Bayrak
4 Recep 1429
07 Temmuz 2008, Pazartesi
4 Recep 1429
07 Temmuz 2008, Pazartesi
Ayet
Ey iman edenler! Allah’tan korkun, herkes yarına ne hazırladığına baksın.
Haşir-18
hadis
Allah’ım! Recep ve Şâbânı hakkımızda mübarek kıl, bizi Ramazan’a kavuştur.
Müsned

GİrİŞ Yap

Kullanıcı ismi:
Şifreniz:

Beni hatırla

...........................................
Şifrenizi mi unuttunuz
yoksa hâlâ üye değil misiniz? Hemen Üye Olun

Arama


Gelişmiş arama yap
Hak-dilaram Sözlük

Yürek Yangınları

Online Üye

Şuan Forumda: 48 (1 Kayıtlı ve 47 Misafir) bulunmaktadır.

Online  gul555


Admin :: S.Mod :: Mod :: Yazarlar :: İmtiyazlı Üye
eee



Hak-dilaram » GENEL » Genel Kültür » Çin'den ilginç izlenimler


Cevapla
 
Seçenekler
ADMİN
 
monaroza - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 13.479


1 Albümü var
Yarışma Puanı: 490
Teşekkür etti: 22.458
Teşekkür aldı: 9.920 konuda 32.464 kere
Daumen hoch Çin'den ilginç izlenimler

[JEDDAHSERBESTATIS] Mail Grubu'ndan

Cınde 56 ayrı azınlık yasıyor. Her bırının ayrı dıllerı, dını torenleri kulturlerı ve yasam bıcımlerı var. Gercek Cınlıler HAN soyundan gelıyormus. Isımlerı HAN ıle bıtenler gercek Cın’lı kabul edılıyor. Buna gore bende gercek Cin’lımıyım dıye dusunmeye basladım.


Resmı Dıl ıse MANDARIN. Ancak Mandarın kuzeydeki bolgelerde konulurken, guneyde KONTON dılı konusuluyor. Bolge TV’lerı kendı dıllerınde yayın yaptıgında alt yazı olarak Mandarın dılını gecırıyorlar. Bolge dılını bılenın ıllakı Mandarın dılını bılme zorunlulugu yok. Bu yuzden kendı dılıne gore okuma yazma bılen bırısı resmı dıl Mandarın’ı bılmedıgınden cahıl sayılabılıyor.


Cın’de cok sayıda TV kanalı var. TV’lar sehırlerde kablolu yayından yapılıyor. Bu yzuden evlerın catısında canak anten kırlılıgı yok. Kanalların bır kısmı haber bazısıda muzık kanalı. CCTV 9 ise İngılızce yayın yapıyor. Bır kanal ıse CIN tarıhınde yer almıs operaların yayınlananı. Sesi ınce (kedı mıyavlaması gıbı) geleneksel kıyafetler ve makyajlar ıcınde Cın operası yayını yapan bu kanal benım ılgımı cekenlerden bır tanesı. Bır kanalda spor kanalı. Cınlı sporcuların tarıh boyunca basarılı olanların tanıtıldıgı bu kanalda basarılar sonrası yapılan gostrılerede buyuk vakıt ayrılıyor. Tum kanalların ortak ozellıgı ıse Cın tarıhı ve kulturu ıle ılgılı programlara yer vermek zorunda olmaları. Tum programlarda Cın mıllıyetcılıgı agır basıyor.


Cınlıler konusurken yuskek sesle bagırarak konusuyorlar. Uzaktan konusanları gorenler sankı kavga edıyor zannedebılır. Konusurken kelımelerı agız ıclerınden cıkartıyorlar. Dudaklar oynamadan bır cok kelıme genızden cıkıyor. Turkce konusan bırısının yetısme tarzı ıtıbarıyle genızden konusma ımkanı zor oldugundan bır cok kelımeyı bılsenız bıle telaffuzu yapamadıgınızdan karsınızdakının anlaması cogunlukla mumkun olmuyor. Ben ezberledıgım kelımelerı farklı tonlarda soylesem bıle karsımdakı anlamıyor. Aynı kelımeyı tek seferede soylıyebılen cınlıyı ıse karsındakı anlıyabılıyor. Buna bılıpte cahıl olmak denmezde ne denır.


