26 Şaban 1429
28 Ağustos 2008, Perşembe
26 Şaban 1429
28 Ağustos 2008, Perşembe
Ayet
Eğer biz bu Kur'an'ı bir dağa indirseydik, muhakkak ki onu, Allah korkusundan baş eğerek, parça parça olmuş görürdün. Bu misalleri insanlara düşünsünler diye veriyoruz.
Haşr-21
hadis
İnsanoğlu sabaha çıkıp güne başladığında bütün organları diline yalvararak şöyle derler:Hakkımızda Allah’tan kork. Çünkü bizim doğru yönde ilerlememiz ancak seninle mümkündür. Sen doğru çizgide olursan,biz de doğru çizgide oluruz.Sen doğru yönden saparsan,biz de saparız.
Tirmizi

GİrİŞ Yap

Kullanıcı ismi:
Şifreniz:

Beni hatırla

...........................................
Şifrenizi mi unuttunuz
yoksa hâlâ üye değil misiniz? Hemen Üye Olun

Arama


Gelişmiş arama yap
Hak-dilaram Sözlük

Yürek Yangınları

Online Üye

Şuan Forumda: 75 (27 Kayıtlı ve 48 Misafir) bulunmaktadır.

Online   !ŞEYMA!, Almula, barayev, bir lahza, Dagistan, DeRCan, ebrar69, el-Aciz, gul555, HamS, hiranur, kebirulcady06, KoRSaN, leys, maklube, mustafaorhan, nur talebesi, siyahsancaktar, ta-ha, tÜrkÜ, turab, Ummu Seleme efsun hayal, hafsa, iklimya, monaroza,


Admin :: S.Mod :: Mod :: Yazarlar :: İmtiyazlı Üye
Lütfen, gerçekleşen son olaylar üzerine konu açmayın!


Hak-dilaram » GENEL » Haber ve Siyaset » Gündem » Son Dakikalar ;) HABERLER


 
Seçenekler
Yolcunun Şehri Kayıp :D
(Konuyu Başlatan)
 
ŞüHeDa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 24.01.2008
Nerden: İzmir
Mesajlar: 4.393




Teşekkür etti: 15.117
Teşekkür aldı: 3.482 konuda 9.443 kere
kucult  büyük
Merak etme...Ben bunların dersini görüyorum...Herşeyin farkındayım... Anlamayana anladığı dilden davranmayı biliyorum,o kadar... Konu dışına çıkma artık!!!!!
__________________
KeLimeden geçip,mânâya indim..MânâsızLığın mânâsında kayboLup,buğuLu camLarımı sözLeRimLe siLdim...(Sahrud)

ÖNEMLİ DUYURU
FORUMA EKLEDİĞİNİZ YAZILARIN ALTINA LÜTFEN SİZE AİT DEĞİL İSE;
YAZARINI
EĞER YAZARINI BİLMİYORSANIZ
ALINTI
YAZINIZ!


FORUM KURALLARIMIZ
LÜTFEN HAFTADA BİR KEZ OKUYALIM
eski 22.05.2008, 19:26 ŞüHeDa isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #101
ŞüHeDa isimli üye'ye teşekkür edenler
Yolcunun Şehri Kayıp :D
(Konuyu Başlatan)
 
ŞüHeDa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 24.01.2008
Nerden: İzmir
Mesajlar: 4.393




Teşekkür etti: 15.117
Teşekkür aldı: 3.482 konuda 9.443 kere
kucult  büyük
Ben Müslümanları öveyim, sen karala Parsley

Kasım ayında yapılacak olan Amerikan başkanlık seçimlerinde Cumhuriyetçi Parti’nin adayı olarak yarışacak John McCain. Neo-conların ‘ılımlı’ diye dudak büktüğü McCain, artık neo-conları bile şaşırtan bir biçimde, Bush’u bile geride bırakabilecek radikal bir Evangelist oldu.


Daha önce, Amerikalı Müslümanların ‘bu ifadeyi kullanma, bizi rencide ediyor’ taleplerine rağmen ‘İslamcı terörist’ ifadelerini kullanmakta ısrar eden John McCain, konuşmalarında aynı zamanda sık sık ‘Müslümanların aklını ve kalbini kazanalım’ derken, McCain’in siyasi klavuzum dediği Evanjelik Piskopos Rod Parsley, İslam’a yönelik ağır hakaretlerde bulunuyor.

Barack Obama’yı, eski pastörü Jeremiah Wright’ın ‘Tanrı Amerika’yı kahretsin’ sözlerinden dolayı siyasi linçe tabi tutan McCain, ‘ruhani klavuzu’ Rod Parsley’in radikal görüşleri konusunda ise sessiz kalmayı yeğliyor.

KİM DAHA RADİKAL?
Amerika’da tartışma oluşturan Parsley’in bu konuşmaları karşısında John McCain sessiz kalırken, Obama yandaşları, pastörü Jeremiah Wright’ın ‘Tanrı Amerika’yı kahretsin’ sözleri nedeniyle Obama’yı sert şekilde eleştiren McCain’e ateş püskürüyorlar. Obama taraftarları, ‘Eğer Wright, sözleri nedeniyle radikal olarak görülüyorsa, McCain’in ‘ruhani klavuzu’ Parsley ondan daha radikaldir” diyor.

Peki Amerika'da tartışmaları alevlendiren Rod Parsley ne diyor:

KOLOMBO, İSLAM’I YOK ETMEK İÇİN ABD’YE GELDİ

İslam’a ağır hakaretlerde bulunan McCain’in ruhani klavuzu, yazdığı bir kitapta şöyle diyor: “Size İslam’ın hakiki doğasını anlamamızın ne kadar önemli olduğunu söyleyemem. ülkemizin (ABD), İslam ile olan tarihi çatışmasını anlamadan, ilahi amacını anlamış olamayız. Bunun çok ekstrem göründüğünü biliyorum ama Amerika, bir şekilde bu yanlış dini yok etmek üzere kuruldu. 11 Eylül bu konuda bir mesajdı ve biz bunu görmezlikten gelemeyiz.”

