| | Yolcunun Şehri Kayıp :D
Üyelik tarihi: 24.01.2008 Nerden: İzmir
Mesajlar: 4.394
Yarışma Puanı: 1520 Teşekkür etti: 15.181
Teşekkür aldı: 3.480 konuda 9.345 kere
| Spor Haberleri... Not:Türkiyaaaaaaaaaaaa! Başlığına eklesem mi ne yapsam falan diye düşünmekten bıktım... Haberden sorumlu olarak "SPOR HABERLERİ" başlığını da açtım  Bu dualarla finale kadar gideceğiz
Uzatmaların son dakikasında Rüştü'nün ceza sahasına gönderdiği topta, Emre Aşık, Hırvatistan savunmasının dengesini bozdu. Seken topu önünde bulan Semih Şentürk, şık bir vuruşla yarı final kapısını araladı.
Hırvatistan'ı yenerek Euro 2008'de yarı finale yükselen A Milli Futbol Takımı'nda büyük sevinç yaşanıyor. Tüm Türk dünyasını sokaklara döken Ay-Yıldızlıların başarısını tesadüf olarak yorumlayanlar bile artık geri adım attı.
Maçtan sonra Hırvatistan Milli Takımı Teknik Direktörü Biliç'in, "Türklerin oyuncularını anlamıyorum. Ama onların kazanmalarında anlamadığım başka bir olay daha var." demesi milli ruhun maneviyatla güçlendiğinin en belirgin kanıtıydı. Nitekim kafilede herkes turnuvanın başından bu yana 'dua'lara vurgu yapıyor. Milli Takımlar Teknik Direktörü Fatih Terim'in, Çek Cumhuriyeti zaferinin ardından düzenlediği basın toplantısında, oyuncularının soyunma odasından "Allah sizi utandırmasın." diyerek yolcu ettiğini söylemesi Milli Takım'daki birlikteliğin de boyutunu gözler önüne seriyordu. Savunmamızın tecrübeli ismi Emre Aşık da, oynadıkları futbolun yanında yapılan duaların da etkisiyle yarı finale yükseldiklerini belirtti. Emre, "70 milyon insanı bırakın, bütün dünyadaki Müslümanlar bizim için dua ediyor. Onların dualarıyla önce gruptan çıktık, şimdi de yarı finale yükseldik. İnşallah bu dualarla finale kadar gideceğiz." dedi. Cezalı olduğu için kadroda yer almayan Volkan Demirel ise, "Bunu başarmak için çok çalıştık; ancak bize dualarıyla destek olan 70 milyon insanımızı unutamayız. Onların da duaları sayesinde yarı finale yükseldik." dedi. Semih Şentürk: Biz azaldıkça çoğalıyoruz
Hırvatistan zaferinin mimarlarından olan Semih Şentürk, attığı golü Türk halkına ve eşine armağan ettiğini söyledi. Golü anlatmasının çok zor olduğuna dikkat çeken Semih, "Top önüme geldi, Allah'ın verdiği güçle vurdum ve topu ağlara gönderdim." diye konuştu. Çek Cumhuriyeti karşısında ilk kez 11'de sahaya çıkmasına rağmen kötü bir performans sergilediği için biraz moralinin bozuk olduğunu gizlemeyen golcü futbolcu, eşi sayesinde kendini çabuk toparladığını anlatıyor: "Maçtan önce telefonda eşimle konuştum. Bana, 'İsviçre maçında benim için gol attın. İnşallah Hırvatistan maçında da kızımız için gol atacaksın.' dedi. Soyunma odasına gittikten sonra eşimi arayarak sevincimi paylaştım." Semih Şentürk, futbol hayatının ilk resmî penaltısını Hırvatistan karşısında kullandığını anlatarak, o anda yaşadıklarını şöyle ifade etti: "Hocamız, penaltı atacak isimleri belirlerken benim de adımı söyledi. Hiç düşünmeden 'atarım hocam' dedim. Çok şükür penaltıyı da iyi bir şekilde kullandım." "Biz çılgın Türkler bakalım daha ne zaferlere imza atacağız." diyen Semih, konuşmasını şöyle tamamladı: "Almanya ile oynayacağımız yarı final maçında oynayamayacaklar listesine Arda, Tuncay ve Emre Aşık eklendi. Ama biz azaldıkça çoğalan bir ekip olduk."
Hacı Hasdemir
Konu ŞüHeDa tarafından (22.06.2008 Saat 14:42 ) değiştirilmiştir..
| 
22.06.2008, 14:40
| |
ŞüHeDa isimli üye'ye teşekkür eden 3 üye:
| | | Yolcunun Şehri Kayıp :D (Konuyu Başlatan)
Üyelik tarihi: 24.01.2008 Nerden: İzmir
Mesajlar: 4.394
Yarışma Puanı: 1520 Teşekkür etti: 15.181
Teşekkür aldı: 3.480 konuda 9.345 kere
|
Türkiye ne yapacağı kestirilemeyen tehlikeli bir takım
Joachim Löw, Milli Takımımız’dan çekindiğini gizlemedi.
2008 Avrupa Futbol Şampiyonası'nda, yarı finalde Türkiye ile karşılaşacak Almanya Milli Takımı'nda, teknik direktör Joachim Löw, Türk Milli Takımı'nın ne yapacağı kestirilemeyen ve tehlikeli bir ekip olduğunu söyledi.
Löw, ''Türkler şampiyona boyunca gösterdi ki, maçın skoru ne olursa olsun bu dikkate alınmamalı. Türk Milli Takımı ne yapacağı kestirilemeyen bir takım ve bu yüzden tehlikeliler. Önümüzdeki birkaç gün boyunca nasıl bir oyun sergileyeceğimiz hakkında görüşmemiz gereken konular var." diye konuştu. Fenerbahçe'de 1998-99 sezonunda teknik direktörlük yapan ve Adanaspor'da da çok kısa süre görev alan Löw, Türkiye'de düzenli olarak iletişim içinde olduğu birkaç dostunun olduğunu da sözlerine ekledi.
Öte yandan Löw'ün asistanlarından Andreas Köpke, televizyondan izledikleri Türkiye-Hırvatistan maçı sonrasında Türkiye yarı finale yükseldiğinde Löw'ün sakinliğini koruduğunu ve çok büyük bir tepki göstermediğini söyledi. Köpke, kişisel olarak yarı finalde rakiplerinin Hırvatistan olmasını tercih ettiğini belirtti ve grup maçlarında Hırvatistan'a karşı aldıkları 2-1'lik yenilgiyi kastederek, "Çünkü onlarla görülmemiş bir hesabımız vardı." dedi.
Bu arada, Löw'ün Türkiye karşısında nasıl bir diziliş sergileyeceği henüz netlik kazanmadı. Genellikle 4-4-2'yi tercih eden Löw'ün, Portekiz maçında orta alanı daha da kuvvetlendirerek hücumda Miroslav Klose'yi tek golcü olarak bırakması akılları karıştırdı.