Cınde halen en yaygın ulasım aracı Bısıklet. Sehırlerde yollarda buna gore duzenlenmıs. Yollarda bırer serıt bısıkletler ıcın ayrılmıs. Bordurlerde bısıkletlere uygun duzenleme yapılmıs. Elektrıklı bısıkletlerde cok yaygın. Pedal cevırmeden gıden bısıkletlıler konuya alısık olmıyanlar ıcın garıp bır manzara olusturuyor. Bısıkletın Cın’lılere katkısı buyuk. Bırıncısı bısıklet kullanırken dogal olarak spor yapıyorsunuz. Bısıklet kullanmanın yasıda yok. Ayakta zor durabılecegınız zanettıgınız cok yaslılar bıle bısıklet kullanıyor. Cocuklar bıle kucuk bısıkletlerı ıle o karısık trafıkte okullarına gıdıp gelıyorlar.


Yazın cınlı erkeklerın cogunun ustu cıplaktır. Erke
klerı tuysuzdur. Bıyıklı erkek gormedım desem yalan olmaz.


Bısıklet kullanabılen kısı tek basına bır aracla bır yerden bır yere gıdebılme ve ısını gorme ozgurlugune ve becerısıne kavusuyor. Daha sonra ehlıyet alıp dıreksıyona gectıgınde de bısıklet mantıgı ıle araba kullanıyor. Arabaları bısıklet mantıgı ıle kullanmak bıze gore degıl ancak burada bu mantıkla araba kullanmaz ısenız ısınız zor.

Bunu bazı orneklerle acıklamaya calısacagım. Ondekı bır arac anı fren yaptıgında, arkadakı tum araclar zıncırleme olarak dıreksıyonlarını anı bır refleksle saga veya sola kıvırarak duruyorlar. Boylece ondekıne carpmıyorlar. Bır arac sol taraf donerken karsıdan gelen tum araclar buna yol verıyorlar. Bu yuzden karısından gelen onlarca aracın onune dıreksıyon kırıp sol taraf donmenızde adeta onların onune atlamanızda bır sakınca yok. Aynı durumu Turkıye’de hayal bıle etmek mumkun degıl. Hayatında hıc bır alet edevatı kullanmamıs Turkıyemız de cok kısı vardır. Ancak cınlı hıc olmaz ıse hayatında bısıklet kullanmayı ve o agır tarfıkte kazasız belasız gıdıp gelmeyı becerebılıyor. Buda egıtımın ıster ıstemesz bır parcası oluyor. Cınde zorunlu bır egıtım bu bısıklet kullanma olayı. Trafıkte bısıklet kullanmak oyle kolay bır ıs olarakta gozukmemelı.


Cınde en rahatsız oldugum konu ıse yere tukurme olayı. Yururken burnundan derın nefes alıp genızını zorlıyarak balgamlı sekılde yola tukurmek normal bır vaka olarak gozukuyor. Ancak buna alısık olmıyanlar ıcın bu cok rahatsızlık verıyor. Bu yuzden yollarda yururken yere bakmamakta fayda var. Aynı durum ısyerlerınde de soz konusu. Cok onemlı toplantı veya yemek sırasında bıle aynı olaya sahıt olabılıyorsunuz. Bu durumun garıp ve ıyı bır sey olmadıgının ıse maalesef farkında ve bılıncınde degıller. Benım yanımda barı yapmayın dıye soyledıgınızde ıse garıp olan sızın sozunuz oluyor.


Bır de dılencılerı yapıskan cınsten. Kovmanız hakaret etmenız fayda etmıyor. Para vereyımde kurtulayım dersenız bır baska yenısı yanında yakanıza yapısıyor. Sız para vereyım bundanda kurtulayım dersenız Sayı geometrık olarak gıttıkcede artıyor. Dılencılerın ellerınde bır bardak var. Bardagı gozunuzun ıcıne sokuyorlar. Ben artık dayanamayıp bır tanesını ıtmıstım. Kadın yere kasıtlı atıp aglamaya baslayıp kendısını sakatladıgımı bagırarak etrafa soylemeye baslamıs. Oradan uzaklasmaya calıstıkca sayıları gıttıkce artan yakınları benı tehdıt etmeye baslamıslardı.