KOLOMBO’NUN RÜYASINI GERÇEKLEŞTİRELİM
Parsley, Amerika kıtasını keşfeden Christopher Kolombo’nun da aynı amaçla, İslam’ı yenmek için, 1492’de yola çıktığını ifade ederken, “Kolombo, İslam ordularını Avrupa’nın yeni dünyayla (ABD) güçlenmiş ordularıyla yenmeyi hayal ediyordu. Bu bir rüyaydı ve Amerika’da başladı.

‘İSLAM, KAN VE ŞİDDETİN SORUMLUSU’
Parsley, İslam’a savaş açarken, bu savaşın kaybedilebileceği korkusunu da yaşıyor ve şöyle diyor: “Hıristiyanlık ve İslam arasındaki çatışma kaçınılmaz. Artık zamanı geldi ve bizim başka seçeneğimiz yok. Biz bu savaşı kaybetmiş olabiliriz. Dünyayı tararken, İslam’ın daha fazla acı, kan ve yıkımın sorumlusu olduğunu görüyorum”

‘MUHAMMED AYETLERİ ŞEYTANDAN ALDI’
İslam’ın Hıristiyanlık karşıtı bir din olduğunu belirten Parsley, Peygamberimiz Hazreti Muhammed’e de hakaret etmeyi elden bırakmıyor: “Müslümanların Peygamberi Muhammed ayetleri şeytandan aldı, Tanrı’dan değil. Allah şeytani bir ruhtur.”

11 EYLÜL’DEN SONRA 34 BİN AMERİKALI MÜSLÜMAN OLDU
Kendinden geçmiş ve çıldırmış bir ruh haliyle yazdığı anlaşılan Parsley, 11 Eylül saldırılarından sonra 34 bin Amerikalının Müslüman olmasından da şikayetçi. ABD’nin İslam tehlikesine karşı mücadele etmesini isteyen Parsley, “Bizler Hıristiyan mıyız? Evet. O zaman ne şekilde olursa olsun bu yanlış dini yok etmeliyiz” diyerek de yeni bir Haçlı Savaşı başlatılmasını istiyor.


(Mehmet Nedim Aslan-habervaktim.com)

2008-05-23 15:02:47
__________________
KeLimeden geçip,mânâya indim..MânâsızLığın mânâsında kayboLup,buğuLu camLarımı sözLeRimLe siLdim...(Sahrud)

ÖNEMLİ DUYURU
FORUMA EKLEDİĞİNİZ YAZILARIN ALTINA LÜTFEN SİZE AİT DEĞİL İSE;
YAZARINI
EĞER YAZARINI BİLMİYORSANIZ
ALINTI
YAZINIZ!


FORUM KURALLARIMIZ
LÜTFEN HAFTADA BİR KEZ OKUYALIM
eski 23.05.2008, 15:14 ŞüHeDa isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #102
Yolcunun Şehri Kayıp :D
(Konuyu Başlatan)
 
ŞüHeDa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 24.01.2008
Nerden: İzmir
Mesajlar: 4.393




Teşekkür etti: 15.117
Teşekkür aldı: 3.482 konuda 9.443 kere
kucult  büyük
'Kadınlar giyiyorsa, erkekler de giysin'

İrlanda’nın Irish Independent gazetesinde yer alan bir makalede, bu ülkedeki tüm kamu kurum ve kuruluşları ile okullarda başörtüsü, çarşaf ve burkanın yasaklanması talep edildi.

‘İRLANDA HIRİSTİYAN BİR ÜLKE’

Ulusalcı ve Katolik yanlısı olarak bilinen Irish Independent’da yazan Martina Devlin’in kaleme aldığı makalede, açık açık başörtüsünün tüm kamu kurum ve kuruluşlarında yasaklanması gerektiği, çünkü İrlanda’nın Hıristiyan bir ülke olduğu belirtildi. “Eğer Müslüman erkekler İrlanda toplumunda başörtülü görmek istiyorlarsa, kadınları gibi kendileri de bunu takmalıdır” diyen Devlin, hastanelerde, bankalarda, kütüphanelerde ve kamu hizmetinin yapıldığı diğer tüm yerlerde başörtüsünün yasaklanması gerektiğini ileri sürdü.

TÜRKİYE’DEKİ JARGONU KULLANDI
Devlin, başörtüsünün yasaklanması talebinin bir ırka ya da dine karşı olmakla ilgili olmadığını etti. Bugün omuzları ve saçları kaplayan başörtüsünün yarın burkaya döneceğini ve bunun da mobil bir hapishane olacağını öne süren Devil, Türkiye’de sık sık kullanılan ‘bugün başörtüsü yarın çarşaf’ propagandasıyla aynı jargonu kullanması dikkat çekti. Fransa’nın devlet okullarında başörtüsü yasağı getirdiğini belirten Devlin, Avrupa’nın diğer ülkelerinin de Fransa’yı takip etmesi gerektiğini kaydetti.

‘BAŞÖRTÜSÜ, KADININ ÇEKİCİLİĞİNİ ORTADAN KALDIRIYOR’
Kültürel olarak Hıristiyan olan bir ülkede başörtüsü yasağının olmasının bir ayrımcılık olamayacağını kaydeden Devlin, Müslümanların başörtüsü takanlara saygı gösterdiğini, takmayanlara ise saygı göstermediğini iddia etti. Devlin, makalesinde dile getirdiği “Başörtüsü kadının çekiciliğini ortadan kaldırıyor” ifadeleriyle de, neden bu yasak istediğini de göstermiş oldu.

