'raf/137)
Biz sabredenlerin mükâfatini, yaptiklarinin en güzeliyle vereceğiz. (Nahl/96)
İşte onlara sabretmelerinden ötürü mükâfatlari iki defa verilir. (Kasas/54)
Ancak sabredenlere ecirleri hesapsiz ödenecektir. (Zümer/10)
Bu bakimdan hicbir ibadet yoktur ki onun ecri takdir ve hesapla olmasin! Ancak sabir bu kaidenin dişindadir. Oruc sabirdan olduğu ve sabrin yarisi bulunduğu icin Allah Teâlâ, bir hadis-i kudside şöyle buyurmuştur:
Oruc yalniz benim icindir. Onun ecri de bana aittir.
Görüldüğü gibi, Allah Teâlâ ibâdetler arasindan orucu, kendi nefsine izafe etmektedir. Sabredenlere kendileriyle beraber olacağini va'dederek şöyle buyurmaktadir:
Sabredin, cünkü Allah sabredenlerle beraberdir. (Enfal/46)
Yardimi sabra bağlayarak şöyle buyurmuştur:
Evet sabreder sakinirsaniz, onlar hemen şu dakikada üzerinize gelseler rabbiniz size nişanli beş bin melekle imdad eder. (Âlu İmran/125)
Sabredenler icin başkalarina vermediği bircok şeyleri bir araya getirerek şöyle buyurmuştur:
İşte rablerinden bağişlamalar ve rahmet hep onlaradir ve doğru yolu bulanlar da onlardir. (Bakara/157)
Bu bakimdan hidayet, rahmet ve salâvatlar sabredenler icin toplanmiştir. Sabir makami hakkinda vârid olan bütün ayetleri saymak oldukca uzun sürer...
Hadisler
Sabir imanin yarisidir.
Size verilenlerin en azindan biri yakin ve sabir azimetidir Kime bu iki hasletten nasibi verilmiş ise artik o kimse elinden kacirdiği gece ibadeti ve oruc (sevaplari icin) üzülmez. Çünkü ondan daha üstününü elde etmiştir. Yemin olsun, eğer siz, üzerinde bulunduğunuz şey üzerinde sabredersiniz, bu benim nezdimde sizden bir kişinin hepinizin ameli kadar amelle bana gelmesinden daha sevimlidir. Fakat ben sizin üzerinize benden sonra dünyanin acilip gelmesinden, bazinizin bazinizi inkâr etmesinden, o anda semavât ehlinin de (meleklerin de) sizi inkâr etmesinden korkuyorum. Bu bakimdan sabreden ve ecrini Allah'tan bekleyen, sevabin kemâlini elde eder.
Daha sonra Hz. Peygamber şu ayeti okudu:
'Sizin yaninizdaki tükenir. Allah'in yanindaki ise, bakidir. Yemin olsun, sabredenlere ecirlerini hesapsiz vereceğiz'. (Nahl/96)
Hz. Peygamber'i iman sorulduğunda, cevap olarak şöyle buyurmuştur:
(İman) sabir ve cömertlikten ibarettir.Sabir, cennet hazinelerinden bir hazinedir.
Yine bir defasinda 'İman nedir?' diye sorulunca cevap olarak şöyle buyurmuştur:
Sabirdir.
Bu hadis-i şerif, Hz. Peygamber'in şu hadis-i şerifine benzer:
Hac Arefe'de vakfe'dir. Yani haccın en büyük rüknü Arefe'dir.
Amellerin en üstünü nefislerin zorlandiği ameldir.
Denildi ki: Allah Teâlâ Hz. Dâvud'a vahiy gönderek şöyle buyurmuştur: 'Benim ahlâkimla ahlâklan! Muhakkak ben cok sabirliyim!'
Atâ'nin İbn Abbas'tan rivayet ettiği hadiste deniliyor ki: Hz. Peygamber Ensar'in yanina girip şöyle buyurmuştur:
'Siz mü'min misiniz?' Ensar sustu. Bu esnada orada bulunan Hz. Ömer (onlarin yerine) 'Evet Ey Allah'ın Rasulu' diye cevap verdi.Hz. Peygamber devamla : 'Sizin imaninizin alâmeti nedir?' dedi.
