Muhakkak O (kur’ân), arşın sâhibi (Allah katında) yüksek mevkiye sâhip, çok şerefli, güçlü bir elçinin (Cebrâil’in, Allah’tan) getirdiği sözdür.
(Tekvir 19-20 )
Resullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Kim, rızkının Allah tarafından genişletilmesini, ecelinin uzatılmasını isterse sıla-i rahim yapsın.
(Buhari, Edeb 12)
GİrİŞ Yap
Online Üye
Şuan Forumda: 13 (3 Kayıtlı ve 10 Misafir) bulunmaktadır.
gerçekten monaroza ablanın dediği gibi siyasetten zerre akdar anlamıyor ne oluyo daa demekten kendimizi alamıyoruz... biz siyaseti sizden takip ediyoruz
b.o.p eşbaşkanını harcamak kolay değil tabi. bop malum 27 ülkenin sınırlarının değiştirileceği bir israil projesi
yukardaki ibareyi bir tayyib erdoğan karşıtlığı gibi algılamayınız.
bir süreç var orta yerde. siz müdahil olsanız da olmasanız da planları neyse üzerinde çalışıyorlar zaten.
tayyib bey'in eşbaşkan veya başka bir vasıfla o projede olması zararı azaltabilecek bir konuma binaen de olabilir. olabilir yargımız, hüsnü zannımızla birleşince, öyledir bile diyoruz.
yani o ve temsiliyetinin gücü olmasaydı bizim vatanımıza yönelik belki daha farklı bir model ile, zulum ve istibdat ağırlıklı bir strateji kurma ihtimalleri hiç de az değildi.
herkesin bir hesabı var neticede...
bendeniz tayyib bey ve liderliğinin bile bile bir ihanet içinde olduğunu asla düşünmüyorum.
bir sel gelince ne yapılması gerekiyorsa onu yapıyor kanaatim var.
__________________ İslam Su İnsan Balık; Suya Gir, Kurtul!
bu ülkede laik jakoben kültürün başörtüsü meselesini rejim sorunu haline getirmesini haz etmeyenler % 80'i bulacaktır.
ifade şekli farklı olsa da bu oran hakikatte böyledir.
mevzu bu açıdan çok sade bir mevzu...
hiç karışıklığa luzum yok.
yine o açıdan
bizim halkımız şeriatın baskın yönetiminden de haz etmez; ama dinini kıyısından köşesinden ucundan astarından da illaki yakalamıştır. din onun bir şekilde hayatının içindedir yani.
eğer bu hadiseler vesile edilip, başörtüsü meselesi tekrar raflanırsa, unutun artık en az bir nesil dillendirilmesini...
onlar bunu laikizmadan taviz diye algılayıp bastırıyor...
kim onlar?
% 20'yi temsil eden; ama gücü % 80'e yeten bir azınlık!
işin burasında mesele sulanacağı kadar sulandı zaten de emin olunuz şu an olagelenlere bu sadece çerezlik bir malzeme...
iş daha ötede bir şey ile alakalı...
bu yazdıklarımız çok da mühim değil yani, asıl niyetler açısından.
ama bu arada da,
modern, reformize edilmiş, etlisi sütlüsü hormonlu yepisyeni bir İslam modeli çalışmaları ile ortadoğu'ya etki edecek bir kabiliyet ve önderlik modeli Türkiye mankeni üzerinde deneniyor.
bop, 27 ülkenin sınırlarını değiştirecek bir proje.
bu işin kansız olması mümkün mü, hele patladı patlayacak global ekonomik kriz arefesi!?
bölgemizde büyük savaşlar beklememiz abartılı bir korku ve endişe paranoyası değil...
kıyametin kopması için örgütlenen tarikat, sandığımızdan daha metodik bir eylem planı dahlinde çalışıyor ve çok kapsamlı öngörüleri var.
ergenekon, kürt devleti v.s arzuladıkları ve olmasına çalıştıklarının yanında devenin kulağındaki sivilce...
__________________ İslam Su İnsan Balık; Suya Gir, Kurtul!
Bir zamanlar güneyimizdeki bir ülkede mezhebçi yüzde 7’lik bir azınlık, devleti ele geçirmiş baskı ve şiddet uygulamaktaydı. Derin devlet, terör estiriyordu. Oysa seçim vardı, sandık vardı, meclis vardı.
Güya hem cumhuriyetti ve hem de demokrasi vardı. Ama seçimler yüzde 99’la kazanılıyordu.
Burada durum çok mu farklı? Burada da yine özde mezhepçi bir azınlık kahir ekseriyete, edepli çoğunluğa zorbalık yapmakta, dayatmakta, sindirmeye, korkutmaya ve kaçırmaya çalışmakta...