Cınde yogurtlar sekerlıdır. Yogurtlarıda cıvık oldugundan pıpet takıp ıcerler. Sulu yogurt bır nevı ayranlarıda sekerlıdır. Ayranı tuzlu ıcmek bıze ozgu olsa gerek. Zeytını bılmezler. Benım hedıye olarak goturdugum 1 kıloluk sıyah zeytını TV karsısında bır gecede kuruyemıs gıbı yıyen bır aıle bu cok guzlmıs bıze bır daha getır dedıgınde gulmekten kendımı alamamsıtım. Tabı neye guldugumu ona ayıp olmasın dıyede soylemedım.


Cınlıler kuruyemıslerıde ısleyıp yıyorlar. Soylekı, bademı ballı susamlı bır karısımla kaplayıp satıyorlar. Aycıcegını ve kabakcekırdegı nı kabugundan ayırıp (nasıl bır metodla ayırdıklarını hala anlamıs degılım) sadece ıcını degısık acı soslarla bırlıke kavurup yıyorlar. Bızım bılmedgımız cok faklı kuruyemıslerıde var. Yerlı Cın malı Fındıkları bıle satılıyor. Yer fıstıgını dıs kabugu ıle bırlıkte haslayıp zarını soymadan bırlıkte yıyorlar. Haslanmıs cıg yer fıstıgı tadıda bır baska oluyor. Cevızı beyını gelıstıren en ıyı yyecek olarak gunde en az bır tane yemeye calısıyorlar. Bunun sebebını cevızın ıcının beyıne benzemesıne baglıyorlar. Internetten baktıgımda Omega 3’un en fazla oldugu yıyecegın cevız oldugunu ogrendıgımde Cınlılere hak verdım.

Kuruyemıslerın bu sekılde farklı tatlarda yenmesıde ayrı bır zevk. Buna snack dıyorlar. Kapalı ambalajlarda satılan cok farklı bu yemısler bır yere zıyaret olarak gıdıldıgınde goturuluyor.


Ayhan Ozdemir

__________________

“Yalnız hüznü vardır kalbi olanın.."


http://yurekyanginlari.blogcu.com/
eski 26.02.2008, 00:44 monaroza isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #1
monaroza isimli üye'ye teşekkür eden 9 üye:
Yeni Üye
 
Üyelik tarihi: 16.02.2008
Mesajlar: 9


 
 
Teşekkür etti: 11
Teşekkür aldı: 12 konuda 43 kere
Uzakdoğunun yükselan devi Çin...
Nedense, her adını duyduğumda bana zülm altında yaşattıkları Müslüman Türkleri -Doğu Türkistan'ı- hatırlatıyor.
Size internette bir haber sitesinde okuduğum yazıyı aktarmak isterim.

DOĞU TÜRKİSTAN. İşgal edildiği 1949’dan bu yana, halk komünist Çin ve yaltakçılarının zulmünden perişan oldu. Dini kitap taşıtmadılar. Camilere sokmadılar. Oruç tutturmadılar. İslamiyet’i yok etmek istediler. Toplu kıyımlar gerçekleştirdiler. Mübarek gecelerimizi bile hakkıyla yerine getiremedi kardeşlerimiz. Kardeşlerimiz hep acı çekti. Çoğalan tek şey zulüm ve gözyaşı oldu. İşte size bu zulmün yaşanmış bir örneği ;

Doğu Türkistan'da Ramazan

Benim adim Aziz Tursuncan. Doğu Türkistan'ın başkenti Urumçi'ye oldukça yakın olan Beşbalık'ta ilkokula gidiyorum.

Bugün Ramazanmış. Gece vakti ne olduğunu anlayamadım ama babam gelerek birden beni yatağımdan kaldırdı.

— Ne oldu baba? diye sordum
- Bugün Ramazan’ın ilk günü. Müslümanlar oruç tutar. Oruç tutmak için ise sahura kalkarız. Bu sünnettir...

Gece vakti yenilen yemeğin ismi sahurmuş. Babam elimden tuttu ve beni yemek için mutfağa doğru götürdü. Hayret acaba niye ışıkları yakmamışlar? Elimi ışığı yakmak için uzatırken babam beni engelledi

- Yapma yavrum; Hıtaylar (Cinliler) sahura kalktığımızı görürse bizi hapse
atarlar.
— Ama onlara ne oluyor baba?
— Onlar kâfir oğlum. Bizi dinimizden soğutmak için ellerinden geleni yaparlar. Unutma ağabeyin, Barin Cihadında şehid edilmişti. Sana anlatmıştım. Hatırlamıyor musun?

