16 Şevval 1429
16 Ekim 2008, Perşembe
16 Şevval 1429
16 Ekim 2008, Perşembe
Ayet
Muhakkak O (kur’ân), arşın sâhibi (Allah katında) yüksek mevkiye sâhip, çok şerefli, güçlü bir elçinin (Cebrâil’in, Allah’tan) getirdiği sözdür.
(Tekvir 19-20 )
hadis
Resullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Kim, rızkının Allah tarafından genişletilmesini, ecelinin uzatılmasını isterse sıla-i rahim yapsın.
(Buhari, Edeb 12)

GİrİŞ Yap

Kullanıcı ismi:
Şifreniz:

Beni hatırla

...........................................
Şifrenizi mi unuttunuz
yoksa hâlâ üye değil misiniz? Hemen Üye Olun

Arama


Gelişmiş arama yap

Online Üye

Şuan Forumda: 34 (8 Kayıtlı ve 26 Misafir) bulunmaktadır.

Online   ashqi, MafraK, Ninja Kedi, rüya, ta-ha, Tugba kebirulcady06



Hak-dilaram » GENEL » Haber ve Siyaset » Gündem » Son Dakikalar ;) HABERLER


 
Seçenekler
Yolcunun Şehri Kayıp :)
(Konuyu Başlatan)
 
ŞüHeDa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 24.01.2008
Nerden: İzmir
Mesajlar: 4.567




Teşekkür etti: 16.315
Teşekkür aldı: 3.816 konuda 10.574 kere
kucult  büyük
Başka dillere giren Türkçe kelimeler sözlüğü

Türk Dil Kurumu (TDK) tarafından hazırlatılan, Türkçeden başka dillere giren kelimelerin yer aldığı ''Verinti Sözlüğü''nün birkaç ay içinde tamamlanacağı bildirildi.


TDK Başkan Danışmanı Prof. Dr. Recep Toparlı, bugüne kadar Türkçenin başka dillerden kelime alan, başka dillerin boyunduruğu altına girmiş bir dil olarak gösterildiğini söyledi. Prof. Dr. Toparlı, TDK olarak işin gerçek yönünü ortaya çıkarmak amacıyla 'Verintiler Sözlüğü' adı altında bir çalışma yaptırdıklarını belirterek, bu yeni çalışmada Türkçeden yabancı dillere verilmiş 20 binin üzerinde kelime tespit edildiğini bildirdi.

Prof. Dr. Günay Karaağaç tarafından gerçekleştirilen bu çalışmada, Türkçeden Ermenice, Sırpça gibi başka dillere verilen kelime sayılarının fazlalığının göze çarptığına işaret eden Prof. Dr. Toparlı, şöyle konuştu:

''Mesela, bir Sırpça sözlüğünü açıp baktığınızda Türkçe sözlüğü zannedersiniz. Türkçeden Sırpçaya giren 9 binin üzerinde kelime var. Aynı şekilde İngilizce, Fransızca ve diğer dillere de çok sayıda kelime vermişiz. Rusçaya 2 bin 500, Bulgarcaya 3 bin 500, Sırpçaya 9 bin, Rumenceye 3 bin, Farsçaya 3 bin, çinceye 300, Ukraynacaya 800, Finceye 118 kelime vermişiz. Sadece Ermeniceye 4 bin 262 kelime vermişiz, ama onlardan 25 kelime bizim dilimize girmiş. O kelimeler de zaten 'madik' gibi argo kelimeler. Türkçenin başka dillere verdiği kelimeler, 'döner, yoğurt ve dolmuş' gibi birkaç kelimeden ibaret değil.''


2008-04-28 08:13:30

----

Gül'den 19 Mayıs mesajı

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Türkiye'nin, güçlü ekonomisi, insan haklarına dayalı demokratik ve laik rejimi, dinamik nüfusu, kuvvetli ordusu ve hepsinden önemlisi devlet ve milleti birbiriyle kaynaştırmayı başaran yönetim anlayışıyla saygın ve güçlü bir ülke haline geldiğini söyledi.


Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayınladı.

Mesajına, "Aziz Vatandaşlarım, Sevgili Gençler, Atatürk'ün gençliğe armağanı olan 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı'nı coşkuyla ve gururla kutluyoruz" ifadeleriyle başlayan Abdullah Gül, Büyük Önder Atatürk'ün İstiklal Savaşı'nı başlatmak amacıyla

Samsun'a çıkışının, Türk milletinin kaderini değiştiren, tarihi ve stratejik bir girişim olduğunu bildirdi.

19 Mayıs'ın, Türk milletinin, en menfi şartlar altında dahi çıkış yolunu bulabildiğinin güzel bir örneği olduğunu vurgulayan Gül, Türk milleti böylelikle atalarının emaneti olan kutsal vatanını korurken, milli egemenliğe dayanan, modern bir devleti, genç Türkiye Cumhuriyeti'ni kurma başarısını gösterdiğini kaydetti. Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulmasının, Türk ve dünya tarihi açısından 20. yüzyılın en önemli olaylarından birisi olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Gül, "Türkiye, Atatürk'ün 'çağdaş uygarlık düzeyine ulaşmak' olarak özetlediği hedefi yakalama yolunda bugüne kadar önemli mesafeler katetmiştir" dedi.

"19 Mayıs, gençliğe armağan edilmiş bir bayramdır. Çünkü gençlik, gelecektir" diyen Abdullah Gül, Türkiye'de, milli mücadelenin ilk adımının atıldığı gününün Spor Bayramı olarak da kutlandığını hatırlattı. Cumhurbaşkanı Gül, spor ahlakının, centilmenliğin ve kurallara saygının gençlere hedef olarak gösterildiği 19 Mayıs ruhunun, tüm bölgemiz ve dünya için örnek oluşturduğunu bildirdi.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, "Bugün Türkiye, yarınlarına güvenle bakan bir ülkedir. Umutları ve hedefleri olan bir ülkedir. Tarihi parlak, geleceği aydınlık bir ülkedir" dedi.

Gül, Türkiye'nin, güçlü ekonomisi, insan haklarına dayalı demokratik ve laik rejimi, dinamik nüfusu, kuvvetli ordusu ve hepsinden önemlisi devlet ve milleti birbiriyle kaynaştırmayı başaran yönetim anlayışıyla saygın ve güçlü bir ülke haline geldiğini söyledi.

