Biriniz diğerinizi arkasından çekiştirmesin. Biriniz, ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz. O halde Allah'tan korkun. Şüphesiz Allah, tevbeyi çok kabul edendir, çok esirgeyicidir.
Hucurat-12
Kim ki yanında Müslüman kardeşinin gıybeti yapıldığı halde, gücü yeterken ona yardım etmezse, Allah onu dünya ve ahirette zelil kılar.
Camiu’s-Sağîr
GİrİŞ Yap
Online Üye
Şuan Forumda: 97 (14 Kayıtlı ve 83 Misafir) bulunmaktadır.
Admin ::
S.Mod ::
Mod ::
Yazarlar ::
İmtiyazlı Üye
Saat : Gece 03:30. Çocuk otobüs durağında tek başına beklemekte. Lakin küçük bir problem var. O da şu ki bu vakitte otobüs kalkmıyor. Peki ne yapmak gerekiyor?
Karmakarışık düşünceler içerisinde çaresizlikte buluyor çareyi. Ve içinden geçen bir cümle anlatıyor gerçeği :
Allah rızası için Allah tan razı olmak gerektir...
Bu da ne demekti! Buyrun :
Bismillahirrahmânirrahîm
1. Tan yerinin ağarmasına andolsun,
2. On geceye andolsun,
3. Çifte ve teke andolsun,
4. Geçip giden geceye andolsun (ki, müşrikler azaba uğrayacaklardır).
5. Şüphesiz bunlarda, akıl sahibi bir kimse için üzerine yemin edilmeye değer bir özellik vardır.
27. (Allah şöyle der: ) “Ey huzur içinde olan nefis!”
28. “Sen O’ndan razı, O da senden razı olarak Rabbine dön!”
29. “(İyi) kullarımın arasına gir.”
30. “Cennetime gir.”
(Fecr Suresi)
Nefs kavramı için sadece küçük bir giriştir. Devamı ve katılımlarınız için buyrun.
Firavunun
kendisini yeni doğan bir erkek
çocuğunun öldüreceğini
öğrenmesi neticesinde
bir yandan ülkedeki
tüm erkek çocuklarını
katletmesine karşılık diğer
taraftan Hz. Musa'yı sarayında
beslemesi gibi,
bizi ateşe attıracak
bir canavarı (nefsimizi)
kendi vücudumuzda kuş sütü ile
büyütmüyor muyuz?
Çok istifade edeceğimiz, hayırlı bir konu açılmış. Açandan da, ilmiyle, tecrübe leri ile katkıda bulunacak kardeşlerden ve büyüklerden Allah razı olsun.
Tüm yaptığımız iyilikler, güzellikler Allah'tan. Tüm şer ve kötülükler, nefsimiz ve nefsimizin antranörü şeytandan... Öyleyse nefs ve şeytan, kendisini yaratana isya na çağırıyor, o nefs ve şeytanın şerrinden, yine o nefs ve şeytanı da yaratmış olan Yüce Allah'a sığınmak gerekiyor. Yüce Allah'tan isteğim, şeytan ve nefsin sesini duyabilmek, iki sesi birbirinden ayırtedebilmek. Bu sesleri ve arala rındaki farkı keşfedebilirsek,ikinci yapacağımız iş: irademizi kuvvetlendirip, o duyduğumuz seslerin ve bize yapmamız için fısıldadıklarının tam tersini yapabilmek... BİR ÖMÜR BOYU KARINCA GİBİ AZİMLE, VAZGEÇMEDEN ŞEYTAN VE NEFSİMİZLE MÜCADELE EDEBİLMEYİ, BAŞARAMASAK DA O UĞURDA ÇABALA DIĞIMIZ İÇİN YÜCE YARADANIN HUZURUNDA, ONUN HAKKIMIZDAKİ TAKDİRİNE RIZA GÖSTEREBİLMEYİ NASİP ETSİN.
SAYGILARIMLA...
Konu umut_gül tarafından (30.08.2006 Saat 15:11 ) değiştirilmiştir..
Nefs kelimesinin bir çok anlamı mevcuddur. Lügavi manalarına baktığımızda karşımıza bir çok mana çıkmaktadır, bunu da diğer yazımızda serdetmeye çalışacağız. Nefs'in Kur'an'i manasını açıklamak gerekirse;
Nefs, insanın kişiliğini oluşturan özellikler ve eğilimler bütünü olarak tanımlanır. Kur’an-ı Kerim’de ise nefs, insanın ruh ve bedenden oluşan bütünü; beşeri varlığı veya kişiliğidir. Buna göre nefs, insanın fizyo-psikolojik ve sosyo-psikolojik özellikleri ve eğilimleri bütünüdür.