Kimin umurunda fakir-fukaranın hastane kuyruklarından kurtulması, adam sınıfından sayılması, ilacı istediği eczaneden alabilmesi.. Kimin derdi köylünün uçakla tanışması.
Milyonlarca öğrenciye daha ders yılı başında milyonlarca kitabın bedava verilmesinin ne kıymeti var? Anadolu, hummalı bir kalkınma seferberliğinde. Anadolu çift yollarla seyrine doyulmaz manzaralara kavuşmuş vaziyette. Anadolu sermayesi ayağa kalkıyor, dış dünyayı tanıyor. Kasabadan ihracat yapılmakta. Anadolu medyası İstanbul’la yarış hazırlığında...
Yabancı sermaye âdeta kuyruğa girmişti. AB süreci başlamıştı. Devlet dünyada devlet gibi itibar görüyordu. Adriyatik’ten Çin Seddi’ne, Kırım’dan Yemen’e, hizmet taşınıyordu. Bölgesel Süper Güç olmuştuk. Kürtçülük paniğe kapılmıştı. Diyarbakır ve benzeri belediyelerin merkeze gelmesi uzak değildi. Kurtuluş çaresi arayan Güneydoğulu, Başbakan ve Cumhurbaşkanını bağrına basıyordu. Vatandaş, Türk parasına da para gözüyle bakar olmuştu. Döviz dakika başına inip çıkmıyordu. Yoksul ve orta halli aileler rüyada görseler inanmayacakları ev hayallerini hakikat yapmışlardı.
Halk iktidara gelmişti.
Bir farkla..
Bu iktidar tıpkı kendilerine rey veren insanlar gibi düşünüyor ve konuşuyordu. Onlara hizmeti, Rabbin nimeti olarak biliyorlardı.
Türkiye kalkınsın istenir mi?
Boş bırakılır mı?
Eğer alıp başını gidiyorsa o elit azınlık, devreye sokulur, tahrikler yapılır, şaha kalkmış kısrak tökezlettirilir.
Olsun...
Olmuştu.
Olacaktı.
Oldu.
Yine olur.
Bu darbe ne ilk, ne son.
Her şeye, her engele, her çomağa, her yamuğa rağmen “durmak yok yola devam”. Umulur ki bugün tekere çomak sokanlar da bir gün bizi anlar...ama o gün inşallah Afrika devletçikleri durumuna düşmemiş oluruz. Sokaklarda gündüzleri dilenci alayları, geceleri fahişe sürüleri olmaz..
*
Mehmed’im sevinin, başlar yüksekte!
Ölsek de sevinin, eve dönsek de!
Sanma bu tekerlek kalır tümsekte!
Yarın elbet bizim, elbet bizimdir!
Gün doğmuş, gün batmış, ebed
bizimdir!
*
Biz, ebede sevdalıyız. Kahramanlık rüyası gören gözü pek yiğitlere muhtacız. Tekeri tümsekte bırakacaklara hakkımızı helal etmeyiz. Her şeye ve herkese rağmen bu mazlum millet ve onun değerleri için terlemeye devam.
Hayırlı işin manisi çoktur.
Böyle ânlarda ecdat ne derdi?
-Bu da geçer yâhû!..
Şüphesiz ki geçecek...
Yarın bazıları rahmet, bazıları lânetle anılacaktır.
90'dan sonra dünyada halkı müslüman olan devletlerde iktidarlar özellikle ılımlı muhafazakarlara tevdi ediliyor.
ak parti'yi bu süreç dışında değerlendirmek mümkün değil.
büyük bir oyun oynanıyor.
eğer asker bu kumpasta mesela gözden düşürülürse, amerika'nın ortadoğu'ya yerleşmesi planı ile iktidarın bir bağlantısı var mı sorusu sorulabilir.
neden bile bile lades?
halkın bu gibi durumlarda kınananların çevresinde oy olarak kenetlenmesi bilimsel bir veri haline gelmesine rağmen asker, neden böyle oynuyor kartlarını?
neden?
bir başka husus
asker, -özellikle tezkere zamanında- ortaya çıktı ki, amerika'nın yanında değil zahirde. bu güne kadar süren bir takışma bile söz konusu hatta ara ara yansıyor medyaya.
acaba neden yanında değil?
bir şeyler mi biliyorlar türkiye'nin parçalanmasını da içeren büyük ortadoğu planı hakkında?
erbakan hoca, neden israil ile iyi ilişkiler kurmadı?
ak parti hükümetinin şu an israil ile arası nasıl?
acaba erbakan hükümeti israil sebebiyle mi ... kullanılarak, başka birimlerin kurgusuyla alaşağı edildi?
görünenler ile yapılanlar farklı mı?
aynı mı?
ne biliyoruz, ne kadar biliyoruz?
----------------------------
not: bir yıl önce yazmışız...
__________________ İslam Su İnsan Balık; Suya Gir, Kurtul!