Bu arada Almanya Milli Takımı'nın oyuncularından Miroslav Klose, Türk Milli Takımı'nın muhteşem iradesini dün yine gösterdiğini ama kendilerinin bunun üstesinden geleceğini söyledi. Klose, Portekiz maçından önce teknik direktör Joachim Löw'ün kendisine "Şampiyona henüz yeni başlıyor.'' dediğini söyledi. Klose, şöyle konuştu: "Türk Milli Takımı o muhteşem iradesini dün yine gösterdi ama biz bunun üstesinden geleceğiz. Türkiye karşısında çok sıkı bir oyun sergileyeceğiz. Kendimi çok iyi hissediyorum. Takım arkadaşlarımın da aynı şekilde morali çok yüksek. Bu maça hazırız."
Savunma oyuncusu Friedrich de, " Türkler her zaman oyuna dahil olmayı başarıyor. Türkiye'nin güçlü ve zayıf yönlerini çok iyi gördük. Bu noktalara çok iyi çalışıp bu maçı kazanacağız." dedi. Tenero, aa 22 Haziran 2008, Pazar | 
22.06.2008, 14:41
| |
ŞüHeDa isimli üye'ye teşekkür eden 2 üye:
| | | Yolcunun Şehri Kayıp :D (Konuyu Başlatan)
Üyelik tarihi: 24.01.2008 Nerden: İzmir
Mesajlar: 4.394
Yarışma Puanı: 1520 Teşekkür etti: 15.181
Teşekkür aldı: 3.480 konuda 9.345 kere
| Arda'ya şimdi de Juventus talip oldu
İtalya'nın önde gelen gazetelerinden Corriere dello Sport, A Milli Takım formasıyla 2008 Avrupa Futbol Şampiyonası finallerinde başarılı maçlar çıkaran G.Saray'ın yıldız futbolcusu Arda Turan'ın İtalyan ekibi Juventus'un da transfer listesine girdiğini yazdı.
Euro 2008'deki başarılı futboluyla birçok İngiliz ekibinin transfer listesine girmeyi başaran Arda Turan için, İtalya Birinci Futbol Ligi'nin (Serie A) köklü takımlarından Juventus'un da devreye girmesi, Sarı-Kırmızılı kulübü endişelendirdi. İtalya'da yayın yapan Corriere dello Sport, Juventus'un Arda'yı şampiyonada yakın takibe aldığını ve turnuva sonrası İtalyan ekibinin Galatasaray'a resmi teklifi yapacağını yazdı. Arda, transferi için sözü yönetime bıraktığını söyledi. 22 Haziran 2008, Pazar | 
22.06.2008, 14:41
| |
ŞüHeDa isimli üye'ye teşekkür eden 3 üye:
| | | Yolcunun Şehri Kayıp :D (Konuyu Başlatan)
Üyelik tarihi: 24.01.2008 Nerden: İzmir
Mesajlar: 4.394
Yarışma Puanı: 1520 Teşekkür etti: 15.181
Teşekkür aldı: 3.480 konuda 9.345 kere
|
Adriyatik'ten Çin Seddi'ne kırmızı-beyaz coşku
Milli Takım'ın Avrupa Şampiyonası'nda yarı finale yükselmesi, Balkanlar'dan Çin'e kadar büyük bir coğrafyayı sevince boğdu. Türk bayraklarıyla donatılan Üsküp, İstanbul'dan farksızdı. Birbirlerine sarılarak gözyaşları döken binlerce kişi, Avrupa caddelerini trafiğe kapattı.
Milli Takım'ın bütün Türkiye'yi sokağa döken zaferi, Balkanlar'dan Çin'e kadar geniş bir coğrafyada bayram havası estirdi. Anadolu'yla aynı duygu ve kültürden beslenen milyonlarca kişi, dünyanın farklı ülkelerinde sevinç konvoyları oluşturdu.
Hırvatistan önünde alınan galibiyet, Bosna'yı adeta uyutmadı. Türk bayrağı sallayarak zafer sloganları atan Boşnaklar, otomobilleriyle klakson çalarak şehir turu attı. 1992 yılında Hırvatların top mermilerine hedef olan Mostar Köprüsü, bu kez sevinç gösterilerinin merkezi oldu. Makedonya'nın başkenti Üsküp, İstanbul'dan farksızdı. Açık alanlara kurulan dev ekranlarda maçı izleyen evlad-ı fatihan, Türkiye'nin Avrupa Şampiyonası'nda yarı finale çıkmasını sabaha kadar kutladı. Birbirlerine sarılarak sevinç gözyaşları döken binlerce kişi, caddeleri trafiğe kapattı.
Üsküp Büyükelçiliği önünde okunan İstiklal Marşı'na Gostivar, Kalkandelen, Ohri ve Radoviş'te yaşayan Müslümanlar da eşlik etti.
Azeybaycan'daki gösterilere halkın yanı sıra milletvekilleri de katıldı. Sokaklara akın eden Azeriler, sabahın ilk ışıklarına kadar ay-yıldızlı bayrağı dalgalandırdı. Semih'in attığı son dakika golü, Arnavutluk'u kendinden geçirdi. Tiran sokaklarında yankılanan 'En büyük Türkiye' sesleri, gönül birliğinin en açık göstergesiydi.
17 Şubat'ta bağımsızlığını ilan eden Kosova, dün gece kırmızı-beyaza büründü. Prizren'deki araç konvoyu kilometreleri buldu. Irak'ın kuzeyi de aynı heyecanı yaşadı. Kahvehaneleri dolduran Türkmen, Kürt ve Araplar, Rüştü'nün kurtardığı penaltının ardından sevinç çığlıkları atarak kucaklaştı. Türkiye'nin başarısı, Avrupa ülkelerini de uyutmadı. Sağanak yağmura aldırmayan gurbetçiler, Almanya'yı kırmızı-beyaz renklere boyadı. HERKES TÜRKİYE'Yİ KONUŞUYOR
Yüzyıllar boyunca geniş bir coğrafyada 72 milleti himayesinde toplayan Türkler, bugünlerde futbol vasıtasıyla eski birleştirici ruhunu tekrar canlandırıyor. Türkiye, Euro 2008'de ortaya koyduğu fevkalade performansla dünyanın dört bir tarafında büyük bir heyecan uyandırmış durumda. Dünyanın en büyük organizasyonlarından biri olan Avrupa Futbol Şampiyonası'nda önceki akşam Hırvatistan'ı yenerek yarı finale kalan Türkiye, Kırım'dan Kahire'ye, Afrika'dan Viyana'ya, Amerika'dan Çin'e kadar 7 kıtada ses getiren bir zafer kazandı. Ay-Yıldızlıların galibiyetine en fazla sevinenler ise Müslüman ülkeler oldu. Yüzyıllardır Batı medeniyetlerince ya ezilen ya da sömürülen Müslüman devletler adeta soluğunu tutarak takip etti Milli Takım'ımızı.