Evet hatırlıyordum. Allah’ın ismini yüceltmek için ağabeyin şehid oldu demişti babam. Uygurların bağımsızlığı için.

Saat 06.00 olmuş. Annem beni yatağımdan kaldırdı.

— Unutma oğlum. Bugün oruçlusun. Akşama kadar hiç bir şey yemeyecek ve
içmeyeceksin. Söz mü?
— Söz...

Annem beni okula bırakırken sabahları Hitay öğretmenlerin bizlere zorunlu olarak yaptırdıkları spor için herkes sıraya girmeye başlamıştı bile...

Sabah sporunu tamamladıktan sonra; sınıflara geçtik. Bu arada saat 07.00 olmuştu. Hıtay öğretmenimiz bize anlayamadığımız bazı şekiller ile Hitayca öğretmeye çalışıyor ve Uygurca konuştuğumuz zaman bizi dövüyor. Hiç anlayamıyorum...

Vakit geçiyor ve öğlen tatili yaklaşıyordu. Öğlen tatilinden önce ki son teneffüste Hitay öğretmen beni yanına çağırdı. Çok güzel bir Uygurca ile;

- Gel bakalım Tin Suan. (Bana verdikleri Hitayca isimdi bu) Seninle biraz konuşalım. Annen, baban nasıl; diye sordu...

Benimle böyle yakından ilgilenmesi çok hoşuma gitmişti. Galiba artik dayak yemeyeceğim diye düşünüyordum.

— Çok iyiler öğretmenim.
— Siz evde neler yapıyorsunuz çok merak ediyorum? Hadi bana dün akşamdan beri neler yaptığınızı vaktinizi nasıl geçirdiğinizi anlat bakalım...

Öğretmenimin benimle ilgilenmesini kıskanan arkadaşlarım olduğunu bilerek keyifle cevap verdim;

- Akşam babam geldi. Onunla oturduk akşam yemeği yedik. Televizyon seyrettik. Sonra da yattım.
- Bu kadar mı?
- Haa, birde gece kalkıp yemek yedik. Biz Müslümanız, oruç tutarmışız. O yüzdende gece yemek yemeliymişiz. Sonra aksama kadar hiç bir şey yememeliymişiz...

Öğretmenim birden ayağa kalktı ve okul müdürünün ve onun yanındaki asker kıyafetli adamın yanına doğru koşmaya başladı. Benimle ilgilenmekten vazgeçmişti anlaşılan. Beni göstererek bir şeyler anlatmaya başladı. Benim ne kadar iyi bir öğrenci olduğumu anlatıyordu muhakkak!

Öğle yemeğinden önceki son dersimizde bitmişti. Birazdan öğle yemeği vakti gelmişti. Birden aklıma annemin söyledikleri geldi. Ona söz vermiştim; yemek yemeyecektim. Demek ki o yüzden annem bugün öğle yemeği koymamıştı çantama.

Zaten Hitay öğretmenler ve öğrenciler haricinde bize yemek vermiyorlar.

Hitay öğretmenim beni yanına çağırdı ve bugün öğle yemeğinin bedava olduğunu söyledi. Allah Allah? Normal zamanlarda bir kalem istediğimizde bile bize dayak atan Hitaylar yemek veriyorlardı?

—Teşekkür ederim öğretmenim ama ben yemek yiyemem. Çünkü bugün anneme söz verdim yemek yemeyeceğime dair.

Suratımda patlayan tokatın acısı aksam olmasına rağmen geçmemişti. Hitay öğretmen tokadı attıktan sonra zorla bana yemekte yedirmişti. Anneme söz vermiştim. Ne yapacağım şimdi?

Eve doğru giderken akan gözyaşlarıma hâkim olamıyordum. Anlayamıyordum? Müslüman olmak mı yasaktı? Uygur olmak mı? Yoksa anneye söz vermek mi yasaktı?

Birden aklıma yan evde oturan arkadaşım Rahimullah geldi. Babası ona Kur'an öğretirken yakalanmıştı ve babasıyla annesini hapse atmışlar, Rahimullahi'da Urumçi'deki bir yetimhaneye vermişlerdi. Annemler konuşurken duymuştum. Rahimullah artik hiç Uygurca konuşmuyormuş. Ben Hitayim diyormuş...

