7 Şevval 1429
07 Ekim 2008, Salı
7 Şevval 1429
07 Ekim 2008, Salı
Ayet
Muhakkak O (kur’ân), arşın sâhibi (Allah katında) yüksek mevkiye sâhip, çok şerefli, güçlü bir elçinin (Cebrâil’in, Allah’tan) getirdiği sözdür.
(Tekvir 19-20 )
hadis
Resullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Kim, rızkının Allah tarafından genişletilmesini, ecelinin uzatılmasını isterse sıla-i rahim yapsın.
(Buhari, Edeb 12)

GİrİŞ Yap

Kullanıcı ismi:
Şifreniz:

Beni hatırla

...........................................
Şifrenizi mi unuttunuz
yoksa hâlâ üye değil misiniz? Hemen Üye Olun

Arama


Gelişmiş arama yap

Online Üye

Şuan Forumda: 31 (4 Kayıtlı ve 27 Misafir) bulunmaktadır.

Online   DeRCan, okyanus, yahya Dagistan



Hak-dilaram » DİNİ KONULAR » Fıkıh » Takva Kapısının Hayâ Kapısını Ihlal Etmek


 
Seçenekler
adıdeğmez....
 
hafsa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 16.08.2007
Mesajlar: 2.711




Teşekkür etti: 15.825
Teşekkür aldı: 2.566 konuda 9.468 kere
kucult  büyük
Takva Kapısının Hayâ Kapısını Ihlal Etmek

TAKVA KAPISININ HAYÂ KAPISINI İHLAL ETMEK


Aklın hayatı hayâdır. Hayâyı prensip eden bir akıl, hayâ düsturu ile dînin ve bedenin etrafına bir sur çevirmiş demektir. Görülmez mi

“Hakîkî utancı Allah’tan dileyin. Her kim hayânın hakîkatini Allah Teâlâ’dan taleb ederse, başını ve başının kuşatıp topladığı (beş zâhiri duyularını birleştiren müşterek hissi ile, beş bâtınî duyularını ve şehvet ile gazab kuvvetinden mürekkeb nefs-i nâtıkasının on iki kuvvetleri) nı korusun.
(Buna muvaffak olabilmek için de) Ölümü ve cesedin çürümesini hatırlasın. Her kim ahireti (lezzetlerini) dilerse, dünya hayatının ziynetlerini terk eder (yani gayri meşrû’yu). Her kim bunu işlerse şüphesiz gereğince Allah Teâlâ’dan hakîkî hayâyı kasbetmiş olur.“ mealindeki hadîs-i şerif aklın bu düsturunu nasıl açıklamıştır.

İmam Münâvî bu hadîsin şerhinde şöyle demektedir:
Bir post, tabaklamakla temizlenip birçok terbiyeden sonra parladığı gibi hayâ sıfatıyla da nefs terbiye olunup temizlenir. Demek nefs birçok terbiyelerden geçtikten sonra, akıl, kalb, ruh ve rûhânîlerin nurlarıyla nurlanılır. Artık nurlanmakla parladı mı, hem kendini bilir hem de Allah Teâlâ’nın ma’rifet denizine girer; dünyadaki hayâsı, ahirette saadet hayatına kalbolunur.

Binaenaleyh akıl ve kalbin hayatları hayâdır. Hayâ etmek düsturuyla akıl yukarıdaki hadîs-i şerifte beyan olunan nefs-i nâtıkanın on dokuz kuvvetini esir alır. Artık beden şerhine hükümran olur. Yine görülmez mi ki hayâ imandan sayılmıştır.


İktibas: Muhassal Medenî Ahlâk
Üstaz İsmail Çetin kuddise sirruh
Dilara Yayınları
__________________
...Allâhumme eınnî alâ zikrike ve şukrike ve husni ibâdetik...
eski 22.06.2008, 11:24 hafsa isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #1
hafsa isimli üye'ye teşekkür eden 7 üye:
adıdeğmez....
(Konuyu Başlatan)
 
hafsa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 16.08.2007
Mesajlar: 2.711




Teşekkür etti: 15.825
Teşekkür aldı: 2.566 konuda 9.468 kere
kucult  büyük
__________________
...Allâhumme eınnî alâ zikrike ve şukrike ve husni ibâdetik...
eski 23.08.2008, 12:32 hafsa isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #2


Seçenekler




Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 06:35 .