Modern çağın dinamiklerini doğru okumaya başlayan Türkiye'nin, bölgesi ve ötesindeki gelişmelere yön veren, dostluğu aranan, düşmanlığından çekinilen uluslararası bir aktör konumuna yükseldiğini vurgulayan Abdullah Gül, "Türkiye bir cazibe merkezine dönüşmüştür. Gelinen bu nokta, toplumumuzun her kesiminin sarfettiği ortak gayretin ürünüdür" diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, mesajında şu ifadelere yer verdi: "İnsan haklarına saygılı demokratik rejimimiz, açık toplumu teşvik eden yaklaşımımız, bireyi esas alan yönetim anlayışımız pekiştikçe Türkiye daha da güç kazanacaktır. Türkiye artık, edebiyatta, sanatta, sporda, eğitimde, bilimde ve teknolojide adını sık sık tüm dünyaya duyurmaktadır.

Sevgili Gençler,

Bugün artık AB ile tam üyelik müzakerelerini yürüten bir ülkenin gençleri olarak dünyaya açık olun, içinize kapanmayınız. Küresel rekabette başarı elde edebilmek için kendinizi her alanda donanımlı bireyler olarak yetiştirmeye gayret göstermelisiniz. Erasmus gibi AB programları bu yönde imkanlar sağlamaktadır.

Dışa açık, hoşgörülü, çevrenize saygılı, milletinize sadık, gelenek ve göreneklerinize bağlı, modernleşmenin ancak demokrasiyle mümkün olduğu şuuruna sahip, çalışkan insanlar olmalısınız. Türkiye'nin potansiyeli büyüktür. Bu büyük potansiyeli parlak ve müreffeh bir geleceğe dönüştürmek sizin elinizdedir.

Büyük Önder Atatürk, 'Gençler cesaretimizi takviye ve idame eden sizlersiniz. Siz, almakta olduğunuz terbiye ve irfan ile insanlık ve medeniyetin, vatan sevgisinin, fikir hürriyetinin en kıymetli timsali olacaksınız' diyerek, Türk gençliğine olan sonsuz güvenini vurgulamıştır. Atalarımızın, şehitlerimizin, gazilerimizin ve yetişmenize katkısı olan herkesin güvenine layık olacağınıza eminim.

Aziz Vatandaşlarım, Sevgili Gençler,

Bu duygu ve düşüncelerle, hepinizin 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı'nı yürekten kutluyor, en içten sevgi ve saygılarımı sunuyorum."


2008-05-18 11:15:03
__________________
.°•. °•. °•. °•.
««BeNi kayBetmeYi Ba$aRaNı,
kaZanMak için asLa uĞra$mAm»»

ѕυѕкυηℓυкℓαяα нüкüм gιу∂ιк...

.•° .•° .•° .•°.

ŞampiyonLuk YoLunda Omuz Omuza;
Güç VeRiR Size O KutsaL FoRma!
GeRiye Düşsende,Sakın YıkıLma!
And İçtik Bu sene de İki Kupaya!

OnLaRa İnanıyoRuz ve GüveniyoRuz!

UltrAslan
eski 18.05.2008, 11:25 ŞüHeDa isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #81
ŞüHeDa isimli üye'ye teşekkür edenler
Yolcunun Şehri Kayıp :)
(Konuyu Başlatan)
 
ŞüHeDa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 24.01.2008
Nerden: İzmir
Mesajlar: 4.567




Teşekkür etti: 16.315
Teşekkür aldı: 3.816 konuda 10.574 kere
kucult  büyük
'Sakin olun! Müslümanlardan korkmayın'

Kanada’da Müslüman göçmenlere yönelik olarak artan hoşnutsuzlukla ilgili Kanada Hükümeti’nin finanse ettiği komisyonunun araştırmasında ‘Müslümanlardan korkmayın. Onlara karşı daha hoşgörülü olun’ sonucu çıktı.

FRANSIZLAR, KÜRESEL DÜNYAYA ENTEGRE OLMALI

Fransızca’nın resmi dil olarak konuşulduğu Quebec eyaletinde yapılan araştırmada, yeni kuşak göçmenlerin dini ve etnik talepleri nedeniyle kültürlerinin yok olacağı korkusu yaşayan ilk kuşak göçmenler olan Fransızların, göçmenlere yönelik endişelerinden kurtulmaları ve küreselleşen dünyada daha açık bir toplum oluşturma çabalarına katılma çağrısı yapıldı.

İSLAMOFOBYA’DAN KURTULMAK İÇİN…
Kanadalı Fransızların Müslümanlara yönelik daha hoşgörülü olması ve iyi ilişkiler geliştirmesi gerektiği belirtilen raporda, İslamofobya’dan kurtulmanın yolunun Müslümanlara yakınlaşmak ve onlarla iletişim kurmaktan geçtiğine vurgu yapıldı.

MEDYA TEK TARAFLI
‘Güvensizlik güvensizliği besler” ifadelerinin kullanıldığı raporda, medyanın toplum arasındaki iletişime katkıda bulunamadığına dikkat çekildi. Müslümanlara ve diğer dini ve etnik azınlığa yönelik hoşnutsuzluğun medyanın tek taraflı yayınından kaynaklandığı belirtilen raporda, Kanadalı Fransızların daha açık fikirli ve hoşgörülü olması gerektiğine dikkat çekildi. Araştırmada, Quebec medyasının da tek taraflı ve aşırı derecede ‘beyaz’ olduğu ifade edildi.

Komisyonun hazırladığı rapor Kanada Başbakanı’na sunulurken, raporun parlamentoda ele alınması bekleniyor.

(habervaktim.com – Dış Haberler)

2008-05-19 14:17:53


-----

Örgütleri birbirine kattı

Kanaltürk’ü muhafazakar kimliği ile bilinen bir gruba sattığı gerekçesiyle ulusalcıların cephe aldığı Tuncay Özkan, kendi örgütlerini de karıştırdı. Antalya’da “Ulusalcılar nereye gidiyor?” konulu bir konferans verecek olan Özkan yüzünden, il örgütünün bir birine girdiği belirtiliyor.


Bazı Biz Kaç Kişiyiz Derneği il örgütleri tarafından istenmeyen adam ilan edilen Tuncay Özkan, Antalya’da “Türkiye nereye gidiyor, ulusalcılar ne yapmalı?” konulu bir konferans vermeye kalkışınca il örgütü bir birine girdi. Tuncay Özkan’ı istemeyen üyelerin, konferansı düzenleyen yönetime ateş püskürdüğü ve tartışmanın kavgaya dönüştüğü belirtildi.


DİĞER ÖRGÜTLER DE KARIŞABİLİR

Kanaltürk’ün satışının ardından ulusalcı kesimden büyük tepkiler alan Tuncay Özkan, artık kendi örgütleri tarafından da istenmiyor. Kanalın satılmasının ardından ayaklanan Biz Kaç Kişiyiz il örgütleri Özkan’ın adını bile duymak istemiyor. Antalya il örgütünde yaşanan olayların diğer il örgütlerinde de baş göstereceği konuşuluyor.