Şampiyonayı izleyen spor yazarlarından Uğur Meleke'nin yaşadıkları da bunun en nezih misali. Meleke, "Golü attığımız anda anında yanımdaki arkadaşa dönerek sarılmışım. Büyük bir sevinç içerisindeydim. Kendime geldiğimde bir de baktım ki sarıldığım kişi bir Tunuslu. Hayatımda ilk kez gördüğüm Tunuslu ile sarmaş dolaş olmuşuz, farkında bile değildim. Türkiye gerek 2002'de gerekse burada öteki dünyanın temsilcisi ve sesi oldu biraz da... Türkiye yalnızca Türkiye değil burada... Asla yalnızca Türkiye değil." diyor.
Türkiye, Çek Cumhuriyeti maçından sonra da dünyanın dört bir tarafından gelen tebriklerle ayrıca motive olmuştu. "Türk futbolcularının sadece kendi vatandaşlarını değil, tarihî ve kültürel bağlarla bağlı bulunduğu büyük bir coğrafyanın insanlarını da temsil gücüne sahip olduğunu gösterdi." sözleriyle sevincini dile getiren Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Katar Emiri eşim Emine Hanım'ı telefonla arayarak Millilerin zaferinden dolayı tebrik ettiğini söyledi. Meğer maçı izlemişler, bu maçtan dolayı duyduğu heyecanı bizlerle paylaşıyor ve bizi tebrik ediyorlar." diyerek Türkiye'yi takip eden ülkelerin varlığına işaret ediyordu.
A Milli Futbol Takımı'nın şampiyonada gösterdiği başarı sonrasında muhteşem kutlamaların yapıldığı ülkelerden biri de Azerbaycan. Bakü'de büyük kutlamalar yapıldığını belirten Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, "Bakü'nün caddeleri Ankara ve İstanbul'daki caddelerden farksızdı. Bu galibiyete çok sevindik." diyordu. Bir asırdır Avrupa'nın göbeğinde yaşamadığı zulüm ve haksızlık kalmayan Balkanlar'daki Müslümanlar için ise Hırvatistan galibiyetinin ayrı bir ehemmiyeti vardı. Bosna-Hersekliler ve Kosovalılar Osmanlı'dan miras aldıkları şehir merkezlerinde sabahlara kadar 'Türkiye, Türkiye' nidalarıyla haykırdı. Okyanusun öbür yanından ekranlara yansıyan görüntüler de farksızdı. Dünyanın en büyük Müslüman ülkelerinden Endonezya ve Malezya, tüm Arap ülkeleri şampiyonayı kırmızı-beyazlara bürünerek izlemişti.
[MİLLİLERİN ZAFERİ DÜNYADA YANKI BULDU] Avusturya
Österreich: Penaltı gerilimi ve Türklerin bayramı. Türkler şimdi de Almanya'yı temizlemek istiyor. Oyunun sonucu ne olursa olsun Türkler çok tehlikeli olabiliyorlar.
Kronen: Viyana'da Türklerin bayram akşamı. Türk Milli Takımı, maçın son dakikalarında gerilimli bir polisiye filme taş çıkartacak bir beceriyle Hırvatistan'ı mağlup etti.
Kurier: Türkiye-Hırvatistan; Viyana'da gerilim filmi Yunanistan
Filathlos: Ölümsüz Türkler. Türkiye, bir şey çok istendiği takdirde elde edilebileceğini, hatta bunun için evrenin dahi yardımcı olacağını gösterdi.
Fos Ton Spor: Türkiye al aşağı etti. Yaşanan gelişmelerin en çılgın rüyalarda görülmesi dahi zor.
Sport Day: Terim'in takımı akla hayale gelmezi başardı. Türkler haber vermişlerdi ama bu olan bambaşka bir yıkımdı. Allah onların yanında. Tekrarlanan tesadüf, tesadüf olmaktan çıkar. 9 gün içinde Türkiye 3. kez kaybedilen bir maçı almayı başardı. Almanya
Bild Gazetesi: Biz Türklere karşı Türkiye'yi de bu büyük başarısından dolayı kutluyoruz.
Berliner Kurier: Şaka değil! Yarı finalde Türkiye'ye karşı
B.Z gazetesi: Hilal Berlin'de parladı. İspanya
AS Gazetesi: Taktik gibi mucize. Bir maçtan ziyade, trajikomik, hüzünlü bir tiyatro gibiydi. Saat ile beslenen Türkiye, 3. mucizesini yaptı. Kahraman bir rol oynayan Rüştü karşısında Hırvatistan kan kaybından öldü.
Marca: Türk taraftarların takımlarının maçlarında ilk yarıyı izlemelerine gerek yok, istediklerini yapsınlar, son 20 dakika izlesinler yeter.
El Mundo: Viyana en deli finallerden birine sahne oldu. Şanslı Türkiye penaltılarla yarı finalde. Fransa
L'Equipe: Türkiye hiçbir zaman vazgeçmez.
Le Parisien: Heyecan uyandıran Türkler. Türk takımı gerilimli bir maç sonucunda galip gelmesini bildi.
Le Figaro: Türk mucizesi devam ediyor. Çılgın bir maçtan sonra Türkiye yarı finale kaldı.
Liberation: Türkler mutluluktan uçuyor. İngiltere
Telegraph: Türkiye asla vazgeçmiyor.
Guardian: Geri dönüşlerin kralı Türkiye, bu kez tam bir son dakika çalımı attı.
Times: Evet Türkçede 'yenilgi' sözcüğü var, ancak Türkiye Milli Takımı oyuncuları bu kelimenin anlamını bilmiyor. Çin
Türkiye'nin son saniyedeki mucizesi. Hırvatistan, Türkiye yıldırımına çarpıldı. Bu bir destan. En son gülen Türkler oldu.
22 Haziran 2008, Pazar
| 
22.06.2008, 14:43
| |
ŞüHeDa isimli üye'ye teşekkür eden 2 üye:
| | | Yolcunun Şehri Kayıp :D (Konuyu Başlatan)
Üyelik tarihi: 24.01.2008 Nerden: İzmir
Mesajlar: 4.394
Yarışma Puanı: 1520 Teşekkür etti: 15.181
Teşekkür aldı: 3.480 konuda 9.345 kere
|
Almanya maçında Nihat da yok 14 kişi kaldık!
Hırvatistan maçında sakatlanarak oyundan çıkan milli futbolcumuz Nihat Kahveci, Almanya maçında forma giyemeyecek.