‘RAHİBELER GİYEBİLİR ÇÜNKÜ…’Başörtüsünün farklı bir dünya getirdiğini ve farklılıklar oluşturduğunu kaydeden Devlin’in rahibelerle ilgili ifadeleri ise dikkat çekti: “lbette bazı rahibeler başörtüsü giyiyorlar. Ancak bu onların yetişkin bir kadın olarak kendi istekleri üzerine gerçekleşiyor. Bu çocukken onlara zorla giydirilmiş değil”

TÜRKİYE’DEKİ YASAĞI ÖRNEK GÖSTERDİ
Devlin başörtüsüne yasak isterken, Kuran’da da başörtüsü diye bir şey olmadığını iddia etti: “Kuran’da çok açık emir yok. İslam tarihi, Peygamberin eşlerinin başlarını örttüğünü söylüyor. Bu da birçok ülkede İslami bir zorunluluk olmuş.”

Türkiye’deki başörtüsü yasağını da iddialarını güçlendirmek için kullanan Devlin, Kuran’ın sadece kadınlar için değil, erkekler için de daha uygun kıyafetler belirlediğini ancak bugün bu durumun sadece kadınlar için vurgulandığını yazdı.

(habervaktim.com – Dış Haberler)

2008-05-23 07:48:22
__________________
KeLimeden geçip,mânâya indim..MânâsızLığın mânâsında kayboLup,buğuLu camLarımı sözLeRimLe siLdim...(Sahrud)

ÖNEMLİ DUYURU
FORUMA EKLEDİĞİNİZ YAZILARIN ALTINA LÜTFEN SİZE AİT DEĞİL İSE;
YAZARINI
EĞER YAZARINI BİLMİYORSANIZ
ALINTI
YAZINIZ!


FORUM KURALLARIMIZ
LÜTFEN HAFTADA BİR KEZ OKUYALIM
eski 23.05.2008, 15:15 ŞüHeDa isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #103
Yolcunun Şehri Kayıp :D
(Konuyu Başlatan)
 
ŞüHeDa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 24.01.2008
Nerden: İzmir
Mesajlar: 4.393




Teşekkür etti: 15.117
Teşekkür aldı: 3.482 konuda 9.443 kere
kucult  büyük
‘y-muhtıra’ya suç duyurusu

MAZLUMDER, 21 Mayıs 2008 Tarihli Yargıtay Başkanlar Kurulu’nun “y-muhtıra” olarak nitelendirilen bildirisi dolayısıyla suç duyurusunda bulundu.


MAZLUMDER, 21 Mayıs 2008 Tarihli Yargıtay Başkanlar Kurulu’nun “y-muhtıra” olarak nitelendirilen bildirisi dolayısıyla suç duyurusunda bulundu. Suç duyurusu metninde, Yargıtay’ın görev sınırlarını aşarak suç işlediği vurgulandı.

Şikayet dilekçesi bugün saat 11:00’de MAZLUMDER Genel Başkan Yardımcısı Emrullah Beytar tarafından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na sunuldu. Dilekçede, Yargıtay Başkanlar Kurulu’nun sözkonusu bildirisinin, 2797 sayılı Yargıtay Kanunu’na aykırılık teşkil ettiği gibi sarf edilmiş sözlerin bir kısmının de, 5237 sayılı yasaya göre suç niteliği taşıdığı belirtildi.

YARGITAY’IN GÖREVİ HATIRLATILDI
2797 Sayılı Yargıtay Kanunun 1. maddesinde Yargıtay’ın, “Adliye mahkemelerince verilen ve kanunun başka bir adli yargı merciine bırakmadığı karar ve hükümlerin son inceleme mercii olup, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ile bu kanun ve diğer kanunların hükümlerine göre görev yapan bağımsız bir yüksek mahkemedir” şeklinde tanımlandığının hatırlatıldığı dilekçede, Yargıtay Başkanlar Kurulu’nun bildirisinde geçen ve suç teşkil ettiği belirtilen ifadelere de yer verildi.

ANAYASA MAHKEMESİNDEKİ ADLİ YARGILAMAYI ETKİLEME GAYRETİ
Yargıtay Başkanlar Kurulu’nun bildirisinde, kapatma davası ile ilgili iddianamenin yanı sıra, başörtüsü ile ilgili anayasa değişikliğinin de ele alındığının hatırlatıldığı dilekçede, “Bu konudaki ifadeler, henüz karara bağlanmamış iki davanın gidişatına müdahale olduğu açıktır. Şüpheliler, söz konusu bu ve benzeri ifadelerle Anayasa Mahkemesi’ndeki adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs etmişlerdir. Bu ifade ve eylemleri, 5237 sayılı yasanın 288. maddesinde tanımlanmış suçun unsurlarını oluşturmuştur” denildi.

SINIRI AŞTILAR
Dilekçede ayrıca Yargıtay Başkanlar Kurulu’nun, bildiriyle işlediği suçlar da şöyle özetlendi: “Şüpheliler; 2797 sayılı yasanın 1. ve 17. maddelerinde açık ve sınırları net olarak belirtilmiş görev ve yetki alanlarının dışına çıkarak görev ve yetkilerini kötüye kullanmışlardır. Şüphelilerin, söz konusu açıklamalarıyla çizilen sınırları aşarak görev alanlarına girmeyen bir konuda makam ve yetkilerini kullanarak açıklamada bulunmakla, TCK’nın 257. maddesinde tanımı yapılmış bulunan görevi kötüye kullanma suçunu işledikleri açıktır. Zira TCK'nın 257. maddenin 1 fıkrasında ‘görevinin gereklerine aykırı bir şekilde hareket edenlerin’ bir yıldan üç yıla kadar hapis ile cezalandırılacağı, kanun koyucu tarafından çok açık ifadelerle amir hüküm haline getirilmiştir. Şüpheliler, kurumun kuruluş amacını ve görevlerini düzenleyen 2797 sayılı yasaya aykırı hareket ederek hukuku ve yargıyı siyasallaştırmışlardır. Halkın, siyasallaşmış bir yargıdan adalet dağıtmasını beklemek, imkânsızı talep etmekten başka bir anlam taşımamaktadır.”