TUNCAY ULUSALCILIK KONFERANSI VERECEK
Biz Kaç kişiyiz Derneği Antalya Şubesi tarafından düzenlenen 24 Mayıs tarihli konferans duyurusu şöyle: “Deneyimli gazeteci Tuncay ÖZKAN ve Kerim Can KAMAL’ın katılacağı “TÜRKİYE NEREYE GİDİYOR,ULUSALCILAR NE YAPMALI?” konulu konferansa siz değerli basın mensuplarının katılımını bekliyoruz.”


Engin Kaşdaş-habervaktim.com

2008-05-19 15:26:37
__________________
.°•. °•. °•. °•.
««BeNi kayBetmeYi Ba$aRaNı,
kaZanMak için asLa uĞra$mAm»»

ѕυѕкυηℓυкℓαяα нüкüм gιу∂ιк...

.•° .•° .•° .•°.

ŞampiyonLuk YoLunda Omuz Omuza;
Güç VeRiR Size O KutsaL FoRma!
GeRiye Düşsende,Sakın YıkıLma!
And İçtik Bu sene de İki Kupaya!

OnLaRa İnanıyoRuz ve GüveniyoRuz!

UltrAslan
eski 19.05.2008, 16:11 ŞüHeDa isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #82
ŞüHeDa isimli üye'ye teşekkür edenler
Yolcunun Şehri Kayıp :)
(Konuyu Başlatan)
 
ŞüHeDa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 24.01.2008
Nerden: İzmir
Mesajlar: 4.567




Teşekkür etti: 16.315
Teşekkür aldı: 3.816 konuda 10.574 kere
kucult  büyük
Gazi'de rekabet kızışıyor

Gazi üniversitesi’nde 18 Haziran’da yapılacak rektörlük seçimi öncesinde, adaylığını açıklayan akademisyenler arasındaki rekabet kızışıyor. Bazı adaylar kurdukları Internet siteleri aracılığıyla hedeflerini kamuoyu ve üniversite ile paylaşıyor.


Sezer tarafından, Prof. Dr. Rıza Ayhan'dan sonra ikinci olmasına rağmen atanan Kadri Yamaç’ın görev süresinin dolması ile yapılacak Gazi Üniversitesi rektörlük seçimleri öncesinde adaylar netleşmeye başladı. Bir önceki seçimde en fazla oyu almasına rağmen Sezer tarafından atanmayan Prof. Dr. Rıza Ayhan’ın da aday olduğu rektörlük seçiminin kıran kırana geçeceği belirtiliyor.

REKTÖR NASIL BİRİ OLMALI?
Öte yandan, adaylardan bazıları, kurdukları internet sitesi aracılığıyla propaganda yarışını başlattı. Rektör adaylığını açıklayan isimlerden biri olan Tıp Fakültesi Göğüs Cerrahisi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Sedat Demircan, seçim beyannamesinde üniversite rektöründe olması gereken özellikleri şöyle sıraladı: “Rektör olacak kişi, ön yargı ve ideolojik saplantıları ile hareket etmeyen, toplumun değerlerini benimseyen, eğitim gönüllüsü, ufku açık, komplekssiz, adil, hoşgörülü, küresel gelişmelere açık, farklılıkları kucaklayabilen, gençleri anlayabilen, gücünü bazı çevrelerden değil bilgisinden ve akademik prensiplerinden alan, öğretim üye ve elemanlarına çifte standart uygulamayan, Devlet Kurumları ile sağlıklı iletişim kurabilen, özgüveni tam, herkesin ortak bir özellik bulabileceği bir kişi olmalıdır.”

KATILIMCI ÜNİVERSİTE ANLAYIŞI
Bu özellikleri taşıdığına inanarak aday olduğunu kaydeden Demircan’ın, sıraladığı hedefler ise, “Bugüne kadar üniversitelerimiz nelerle uğraşmış?” sorusunun cevapları niteliğinde. İşte bir rektör adayının hedefleri:
“-Devlette devamlılık esastır, prensibinden hareketle geçmişte yapılan doğru icraatların devamını sağlamak.
-Katılımcı üniversite anlayışını ilke haline getirmek.
-Öğretim Üyelerimize huzurlu bir çalışma ortamı sağlayarak eğitim, öğretim kalitemizi arttırmak ve bu bilinçle hizmetlerimizi sürdürmek.
-Öğrencilerimizin mezuniyet sonrası iş bulma sorununa resmi ve özel sektör temsilcileri ile birlikte çözüm aramak ve bu konuda aktif bir merkez oluşturmak.
-Üniversitelerin temel hedefi sadece okur yazar diplomalı insan yetiştirmek değildir. Eğitim öğretimin süreci sonunda ülkemize sağlık, sosyal, ekonomik ve teknik alanlarda uzman ve ehliyetli eleman yetiştirmektir. Bu anlamda dinamik eğitim projeleri üreterek eğitimin pratik anlamlardaki potansiyelini karşılamaya çalışmak.
-Akademik ve bilimsel çalışmalara öncelik vermek. Her türlü olanaklarımızı kullanarak bu çalışmaları teşvik etmek. Ulusal ve Uluslararası projelere desteği artırmak..
-Akademik yükseltme ve atama kriterlerine bağlı kalarak, Öğretim Üyelerimizin haklarını korumak.
-Uluslararası yayın ve dil sorunu olan Yardımcı Doçentlerimizin bu sorununa çözüm aramak.”


Engin Kaşdaş-habervaktim.com

2008-05-19 10:21:14
__________________
.°•. °•. °•. °•.
««BeNi kayBetmeYi Ba$aRaNı,
kaZanMak için asLa uĞra$mAm»»

ѕυѕкυηℓυкℓαяα нüкüм gιу∂ιк...

.•° .•° .•° .•°.

ŞampiyonLuk YoLunda Omuz Omuza;
Güç VeRiR Size O KutsaL FoRma!
GeRiye Düşsende,Sakın YıkıLma!
And İçtik Bu sene de İki Kupaya!

OnLaRa İnanıyoRuz ve GüveniyoRuz!

UltrAslan
eski 19.05.2008, 16:13 ŞüHeDa isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #83
ŞüHeDa isimli üye'ye teşekkür edenler
Yolcunun Şehri Kayıp :)
(Konuyu Başlatan)
 
ŞüHeDa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 24.01.2008
Nerden: İzmir
Mesajlar: 4.567




Teşekkür etti: 16.315
Teşekkür aldı: 3.816 konuda 10.574 kere
kucult  büyük
Sigara içilemeyecek yerler

Sağlık Bakanlığı, tütün ve tütün ürünlerinin yataklı vagonlar da dahil, demir yolu toplu taşıma araçlarında tüketilemeyeceğini, eskiden tütün ürünlerinin tüketimi için oluşturulan her türlü alanın kapatılacağını, çalışanların da sigarayı ancak iş yerlerinin dışına çıkarak içebileceğini bildirdi...


