Şüphesiz Allah’ın gökleri ve yeri yarattığı günkü yazısına göre ayların sayısı on ikidir.Bunlardan dördü haram aylardır.İşte bu, Allah’ın dosdoğru kanunudur.Öyleyse o aylarda kendinize zulmetmeyin.
Tevbe-36
Recebin 1.gününde oruç tutmak üç senelik, 2.günü oruçlu olmak iki senelik ve yine 3.günü oruçlu bulunmak bir senelik küçük günahlara kefaret olur. Bunlardan sonra her günü bir aylık küçük günahların af ve mağfiretine vesile olur.
Camiu-s sağir
GİrİŞ Yap
Online Üye
Şuan Forumda: 23 (1 Kayıtlı ve 22 Misafir) bulunmaktadır.
Admin ::
S.Mod ::
Mod ::
Yazarlar ::
İmtiyazlı Üye
Atina’da Türk Büyükelçiliği’ne yürüyen bir grup Ermeni’nin yolu polis tarafından kesildi. Büyükelçiliğe bildiri vermek isteyen grupla Yunan polisi ve Türk görevliler arasında arbede yaşandı.
Yunanistan’ın başkenti Atina’da bir grup Ermeni Türkiye’nin Atina Büyükelçiliğine yürüdü.
Parlamento binası önünde toplandıktan sonra Türkiye aleyhine sloganlar atarak büyükelçiliğe yürüyen göstericiler, yolları kesen polis tarafından binaya yaklaştırılmadı.
Gösteri sonunda büyükelçiliğe bildiri vermek isteyen birkaç kişilik grupla Yunan polisi ve Türk görevliler arasında kısa bir arbede yaşandı.
Büyükelçiliğe bildiri bırakamayan göstericiler binanın karşı kaldırımındaki ağaca Ermeni bayrağı astıktan sonra dağıldı.
Lobi faaliyetleri, toplu hareket refleksimiz neden kayıp bizim?
Düzmece bir tarih, etrafında kenetlenmiş insanlar..
Aklım hayalim almıyor, biz mi çok pısırıklaştık, yoksa bunlar mı çok cesaretli?
Nerye varacak Ermeni Meselesi? Ne kadar sahip çıkıyoruz ecdadımıza? Onlara sahip çıkamamak uluslar arası platformlarda haklılığımızı ortaya koyamamak bizlerden neler götürecektir?
Ermeni Meselesi oldukça önemli bir meseledir kanaatimce.. Van'da, Erzurum'da daha bir çok doğu vilayetinde yaptıkları katliamları ispat etmek, bunları her platformda dillendirmek dururken neden çok sessiziz?
Nereye gidiyoruz? Neden müsaade edilmesine göz yumuyoruz?
Pısırıklığımızın nedeni nedir? Sadece bu meselede değil, önümüze sürülen her meselede, tarihe mal olmuş her meselede..
Geçmişle yüzleşme korkumuz mu var? Hayır.. Peki neden tepkimizi ortaya koyamıyoruz?
Haklı olduğu halde susmak beşeri munasebetlerde, taraf olan iki kişi ise olgunluk olacağı gibi, eğer milletler mevzu bahis ise haklıyken haksızlığı kabullenmek değil midir?
Neden mesele hakkında yazılmış ve basılmış eserlerimiz onbinlerce satması gerekirken, ucuz edebiyat içeren, kimi zamanda deli saçması olan, en iyi ihtimalle komplo teorileri içeren esercikler onbinler satmakta?
Bu girişten sonra konu hakkında beğendiğim iki kitabı sizlerle paylaşmak istiyorum..
Sürgünden Soykırıma Ermeni İddiaları - Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu
sen cumhurbaşkanını yargıya ver, iktidar partisini kapatmaya çalış, başörtülüleri arabistan'a gönder, kamer genc'in dişlerini bileyle, başbakanının üzerine sal, milli egemenlik resepsiyonunu boykot et, öcalan içerden örgütünü sevk ve idare etsin, devletin kasasından suni krizlerle 50 milyar dolar birilerine peşkeş çek, v.s v.s... az bile yürümüşler. yakında evlerimizde seccadelerimizi de çiğnemezlerse adam değiller!
__________________ İslam Su İnsan Balık; Suya Gir, Kurtul!
allah onların gizli zannettikleri herşeyden haberdar.hak dilaranın dediği gibi.içimizde,ya onu bırak şu forumda bile birbirimize tahammülsüzüz.allah iyi etsin.ama şu da bir gerçek milletler hak edildikleri şekilde yönetilir.demekki hakediyoruz.
__________________
BİRGÜN DÜNYAYA AİT BÜYÜK BİR DERDİN OLURSA RABBİNE DÖNÜP;
"BENİM BÜYÜK BİR DERDİM VAR! "DEME,
DERDİNE DÖNÜP "BENİM BÜYÜK BİR RABBİM VAR! "DE
Rahmetli dedemin halası gelin gitmiş Erzurum merkeze bağlı bir köye.. Ve merhume tandır başı diye tabir ettiğimiz yerde, ekmek pişirirmiş. Gelmiş ermeni çeteciler, köylüyü toplamışlar bir ahıra konuşma yapacağız diyerek. Elleri hamurlu, durun yıkayım ellerimi öyle geleyim demiş, ona bile musamaha göstermemişler.
Ve doldurdukları ahırda herkesi diri diri yakmışlar. Şarktan olupta böyle veya benzeri şehit akrabası olmayan yoktur zannederim