Almanya da okuyan bir ögrenci oldugum ve Goethe nin de Alman edebiyatinda önemli bir yeri oldugu icin Goethe nin dinimize olan yakinligi her zaman ilgimi cekmistir...Alman kütüphanelerinde fazla birseyler bulamama ragmen bunu türkce olarak internette denedim ve sizlerle paylasmak istedim....Arastirmalarim devam edicek ))
Bati dünyasinin gelmis gecmis en büyük edibi olarak kabul edilen Wolfgang von Goethe (1749-1832), „ Insanlik her seyini Hz. Muhammed'e (s.a.v.) borcludur " derken, hem kendi cagdaslarini, hem de 20. yüzyilin Avrupa'sini hayrette birakiyor.
Zafer dergisi, Sayi 200, 1993
Onun Islamiyet hakkinda ileri sürdügü düsünceleri, disaridan bir sempatizanin sörleri olarak degil, icinden bir mensubunun ifadeleri olarak kabul etmek gerekir. Goethe'nin "Mahomet's Gesang- Muhammed'in Nagmesi" isimli siiriyle (bkz. Bir Gül Demeti, s.18) baslayan bu alâkasi, Faust'tan sonra en büyük eseri kabul edilen, "Dogu-Bati Divani"'nda zirvesine ulasmis ve yazar, bu eserin girisinde, "son derece sasirtici" olarak yorumlanan su ifadeyi kullanmistir:
"BU KITABIN YAZARI, BIZZAT MÜSLÜMAN OLDUGU SEKLINDEKI KANAATI REDDETMEZ"
Yukaridaki sözler, Goethe'nin Islâmiyeti kabul ettigine dair son derece kuvvetli bir delil teskil etmektedir. Zaten kendisi, Kur'an-in indirildigi geceyi, yani Kadir gecesini bizzat kutladigini da aciklamaktan cekinmemistir. Goethe'nin Islâmiyetle ilk karsilasmasi, 23 yasinda iken inceledigi bir Kur'an tercümesiyle olmustur.
Bu tercüme, Kur'an'in orijinal metninden cok uzak olmasina ve ifade yanlislariyla dolu bulunmasina ragmen Goethe'yi hayran birakmis ve ona su sözleri söyletmisti:
Goethe, gelinin 1820 yilindaki hastaligindan duydugu aciyi, bir arkadasina yazdigi mektupta söyle ifade ediyordu:
"Burada da kendimi Islâmiyette tutmaya çalismaktan baska yapacak bir seyim kalmiyor"
Goethe ölümünden bir yil önce de Eckermann'a söyle demisti:
"Sevgili çocugum, bizim Uluhiyyet fikrinden ne haberimiz var ki ? Ve bizim dar tasavvurumuz, o yüce varliktan neler anlatabilir ki ? Ben de bir Türk gibi Allah'iyüz isimle tâbit etmeye çalissam, yine de o sonsuz kudrete karsi bir sey söylemis olamazdim"
Goethe 22 Mart 1832 yilinda hayat yolculugunu tamamladi. Ölmeden önce eliyle gögsüne sürekli olarak W harfini çiziyordu. Leo Kettler, bu W harfinin Goethe'nin ilk ismi Wolfgang'a isaret ettigini açiklamisti. Oysa ki Goethe'nin Kur'an harflerine uzun süre calistigi ve Allah lafzini cok iyi yazdigi bilinmekteydi.
Size okumus oldugunuz yazisini tercüme ederek yayinladigimiz A. Moghaddas:
"Iste bu sebepten dolayi Goethe'nin, birçok hristiyanin ölüm aninda gögüslerine elle çizdikleri haç yerine, Allah lâfzini yazdigini saniyoruz" demektedir. (Bilindigi gibi Allah lâfzinin basindaki elif olmazsa, mânâ degismemekte ve Allah kelimesinin yazilisi tam olarak W harfine benzemektedir)
__________________
Tas yesermez gecmis olsada nevbahar,
Toprak ol da bak ne güzel güller acar,
Tas gibi idin, cok gönül kirdin yeter,
Toprak ol, üstünde hos güller biter...
umarız kendi selameti için islam ile çene kapatmıştır. ama açık şehadet olmayınca, onun islamlığı bizim için bir mana ifade etmiyor. bazen özellikle italyan papalık müessesi, sinsi bir kumpas oynar. bazı hakikatli hristiyanları, etki güçlerini kullanmak ve kitaplarına rağbet ettirmek için onların islam ile anılmaklıklarını organize ederler. bizim islam sevdamız, hamd olsun, falan gayrı müslim islamı tercih etti kökenli değildir. dolayısıyla bu rivayetlere yukardaki gibi bakarız.
ayrıca bizans imparatoru herakl'i hatırlayınız. o kadar saygı ve ihtiramına ve sözde! övgülerine rağmen onun hakkında ne denmişti:
yazık etti kendine!
gothe, custo, amsrong v.s... bunların müslüman olmaları asla islama bir izzat katmaz, bilakis onlar müslüman olurlarsa izzet kazanırlar.
yeryüzünün görüp göreceği en izzetli şahsiyet, aleyhisselam'dır.
kim ona tabi oldu, şeref kazandı.
bizim ölçümüz de bu.
__________________ İslam Su İnsan Balık; Suya Gir, Kurtul!
umarız kendi selameti için islam ile çene kapatmıştır. ama açık şehadet olmayınca, onun islamlığı bizim için bir mana ifade etmiyor. bazen özellikle italyan papalık müessesi, sinsi bir kumpas oynar. bazı hakikatli hristiyanları, etki güçlerini kullanmak ve kitaplarına rağbet ettirmek için onların islam ile anılmaklıklarını organize ederler. bizim islam sevdamız, hamd olsun, falan gayrı müslim islamı tercih etti kökenli değildir. dolayısıyla bu rivayetlere yukardaki gibi bakarız.
ayrıca bizans imparatoru herakl'i hatırlayınız. o kadar saygı ve ihtiramına ve sözde! övgülerine rağmen onun hakkında ne denmişti:
yazık etti kendine!
gothe, custo, amsrong v.s... bunların müslüman olmaları asla islama bir izzat katmaz, bilakis onlar müslüman olurlarsa izzet kazanırlar.
yeryüzünün görüp göreceği en izzetli şahsiyet, aleyhisselam'dır.
kim ona tabi oldu, şeref kazandı.
bizim ölçümüz de bu.
Süphesiz ki bu tür veya baska insanlarin Islam ile sereflenmeleri Islam in izzeti icin degil kendi nefisleri icindir...Bu konuyu buraya tasimakla "goethe" gibi birisi de Islamiyeti secti dercesine Onun "büyüklügünü" göstermek degil bilakis Alman edebiyatinda ve dünyaca taninmis klasik edebilerinden birisi olarak Hristiyan alemi üzerinde büyük bir etki teskil etmesi ve Almanlarin da bu konuyu el altinda tutup acikliga vurmak istememeleridir....Ayrica Iman etmis veya etmemis olmasi da sadece kendisini ilgilendirir ki iman Allah ile kul arasindadir...Ama okulda ögretmenlerle tartismalarimizda bayagi güzel konu olusturuyor...
__________________
Tas yesermez gecmis olsada nevbahar,
Toprak ol da bak ne güzel güller acar,
Tas gibi idin, cok gönül kirdin yeter,
Toprak ol, üstünde hos güller biter...