Uzaktan evi görüyorum ancak evin önündeki askeri arabada neyin nesi acaba? Yaklaştıkça annemi ve babamı askerlerin dövdüğünü gördüm. Babam Allah-u Ekber diye bağırıyor. Annem ise gözyaşları içerisinde. Onlara doğru koşmaya başladım. Birden bir asker tuttu beni. Annem bağırmaya başladı;

-Bırakın oğlumu....

Arkasındaki askerin dipçik darbesi ile bana doğru devrildi annem. Artık hiç sesi çıkmıyordu. Babam ise gözleri ve elleri bağlanmış olmasına rağmen hala Allah-u Ekber diye bağırıyordu.

Beni tutan askerin elinden kurtulmaya çalışırken bir Hitay kadının bana doğru yaklaştığını gördüm. Beni tutan askere;

- Çocuk bu olmalı. Götürün, diye emir verdi...
— Bırakın beni nereye götürüyorsunuz? Babamı annemi istiyorum ben. Nereye
götürüyorsunuz beni?
- Artık URUMCI'de yeni bir evin olacak Tin Suan merak etme....
---


Maalesef bu tür olaylar DOĞU TÜRKİSTAN da normal olaylar olarak karşılanmaya başladı. Zulüm inanılamayacak boyutlara ulaştı. Dualarımıza en çok ihtiyaç duyulan zamandır bu zaman. Allah rızası için dualarınızı kardeşlerinizden esirgemeyin. Allah (C.C.) Rahmetini ve Mağfiretini üzerinizden eksik etmesin.
__________________
"Hanedan-ı Ehl-i Beyt-i Mustafayı Sevmeyen Esfel-i Süfliyete Nadan Gelir Nadan Gider..."
eski 10.03.2008, 00:50 es'elüke isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #2
es'elüke isimli üye'ye teşekkür eden 7 üye:
Yeni Üye
 
Üyelik tarihi: 16.02.2008
Mesajlar: 9


 
 
Teşekkür etti: 11
Teşekkür aldı: 12 konuda 43 kere

Benzeri Olmayan Zulüm

Dünyada benzeri olmayan baskı politikasının Doğu Türkistan’da Uygurlara yönelik uygulanmakta olduğunu savunan Faruk Ünsal şöyle devam ediyor: “Orada, azınlık milletlerin iki çocuk sahibi olmalarına izin veriliyor olmasına rağmen, Doğu Türkistan’daki kardeşlerimiz Çin yetkililerine para vererek ikiden fazla çocuk sahibi olmuş ve böylece kendi sayılarını çoğaltmaya çaba göstermiş durumdalar. Kültür açısından da Çinlilere karşı durmaya güç çıkarmakta olduklarına tanıklık ettik.

Ürümçi, Hoten, Kaşgar ve Turfan gibi şehirlerde Çin hükümeti ibadeti yasaklamış olmasına rağmen, oradaki camileri cemaatle dolu halde gördük. Şuna çok şaşırdım; büyük şehirlerdeki camilerin kapılarına camiye girmesi yasaklanan insanlar hakkındaki duyurular yok, ancak küçük şehirlerdeki camilerin kapılarına camiye girmesi yasaklanan kimseler hakkındaki duyurular asılmış durumda. Dünyanın hiçbir yerinde Böyle bir iş görülmemiştir. Düşünün! Dünyanın neresinde bir ibadet evinin kapısına girmemesi gerekenler diye duyuru asılıyor? Tercümana caminin kapısına asılan duyurunu çevirttirdik. Duyuruda Kadınlar, 18 yaştan küçükler, devlet memurları, parti üyeleri ve emekli olan memurların camiye girmesi yasak deniliyor. Kapısında söz konusu duyuru bulunan bir caminin kapısı önünde çocuğu ile namaz kılan bir kadını görüp çok etkilendim ve resme çektim. Tüm dünya halkı bunu bilmesi gerekir. 21.yüz yılda buna benzer insanlık dışı bir politikanın uygulanmakta olmasından insanlık dünyası ders almaları gerekir. Uygur’ların bu kader dini baskılara rağmen dine önem vermesi bizi çok etkiledi. Onlar kendilerine yönelik baskı karşısında kendilerini muhafaza etmenin yolları bulmuşlar. Bizimle konuşmadan korkuyorlar, bunun için bizde onlarla her şeyi konuşmadık. Tekrar ediyorum, Uygurlar kendi örüp adetlerini, kültürünü ve kendi kimliklerini muhafaza etmenin yollarını bulmuşlar. Ben onları içten tebrik ediyorum.”