Sağlık Bakanlığı, tütün ve tütün ürünlerinin kullanım alanını sınırlayan yasanın dün yürürlüğe girmesinin ardından akla takılan sorulara resmi internet sitesinde açıklık getirdi.

4207 sayılı Kanun'un yasakçı değil korumacı bir yaklaşım ile hazırlandığı belirtilerek, bu konuda sıkça sorulan sorulara şu yanıtlar verildi:

KAMUYA AÇIK BÜTÜN KAPALI ALANLAR

-Tütün ürünlerinin tüketilemeyeceği kapalı alanlar nerelerdir?
Tütün tüketiminin yasak olduğu kapalı alanlar kamu hizmet binaları, koridorları dahil olmak üzere her türlü eğitim, sağlık, üretim, ticaret, sosyal, kültürel, spor, eğlence ve benzeri amaçlı özel hukuk kişilerine ait olan ve birden çok kişinin girebileceği (ikamete mahsus konutlar hariç) binalar, taksi hizmeti verenler dahil olmak üzere kara yolu, demir yolu, deniz yolu ve hava yolu toplu taşıma araçları, okul öncesi eğitim kurumlarının (dershaneler, özel eğitim ve öğretim kurumları dahil olmak üzere ilk ve orta öğrenim kurumlarının kültür ve sosyal hizmet binalarının kapalı ve açık) alanları, özel hukuk kişilerine ait lokantalar ile kahvehane, kafeterya, birahane gibi eğlence hizmeti verilen işletmelerdir.

TENTELERİN ALTINDA BİLE İÇİLEMEYECEK

16 Mayıs 2008 tarihli 26878 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Başbakanlık genelgesinde kapalı alan; sabit veya seyyar bir tavanı veya çatısı (çadır, güneşlik dahil) olan, kapıları, pencereleri ve giriş yolları dışında bütün yan yüzeyleri geçici veya kalıcı olarak tamamen kapatılmış alanlar ile aynı şekilde tavanı veya çatısı olup yan yüzeylerinin yarısından fazlası kapalı bulunan yerler olarak tanımlanmaktadır.

KAHVEHANE VE LOKANTALARDA YASAK HENÜZ BAŞLAMADI

-Yasa öncelikle hangi alanlarda uygulanacak?
Özel hukuk kişilerine ait lokantalar ile kahvehane, kafeterya, birahane gibi eğlence hizmeti verilen işletmeler dışında kalan alanlarda tütün ürünlerinin tüketilmemesi uygulamasına 19 Mayıs 2008'de geçilecek. Bu işletmelerde ise uygulama 19 Temmuz 2009'da başlayacak.

SİGARA ODALARI KAPATILACAK

-Eskiden kapalı alanlarda oluşturulan sigara odaları ne olacak?
Eskiden tütün ürünlerinin tüketimine tahsis edilmek üzere oluşturulan her türlü alan, 19 Mayıs 2008 itibarıyla kapatılmış olacak.

TRENLERDE YASAK

-Tren gibi toplu taşıma araçlarında sigara içilmesi mümkün mü? Yataklı vagon yolcuları kendi odalarında sigara içebilecekler mi?
Hayır. Kanun gereği demir yolu toplu taşıma araçlarında da tütün ve tütün ürünleri tüketilemeyecek.

OTELLER

-Otellerde sigara içilen odalar olacak mı-
Evet olabilecek. Bu kanuna göre, otelcilik hizmeti verilen işletmelerde, tütün ürünleri tüketen müşterilerin konaklamasına tahsis edilmiş odalar oluşturulabilir. Ancak bu odalarda standartlara uygun havalandırma tertibatı bulunacak ve tahsis edilen bu odaların mümkün olduğunca aynı kat, koridor gibi müstakil ve tecrit edilebilir ayrı bölümlerde yer alması sağlanacak.


STADYUMLARDA NE OLACAK?


-Stadyumlarda özel alanlarda sigara içilebilecek mi?
Evet. Bu kanuna göre açık havada yapılan her türlü spor, kültür, sanat ve eğlence faaliyetlerinin yapıldığı yerler ile bunların seyir yerlerinde tütün ürünleri kullanılmayacak. Bu tesislerde tütün ürünlerinin tüketilmesine mahsus alanlar oluşturulması halinde ise bu alanlar toplam seyir alanının yüzde 50'sini geçmeyecek ve ortamda bulunan diğer kişilerin etkilenmesini önleyecek şekilde düzenlenecek.

-Stadyumlarda, özel ofis ve alanlar satın alınabiliyor. Buralarda sigara tüketilebilecek mi?
Hayır. Bu alanlarda tütün ve ürünleri tüketilemeyecek, stadyumlarda sadece tütün tüketimine mahsus alanlarda bu mümkün olabilecek.

-Spor hizmetinin verildiği yerlerden kasıt sadece stadyumlar mı?
Kanunda, spor hizmetinin verildiği yerler stadyumlarla sınırlı tutulmamaktadır. Bu alanlar açık ve kapalı tüm spor alanlarını kapsamaktadır.

-Kültür festivallerinin yapıldığı ortamlarda, sinema salonlarında tütün ürünleri satışı yapılamayacak mı?
Hayır satılamayacak. 4207 sayılı Kanun'a göre sağlık, eğitim ve öğretim, kültür ve spor hizmeti verilen yerlerde tütün ürünlerinin satışı yapılamaz.

BALKONDA YASAK

-Çalışanlar, iş yerlerinin balkonlarında ya da yangın merdivenlerinde sigara içebilecekler mi?
Hayır. Çalışma ortamlarının yangın merdivenlerinde, balkonlarında, merdiven boşluklarında ya da 2 binayı birbirine bağlayan koridorlarında sigara ve tütün ürünleri kullanılamayacak.

-Çalışanlar artık tütün ürünlerini çalıştıkları binaların dışına çıkarak mı kullanacaklar?
Toplum sağlığımız için evet.


2008-05-20 13:12:55
__________________
.°•. °•. °•. °•.
««BeNi kayBetmeYi Ba$aRaNı,
kaZanMak için asLa uĞra$mAm»»

ѕυѕкυηℓυкℓαяα нüкüм gιу∂ιк...

.•° .•° .•° .•°.