Golcü oyuncunun dün çekilen MR sonuçlarına göre, sağ kasığında problem olduğu ve turnuvayı kapattığı ve 6 hafta kadar sahalardan uzak kalacağı öğrenildi. Böylece Türkiye, Almanya tarihi yarı finale 9 eksikle çıkma riskiyle karşı karşıya kaldı. Kart cezalısı Volkan Demirel, Emre Aşık, Arda ve Tuncay'ın yanı sıra Emre Güngör, Emre Belözoğlu, Nihat, Tümer ve Servet'in ise sakatlıkları bulunuyor. Bu oyunculardan Emre Belözoğlu ve Servet Çetin'in durumu maç gününe kadar yoğun tedavi ile geçecek ve oynayıp oynayamayacaklarına karar verilecek. Bu durumda Milli Takım, Almanya karşısına sahaya sadece 14 kişi ile çıkabilir. Teknik heyet 3 gün boyunca yapılacak idmanlarda sakatlık yaşanmadığı takdirde şu oyuncularla Almanya maçına çıkacak: Rüştü, Tolga, Sabri, Gökhan Zan, Hakan Balta, Hamit, Aurelio, Mehmet Topal, Ayhan, Kazım, Uğur, Mevlüt, Semih, Gökdeniz. Öte yandan dünü dinlenerek geçiren Milli Takım'da futbolcular öğleden sonra Viyana şehir merkezinde turlayarak alışveriş yaparken, teknik heyet de yorgunluğunu dinlenerek atmaya çalıştı. Teknik direktör Fatih Terim, Viyana'ya 90 km'lik mesafede bulunan Krems kasabasındaki oteli beğenmedi ve kampı Viyana'ya taşıma kararı aldı. 22 Haziran 2008, Pazar | 
22.06.2008, 14:44
| |
ŞüHeDa isimli üye'ye teşekkür eden 2 üye:
| | | Yolcunun Şehri Kayıp :D (Konuyu Başlatan)
Üyelik tarihi: 24.01.2008 Nerden: İzmir
Mesajlar: 4.394
Yarışma Puanı: 1520 Teşekkür etti: 15.181
Teşekkür aldı: 3.480 konuda 9.345 kere
|
Son nefesine kadar teslim olmayacaksın
Milli Takım'ın yarı finale çıkmasında en büyük pay hiç kuşkusuz Teknik Direktör Fatih Terim'e ait. Tecrübeli çalıştırıcı, oyuncularına pes etmemeyi öğretti.
A Milli Takım'ımızın Euro 2008'de yarı finale kadar uzanması dünyanın gündemine oturdu.
Grup maçlarında İsviçre ve Çek Cumhuriyeti'ni son dakika golleriyle deviren Ay-Yıldızlı ekibimizin, çeyrek finalde de Hırvatistan'ı 120 dakikanın ardından penaltılarla saf dışı bırakması futbol dünyasına adeta bomba gibi düştü. Tarihinde ilk defa yarı finalin yolunu tutan Türkiye'nin ortaya koyduğu futbol, tatmin edici olmasa da maçın son saniyesine kadar pes etmeme ilkesi Hırvatistan karşısında bir kez daha tescillendi.
Millilerimizin bu inanılmaz başarısı "Son nefesine kadar teslim olmayacaksın" sloganıyla yeni bir ekol haline geldi. Fatih Terim ve ekibinin turnuva başlamadan önce futbolcularımıza aşıladığı "sonuna kadar mücadele etme, asla pes etmeme, geriye düşsen de psikolojini bozmama ve kazanma inancını hiçbir zaman kaybetme" düsturları Euro 2008'de hayata geçti. Özellikle Amerikalı kondisyonerlerle yapılan çalışmalar semeresini verirken bilimsel çalışmanın, kazanma arzusuyla birleşmesinin neticesi dünya futboluna yeni bir ufuk açtı.
Bunun yanı sıra Milli Takımlar Teknik Direktörü Fatih Terim'in Portekiz maçı dışında oynadığımız üç karşılaşmada yaptığı oyuncu değişiklikleri ile taktiksel müdahaleleri hep olumlu sonuç verdi. Terim'in 70. dakikadan sonra yaptığı değişikliklerde Semih, İsviçre'yi yıkan gollerden ilkini attı. Çek maçında da tecrübeli teknik adam, sağ bek Hamit'i orta sahaya çekerek taktiksel müdahalenin semeresi olarak 3-2'lik zaferi aldı. Zorlu süreci risk alarak yönetmeyi iyi bilen Terim, başarının ve ortaya çıkan yeni ekolün mimarı oldu. Deneyimli teknik adam, Euro 2008'de ortaya çıkan ekolün temel prensiplerini ise şöyle özetliyor: "Sırtınız yere gelene kadar pes etmeyin. Hakem son düdüğü çalana kadar maçı bırakmayın." Terim'den 'Cesur Yürek' ekolü
Milli Takım'ımızın başarılı oyuncusu Hamit Altıntop da yarı finale yükselmenin iki yıllık sıkı bir çalışmayla gerçekleştiğine dikkat çekerek "Elde ettiğimiz bu başarı, teknik direktörümüzün felsefesinin bir sonucuydu. Hiçbir zaman pes etmiyor ve hakem son düdüğünü çalana kadar mücadele ediyoruz." diyerek Terim'in yeni oyun anlayışını teyit ediyor. Futbol Federasyonu Başkanı Hasan Doğan, oynadığımız son üç maçta geriden gelip galibiyete uzanmayı ise şu şekilde yorumluyor: "Dünya futbolunda artık bir Türk ekolü var. Çünkü bizim milli bir ruhumuz var. Portekiz-Almanya maçında Portekiz geriye düşünce spikerler "Türkiye taktiği lazım." demişler. Böyle bir ekol oluştu. Ben buna cesur yürek ekolü diyorum."
Millilerimizin geriden gelip son saniyede bile olsa maçı çevirmesi Avrupa ülkelerinin bile gözünü kamaştırıyor. Futbolun beşiği İngiltere'nin ünlü The Times gazetesi, Ay-Yıldızlı futbolcularımızın yenilgi kelimesinin anlamını bilmediğine vurgu yaparak, "Türkler toplam 414 dakika maç yaptı. Bu sürenin sadece 9 dakikasını galip durumda geçirdi. Aslında bütün bilmeniz gereken gerçek bu. Biri Fatih Terim'in takımının ilerleyişini bir şekilde izaha kalksa, mantıken yenilgiye uğrar. Türkiye bu turnuvada bir takım değil, bir fenomen, doğanın gücü. Bu adeta mitolojik bir savaş." ifadeleriyle millilere övgüler yağdırıyor.
Beklenmedik vakitlerde yaptığı müthiş işlerle şampiyonanın en farklı takımı olmayı başaran Türkiye, aynı zamanda "geri dönüşlerin kralı" unvanını da aldı. Golü yedikten sonra sanki sihirli bir el değmişçesine moral motivasyon patlamasına giren Ay-Yıldızlı takımımız finale doğru emin adımlarla yürüyor. Hırvatistan'ın hocası Slaven Biliç'in şu ifadeleri ise dikkate değer:
"Türkiye maçının son 2 dakikasını tarif etmem mümkün değil. İlginç bir biçimde kazanıyorlar. Hem kaliteleri var hem de başka bir şey var. O yalnızca Türklerde var; onun ne olduğunu tarif edemiyorum, anlayamıyorum. Böyle giderlerse final oynarlar." Ayrıca futbolcularımızın tüm sakatlıklarına rağmen her türlü fedakarlığı yapabileceklerini göstermesi büyük takdir topluyor. Küçük sakatlıkları doktorlara bile söyleme gereği duymayan oyuncularımız, forma için mücadele etmenin önemini ortaya koyuyor. Temel Yirmibeşoğlu | 
22.06.2008, 14:45
| |
ŞüHeDa isimli üye'ye teşekkür eden 2 üye:
| | | Yolcunun Şehri Kayıp :D (Konuyu Başlatan)
Üyelik tarihi: 24.01.2008 Nerden: İzmir
Mesajlar: 4.394
Yarışma Puanı: 1520 Teşekkür etti: 15.181
Teşekkür aldı: 3.480 konuda 9.345 kere
|
Löw tedbiri elden bırakmıyor
Almanya Milli Takımı Teknik Dirketörü Joachim Löw, Türk milli takımının çok hırslı ve iyi oynadığını, bu nedenle Almanya-Türkiye karşılaşmasının çok zorlu olacağını söyledi.