Röportaj: Erkin Tarim, Uygur Türkçesinden Türkiye Türkçesine çeviren
Haberalemi.net

---



Camilerin giriş kapılarına asılan levhada kimlerin camiye giremeyeceği liste halinde sıralanmış. Buna göre; ülkede neredeyse camiye kimse giremiyor. Kurban kesmek için bölgeye giden İHH İnsani Yardım Vakfı ekibi tarafından çekilen fotoğraf Çin'in zor durumda bırakacak nitelikte.

MADDELER HALİNDE YASAKLAR

"Aşağıdaki kişilerin mescide girip dini faaliyette bulunmaları yasaktır" denilen levhada camiye girmesi yasak olanlar şöyle sıralanıyor:
1-Partiye girmeye namzet öğrenciler,
2-Devlet memurları, işçileri ile emekliler ve izine ayrılmış olanlar,
3-18 yaş altındakiler,
4-Kent yöneticileri ve memurları,
5-Kadınlar.
__________________
"Hanedan-ı Ehl-i Beyt-i Mustafayı Sevmeyen Esfel-i Süfliyete Nadan Gelir Nadan Gider..."

Konu es'elüke tarafından (16.03.2008 Saat 10:57 ) değiştirilmiştir..
eski 10.03.2008, 00:57 es'elüke isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #3
es'elüke isimli üye'ye teşekkür eden 3 üye:
ADMİN
(Konuyu Başlatan)
 
monaroza - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 13.479


1 Albümü var
Yarışma Puanı: 490
Teşekkür etti: 22.458
Teşekkür aldı: 9.920 konuda 32.464 kere
Kardeşim, bu Doğu Türkistan ile ilgili yazdıklarını İslam Dünyasından bölümüne taşısam özgün bir başlıkla ne dersin

Daha iyi olmaz mı?
__________________

“Yalnız hüznü vardır kalbi olanın.."


http://yurekyanginlari.blogcu.com/
eski 10.03.2008, 00:59 monaroza isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #4
monaroza isimli üye'ye teşekkür eden 2 üye:
Yeni Üye
 
Üyelik tarihi: 16.02.2008
Mesajlar: 9


 
 
Teşekkür etti: 11
Teşekkür aldı: 12 konuda 43 kere
Daha uygun olucağını düşünüyorsanız, tabiki buyurun Sn. "monaroza", taşıyabilirsiniz, memnun olurum..
ancak sizce de uygunsa en azından birinin bu başlık altında da mevcut olması yerindedir diye düşünüyorum.
Saygılarımla. Esenlikle kalın inşAllah.
__________________
"Hanedan-ı Ehl-i Beyt-i Mustafayı Sevmeyen Esfel-i Süfliyete Nadan Gelir Nadan Gider..."
eski 10.03.2008, 01:05 es'elüke isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #5
es'elüke isimli üye'ye teşekkür edenler
ADMİN
(Konuyu Başlatan)
 
monaroza - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 13.479


1 Albümü var
Yarışma Puanı: 490
Teşekkür etti: 22.458
Teşekkür aldı: 9.920 konuda 32.464 kere
Yok o zaman kalsın burada kardeşim
__________________

“Yalnız hüznü vardır kalbi olanın.."


http://yurekyanginlari.blogcu.com/
eski 10.03.2008, 01:07 monaroza isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #6
monaroza isimli üye'ye teşekkür edenler
Yeni Üye
 
Üyelik tarihi: 16.02.2008
Mesajlar: 9


 
 
Teşekkür etti: 11
Teşekkür aldı: 12 konuda 43 kere
Gönlüne hangisi uygunsa kardeşim...
Fikirler için sağ olasın
__________________
"Hanedan-ı Ehl-i Beyt-i Mustafayı Sevmeyen Esfel-i Süfliyete Nadan Gelir Nadan Gider..."
eski 10.03.2008, 01:19 es'elüke isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #7
es'elüke isimli üye'ye teşekkür eden 2 üye:
Cevapla



Yer imleri
Seçenekler




Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 02:50 .