ŞampiyonLuk YoLunda Omuz Omuza;
Güç VeRiR Size O KutsaL FoRma!
GeRiye Düşsende,Sakın YıkıLma!
And İçtik Bu sene de İki Kupaya!

OnLaRa İnanıyoRuz ve GüveniyoRuz!

UltrAslan
eski 20.05.2008, 16:18 ŞüHeDa isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #84
ŞüHeDa isimli üye'ye teşekkür edenler
Yolcunun Şehri Kayıp :)
(Konuyu Başlatan)
 
ŞüHeDa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 24.01.2008
Nerden: İzmir
Mesajlar: 4.567




Teşekkür etti: 16.315
Teşekkür aldı: 3.816 konuda 10.574 kere
kucult  büyük
Sen misin İran'ı savunan!

Kasım ayında yapılacak olan Amerikan başkanlık seçimleri yaklaşırken, Cumhuriyetçi aday John McCain ile Demokrat Parti’nin olası adayı Barack Obama arasında Sovyetler ve İran sataşması yaşandı.

McCAIN’İN ‘TECRÜBESİZLİK’ SUÇLAMASI

McCain’in aksine İran ile diplomatik ilişki kurmaktan yana olan Barack Obama’nın İran’ın Sovyetler’den daha az tehdit unsuru oluşturduğu şeklindeki sözleri tartışma konusu oldu. Daha önce İslam karşıtı kampanyasıyla gündeme gelen John McCain, Obama’nın bu sözlerini ‘tecrübesizliğe’ bağlarken, bu tür demeçlerin bir Amerikan Başkanı için çok ciddi sonuçlar doğurabileceğini öne sürdü.

McCain, İran’ın Irak’taki Amerikan askerlerinin öldürülmesi için patlayıcı sağladığını iddia ederken, İran’ın aynı zamanda İsrail’in yok olması için çalıştığını söyledi.

OBAMA: SOVYETLER DE ‘SİZİ GEZEGENDEN SİLECEĞİZ’ DEMİŞTİ
McCain’i bu denli kızdıran Obama geçtiğimiz Pazar günü Oregon eyaletinin Pendleton kentinde “İran, Küba ve Venezuella, Sovyetler Birliği ile karşılaştırıldığında daha küçük tehditler oluşturuyorlar. Sovyetler’in bize yönelttiği tehdit gibi ciddi bir tehdit oluşturmuyorlar. Sovyetler bize o dönemde ‘sizi gezegenden sileceğiz’ dedikleri halde, biz yine de Sovyetler ile konuştuk” demişti.

İRAN’IN BİR TANE NÜKLEER SİLAHI YOK
McCain eleştirilerine dün cevap veren Obama, Montana’daki bir mitingde, “Bu konu hakkında açık olacağım. İran büyük bir tehdittir. Ancak Sovyetler Birliği daha büyük bir tehditti. Sovyetler Birliği binlerce nükleer silaha sahipti. İran ise bir tane nükleer silaha sahip değil” dedi.

KENNEDY’NİN YOLUNU TAKİP ETMELİYİZ
İran’dan gelen tehdidin Amerika’nın Irak’taki savaşından kaynaklandığını söyleyen Obama, İran’ın, hiçbir zaman olmaması gereken Irak savaşından en fazla fayda sağlayan ülke olduğunu kaydetti. Obama, McCain’in Irak’taki başarısızlığı iki katına çıkarmaya çalıştığını ifade ederek, soruna çözüm için John F. Kennedy ve Ronald Reagan’ın Sovyetler ile konuştuğu gibi müzakere edilmesi gerektiğini de belirtti.

(habervaktim.com-Dış Haberler)

2008-05-20 12:00:42
__________________
.°•. °•. °•. °•.
««BeNi kayBetmeYi Ba$aRaNı,
kaZanMak için asLa uĞra$mAm»»

ѕυѕкυηℓυкℓαяα нüкüм gιу∂ιк...

.•° .•° .•° .•°.

ŞampiyonLuk YoLunda Omuz Omuza;
Güç VeRiR Size O KutsaL FoRma!
GeRiye Düşsende,Sakın YıkıLma!
And İçtik Bu sene de İki Kupaya!

OnLaRa İnanıyoRuz ve GüveniyoRuz!

UltrAslan
eski 20.05.2008, 16:20 ŞüHeDa isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #85
ŞüHeDa isimli üye'ye teşekkür edenler
.................
 
Ayşe Reşad - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 15.418




Teşekkür etti: 27.060
Teşekkür aldı: 12.025 konuda 43.528 kere
kucult  büyük
suheda´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Sigara içilemeyecek yerler
Dün haberlerde gördüm bütün milletvekilleri bahçedeydi
__________________

"Nasıl dünya maîşeti insanlardan kazanılıyorsa, ahiret maîşeti de insanlardan kazanılır!"

http://yurekyanginlari.blogcu.com/
eski 21.05.2008, 10:32 Ayşe Reşad isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #86
Ayşe Reşad isimli üye'ye teşekkür edenler
Yolcunun Şehri Kayıp :)
(Konuyu Başlatan)
 
ŞüHeDa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 24.01.2008
Nerden: İzmir
Mesajlar: 4.567




Teşekkür etti: 16.315
Teşekkür aldı: 3.816 konuda 10.574 kere
kucult  büyük
'Yargı hiç bu kadar siyasallaşmamıştı'

Yargıtay Başkanlar Kurulu’nun “hedef gösterme” açıklamasını habervaktim.com’a değerlendiren 12 Eylül Askeri Savcısı Faik Tarımcıoğlu, bunun 1982 Anayasası ve ‘her gün darbe’ diyenlerin oluşturduğu ortamın bir sonucu olduğunu söyledi.


“Cumhuriyet tarihinin hiç bir döneminde yüksek yargı bu kadar siyasallaşmadı” diyen Tarımcıoğlu, Anayasa mahkemesi Danıştay, Yargıtay ve YSK’nın hiçbir dönemde bu kadar siyasallaşmadığını vurgulayarak “1982 anayasasının çizdiği sınırların da ötesine çıktılar. 1982 anayasası her halükarda yargıyı devlet paralelinde, devletle beraber diye düşünüyordu. Yargı meclisin de üstünde bir konuma geldi. Meclisten çıkan kanunları Anayasa Mahkemesi denetleyebilir ama her kararını, her tutumunu denetleyecek bir makam halinde hissetti kendini ve meclisin yerine geçerek karar verdi.”