HALKIN İRADESİNE HAKARET
“Şüphelilerin yapmış olduğu açıklamanın muhtevası incelendiğinde, halkın özgür iradesi ile oluşan Meclis ve Meclisin içinden çıkan hükümetin ve dolayısıyla demokratik devletin kendileri açısından pek bir anlam taşımadığı anlaşılmaktadır” ifadelerinin de dikkat çektiği dilekçede, şu taleplerde bulunuldu: “Bildirideki ifadeler şüphelilerin, halkın iradesini ‘şaşırtıcı inanç’ olarak değerlendirdiklerini göstermektedir. Şüphelilerin söz konusu bu ifadeleriyle, halkın iradesini hakarete varan derecede küçümseyerek 5237 sayılı yasanın 301. maddesinde tanımı yapılmış bulunan suçu işledikleri açıktır. Bu nedenle, 5237 sayılı yasanın 257, 288 ve 301. maddelerinde tanımı yapılmış bulunan suçları işledikleri gerekçesiyle şüpheliler hakkında kamu davası açılmasını dilerim.”

Engin Kaşdaş-habervaktim.com

2008-05-23 11:23:42
__________________
KeLimeden geçip,mânâya indim..MânâsızLığın mânâsında kayboLup,buğuLu camLarımı sözLeRimLe siLdim...(Sahrud)

ÖNEMLİ DUYURU
FORUMA EKLEDİĞİNİZ YAZILARIN ALTINA LÜTFEN SİZE AİT DEĞİL İSE;
YAZARINI
EĞER YAZARINI BİLMİYORSANIZ
ALINTI
YAZINIZ!


FORUM KURALLARIMIZ
LÜTFEN HAFTADA BİR KEZ OKUYALIM
eski 23.05.2008, 15:16 ŞüHeDa isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #104
Yolcunun Şehri Kayıp :D
(Konuyu Başlatan)
 
ŞüHeDa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 24.01.2008
Nerden: İzmir
Mesajlar: 4.393




Teşekkür etti: 15.117
Teşekkür aldı: 3.482 konuda 9.443 kere
kucult  büyük
'Barış mı işgal mi?'

Türkiye’nin arabuluculuğuyla Suriye ve İsrail arasında devam eden barış görüşmeleri devam ederken, İsrail’de yapılan bir araştırma ilginç sonuçlar ortaya çıkardı.

BARIŞ GETİRSE BİLE GOLAN’DAN VAZGEÇEMEYİZ

İsrail’in işgal altında tuttuğu Golan tepelerini Suriye’ye geri verilmesi konusunda taraflar anlaşmaya varırken, İsrailli Yahudiler, işgalin kesinlikle devam etmesini istedi.

Geo-Cartaographic Institue adlı bir araştırma şirketinin yaptığı kamuoyu yoklamasında, İsrailli Yahudilerin yüzde 65’i işgalin sona erdirilmesi barış getirse bile Golan Tepeleri’ndeki işgalin devam etmesini istiyor.

OLMERT Mİ GOLAN MI?
Araştırmaya katılanlar Ehud Olmert’in içinde bulunduğu yolsuzluk iddiaları nedeniyle Suriye ile Golan pazarlığı yapmasının uygun olmadığını da bildirdi. Araştırmayı gerçekleştiren Prof. Avi Dgani, araştırma sonuçlarının insanların Golan’ı Olmert’e tercih ettiğini gösterdiğini bildirdi.

GÖZLEMCİLER: İSRAİL GOLAN’DAN VAZGEÇEMEZ
Bu arada İsrail Channel 2 televizyonu tarafından yapılan araştırmada da Yahudilerin yüzde 70’i Golan’dan vazgeçilmesini kesinlikle reddetti. Gözlemciler, Yahudi toplumunun işgalin devam etmesinden yana olmasından dolayı, hiçbir İsrailli siyasetçinin Golan’dan kolay kolay vazgeçemeyeceğine vurgu yaparak, Suriye ile yapılan görüşmelerin Olmert’in iç politik kaygılarından kaynaklandığını ve bu görüşmelerin hiçbir şekilde sonuç vermeyeceğini düşünüyor.

(habervaktim.com – Dış Haberler)

2008-05-23 07:53:33


------------------------------


Yargıtay 'hasta'!

Yargıtay mensupları “hastalıktan kırılıyor”. Sayıları bin 212 olan kurum çalışanı, 2007 yılında tam 32 bin 951 defa sevk aldı. Verilere göre, her bir Yargıtay çalışanı ayda 2 defadan fazla hastalandı.


Yargıtay Başkanlığı 2007 Faaliyet Raporu’na göre, kurumun “hastalık performansı” ilginç verileri ortaya koydu. Çok sık hastalanan personel, bu nedenle Yargıtay Polikliniği’nde yığılmalara neden oldu.

BAŞSAVCILIK’TA 715 HASTA VAR
Rakamlara göre, Yargıtay Polikliniği’nde 2007 yılı içerisinde muayene, tedavi ve sevk olmak üzere toplam 28 bin 855 işlem yapıldı. Diş Polikliniği’nde tedavi edilen hasta sayısı ise toplam bin 274 oldu. Laboratuarda bin 235, röntgende 872 ve Başsavcılık Polikliniği’ndeki 715 hasta da dahil edildiğinde Yargıtay bünyesinde bir yıl içerisindeki hasta kaydı sayısı 32 bin 951 oldu.

HER PERSONEL YILDA 27 DEFA RAHATSIZLANMIŞ
Yargıtay Polikliniği’nin istatistikleri, bin 212 personelin 32 bin 951 kez hasta olduğunu, böylece bir yıl içerisinde personel başına 27 tıbbî muayenenin yapıldığını ortaya koydu. Bir başka ifadeyle her bir Yargıtay çalışanı ayda 2,2 kez polikliniğe gitmiş oldu.


