| | Sayfa 1 Toplam 2 Sayfadan | 1 | 2 | > | |  |
| | Hakkperest
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 5.173
1 Albümü var
Teşekkür etti: 10.845
Teşekkür aldı: 4.411 konuda 20.721 kere
| DiL ve HAYATA KATKISI Henüz bu yüzyılın başlarında /Benjamin Lee Whorf/ isminde bir dilbilimci ortaya müthiş bir iddia atmıştı. Diyordu ki : Kişinin konuştuğu dilin yapısı, o dili konuşanı belli bir tarzda konuşmağa ve belli bir tarzda davranmağa zorlar.
İlk duyduğumuzda itiraz edilebilir bir fikir gibi gözükse de üzerinde biraz düşündüğümüz zaman gerçeğin böyle olmadığını anlamamız zor olmaz.
Her dilin belli bir yapısı vardır. Bu yapı genel olarak Özne, Yüklem, Tümleç, Zarf, Edat ve Harfi tarif gibi elemanların cümlenin neresinde ve nasıl bulunabileceğini tarif ediyor gibi görünse de aynı yapıda diller için bile farklı anlamlar sözkonusu olabilir.
Türkçe ile Batı dilleri arasındaki en büyük ayrım cümlenin diziliş (ve tabii düşünülüş) sırasındadır:
"Ben İstanbul'a gidiyorum" (ya da İstanbul'a gidiyorum) kelimesini ele alalım. Bunun İngilizce'deki karşılığı "I'm going to Istanbul" şeklinde olacaktır. Öznede bir sorun yok, o yerinde duruyor fakat fiilin yeri değişik. İki dildeki söylenişi gizli özne ile yazacak olursak
Türkçe'si : İstanbul'a gidiyorum
İngilizce'si : Gidiyorum a'İstanbul.
şeklinde meydana gelmektedir. Ve bu da tabii ki daha cümleyi düşünme aşamasından itibaren bizi etkileyecek ve bu etki davranışlarımızın sırasına kadar işin içine girecektir.
"Ne yapacağını önceden söylemek", yâni önce eylemi göstermek batı dillerindeki avantajlardan birisidir. Türkçe konuşurken bunu yapamayız. Çünkü eylemi en sona bırakıyoruz. Bu durumda Türkçe'de eylemi rahatlıkla değiştirebilir ve cümlenin ortasında, gitmekten vazgeçtiyseniz, bunu kimse farketmeden değiştirebilirsiniz: "İstanbul'a ... gitmiyorum.". Oysa aynı şeyi İngilizce konuşan birisi yapamaz, "I'm going to ... " bir yere gideceğini söylemiştir ve karar verilmiş durumdadır. Olsa olsa daha yakın bir yerle değiştirebilir. Meselâ İstanbul yerine Eve gitmeğe karar verebilir. "I'm going to ... Home". Türkçe'de eylem en sona kaldığı için, bol bol konuşup hiç bir şey yapmamak durumuna sıkça rastlanır.
Ziya Mete'nin Yaşamdersleri/Ekinoks için yazdığı son yazıdan alıntı.. | 
12.09.2006, 09:42
| |
Hak-dilaram isimli üye'ye teşekkür eden 2 üye:
| | | Hakkperest (Konuyu Başlatan)
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 5.173
1 Albümü var
Teşekkür etti: 10.845
Teşekkür aldı: 4.411 konuda 20.721 kere
| "...Anadili Türkçe olan bir kişinin kısa cümlelerle düşündüğü, konuşma anında ise bu kısa cümleleri çeşitli yollarla birbirine bağlayarak karmaşık yapılar kurduğu görüşündeyim. Bu "cümle bağlama eğilimi" bazı konuşurlarda zayıf, bazılarında ise adeta bir hastalık derecesinde güçlü olabilir. Bu son durumda ortaya çıkan dilsel yapılar, insan zihninin üstün olanaklarını en güzel şekilde yansıtıyor.
Farklı dil gruplarına ait birçok dili incelediğim halde şimdiye kadar hiçbir dilde beni Türkçe'deki karmaşık cümle yapıları kadar büyüleyen bir yapıya rastlamadığımı söyleyebilirim. Biraz duygusal olmama izin verirseniz, bazen kendime "keşke Chomsky de gençliğinde Türkçe öğrenmiş olsaydı... ", diyorum. "Eminim o zaman çağdaş dilbilim İngilizce'ye göre değil, Türkçe'ye göre şekillenmiş olurdu..."
Johan Vandewalle
Belçikalı dilbilimci. Şu an 34 dil ve lehçe bilmekte. Dünyanın en iyi dil bilimcisi olarak gösterilmekte. | 
12.09.2006, 09:45
| |
Hak-dilaram isimli üye'ye teşekkür eden 2 üye:
| | | Üye
Üyelik tarihi: 30.08.2006
Mesajlar: 36
Teşekkür etti: 1
Teşekkür aldı: 5 konuda 9 kere
| ben arapçayı konuşabilmek isterdim.