“HALKIN MENFAATİNİ BİLE HİÇE SAYDILAR”
“Danıştay da idarenin, genel idarenin değil özel olarak kendisinin seçtiği idarenin özel siyasi parti ve hükümet anlamında her kararını iptal ederek denetim altına almak istedi. İdarenin har kararını yetkili olsun olmasın, şekil yönünden uygun olsun olmasın her kararını, her eylemini denetleme gücünde hissetti kendini. Bu Danıştay’ın ruhuna da, İdare Hukuku prensiplerine de aykırı. Hukukun üstünlüğüne de aykırı. Buna rağmen bazı iktidarları da peşin olarak karar verip infaz ettiler. Bazı hükümetleri zor durumda bıraksa bile bunu yaptılar. Kamu vicdanına aykırı olsa bile böyle kararlar verme cihetine gittiler. Binlerce tasarrufu iptal etti. Bunların içinde yüzde 90 kamu yararına eylem ve işlemler vardı. Ama bu önemli değil sadece bazı hükümetler getirdi diye bunu yaptılar. Garip bir durum meydana geldi. Nasıl bir çıkış yolu var bilmiyorum ama yargı hiç bir dönemde olmadığı kadar siyasallaştı.”

YARGITAY BİR REJİM KAVGASINA GİREMEZ
Tarımcıoğlu, Yargıtay’ın açıklamasını da şöyle değerlendirdi: “Yargıtay bir rejim kavgasına girmez. Hukuk dosyalarına bakar. Siyasi bir konuda tavır alması düşünülemez. Öyle bir fonksiyonu yoktur. Sadece Yargıtay Başsavcısı özel yetkileri dolayısıyla Anayasa Mahkemesi’ne dava açma yetkisine sahiptir bir de Yüce Divan’da görülen davalarda divan hakimi olarak davaları takip eder. Yargıtay Başkanlar Kurulu’nun böyle siyasal bir bildiri yayınlama şansı da yoktur. Ama buna rağmen ben yaptım oldu mantığı hakimdir.^”

HER GÜN DARBE DİYENLERİN NEDEN OLDUĞU ATMOSFER
Tarımcıoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Sandıktan çıkan meşru iktidarın siyasal görevini devam ettirme şansı giderek bir hakimler dayatması karşısında neredeyse sıfırlanıyor. O da 1982 anayasasının dengesiz bir şekilde verdiği bazı yetkilerden kaynaklanıyor. ‘Her gün darbe’ diyenlerin yarattığı atmosferden kaynaklanıyor. Bu gün darbe yarın darbe sürekli darbe. Marksistlerin “Her gün devrim, sürekli devrim’ diye bir sloganı vardı. Şimdi hakim olan slogan ‘her gün darbe, sürekli darbe.’ Partiler aldıkları oya dayanarak kanunsuz iş yapamazlar. Gayrı meşru iş yapamazlar. Ama bunun ölçüsü 4 sene sandıkta sabretmek ve sandıkta cevabını vermektir. Çözüm, askeri darbeler veya muhtıralar, sarıkızlar, ayışıkları vesaire değildir. Hele hele böyle hükümetlerle polemikte olan bir yargı da garip bir durum meydana getirmektedir.”

DEMOKRASİYE PATİNAJ YAPTIRILIYOR
“Elbette hükümetler istediğini yapamaz, yargı denetimi de bunun içindir” diyen Tarımcıoğlu, “Ancak bu işin bir erkanı usulü vardır. Hakimler bunu yaparken çok dikkat etmelidirler. Eğer bir iktidar oya dayanarak kanunsuz bir şey yaparsa zaten denetleme altındadır. Yapsa bile sen zaten iptal ediyorsun. Yapma şansı kalmıyor ortada. Siyasi partiler burada güçlü değil ki zaten sınırlamışsın her şeyi. Bunun nihai sonucu 4 sene sandığa kadar sabretmektir. Bu da yargının değil halkın görevidir. Öyle lüzumsuz gerginlikler yaratmakla, demokrasimize patinaj yaptırılıyor. Bu hükümetten de gelse yargıdan da gelse zarardır. Hukukun üstünlüğüne de aykırıdır. Bu prensip, hakimlerin birinci anayasasıdır. Buna riayet etmeleri lazımdır. Bu tür hareketlerden uzaklaşmak gerekir.

ARTIK NİHAİ KARARLARI MECLİS DEĞİL YÜKSEK YARGI VE YÜKSEK BÜROKRASİ VERİYOR
Tarımcıoğlu, yargı organlarının kararlarında ‘Türk Milleti adına’ ifadesini kullanmaları ile ilgili olarak da şu değerlendirmeyi yaptı: “Millet adına kararlar alıyorlar. Anayasada ‘meşruiyeti olmayan yetki kullanılmaz’ diye bir şey var, Buna riayet etmeleri lazımdır. Hukuk öyle bir şey ki, mesela jüri sistemi olsaydı, hakimleri halk seçseydi, tayinle gelen hakimler değil de halk hakimleri seçseydi, Yargıtay Başsavcısı o zaman Türk Milleti adına hüküm verebilirdi. Bu ‘Türk Milleti adına’ lafı öteden beri bir ‘galatı meşhur’ denilen yanlış ama sürekli devam eden bir yanlıştır. Devlet ardına karar veriyor hakim. Yoksa Türk ulusu onu tayin etmedi ki oraya. Böyle bir karar versin. Türk milleti adına karar verecek tek merci millet meclisidir. En önemli düstur odur. Demokrasinin birinci basamağı odur. Şimdi meclis hükümetle beraber küçücük bir zemin üzerinde hareket etmektedir. Yüksek yargı artı yüksek bürokrasi, denklemin öte tarafında siyasi iktidar ve meclis vardır. Ama nihai kararı veren yüksek yargı ve yüksek bürokrasidir. Yüksek bürokrasi hiçbir zaman siyasetin emrinde olmadı ayrıca. Normal kuvvetler ayrılığında bütün bunlar yürütmenin emrindedir.”

YARGI ASIL ŞEMDİNLİ DAVASINDA KONUŞMALIYDI
İstanbul Barosu eski Başkanı Yücel Sayman da katıldığı bir televizyon programında konuya ilişkin soruları cevapladı. Sayman, Eleştirilerin, yargıçların görüşünü özgürce açıklayacağı ortamı engelleyecek bir durum olmadığını belirterek, “Yargıç etkilenmez. Kendi görüşüne rağmen, aksi yönde bir sürü görüş ve eleştiri ileri sürülecektir. Demokratik olan da budur. Fikirle, görüşle yargıç etkilenmez” dedi. Sayman, “Mesela Şemdinli davasında böyle bir yargıya müdahale vardı ama kimseden ses çıkmadı. Asıl orada yargı konuşmalıydı” diyerek önemli bir gerçeğe de parmak bastı.