23 SAYFALIK “FAALİYET RAPORU”!

Bu Arada Yargıtay gibi büyük bir kuruluşun 2007 yılı Faaliyet Raporu’nun sadece 33 sayfa olması da dikkat çekti. Kapak, Atatürk fotoğrafı, rutin sunumlar da dikkate alındığında ise “rapor”un sayfa sayısı 25’e iniyor. Geçtiğimiz yıl gelen dosya sayısı 1 milyon 278 bin 358, çıkan dosya sayısı da 638 bin 177 adet gibi büyük bir rakama ulaşan Yargıtay’ın bütün faaliyetlerini sadece 25 sayfaya sığdırması derlemenin özensizce yapıldığı ihtimalini gündeme getiriyor.

(Murat Unay – habervaktim.com)

2008-05-23 07:15:23
__________________
KeLimeden geçip,mânâya indim..MânâsızLığın mânâsında kayboLup,buğuLu camLarımı sözLeRimLe siLdim...(Sahrud)

ÖNEMLİ DUYURU
FORUMA EKLEDİĞİNİZ YAZILARIN ALTINA LÜTFEN SİZE AİT DEĞİL İSE;
YAZARINI
EĞER YAZARINI BİLMİYORSANIZ
ALINTI
YAZINIZ!


FORUM KURALLARIMIZ
LÜTFEN HAFTADA BİR KEZ OKUYALIM
eski 23.05.2008, 15:20 ŞüHeDa isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #105
Yolcunun Şehri Kayıp :D
(Konuyu Başlatan)
 
ŞüHeDa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 24.01.2008
Nerden: İzmir
Mesajlar: 4.393




Teşekkür etti: 15.117
Teşekkür aldı: 3.482 konuda 9.443 kere
kucult  büyük
'Hiçbir zaman başarılı olamayacaklar'

''Bu milletin değerlerine savaş açan hiçbir siyasi oluşum ve grup asla başarılı olamamıştır. İnsanların inanç değreleriyle alay etme seviyesizliğini gösterenler, bu halkın sandıkta atacağı tokatla bir daha yerinden kalkamayacaklarını bir kez daha hatırlatmıy olalım.''


Cumhuriyet Halk Partisi (CHP)'li Önder Sav'ın, Hac ve Peygamberimiz Hz. Muhammed (SAV) ile ilgili sözleri tepki toplamaya devam ediyor.

Diyanet-Sen Bursa Şube Başkanı Adnan Yalanız, CHP Genel Sekreteri Önder Sav'ın Hz. Muhammed (SAV) ile ilgili kamuoyunu derinden yaralayan sözleri nedeniyle özür dileme nezaketinde bile bulunmadığını söyledi.

Orhangazi Parkı'nda sendika üyeyelirinin katılımıyla bir basın açıklaması yapan Adnan Yalanız, CHP'nin "Anadolu Müslümanlığı" sloganıyla oy avcılığı yaptığını, ancak Sav'ın açıklamalarına partisinin sessiz kaldığını kaydetti.

Sav'ın özür dileme nezaketini bile gösteremediğini belirten Yalanız, "Öteden beri dinle ve dindarla problemi olan ancak; seçim zamanlarında 'Anadolu Müslümanlığı' sloganları ile dini siyasete alet etmekten çekinmeyen CHP, yöneticileri son yaşanılan olayla din ve dindar insanlarımıza ne kadar uzak olduğunu ortaya koymuştur. CHP'li Sav, açıkça Müslümanlara, dini inanç ve değrelerles alay etmiştir. Milletin değer yargılarını alaya almak kimsenin haddine değildir. Sav'ın bir an önce halkımızdan özür dilemesini bekliyoruz. Partisinin kurucusu Gazi Musatfa Kemal Atatürk'ün dine ve dindara karşı saygıda ne kadar hassa olduğunu unuttuğunu grömek çok acı bir durum. Bu milletin değerlerine savaş açan hiçbir siyasi oluşum ve grup asla başarılı olamamıştır. İnsanların inanç değreleriyle alay etme seviyesizliğini gösterenler, bu halkın sandıkta atacağı tokatla bir daha yerinden kalkamayacaklarını bir kez daha hatırlatmıy olalım." dedi.

Diyanet-Sen Bursa Şube Başkanı Adnan Yalanız, Önder Sav'ın özür dilememesi durumunda, konuyu yargıya taşıyacaklarını söyledi. Basın açıklamasının ardından grup sessizce dağıldı.

2008-05-24 1514
__________________
KeLimeden geçip,mânâya indim..MânâsızLığın mânâsında kayboLup,buğuLu camLarımı sözLeRimLe siLdim...(Sahrud)

ÖNEMLİ DUYURU
FORUMA EKLEDİĞİNİZ YAZILARIN ALTINA LÜTFEN SİZE AİT DEĞİL İSE;
YAZARINI
EĞER YAZARINI BİLMİYORSANIZ
ALINTI
YAZINIZ!


FORUM KURALLARIMIZ
LÜTFEN HAFTADA BİR KEZ OKUYALIM
eski 24.05.2008, 14:40 ŞüHeDa isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #106
Yolcunun Şehri Kayıp :D
(Konuyu Başlatan)
 
ŞüHeDa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 24.01.2008
Nerden: İzmir
Mesajlar: 4.393




Teşekkür etti: 15.117
Teşekkür aldı: 3.482 konuda 9.443 kere
kucult  büyük
Erdoğan'dan 'İslam'ın 3 vurgusu'

''Bizim inanç değerlerimizde kitabımızda hep akledenlere hitap edilir. Düşünenler için orada büyük hikmetler olduğu sürekli olarak hatırlatılır. Akıl, ilim, düşünce. Bunların üçü sürekli olarak bir arada zikredilmiştir.''


Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Gülhane Parkı'nda yapımı tamamlanan İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi'nin açılışını gerçekleştirdi. Avrupa'da bilimsel ve teknolojik gelişmenin merkezinde sadece Avrupa Medeniyeti'ni görme gibi bir yanılgının hakim olduğunu belirten Erdoğan, açılışı gerçekleştirilen İstanbul İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi'nin bu tarihi yanılgıyı düzeltmek için iyi bir fırsat olduğunu dile getirdi.

Gülhane'de bulunan İstanbul İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi açılış törenine Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Hayati Yazıcı Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, Devlet Bakanı Prof. Dr. Mehmet Aydın, CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen, İstanbul Valisi Muammer Güler, İBB Başkanı Kadir Topbaş, müzenin kurucusu Fuat Sezgin ve çok sayıda davetli katıldı.

Gözündeki rahatsızlık dolayısıyla son birkaç gündür programlarını iptal eden Başbakan Erdoğan, bugün müzenin açılışına katıldı. Siyah gözlüğü ile programa katılan Erdoğan'ın arasıra rahatsız olan gözünü mendille sildiği gözlendi.

Açılış töreninde konuşan Başbakan Erdoğan, Türkiye'nin müze fakiri bir ülke olduğunu belirterek, Gülhane Parkı'nda açılan "İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi"nin bu eksikliği giderme açısından önemli bir adım olduğunu dile getirdi. Geçmişi anlamanın aynı zamanda geleceği yorumlamak ve anlamlı kılmak anlamına geldiğini belirten Erdoğan, açılışı gerçekletirilen müzenin bir yanılgıyı düzeltmek açsınıdan çok önemli olduğunu vurguladı. İnsanlığın gelişme evrelerinin kayıt altına alındığı kaynakların genellikle Avrupa kaynaklı olduğunu aktaran Erdoğan, istisnaları dışında bu kaynakların genellikle Avrupa'yı bilimsel ve kültürel gelişmenin merkezine yerleştirdiğini vurguladı. Müslüman düşünür ve bilim adamlarının çalışmalarını 12. ve 16 yüzyıllar arasında pek çok Avrupalı bilim adamı tarafından Türkçe'ye çevrildiğini hatırlatan Erdoğan, bugün dahi bir çok Avrupalı'nın bunu inkar ettiğini aktardı. Erdoğan, "İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi'nde sergilenecek eserlerin bu tarihi yanılgıyı düzeltme imkanı vereceğini dile getirdi.

İslam inancının ilk emrinin "Oku" olduğunu anlatan Erdoğan, "Bizim inanç değerlerimiz İslam'ın ilk emri oku. Ve kadına, erkeğe doğumundan ölümüne kadar bilimi emreden bir dinin mensuplarıyız. Bunun yanında sürekli olarak bir ikaz vardır ki, bu çok önemlidir. Bizim inanç değerlerimizde kitabımızda hep akledenlere hitap edilir. Düşünenler için orada büyük hikmetler olduğu sürekli olarak hatırlatılır. Akıl, ilim, düşünce. Bunların üçü sürekli olarak bir arada zikredilmiştir. Bizler Müslüman olarak bunları yerine getirmiyorsak kimse kalkıp da bunun faturasını bu medeniyete inanca kesmesin." diye konuştu.

"DAHA İYİYİM"
Erdoğan konuşmaların ardından açılışı gerçekleştirilen müzeyi gezerek, eserler hakkında bilgi aldı. Müze ziyarete sonrası basın mensupları Başbakan Erdoğan'a "Geçmiş olsun" temnennilerini iletti. Gazetecilerin "Nasılsınız?" yönündeki sorusu üzerine Erdoğan, "Daha iyiyim" karşılığını verdi.

2008-05-24 13:58:00
__________________
KeLimeden geçip,mânâya indim..MânâsızLığın mânâsında kayboLup,buğuLu camLarımı sözLeRimLe siLdim...(Sahrud)

ÖNEMLİ DUYURU
FORUMA EKLEDİĞİNİZ YAZILARIN ALTINA LÜTFEN SİZE AİT DEĞİL İSE;
YAZARINI
EĞER YAZARINI BİLMİYORSANIZ
ALINTI
YAZINIZ!


FORUM KURALLARIMIZ
LÜTFEN HAFTADA BİR KEZ OKUYALIM
eski 24.05.2008, 14:46 ŞüHeDa isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #107
Yolcunun Şehri Kayıp :D
(Konuyu Başlatan)
 
ŞüHeDa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 24.01.2008
Nerden: İzmir
Mesajlar: 4.393




Teşekkür etti: 15.117
Teşekkür aldı: 3.482 konuda 9.443 kere
kucult  büyük
BBP liderinden Kurtlar Vadisi gerçeği

Birçok kesim Kurtlar Vadisi'ni ‘Günah keçisi’ ilan ederken, Ülkü Ocaklarının efsane başkanı ve BBP lideri Muhsin Yazıcıoğlu, vadi için ne dedi? Dizinin fazla izlenmesindeki asıl etken ne? İşte ışık tutacak ayrıntılar.


Ülkü Ocaklarının efsane lideri ve BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu’ndan Kurtlar Vadisi dizisinin içeriğine çok anlamlı destek geldi.

Birçok kesimin ‘Günah keçisi’ ilan ettiği ve Milliyetçi-Ülkücü gençliği bir çete gibi gösterme iması taşıdığı gerekçesiyle tepkilerin hedefi hedefi haline gelen Kurtlar Vadisi dizisine “ Sanalda olsa şu anki Türkiye’nin bir gerçeği” yorumunda bulunan Muhsin Yazıcıoğlu, dizinin önemli oranda reytinginin de olmasına dikkat çekerek, dizi hakkındaki görüşlerini şöyle sürdürdü.