__________________ Günde en az 70 defa ölümü hatırlıyor muyuz?! | 
12.09.2006, 10:35
| | | Hakkperest (Konuyu Başlatan)
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 5.173
1 Albümü var
Teşekkür etti: 10.845
Teşekkür aldı: 4.411 konuda 20.721 kere
| elest´isimli üyeden Alıntı ben arapçayı konuşabilmek isterdim. ne güzel bir istek
o halde arabca öğrenmeyi Allah size nasib eyleye. amin... | 
12.09.2006, 21:57
| |
Hak-dilaram isimli üye'ye teşekkür edenler
| | | Gast
Mesajlar: n/a
| Hak-dilaram´isimli üyeden Alıntı ne güzel bir istek
o halde arabca öğrenmeyi Allah size nasib eyleye. amin... bana da inşaAllah. | 
12.09.2006, 23:49
| | | Gast
Mesajlar: n/a
| Hak-dilaram´isimli üyeden Alıntı : Kişinin konuştuğu dilin yapısı, o dili konuşanı belli bir tarzda konuşmağa ve belli bir tarzda davranmağa zorlar.
"Ne yapacağını önceden söylemek", yâni önce eylemi göstermek batı dillerindeki avantajlardan birisidir. Türkçe konuşurken bunu yapamayız. Çünkü eylemi en sona bırakıyoruz. ..
biraz düşününce dilimizin tavrımızı etkilediğine ben de inandım.
batılılar önce eylemi yerine getiriyor ve sonra hakkı olursa konuşuyor.. biz ise bülbülle yarışırız da eylemi unuturuz , millet ve hatta ümmet olarak halimize bir göz atarsak söz ne kadar doğru değil mi? | 
12.09.2006, 23:58
| | | Üye
Üyelik tarihi: 28.08.2006
Mesajlar: 68
Teşekkür etti: 2
Teşekkür aldı: 19 konuda 42 kere
| Gülsemmi , Ağlasammı .
__________________ Seni aramam için beni uzağa attın , Alemi benim beni kendin için yarattın . | 
13.09.2006, 00:30
| | | Şeref Üyesi
Üyelik tarihi: 27.08.2006 Nerden: istanbul
Mesajlar: 747
Yarışma Puanı: 160 Teşekkür etti: 23
Teşekkür aldı: 164 konuda 345 kere
| Hak-dilaram´isimli üyeden Alıntı Türkçe'de eylem en sona kaldığı için, bol bol konuşup hiç bir şey yapmamak durumuna sıkça rastlanır. | 
13.09.2006, 00:35
| | | Üye
Üyelik tarihi: 28.08.2006
Mesajlar: 68
Teşekkür etti: 2
Teşekkür aldı: 19 konuda 42 kere
| Ama ben yinede ,
Arapçayı çok beğeniyorum dillerini öğrenip , onlar gibi konuşabilmek ve hatta onlar gibi olmasada yine ve yine onlar gibi konuşabilmeyi istiyorum .
Çok konuşup , hiç bir icraatta bulunmamaya gelincede , sanırım o bir çoğumuzda bulunan bir hastalık alışkanlık gibi bir şey yani .
Rabbim cümlemizi çok konuşup , boş uygulamalardan muhafaza eyler inşaallah .
__________________ Seni aramam için beni uzağa attın , Alemi benim beni kendin için yarattın .
Konu sinem tarafından (13.09.2006 Saat 00:43 ) değiştirilmiştir..
| 
13.09.2006, 00:39
| | | Şeref Üyesi
Üyelik tarihi: 27.08.2006 Nerden: istanbul
Mesajlar: 747
Yarışma Puanı: 160 Teşekkür etti: 23
Teşekkür aldı: 164 konuda 345 kere
| Türkçe o kadar karmaşık bir dilki; eğer bunun yanında başka bir dile özellikle de ingilizce gibi basit ve kolay bir dile sahip olursanız bunun farkına varmanız çok kolay...
zaten bu kolaylıktan ve basitlikten dolayı dünya dili değil mi?
Türkler en zoru başarmışlar; zoru severiz biz...dilimizden bile belli değilmi?
ama şöyle bir kavram mevcut deil;
Türkçe'si : İstanbul'a gidiyorum
İngilizce'si : Gidiyorum a'İstanbul.
bütün düşünceler sadece kendi dili içerisinde anlaşılabilir...en basit bir cümle dahi; bu şekilde açıklanırsa anlamsız olur; ama bu düşünceyi ingilizce içerisinde düşünür isek anlam olarak türkçeden pek te bir farkı kalmaz....
muhabbetle... | 
13.09.2006, 00:41
| |  | | Sayfa 1 Toplam 2 Sayfadan | 1 | 2 | > | |
Benzer Konular | | Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | son Mesaj | | Hayata Dair | vaktileyl | Serbest Kürsü | 0 | 26.09.2006 12:44 | | Hayata Dair | FIRAT | Serbest Kürsü | 0 | 31.08.2006 18:53 | Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 09:58 .
Powered by: vBulletin Version 3.7.2 (Türkçe) Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0 RC5 Bazaar Desings |