Löw, Alman milli takımının antrenman kampı olan Tenero'da düzenlenen basın toplantısında, Türk milli takımı oyuncularının, her şey yolunda gittiği zaman özellikle enerjilerini ortaya çıkarttıklarını ve çok iyi bir moral ile oynadıklarını belirterek, ''Türkler çok hırslı ve iyi oynuyorlar, çok zorlu bir maç olacak'' dedi.
Portekiz'e karşı iyi oynadıklarını ifade eden Löw, ''Türklerin ne kadar güçlü olduğunu gördüğümüz için aynı düzeyde oynamamız lazım. Bu maçta şansın yüzde 50, yüzde 50 olduğunu söyleme mütevaziliğini göstermemiz lazım'' diye konuştu.
Futbolcularıyla bu akşam bir araya gelerek Türk oyuncuların güçlü ve zayıf noktalarına bakacaklarını ifade eden Löw, Türk milli takımının, eksik oyuncularına rağmen 20 iyi oyuncusu olduğunu, bu nedenle yarı final karşılaşmasında şımarık bir şekilde oynayamayacaklarını kaydetti.
Löw, karışlaşmadan sonra Alman ve Türk taraftarlar arasında olayların meydana gelip gelmeyeceği konusunda ne düşündüğünün sorulması üzerine de tüm taraftarlara çağrıda bulunarak provokasyonlara kapılmamalarını istedi. Löw, Türkiye ve Almanya arasındaki dostluğun bu maç nedeniyle olumsuz yönde etkilenmemesini dileyerek, olayların çıkacağına inanmadığını sözlerine ekledi.
--- '80. dakikada 4-0 bile yetmeyebilir'
Alman basını, çeşitli haber ve yorumlarla, 2008 Avrupa Futbol Şampiyonası yarı finalinde çarşamba günü yapılacak Almanya-Türkiye maçına çok geniş şekilde yer verirken, ''B.Z'' gazetesi, ''Almanya'nın 80. dakikada 4-0 önde olmasının yeterli olmayabileceği, ancak bir 5-0'ın finale çıkma anlamına gelebileceği'' değerlendirmesi yaptı.
Almanya'nın önde gelen spor dergilerinden Kicker, birinci sayfadan verdiği haberde, Alman ve Türk bayrakları üzerine Alman Birinci Ligi takımlarından Bayern München'de oynayan Hamit Altıntop ile Bastian Schweinsteiger'in fotoğraflarına yer vererek, ''Hassas Düello'' başlığını kullandı.
Derginin iç sayfasında ise Türk milli takımı teknik direktörü Fatih Terim, ''Yanardağ Terim'' başlığıyla tanıtıldı. Terim'in disipline önem veren bir teknik direktör olduğu belirtilen haberde, profesyonel futbolcu olarak Galatasaray'da ön plana çıktığı dönemde de her zaman mücadele etme ve hiçbir zaman teslim olmama felsefesini şimdi de futbolcularına aktardığı, milli takımın da bunu Basel, Cenevre ve Viyana'da yapılan maçlarda uyguladığı kaydedildi.
Alman milli takım kaptanı Michael Ballack, ''Die Welt'', ''Berliner Morgenpost'' ve ''B.Z'' gazetelerinde yayınlanan röportajında, Türklerin turnuvada farklı oyunlar sergiledikleri için ne yapacaklarının bilinmediğini belirterek, ''Hırvatistan maçında yenik duruma düşmelerine rağmen bir dakika içinde oyuna geri döndüler. Bu, şanstan farklı bir şeydi. Kendilerine gerçekten inandılar ve uzatma dakikalarında bir gol attılar. Böyle bir şeyi onların dışında sadece Almanya yapabilir. Türkler Alman mantalitesine sahipler'' şeklinde görüş belirtti.
''B.Z'' gazetesi, milli takım kalecisi Rüştü Reçber'i günün sporcusu seçerek, Rüştü'nün her Türk gibi mücadeleci ve penaltılarda bir dev olduğunu, Japonya ve Güney Kore'de düzenlenen Dünya Kupası'nda eski Alman milli takım kalecisi Oliver Kahn'ın ardından en iyi ikinci kaleci seçildiğini belirtti.
---- 'Kaleciyi orta sahada oynatabilir miyim?'
(A) Milli Futbol Takımı Teknik Direktörü Fatih Terim, İtalyan spor gazetelerinden La Gazzetta dello Sport'ta bugün yayımlanan bir demecinde, İtalya'ya, İkinci Lig'den (Serie B) bir takımı çalıştırma pahasına dahi olsa bir gün mutlaka geri döneceğini söyledi.
Serie A takımlarından FC Fiorentina ve AC Milan'ın çalıştıran Terim, İtalya ile halen süren gönül bağını "henüz yaşanamamış bir aşk" olarak tanımlayarak, "Bir gün kesinlikle sizin ülkenize geri döneceğim. Bir Serie B takımı çalıştırma pahasına da olsa döneceğim" dedi.
Terim, ayrıca UEFA'ya "Kaleci Tolga'yı orta sahada oynatabilir miyim" şeklinde şaka yollu bir soru sorduğunu da açıkladı.
--- Daum Almanlara akıl verdi
Alman ''Bild am Sonntag'' gazetesi, Fenerbahçe'nin eski teknik direktörü olan 1. FC Köln teknik direktörü Christoph Daum'un ''Türkleri böyle yeneceğiz'' başlıklı bir yorumuna yer verdi.
Türkiye'nin Avrupa Futbol Şampiyonası yarı finalinde karşılaşacağı Almanya'nın basını maç öncesinde çeşitli haber ve yorumlara çok geniş şekilde yer verirken, Almanya'nın Türkiye'yi yeneceği görüşünde birleşti.
''Bild am Sonntag'' gazetesi, ''Tüm Türkler çarşamba günü ağlayacak'' başlığıyla birinci sayfadan verdiği haberde, Türk Milli Takımı Teknik Direktörü Fatih Terim'in, ''Panzerler de ezilebilir, şimdi sıra Almanya'da, kork bizden Almanya'' şeklinde konuştuğu belirtildi.
Avrupa Parlamentosu üyesi Vural öger de Almanya'nın 89. dakikaya kadar 2-0 önde gideceği tahmininde bulunarak, Alman Milli Takımı Teknik Direktörü Joachim Löw'e defansını son dakikalarda bile sıkı tutmasını önerdi. öger, aksi takdirde karşılaşmada uzatmaya gidilebileceğini söyledi.
Gazete, Fenerbahçe'nin eski teknik direktörü olan 1. FC Köln teknik direktörü Christoph Daum'un ''Türkleri böyle yeneceğiz'' başlıklı bir yorumuna da yer verdi.