“Diziyi topa tutarken, öncelikle neden çok izlendiğine bakmamız ve teşhis etmemiz lazım.
Dizide Devletin görevlisi mi yoksa kendi hesaplarına çalışan bir grubumu olduğu belli olmayan Polat Alemdar ve ekibinin, milliyetçi gençliği kötü gösterme amacı taşıdığına katılmıyorum.

Dizinin çok izlenmesi ve sempati toplamasının sebebindeki asıl gerçek ise şu.

Yargının işlemediği, ihanetlerin hesabının sorulmadığı, Uyuşturucu tacirlerinin hesap vermediği bir ülkede sanal da olsa içinde bu uhdeleri taşıyan vatandaşlarımız 1 saatte olsa TV karşısında bu bunalımlarını deşarj etmektedir.

Yani, vatandaş bu ihanetçi ve gayri meşruculardan hesap sorulması beklentisi içindedir.

Dizidekiler devletin görevlileri de olmasa vatandaşımız Polat Alemdar ekibinin bu soysuzlardan hesap sormasıyla rahatlıyor.

Tabi ki vatandaşın asıl beklentisi de Devletinin ve gerçek kurumlarının bu gaflet ve ihanet çarkını kuran çetelerden hukuk çerçevesi içinde hesap sormasını arzulamaktadır.

Bizlerinde arzusu budur.”

(Göktürk Tunçtürk)

2008-05-24 12:05:24
__________________
KeLimeden geçip,mânâya indim..MânâsızLığın mânâsında kayboLup,buğuLu camLarımı sözLeRimLe siLdim...(Sahrud)

ÖNEMLİ DUYURU
FORUMA EKLEDİĞİNİZ YAZILARIN ALTINA LÜTFEN SİZE AİT DEĞİL İSE;
YAZARINI
EĞER YAZARINI BİLMİYORSANIZ
ALINTI
YAZINIZ!


FORUM KURALLARIMIZ
LÜTFEN HAFTADA BİR KEZ OKUYALIM
eski 24.05.2008, 14:49 ŞüHeDa isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #108
ŞüHeDa isimli üye'ye teşekkür edenler
Yolcunun Şehri Kayıp :D
(Konuyu Başlatan)
 
ŞüHeDa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 24.01.2008
Nerden: İzmir
Mesajlar: 4.393




Teşekkür etti: 15.117
Teşekkür aldı: 3.482 konuda 9.443 kere
kucult  büyük
'Baykal katılmadı, çünkü...'

CHP Genel Başkanı Baykal'ın, kapalı alanlarda sigara içme yasağının başladığı gün gazete sayfalarını kaplayan parti liderlerinin yer aldığı reklamda olmamasının nedenini Yalova CHP Milletvekili Muharrem İnce açkladı.

İnce, Baykal'ın Sağlık Bakanlığının gayri ciddi tavrı ve üslubundan dolayı reklamda yer almadığını söyledi.


Yalova'da kurulacak olan Üniversite için "Nasıl Bir Yalova Üniversitesi Olmalı" konulu panele konuşmacı olarak katılmak için Yalova'ya gelen CHP Yalova Milletvekili Muharrem İnce,Panel öncesi basın mensuplarının sigara yasağının başladığı günde Sağlık Bakanlığı Tarafından parti liderlerinin yer aldığı reklamda Genel Başkan Deniz Baykal'ın neden yer almadığı yönündeki sorusuna cevap verdi.

Deniz Baykal'ın 1974 yılından beri sigara içmediğini ve bulunduğu ortamda da sigara içilmesine kesinlikle karşı çıktığını belirten Yalova Milletvekili Muharrem İnce, "CHP Genel Başkanı Baykal'ın,Sağlık Bakanlığının sigara reklamında resminin olmamasının nedeni, Bakanlığın, samimiyetsiz , gayrı ciddi tavrı ve üslubundan dolayıdır" dedi.

Kendinin de yasaklara karşı biri olduğunu belirten Muharrem İnce ilk defa bir yasağı desteklediğini belirtti. Sağlık Bakanlığı ile Tütün ve Alkollü İçecekler Piyasası Denetleme Kurulu'nun (TAPDK) ortak olarak hazırladığı reklamda, Başbakan Erdoğan, Sağlık Bakanı Recep Akdağ, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, DTP Grup Başkanı Ahmet Türk, DSP Genel Başkanı Zeki Sezer, ÖDP Genel Başkanı Ufuk Uras ve BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu fotoğraflarıyla yer almıştı. CHP Genel Başkanı Baykal'ın resminin yer almaması dikkat çekmişti.

2008-05-24 11:21:47

-------------

Obama bu kez çok büyük konuştu

Obama, Küba politikasının değişeceğini söyledi; McCain’e yüklendi.


Amerika'da Demokrat Parti'nin başkan adayı olmaya çok yaklaşan Senatör Barack Obama, eleştirilerini parti içindeki rakibinden çok Cumhuriyetçi Parti'nin kesinleşen adayına yöneltti.

Küba ile doğrudan diplomatik ilişkiler kurulması yönünde zaman ve mekan belirleyeceğini söyleyen Obama, Miami'de yaptığı konuşmada başarısız olan politikalarından dolayı Cumhuriyetçi aday John McCain'i eleştirdi.

ABD'ye düşman olan ülkelerin liderleriyle görüşmeye istekli olduğunu kaydeden Obama, bunlar arasında İran ve Küba'nın da bulunduğunu söyledi. Senatör McCain, hafta içinde Miami'de yaptığı açıklamada Obama'nın daha önce bu minvalde yaptığı teklifleri eleştirmiş ve Küba'ya yönelik sıkı ambargoyu devam ettireceklerini ifade etmişti.

Her iki adayın da bu açıklamalarıyla kasım ayında gerçekleşecek başkanlık seçimlerinde önemli bir yere sahip olan Florida eyaletindeki seçmenleri hedef aldığı belirtiliyor.