'Biz genişlikte şükür, belaya karşi sabir ve kazaya karşi riza gösteririz' dediler.
Bunun üzerine Hz. Peygamber şöyle dedi:
Kâbe'nin rabbine yemin ederim ki durumu böyle olanlar mü'mindirler.
__________________ Ey gafil aç gözünü gel biraz intibaha, Üçgünlük dünya için kalkma at gibi şaha, Çalış hak gözet böylece er felaha, Bari yüzün ak olsun giderken ALLAH'a....
Zoruna giden birşeye karşi sabir göstermende cok hayir vardir.
Hz. İsa (aleyhisselam) şöyle demiştir:
Sizler sevdiklerinize ancak sevmediklerinize karşi gösterdiğiniz sabir sayesinde ulaşabilirsiniz.
Eğer sabir bir şahis olsaydi muhakkak kerim bir şahis olurdu. Allah Teâlâ sabredenleri sever.
Bu husustaki haberler sayilmayacak kadar coktur.
Ashab'in ve Âlimlerin Sözleri
Hz. Ömer'in Ebu Musa el-Eş'ari'ye göndermiş olduğu bir mektupta şunlar yaziliydi: 'Sabra yapiş! Bilmiş ol ki sabir, iki ceşittir: Biri diğerinden daha üstün ve faziletlidir. Musibetler hususundaki sabir güzeldir. Ondan daha üstün ve faziletlisi, Allah'in haram kildiklarina sabretmektir. Bil ki sabir, imanin temelidir. Şöyle ki: Muhakkak takvâ, hayir yapmaktan üstündür. Takvâ da sabirla olabilir'.
Hz. Ali şöyle demiştir: İman dört direk üzerine bina edilmiştir: 'Yakin, sabir, cihad ve adalet'. Yine şöyle demiştir: İmanda sabrin yeri, vücuttaki baş gibidir. Başi olmayanin vücudu yok demektir. Sabri olmayanin imani yoktur'.
Hz. Ömer (radıyallahu anh) şöyle demiştir: 'Sabredenler icin yükün iki kefesi ne güzeldir: O kefelerin üzerine konan alave ne güzeldir'.
Hz. Ömer yükün iki kefesinden namaz ile merhameti, Alave den de hidayeti kasdetmektedir. Alave, devenin sirtina vurulan yükün iki kefesinin üzerine konan şeye denir. Hz. Ömer bununla şu ayet-i celileye işaret etmiştir:
İşte rablerinden bağişlamalar ve rahmet hep onlaradir ve doğru yolu bulanlar da onlardir. (Bakara/157)
Habib b. Ebi Habib:
'Gercekten biz onu sabredici olarak bulmuştuk. O ne güzel kuldu, o daima (bize) başvururdu' (Sâd/44)
ayetini okuduğu zaman ağladi ve şöyle dedi: 'Hayret! Kendisi vermiş olduğu halde kendisi övüyor'.
Ebu Derdâ şöyle demiştir: 'İmanin zirvesi, hüküm icin sabir ve kadere de riza göstermektir'.
İşte buraya kadar söylediklerimiz nakil bakimindan, sabrin faziletinin beyanidir. İbret gözüyle bakmak acisindan ise, ancak sabrin hakikatini anladiktan ve mânâsini bildikten sonra anlarsin; zira faziletin ve rütbenin bilinmesi sifatinin bilinmesi demektir. Sifatin bilinmesi ise mevsufu bilmeden önce hâsil olmaz. Bu bakimdan biz sabrin hakikatini ve mânâsini zikredelim. Tevfik ancak Allah'tandir! http://kitap.ihya.org/i4/?cilt=4&s=159&an=10&yer=orta
[b]Allah Rasulü ''Sabır ilk tosladığında olandır'' buyuruyor çok güzel ve anlamlı Rasulün diğer tüm sözleri gibi.
Önemli bir hadis bu, Başımıza musibet geldiğinde bağırıp çağırıp küçük harfli isyanlardan sonra yapacak bişey olmadığını anladığımızda sonsuz yaratıcıya boyun eğmek değildir sabır.
Sabır Allah Rasulunun dediği gibi Musibeti duyar duymaz hiçbirşeye meyyal olmadan günebakan çüçekleri gibi gönlünü Rabbine çevirebilmektir.[/B]