Engin Kaşdaş-habervaktim.com

2008-05-21 16:45:48

__________________
.°•. °•. °•. °•.
««BeNi kayBetmeYi Ba$aRaNı,
kaZanMak için asLa uĞra$mAm»»

ѕυѕкυηℓυкℓαяα нüкüм gιу∂ιк...

.•° .•° .•° .•°.

ŞampiyonLuk YoLunda Omuz Omuza;
Güç VeRiR Size O KutsaL FoRma!
GeRiye Düşsende,Sakın YıkıLma!
And İçtik Bu sene de İki Kupaya!

OnLaRa İnanıyoRuz ve GüveniyoRuz!

UltrAslan
eski 21.05.2008, 16:16 ŞüHeDa isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #87
ŞüHeDa isimli üye'ye teşekkür edenler
Yolcunun Şehri Kayıp :)
(Konuyu Başlatan)
 
ŞüHeDa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 24.01.2008
Nerden: İzmir
Mesajlar: 4.567




Teşekkür etti: 16.315
Teşekkür aldı: 3.816 konuda 10.574 kere
kucult  büyük
Yahudiler HAMAS'ı örnek alacak

Ehud Olmert ile ilgili yolsuzluk suçlamaları gündemden düşmezken, Yediot Aharonot gazetesinden ilginç bir öneri geldi: Yahudiler, Filistinlileri örnek alarak yolsuzluk yapan siyasetçileri cezalandırmalı.


İsrail’de, Başbakan Ehud Olmert hakkındaki yolsuzluk iddiaları gündemden düşmezken, Yediot Aharonot gazetesinde yayınlanan bir makalede, İsrailli Yahudilerin Filistinlileri örnek alarak yolsuzluk yapan liderleri seçimlerde cezalandırması istendi.

OLMERT, İDDİALARDAN KAÇINMAK İÇİN OPERASYON YAPABİLİR
Orly Noy’un kaleme aldığı makalede, yakınlarına kredi verdiği iddiasıyla hakkında soruşturma açılan Başbakan Ehud Olmert’in bu krizden kurtulmak için Gazze’ye operasyon yapabileceğini belirtildi.

FİLİSTİNLİLER, EL FETİH’İ CEZALANDIRDIİsrail’in Filistin siyasetinden öğrenmesi gereken şeyler olduğunu yazan Noy, 2006 yılında yapılan Filistin seçimlerinde halkın yolsuzluk yapan yöneticileri seçmeyerek cezalandırdığını belirtti. Filistinlilerin HAMAS’ı seçmesinin sebebinin El Fetih’in yolsuzlukları nedeniyle olduğunu kaydeden Noy, bugün İsrail’de yaşananların Filistin’de geçmişte yaşananlara benzerlik gösterdiğini kaydetti.


(habervaktim.com - Dış Haberler)

2008-05-21 10:35:26
__________________
.°•. °•. °•. °•.
««BeNi kayBetmeYi Ba$aRaNı,
kaZanMak için asLa uĞra$mAm»»

ѕυѕкυηℓυкℓαяα нüкüм gιу∂ιк...

.•° .•° .•° .•°.

ŞampiyonLuk YoLunda Omuz Omuza;
Güç VeRiR Size O KutsaL FoRma!
GeRiye Düşsende,Sakın YıkıLma!
And İçtik Bu sene de İki Kupaya!

OnLaRa İnanıyoRuz ve GüveniyoRuz!

UltrAslan
eski 21.05.2008, 16:17 ŞüHeDa isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #88
ŞüHeDa isimli üye'ye teşekkür edenler
Yolcunun Şehri Kayıp :)
(Konuyu Başlatan)
 
ŞüHeDa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 24.01.2008
Nerden: İzmir
Mesajlar: 4.567




Teşekkür etti: 16.315
Teşekkür aldı: 3.816 konuda 10.574 kere
kucult  büyük
Ama Çölaşan öyle demiyor!

“Derin bir Hürriyet komplosu” başlıklı bugünkü yazısında, Aydın Doğan medyasının Recep Tayyip Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı olması için bazı gayretlerinin bulunmadığını iddia eden Ertuğrul Özkök’ü Emin Çölaşan yalanlıyor.


Aydın Doğan medyasının, “Daha kolay mücadele ederiz” düşüncesiyle Abdullah Gül’ün Başbakan olması ve Erdoğan’ın da Cumhurbaşkanı olarak köşke çıkması için bazı gayretlerinin olduğu yönündeki değerlendirmeler Ertuğrul Özkök’ü rahatsız etti. Özkök, bugünkü yazısında ilginç bir savunma yaptı.

DOĞAN MEDYASININ CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMİNE BAKIŞI
Ancak Hürriyet’teki işine son verilmesinin ardından ‘Kovulduk ey halkım unutma bizi” isimli bir kitap yazan Emin Çölaşan, Ertuğrul Özkök’ün, “Bizim böyle bir gayretimiz olmadı” şeklindeki savunmasını yalanlıyor. Özkök ve Çölaşan arasında geçen bir diyalogda Doğan medyasının Cumhurbaşkanlığına bakışı tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriliyor.

ÇÖLAŞAN ÖZKÖK’Ü YALANLIYOR
Çölaşan’ın kitabında konu ile ilgili şu çarpıcı ifadeler dikkat çekiyor:

ABDULLAH ILIMLI, BİZİ ANLAR
“Peki ne zaman bitecek bu sıkıntılı dönem?
-Tayyip cumhurbaşkanı olunca bitecek. Abdullah başbakan olacak. O daha ılımlı bir adam. Söylediğimizi anlar. O zamana kadar biraz ılımlı gidelim. Köprüyü geçene kadar... Abdullah üzerimize bu kadar gelmez. Şimdi Tayyip bizi batırmaya çalışıyor.
Peki cumhurbaşkanlığı konusunda Doğan Grubu olarak nasıl bir tavır alacaksınız?
-Sessiz kalacağız, destek vermeyeceğiz ama karşı da çıkmayacağız. Bunlar bizi batıracak. Şu POAŞ olayında üzerimize nasıl geldiklerini gör. Ama Aydın Bey de kinleniyor. Zamanı gelince bunların (...)”