çok sayıda Türk oyuncuyu tanıdığını ve Türkiye'yle duygusal bağı olduğunu belirten Daum, Türk oyuncuların kondisyonunun yarı final için yetersizliğine inanılmasının yanlış olacağını, Türkiye'deki yabancı teknik direktörler sayesinde yeni bir kondisyon anlayışının da geliştiğini savundu.
Hırvatların Türkiye karşısında çok fazla taktik oynamaya çalışmak gibi bir hata yaptıklarını kaydeden Daum, Türk milli takımının defansta eksiklikleri olduğunu, Alman oyuncuların faul ve köşe atışlarında etkili olabileceklerini belirtti.
''Türklerin kahramanları'' başlığıyla gazetede verilen diğer bir haberde de Terim'in yanı sıra Türk milli takımının başarılı oyuncularından kaleci Rüştü Reçber ile Hamit Altıntop, Marco Aurelio, Semih Şentürk ve Hakan Balta tanıtıldı.
Gazetede, ''Türkiye'nin 11 Kahn'ı var'' başlığıyla yayınlanan diğer bir yorumda da Türk oyuncuların her birinin, son dakikaya kadar mücadele etmeyi seven eski Alman milli takım kalecisi Oliver Kahn'ın ruhuna sahip oldukları belirtilerek, Almanya-Türkiye maçının çok heyecanlı olacağını şimdiden söylemenin mümkün olduğu ifade edildi.
Yorumda, ''Kesin olan bir şey var: 94. dakikaya ulaştığımızda, Almanya 3-0 önde olduğunda, hakem düdüğü ağzına aldığında ve Türkler kabinlerine döndüklerinde, maçı kazandığımızdan bir parça emin olabiliriz'' denildi.
öte yandan Löw, ''Welt am Sonntag'' ve ''Berliner Morgenpost'' gazetelerinde yayınlanan röportajında Türk milli takımıyla ilgili, ''Korkunç derecede rahatsızlık veren bir rakip. Teknik açıdan çok iyi oyunculara sahip. İki, üç maç kazandığında coşkusu çok büyüyor ve yapabileceklerinden emin. Türkler hayranlık duyulacak bir mantaliteye sahip, kendilerine güveniyorlar ve her an yeniden vurabilirler'' şeklinde görüş belirtti.
''Berliner Morgenpost'' gazetesi de ''Türkiye'nin Beckenbauer'i'' başlığıyla tanıttığı Terim hakkında yayınladığı bir yorumda, Terim'in Türkiye'de hem sevildiğini, hem de çoğu kişi tarafından eleştirildiğini, ancak Türk milli takımının başarılarından sonra kendisini sert şekilde eleştiren Türk basınının bile kendisiyle ''barıştığını'' yazdı. | 
23.06.2008, 15:19
| |
ŞüHeDa isimli üye'ye teşekkür eden 2 üye:
| | | Yolcunun Şehri Kayıp :D (Konuyu Başlatan)
Üyelik tarihi: 24.01.2008 Nerden: İzmir
Mesajlar: 4.394
Yarışma Puanı: 1520 Teşekkür etti: 15.181
Teşekkür aldı: 3.480 konuda 9.345 kere
|
Nihat, kamptan ayrıldı
2008 Avrupa Futbol Şampiyonası'nın çeyrek finalinde Hırvatistan'ı penaltı atışları sonrasında eleyen (A) Milli Takım'nda, golcü oyuncu Nihat Kahveci sakatlığı yüzünden bugün kamptan ayrıldı.
Türkiye Futbol Federasyonu'nun (TFF) resmi internet sitesinden yapılan açıklamada, Nihat Kahveci'nin dün ve bugün yapılan muayenelerinde, ileri tetkik ve konsültasyonları neticesinde sağ uyluk ön grup adalelerinden birinin üst yapışma bölgesinde zorlanmaya bağlı 3. derece rüptür (yırtık) tespit edildiği ve tendon bütünlüğünün tamamen ortadan kalktığının anlaşıldığı belirtildi.
Nihat'ın durumuyla ilgili olarak kulübü Villareal'in sağlık heyetine gerekli bilgi ve dokümanların iletildiği ifade edilen açıklamada, söz konusu sakatlığı sebebiyle cerrahi müdahale dahil tüm tedavilerini ve rehabilitasyon sürecini İspanya'da gerçekleştirecek milli futbolcunun, bugün takım arkadaşlarıyla vedalaştığı ve başarı dileklerini sunarak, öğleden sonra kamptan ayrıldığı bildirildi.
Sol diz iç yan bağlarındaki problem nedeniyle tedavisi süren Servet çetin'in de yarı finalde Almanya ile oynanacak maçta forma giymesinin çok düşük bir ihtimal olduğu ifade edildi.
Milli takım sağlık ekibi tarafından diğer sakat oyuncularla ilgili de şu bilgiler verildi:
Emre Belözoğlu: Salondaki çalışmalarını sürdüren futbolcu bugün akşam idmanında sağlık ekibi denetiminde saha çalışmasına çıkacak.
Tümer Metin: Kasık ağrısı problemiyle tedavi gören oyuncunun saha antrenmanlarına sağlık ekibi denetiminde devam edilecek.
Emre Güngör: Turnuvayı kapatan futbolcunun tedavisine sabah-akşam çift seans olarak devam ediliyor.
Açıklamanın son bölümünde ise Hırvatistan maçında küçük sağlık problemleri yaşayan Mehmet Topal, Rüştü Reçber, Semih Şentürk, Gökdeniz Karadeniz'in tedavilerinin sürdüğü ve şu an itibariyle oynamalarına engel bir durumun görülmediği belirtildi.
--- Euro 2008'de ilginç tablo
2008 Avrupa Futbol Şampiyonası'nda grup maçlarını lider olarak tamamlayan Portekiz, Hırvatistan ve Hollanda, çeyrek finalde rakipleri karşısında başarılı olamayarak, turnuvaya veda etti.
Türkiye'nin de yer aldığı (A) Grubu'nu 6 puanla lider olarak tamamlayan Portekiz, çeyrek finalde Almanya ile karşılaştı. Rakibi karşısında sahadan 3-2'lik sonuçla mağlup ayrılan Portekizli oyuncular şampiyonanın dışında kalırken, Almanya yarı finalde Türkiye'nin rakibi oldu.
(B) Grubu'nda turnuvanın favorilerinden Almanya'yı yenerek, 9 puanla birinci sırada yer alan Hırvatistan, çeyrek finalde Türkiye ile karşılaştı. Karşılaşmanın normal süresi 0-0 eşitlikle tamamlandı. 15'er dakikalık iki devre halinde oynanan uzatma bölümü de 1-1 beraberlikle tamamlanınca, mücadelede penaltı atışlarına geçildi. Türk Milli Takımı, penaltı atışları sonrasında rakibine 3-1 üstünlük sağlayarak, yarı finalde Almanya ile eşleşti.