Çoğu İslam kaynaklarında nefs, iki değişik anlamda kullanılır: Birincisi, insanların arzu ve istekler ile öfke ve saldırganlık dürtülerinden oluşan aşağı yön ve duygulardır. İkincisi ise, insanın hakikati ve kendisi demektir. Bu anlamda nefs ile kalp, ruh ile akıl aynı anlamdadır.
Gazali’ye göre, nefsin birçok anlamı vardır: Birinci manaya göre nefs, insandaki şehvet ve öfke kuvvetini derleyici manadır. Bir diğer manaya göre ise, insanın hakikati olan latifedir. Bu latife ise, insanın nefsi ve zatıdır. Fakat bu latife aynı zamanda hallerin değişmesiyle çeşitli sıfatlarla sıfatlanır.(Gazzali, İhya-ı Ulumi’d Din, 1. bs., Beyrut, Daru’l Erkam, 1998, c. 3, s. 6-7)
__________________
Olayları ve düşünceleri kritik etmek için cins kafa ister, fakat taklit etmek için fazla zeki olmaya gerek yok
"Evet, insan yaratılışında kendi nefsine muhib olarak yaratılmıştır. Hatta bizzat nefsi kadar bir şeye sevgisi yoktur. Kendisini, ancak mabuda lâyık senalar ile methediyor. Nefsini bütün ayıplardan, kusurlardan tenzih etmekle, -haklı olsun haksız olsun- kemal-i şiddetle müdafaa ediyor. Hatta Cenab-ı Hakkı hamd ü sena için kendisinde yaratılan cihazatı, kendi nefsine hamd ve sena için sarfediyor ve “menittehaze ilahehu hevahu” ***deki “Men” şümulüne dahil oluyor. Bu mertebede nefsin tezkiyesi, ancak adem-i tezkiyesiyle olur.”
RNK
“Ben nefsimi temize de cikarmiyorum. Cunku nefis, gercekten kotulugu siddetle emreder. Ancak Rabbimin esirgedigi nefis mustesnadir, cunku Rabbim Gafurdur, Rahimdir.” Yusuf 53
Huysuz bir binek gibidir nefs..
Kisi yuregindeki “Rabbi” kadarinca ya dizginler onu, ya da o, en asagilara elim azaplara dusurur sahibini..
Zordur dizginleri elinde tutmak!
Insan bu kadar acizken..
Nefis siddetle kotulugu emrediyorken..
Ve..Gunahlar bu kadar albeniliyken.. Zordur..
Iste bundandir, O en Sevgili’nin nefs mucahedesine: “buyuk cihad” demesi..Ve Rabbin, mucahidi onurlandirmasi..
“Neden sunu boyle yaptin, ya da yapmadin?” deyin birisine mesela..
“Evet ama..” diyecektir “soyle olmustu da, ya da soyle olsun diye..”
iste bu “ama..” dan sonrasi nefsi aklamaktir!
Bu ayni zamanda tevbe yollarini da kapamaktir..Sucunu idrak etsin ki tevbeye yol bulsun..
Soyle demeli kisi:
“Ah bu zalim nefsin elinden! Allah beni islah etsin”
Bize dusen nefsin tuzagina dusmemek, onu aklamamak, her daim O’nun kapilarinda sucunu itiraf edip tevbelerde olmaktir..
Son sozu O En Guzel’in duasiyla deriz:
“Ya Rabbi! Goz acip kapayincaya kadar, hatta ondan daha az bir zaman bile bizi nefsimizin eline birakma!” Amin
monaroza
*** = ”Simdi o kimseyi gordun ya, zevkini kendisine ilah edinmis, Allah ta bir ilim uzerine onu sasirtmis, kulagini ve kalbini muhurleyip gozune de bir perde cekmistir. Artik onu Allah’tan baska kim yola getirir? Hala dusunmez misiniz?”
Karanlıklar içinde niyaz etti: 'Senden başka ilâh yoktur. Seni her türlü noksandan tenzih ederim. Gerçekten ben nefsime zulmedenlerden oldum. (Enbiyâ Sûresi: 87.)