“LÜTFEN BUNDAN SONRA BUNLARA DOKUNMA”
Çölaşan’ın kitabında, Ertuğrul Özkök’ün Fetullah Gülen ve Zaman gazetesi ile ilgili bazı değerlendirmeler de şu ifadelerle kaleme alınmış:

FETHULLAH GÜLEN UYARISI
“Ertuğrul otelden aradı:
-Yav, gözünü seveyim. Fettullah Gülen’le, Zaman Gazetesi’yle ilgili bir şey yazma.
-Niçin bir şey mi oldu? Onlar da yasak kapsamına mı alındı?
-Zaman Gazetesi’nin dağıtımını biz yapıyoruz. Her gün 500 bin gazetenin dağıtım parasını alıyoruz. Herifleri ürkütüp kaçırırsak, Sabah’ın dağıtım şirketiyle anlaşırlar. Çok büyük para kaybederiz. Senin anlayışına havale ediyorum.
-Eh yani bu kadarına pes diyorum.
-Lütfen bundan sonra bunlara dokunma.”


habervaktim.com

2008-05-21 1252
__________________
.°•. °•. °•. °•.
««BeNi kayBetmeYi Ba$aRaNı,
kaZanMak için asLa uĞra$mAm»»

ѕυѕкυηℓυкℓαяα нüкüм gιу∂ιк...

.•° .•° .•° .•°.

ŞampiyonLuk YoLunda Omuz Omuza;
Güç VeRiR Size O KutsaL FoRma!
GeRiye Düşsende,Sakın YıkıLma!
And İçtik Bu sene de İki Kupaya!

OnLaRa İnanıyoRuz ve GüveniyoRuz!

UltrAslan
eski 21.05.2008, 16:20 ŞüHeDa isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #89
ŞüHeDa isimli üye'ye teşekkür edenler
Yolcunun Şehri Kayıp :)
(Konuyu Başlatan)
 
ŞüHeDa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 24.01.2008
Nerden: İzmir
Mesajlar: 4.567




Teşekkür etti: 16.315
Teşekkür aldı: 3.816 konuda 10.574 kere
kucult  büyük
Japonya'da Amerikan askeri rezaleti

Japonya'da 4 Amerikan askerinin 20 yaşındaki bir Japon kızına tecavüz ettiği iddiasıyla ilgili davada bir asker daha 600 gün hapis cezasına çarptırıldı.


Amerikan ordusunca yapılan açıklamaya göre, 36 yaşındaki topçu çavuşu Jarvis Raynor, "uygunsuz fiil amacıyla işbirliği ve hırsızlıktan" hüküm giydi.

Batıdaki İvakuni üssünde görevli çavuş, ayrıca tenzil-i rütbeyle er yapıldı.

Aynı davada mayıs başında bir asker 2 yıl hapisle cezalandırılmıştı. Divan-ı harpte yargılanan diğer sanıklar da haklarında verilecek kararı bekliyor.

Yaklaşık 40 bin Amerikan askerinin bulunduğu Japonya, zaman zaman askerlerin cinsel taciz ve tecavüz haberleriyle çalkalanıyor.

(AA)

2008-05-21 0848

----

Vakit, Doğan'ı ezdi geçti

Vakit Gazetesi ile Doğan Grubu arasındaki çekişme yeşil sahada da sürdü. Hayli sert geçen Medya Kupası maçında Vakit, ezeli rakibi Doğan’ın takımını ezdi, geçti.


Vakit ile Doğan Grubu arasındaki çekişmeyi bilmeyen yok. Vakit’in gözü hep Doğan Grubu gazete ve televizyonlarının üzerinde.. Vakit, Doğan Grubu yayın organlarının yalanlarını ifşa etmesi ile dikkat çekerken.. Doğan Grubu yayın organları da her fırsatta Vakit’i hedef alıyor. Bu çekişme yıllardır böyle sürüyor.
Vakit Gazetesi ile Doğan Grubu arasındaki bu çekişme yeşil sahada sürdü. Hayli sert geçen Medya Kupası maçında Vakit takımı ezeli rakibi Doğan’ın takımını adeta ezdi, geçti.

KIRAN KIRANA BİR MAÇ OLDU
Etimesgut Belediyesi tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen Medya Kupası’nda Vakit ile Doğan Medya Grubu bünyesinde bulunan D Spor’un aynı gruba düşmesi büyük heyecan uyandırmıştı. Heyecanla beklenen karşılaşma dün gerçekleştirildi. Vakit ile D Spor arasındaki turnuva maçı beklenildiği gibi hayli çekişmeliydi. Her iki takım oyuncularının da büyük bir hırsla mücadele ettiği maç kıran kırana geçti. İzleyicilerin yanı sıra turnuva yöneticilerinin de heyecanla izlediği maçta iki takım oyuncuları arasında zaman zaman gerginlikler yaşandı. Birara kavga çıkıyordu. Hakem ve takım kaptanlarının olaya müdahalesi ile Vakit-D Spor oyuncuları arasındaki gerginlik yatıştırıldı.

VAKİT’TEN BİRBİRİ ARDINA GOLLER
Vakit aradığı golü ilk yarının sonlarına doğru buldu. Kıran kırana geçen maçta Vakit’in bu golü karşısında iyice hırçınlaşan D Spor takımı oyuncularının, sertliklerini artırdıkları gözlendi. D Spor’a aynı sertlikle cevap veren Vakit, 1-0’lık üstünlüğünü ilk yarı sonuna kadar korumasını bildi. İkinci yarının başlamasıyla Vakit’ten birbiri ardına goller gelmeye başladı. Maçın kontrolünü iyice eline alan Vakit, skoru 4-0 yaptı. Vakit’in golleri karşısında iyice sinirlenen D Spor takımı oyuncularının birbirlerine bağırdıkları gözlendi. Ve ardından D Spor’un maçtaki tek golü geldi. Skor 4-1 olmuştu. Ancak defansa çekilmeyen Vakit, hücum taktiği üzerine kurulu futbolunu sürdürdü ve skoru 5-1’i taşıdı. Kıran kırana geçen maç bu skorla sonuçlandı. Vakit’in 3 golü takım kaptanı Fatih Akkaya’dan geldi. Engin Gür ve Bülent Çakır da birer gol attı.

“VAKİT, DOĞAN’I FENA DAĞITTI” YORUMLARI
Maç sonunda D Spor oyuncuları soyunma odalarına hayli gergin bir şekilde giderken, seyirciler arasında “Vakit, Doğan’ı fena dağıttı” yorumları yapıldı.


2008-05-21 10:24:40
__________________
.°•. °•. °•. °•.
««BeNi kayBetmeYi Ba$aRaNı,
kaZanMak için asLa uĞra$mAm»»

ѕυѕкυηℓυкℓαяα нüкüм gιу∂ιк...

.•° .•° .•° .•°.

ŞampiyonLuk YoLunda Omuz Omuza;
Güç VeRiR Size O KutsaL FoRma!
GeRiye Düşsende,Sakın YıkıLma!
And İçtik Bu sene de İki Kupaya!

OnLaRa İnanıyoRuz ve GüveniyoRuz!

UltrAslan
eski 21.05.2008, 16:22 ŞüHeDa isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #90
ŞüHeDa isimli üye'ye teşekkür edenler


Seçenekler




Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 08:58 .