İtalya, Fransa ve Romanya'nın mücadele ettiği ve otoritelerin ''Ölüm Grubu'' adını verdiği (C) Grubu'nda, futboluyla en büyük favoriler arasında gösterilen Hollanda ise çeyrek finalde Rusya engeline takıldı. ''Portakallar'', Rusya önünde 1-0 geriye düşmesine karşın, bitime 5 dakika kala golü bularak, normal süreyi 1-1 berabere tamamlamayı başardı. Uzatma bölümlerinde Rusya, Hollanda karşısında 2 gol daha kaydederek, rakibini 3-1 yendi ve kupanın dışına itti.
9 puanla (D) Grubu'nu zirvede kapatan İspanya bu akşam TSİ 21.45'te son Dünya Şampiyonu İtalya ile karşılaşacak. İtalyanların rakiplerini elemesi durumunda, grubunu lider olarak bitiren son takım İspanya da şampiyonaya veda etmiş olacak.
(AA) | 
23.06.2008, 15:20
| |
ŞüHeDa isimli üye'ye teşekkür eden 2 üye:
| | | Yolcunun Şehri Kayıp :D (Konuyu Başlatan)
Üyelik tarihi: 24.01.2008 Nerden: İzmir
Mesajlar: 4.394
Yarışma Puanı: 1520 Teşekkür etti: 15.181
Teşekkür aldı: 3.480 konuda 9.345 kere
|
Almanya maçına ilginç hakem ataması
2008 Avrupa Futbol Şampiyonası yarı final ve final maçlarını yönetecek hakemler açıklandı.
Almanya-Türkiye yarı final karşılaşmasını, grup maçlarında mağlup ettiğimiz İsviçre'den Massimo Busacca yönetecek.
Aslında bir iş adamı olan 39 yaşındaki Busacca, 1996 yılında hakemliğe başladı. 1999 yılından bu yana FIFA kokartı taşıyan İsviçreli hakem, 2006 Dünya Kupası'nda da görev almıştı.
Busacca bu turnuvada ise Yunanistan-İsveç, Hollanda-Romanya grup maçlarını yönetti, Hollanda-Rusya çeyrek final karşılaşmasında ise 4. hakem oldu.
Maçlar ve görevli hakemler şöyle: 25 Haziran Çarşamba
Almanya-Türkiye (Yarı final)
Hakem: Massimo Busacca (İsviçre)
Yardımcı hakemler: Matthias Arnet (İsviçre), Stephane Cuhat (İsviçre)
4. Hakem: Peter Frojdfeldt (İsveç) 26 Haziran Perşembe
Rusya-İspanya (Yarı final)
Hakem: Frank De Bleeckere (Belçika)
Yardımcı hakemler: Peter Hermans (Belçika), Alex Verstraeten (Belçika)
4. Hakem: Kyros Vassaras (Yunanistan) 29 Haziran Pazar
Final maçı
Hakem: Roberto Rosetti (İtalya)
Yardımcı hakemler: Alessandro Griselli (İtalya), Paolo Calcagno (İtalya)
4. Hakem: Peter Frojdfeldt (İsveç)
--- Servet kesin yok
A Milli Futbol Takımı'nda, Almanya ile oynayacak olan yarı final maçı öncesi teknik direktör Fatih Terim'in sakat ve cezalılar nedeniyle nasıl bir takımla sahaya çıkacağı merak konusu olmaya devam ederken, sakatlığı devam eden futbolculardan Servet Çetin'in kesin olarak yarı final maçında oynayamayacağı bildirildi.
Tedavisi devam eden futbolculardan Tümer Metin ise takım doktorlarına kendisini iyi hissettiğini ve görev verilmesi halinde Almanya karşısında oynayabilecek durumda olduğunu illetiği öğrenildi.
Fatih Terim, çarşamba günü Almanya karşısına Rüştü - Sabri, Gökhan Zan, Hakan Balta, Uğur Boral - Kazım, Hamit, Aurelio, Mehmet Topal Ayhan - Semih ya da Rüştü, Sabri, Gökhan Zan, Mehmet Topal, Hakan Balta - Kazım, Hamit, Aurelio, Ayhan, Uğur Boral - Semih muhtemel 11'yle çıkabileceği ifade ediliyor. Milli takımda yedek kulübesinde oturucak oyuncular ise Tolga Zengin, Gökdeniz, Mevlüt olarak görünüyor.
--- Millilere bir süpriz de Gül'den
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, 25 Haziran Çarşamba günü oynanacak Euro-2008 Türkiye-Almanya yarı final futbol karşılaşmasını izlemek üzere İsviçre'nin Basel kentine gidecek.
Cumhurbaşkanlığı Basın Merkezinden yapılan açıklamaya göre, Cumhurbaşkanı Gül, yarın İstanbul'a gidecek. Gül, 25 Haziranda 15. Dünya Ekonomi Kongresi'ne katıldıktan sonra KEİ'yi ziyaret edecek. Gül, aynı gün Euro-2008 Türkiye-Almanya yarı final futbol karşılaşmasını izlemek üzere İsviçre'nin Basel şehrine hareket edecek.
Cumhurbaşkanı Gül, maçın bitimini takiben Ankara'ya dönecek. | 
24.06.2008, 11:02
| |
ŞüHeDa isimli üye'ye teşekkür eden 2 üye:
| | | Yolcunun Şehri Kayıp :D (Konuyu Başlatan)
Üyelik tarihi: 24.01.2008 Nerden: İzmir
Mesajlar: 4.394
Yarışma Puanı: 1520 Teşekkür etti: 15.181
Teşekkür aldı: 3.480 konuda 9.345 kere
|
Volkan'ın cezasında indirim yok
2008 Avrupa Futbol Şampiyonası yarı finalinde mücadele edecek Türkiye'nin, kaleci Volkan Demirel'in cezasının indirimi için Avrupa Futbol Federasyonları Birliği (UEFA) Tahkim Kurulu'na yaptığı itirazı reddedildi.
Futbol Federasyonu'nun internet sitesinde yapılan açıklamada, UEFA Tahkim Kurulu'nun bugün duruşmalı bir toplantı yaptığı belirtilerek, şöyle denildi:
''UEFA Tahkim Kurulu, Volkan Demirel'in cezasının indirimi için yapılan başvuruyu reddetti. UEFA Tahkim Kurulu, bugün yapılan duruşmalı toplantıda Volkan Demirel'e, Çek Cumhuriyeti maçındaki hareketi nedeniyle verilen 2 maçlık cezayı görüştü. Kurul, federasyonun yaptığı itirazı değerlendirdikten sonra, Volkan Demirel'in cezasında indirime gerek olmadığı kararına vardı.''
---
'O gol Allah'ın lütfudur'
euro2008'de 25 Haziran Çarşamba günü Almanya ile yarı final maçı oynayacak olan A Milli Takım'da Semih Şentürk ve Gökhan Zan turu geçeceklerini söylediler.