Obama, Miami'deki açıklamasında, ayrıca, McCain'in, kendi duruşunu bozduğunu söyledi. Obama, "McCain ülkeyi dolaşarak benim Raul Castro ile görüşmeyi ne kadar çok istediğimi anlatıyor, sanki ben öylesine sosyal bir toplantı istiyormuşum." gibi ifadelerini kullandı.

Obama, "Benim kastettiğim bu değil, bunu MCCain de bliiyor." diye ekledi.

Obama, konuşmasında kim olduğunu belirtmeksizin Komünist Küba ile doğrudan diplomasi kurulması çağrısında bulundu.

2008-05-24 08:21:05

__________________
KeLimeden geçip,mânâya indim..MânâsızLığın mânâsında kayboLup,buğuLu camLarımı sözLeRimLe siLdim...(Sahrud)

ÖNEMLİ DUYURU
FORUMA EKLEDİĞİNİZ YAZILARIN ALTINA LÜTFEN SİZE AİT DEĞİL İSE;
YAZARINI
EĞER YAZARINI BİLMİYORSANIZ
ALINTI
YAZINIZ!


FORUM KURALLARIMIZ
LÜTFEN HAFTADA BİR KEZ OKUYALIM
eski 24.05.2008, 14:53 ŞüHeDa isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #109
Yolcunun Şehri Kayıp :D
(Konuyu Başlatan)
 
ŞüHeDa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 24.01.2008
Nerden: İzmir
Mesajlar: 4.393




Teşekkür etti: 15.117
Teşekkür aldı: 3.482 konuda 9.443 kere
kucult  büyük
Ressamlar için Sultanahmet Camii'ni yıkacaklardı

CHP Genel Sekreteri Önder Sav’ın Hac ibadeti ile alay eden terbiyesizce sözleri, bazılarını, “Bu kadar da olmaz” diye şaşırtıyor. Oysa sözkonusu “CHP ve İslâm” olduğunda, adeta bir “örgütsel gen”in etkisi gibi böyle yığınla örneği hayata geçiren isimler var CHP’nin mazisinde.


Zamanında, İstanbul’da resim galerisi olmadığını gerekçe gösteren CHP’li sanatçı ve yöneticiler, Sultanahmet Camii’ni resim galerisi yapmaya kalkmışlardı. Önerilerine uyulsaydı, “az ışık geliyor” diye kubbe yıkılacaktı.

FUKARANIN VERGİSİ RESSAMA RANT
Bugün, bazı çevrelerce, “Cumhuriyet’in en önemli ressamlarından” diye parlatılan Çallı İbrahim, resimlerine o devir için adeta birer servet ödeyen CHP iktidarına yaranmak amacıyla resimde yeni atraksiyonların peşindeydi. Gerçekten de, savaştan çıkmış yoksul halkın vergilerinden toplanan paralar, başarısız eskizlere akıtılan ranta dönüşüyordu. Milletvekili maaşının 500 lira olduğu Cumhuriyet’in ilk yıllarında (bugün 7 bin 500 YTL), Maarif Vekâleti tarafından tek bir tabloları için ressamlardan Halil İbrahim’e 800, Turgut’a 600, Fahrettin’e 200 lira ödenmişti.

ÇALLI İBRAHİM’İN TEKLİFİYDİ
İşte bu ranttan payına düşeni fazlasıyla alma peşinde olan Çallı İbrahim, bir komisyon oluşturularak resim sanatına yeni imkânlar kazandırılmasını istemişti. İstanbul’da; CHP kodamanlarından oluşturulan bir encümende, Çallı İbrahim’in önerileri ele alınmaya başladı. Ressam Nakım İsmail de, Çallı’nın hınk deyicisiydi. Dönemin (1926) Maarif Vekili Necati Bey’in de bulunduğu bir toplantıda Çallı İbrahim “şok teklifi” gündeme getirdi. Mehmet Kafkas’ın üç ciltlik “Geçmişi Bilmek” isimli eserinde anlattığına göre; Çallı İbrahim, ressamların İstanbul’da “eserlerini” teşhir edecek bir galeriden mahrum olduklarından şikayetle bir yer istiyordu. Kendilerinin, buna “en uygun” yer olarak Sultanahmet Camii’ni belirledikleri herzesini savuran Çallı İbrahim dilekçesinde, “Ama”, diyordu, “Camide yukarıdan gelen ışığın az oluşu resimlerin iyi şerait altında teşhirine mani olacaktır. Bunun için kubbenin belli yerleri yıkılarak buralara güneş ışığının girmesi için delikler yapılmalıdır.”

MİMAR KEMALEDDİN’İN HİMMETİ MANİ OLDU
Komisyonda bulunan merhum Mimar Kemaleddin Bey, Çallı İbrahim’in bu cüretkâr önerisini duyunca pürhiddet yerinden kalkmış, ağır sözler sarfederek toplantıyı terk etmişti. Bu gelişme üzerine CHP kodamanları İbrahim Çallı’nın terbiyesizce önerisini hayata geçirmeye cesaret edememişlerdi.

(Murat Unay – habervaktim.com)

2008-05-26 07:35:29
__________________
KeLimeden geçip,mânâya indim..MânâsızLığın mânâsında kayboLup,buğuLu camLarımı sözLeRimLe siLdim...(Sahrud)

ÖNEMLİ DUYURU
FORUMA EKLEDİĞİNİZ YAZILARIN ALTINA LÜTFEN SİZE AİT DEĞİL İSE;
YAZARINI
EĞER YAZARINI BİLMİYORSANIZ
ALINTI
YAZINIZ!


FORUM KURALLARIMIZ
LÜTFEN HAFTADA BİR KEZ OKUYALIM
eski 26.05.2008, 17:10 ŞüHeDa isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #110
ŞüHeDa isimli üye'ye teşekkür edenler


Seçenekler




Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 22:46 .


Page generated in 1,08979 seconds with 14 queries