A Milli Takım'ın antrenman yaptığı Avusturya Wien'in sahasında yapılan basın toplantısında açıklamalarda bulunan Semih Şentürk, Hırvatistan maçında attığı gol ve performasıyla ilgili olarak yaptığı açıklamada, ''Gol atmam tabii ki önemli ama ülkem adına bir iş başarmam daha önemli. Özellikle Hırvatistan maçında olmak üzere hayatım boyunca unutamayacağım gol ya da goller attım. Devam etmesini hem kendi adıma hem de ülkem adına çok istiyorum. Almanya maçını kazanırsak bir ilki gerçekleştirmiş olacağız, final oynayacağız. Almanya bir turnuva takımı ve çok güçlü bir ekip, kolay maç olmayacak ancak hocamızın analizleri ve vereceği taktik sonrasında maça çıkıp elimizden geleni yapacağız'' dedi.
'İlk 11'de sahaya çıkmak seni nasıl etkiliyor ?' sorusuna ise Semih, ''İlk 11'de de sonradan girdiğim maçlarda gol attım. Çok önemli maçlarda sonradan girip gol attığım için bu gündeme geldi. Fatih hocam bana ne zaman görev verirse ben o zaman görev yaparım. Çek maçında ilk 11'de oynadım ama takım olarak ilk yarıda kötüydük, hoca da beni oyundan aldı. İlk 11 ya da sonradan farketmez hocam ne zaman görev verirse o zaman çıkıp elimden geleni yapacağım'' diye cevap verdi. "RAKİPLERİN FAVORİ GÖSTERİLMESİ BİZİ MOTİVE ETTİ"
Semih, Türk Milli Takımı olarak bu zamana kadar büyük başarılar elde ettiklerini belirterek, 'Rakipler hep favori gösteriliyor, şimdi de Almanya favori, bu sizi nasıl etkiliyor ?' sorusuna ise şöyle cevap verdi:
''Bizim favori gösterilmememiz bizi daha fazla motive etti. Portekiz maçında rakip favoriydi kazandı, sonrasında ise biz kazandık. Şimdi Almanya favori ama bu bizi korkutmuyor. Biz kendi aramızda toplantılar yaparak bu önemli maça hazırlanıyoruz. Bu saatten sonra yedek ya da sahada olmak farketmez ikisi de çok zor. Yapmanız gerekeni yapamıyorsunuz, sıkıntılar oluşuyor. Fakat ülkemizi sahada temsil etmek daha zor.''
Semih, Hırvatistan ile oynanan çeyrek final maçında, büyük üzüntü yaşadığını, finale kalmaları durumunda da kimle oynamak isteğiyle ilgili olarak ise, ''119. dakikada golü yedikten sonra maçın bittiğini ve elendiğimizi düşündüm. Fakat sonra hocamızın uyarısıyla toparlandık, uzun toplar üzerine birşeyler olur dedim. Emre abi topa çıktı, ben de Allah'ın verdiği tüm gücümle vurdum, o gol Allah'ın bir lütfu oldu. Finalde İspanya'yı isterim'' dedi.
'Fatih Terim'in senin başarında rolü ne ?' sorusuna da Semih, ''Fatih hocam sadece benimle değil 23 kişiyle de bir baba şefkatiyle ilgeliniyor ve öyle yaklaşıyor. Verdiği taktik ve moraller çok iyi. Bana hep sen kendin gibi oyna, yeteneklisin, rahat oyna sen, iyisin, ben senin her zaman arkandayım dedi. Fatih Terim, bu zamana kadar benim çalıştığım en iyi hocalardan biri diyebilirim'' ifadesini kullandı.
Sakatlar ve cezalılar ile takımın durumu ve bundan sonra neler olacağıyla ilgili olarak da Semih şunları söyledi: ''Tabii ki cezalı ve sakat arkadaşların çok olması önemli, kim nerde nasıl oynar bunun kararını Fatih hocam verecek. Almanya ile oynayacağız. Almanya'yı yakından tanıyan Hamit var. Hamit'le konuştuk, Bayer Münihli 5 oyuncu var, biz ondan bilgi alacağız. Yarı finale çıkmak ve ülkemizi temsil etmek hepimizi gururlandırdı. Bu sevinci biz yaşattığımız için de bizler mutluyuz. Yarı final oynamak, 2000'de çeyrek final oynamıştık şimdi yarıfinaldeyiz rahatladık. Herkes kendine daha güvenle çıkacak. Almanya da sanırım bizden korkuyordur. Kazanan finale gidecek ve finale kalmak en büyük dileğimiz. Takım içinde çok iyi bir arkadaşlık var. Colin Kazım da benim takım arkadaşım yetenekli biri ve katkısı çok oldu. Genç olmasına rağmen tecrübeli biri. Almanya için değil tüm Türkler için önemli ve onları utandırmayacağız.''
--- 'Alamancılar'dan skor tahmini
EURO 2008 Avrupa Futbol Şampiyonası'nda yarı finalde karşılaşacak olan Türkiye ile Almanya'nın tarihi maçı yaklaştıkca Almanya'da da heyecan artıyor.
Buradaki hem Türk, hem de Alman gençler maçın çok zor geçeceğini, önemli olanın dostluğun sürmesi olduğunu söylediler. Gençler, sonuç ne olursa olsun yılardır birlikte yaşadıklarını, maç sonrasında da birlikte yaşamaya devam edeceklerini ifade ettiler. Karşılaşmanın yalnızca bir spor olayı olduğunu hatırlatan gençler, oyunun futbol sahalarında kalmasını, cadde ve sokaklardaki kutlamalarda taşkınlık yapılmamasını, şiddete ve aşırı tahrik edici hareketlerden uzak durulmasını istediler.
Almanya'nın Köln şehrinde Cihan mikrofonlarına konuşan Almanlar, kendi takımlarının 3 veya 4 gol, Türkiye'nin de ancak 1 gol atabileceğini iddia ederken, gurbetçilerimiz Türkiye'nin maçı 1-0 veya 2 - 1 alacağını aktardılar. Almanlar takımlarından son derece emin. Türkler ise sakat oyunculardan dolayı milli takımın işinin zor olduğunu, ancak Türk milli takımının neler yaptığını bütün dünyanın gördüğünü hatırlattı. Gurbetçiler, bütün olumsuzluklara rağmen milli takımdan ümitli.
Köln'de 100 binden fazla Türk yaşıyor. Türkler, Çarşamba günü oynanacak maçı sabırsızlıkla beklediklerini, maç yaklaştıkca heyecanın daha da çok arttığını kaydediyor. Almanya'da evlere, arabalara ve işyerlerine iki ülkenin (Türk-Alman) bayraklarını birlikte asan çoğu kişi yarı final maçını birlikte izleyeceklerini beyan etti.
Bazı Alman gençleri Türkiye'ye şans vermezken, Türk gençlerinden de Almanya'nın 1-0 alacağını ifade edenler oldu. Türk gençleri finale çıkan takım kim olursa olsun sevinç duyacaklarını ancak gönüllerinden geçen tarafın Türkiye olduğunu vurguladı. | 
24.06.2008, 11:03
| |
ŞüHeDa isimli üye'ye teşekkür eden 2 üye:
| | Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 07:17 .
Powered by: vBulletin Version 3.7.2 (Türkçe) Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0 RC5 Bazaar Desings |