| ADMİN
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 13.408
1 Albümü var
Yarışma Puanı: 490 Teşekkür etti: 22.270
Teşekkür aldı: 9.849 konuda 32.162 kere
| Bir Hadis-i Kudsi Yebni âdem! "Ey Ademoğlu!" diye başladı hadis-i kudsî... Hel asaytumunî fezekertum gadabî fenteheytum an ma'siyetî? "Bir günahı işleyecekken, benim gazabımı hatırlayıp günahtan çektin mi kendini?.." Hiç bana isyan edecekken, bir günahı işleyecekken, benim günahkârlara gazab ettiğimi, cezâ vereceğimi hatırlayıp da, aklına getirip de, bana isyan etmekten kendini çektin mi hiç?.. Tam günah işleyecektin, her türlü şartlar tamamdı, yapacaktın; benim gazabımı, cezâlandıracağımı düşünüp de vaz geçtin mi?.." Kendimizi çekeceğiz, günaha bulaşmayacağız; yapacağımız şeylerden biri bu... İkincisi:Ve hel âteytum ferâidî kemâ emertukum "Benim farzlarımı benim emrettiğim şekilde yerine getirdiniz mi?.." Getirmek için öğrenmek lâzım!.. Farzlar nelerdir? Otuziki farz var, ellidört farz var... Eskiler böyle formül haline getirmişler, ezberletmişler çocuklara... Ekîmus salâ diyor meselâ Allah; "Namazı dosdoğru ikame ediniz!" diyor. (Sallüs salâh) "Namazı kılın!" demiyor, "Namazı dosdoğru ikame ediniz!" diyor. Yâni, güzel yapmak mânâsı çıkıyor. Ve lâ teznû "Zina etmeyin!" demiyor, (Ve lâ takrabuz zinâ) "Zinaya yaklaşmayın!" diyor. Zinanın yakınına bile gitmeyecek insan... Hel âteytumul mesâkîne min emvâlikum? "Fakirlere mallarınızdan cömertlik yapıp verdiniz mi?.." Cömert olacağız. Cömert cennete yakındır, cimri cehenneme yakındır. Ama, zekât cömertliğin alt hududur, üst hududu değildir. Cömertliğin üst hududu sıddîkıyet verişidir. Hepsini verirsin Allah yoluna, neyin varsa verirsin... Canını da vermişler. Ve hel ehsantum ilâ men esâe ileykum? "Size kötü davranana siz iyi davrandınız mı?.. Kötülük yapana umûmiyetle karşılık veririr, bir yumruk atana biz de bir yumruk atarız. Birisini anlattılar Pakistan'da... Gitmiş çift süren bir insanın yanına... Mübârek adam, sakallı, derviş, mücahid bir insan... Çift süren insanı çağırmış tarlanınkenarına... Kardeşim demiş, ona dînî bakımdan nasihat etmiş. Adam da, "Benim işimi bıraktırıp da beni bunun için mi çağırdın?" diye kaldırmış bir tane patlatmış, adamın ağzını burnunu kanatmış. O da bir taraftan ağzını burnunu siliyormuş, bir taraftan da: "Özür dilerim, seni üzdüm kardeşim, haklısın! İşinden alıkoymamam lâzımdı." diyormuş. Adam bakmış ki, karşısındaki mübarek bir insan, pişman olmuş, ağlamış, eline sarılmış. Bi düşünelim bakalım var mı hayatımızda böyle? Ve hel afevtüm limen zalemeküm? "Size zulmedeni siz affettiniz mi?.." Tamam, zulmü sabit, kesinlikle size haksızlık yapmış... Affettiniz mi hiç?.. Affetmek çok büyük mükâfat kazandırıyor insana... Ayet-i kerimede medhediliyor: (Vel kâzimînel gayza vel âfîne anin nâs) "İnsanları affeden..." Takvâ ehli insanların sıfatları... Şimdi biz ramazanda takvâyı öğreniyoruz ya... Bir aylık takvâ kursundayız ya şu anda... Takvâyı öğrenme kursundayız biz ramazanda... (Lealleküm tettekun) "Tâ ki takvâyı öğrenesiniz, takvâ ehli kul olasınız." buyruluyor ya... Nedir takvâ ehlinin sıfatı, müttakîlerin sıfatı nedir?.. (Ellezîne yunfikune fis serrâi ved darrâ') "Sevinçli zamanında, sıkışık zamanında infak eder." Cömerttir; kesesini açar, kasasını açar, çuvalın ağzını açar, ambarın kapısın açar... (Vel kâzımînel gayz) "Kızgınlığında kendisine hakim olur, kızgınlığını yutar. (Vel âfîne anin nâs) İnsanları da affeder." Ve hel vasaltüm limen kataaküm? "Sizinle alâkayı kesip koparan, ilgiyi kesen akraba, dost ve sâire; onlara gittiniz mi? Siz ilgiyi koparmayıp devam ettirdiniz mi?.." Ahbaplığı hiçe saymış, size hiç uğramıyor, halinizi hatırınızı sormuyor, ilgiyi kesmiş gelmiyor; siz ona gittiniz mi?.. Ve hel vefeytüm limen hàneküm? "Size hıyanet edene siz vefâlı davranabildiniz mi, davrandınız mı?.." Ve hel eddebtüm evlâdeküm? "Çocuklarınızı güzel edeblendirip terbiyelendirdiniz mi?.." Ve hel erdaytüm cîrâneküm? "Komşularınızı sizden hoşnud edebildiniz mi? Size dua mı ediyorlar, memnunlar mı sizden?.." Ve hel seeltumul ulemâe an emri dînikum? "Yanlış iş yapmayalım diye, hakkı öğrenelim diye dînî konulardaki müşküllerinizi alimlerinize sordunuz mu?.. Feinnî lâ enzuru ilâ suveriküm ve lâ mehâsinüküm "Ben sizin şekillerinize ve güzelliklerinize bakmam Paranız varmış, soyunuz sopunuz iyiymiş... Dünyaca makbul çeşitli güzel sıfatlarınız varmış. Onlar beni ilgilendirmiyor demek yâni... Ben onlara bakmam, yüzünüze de bakmam, sûretinize de bakmam, sizin iyi vasıflarınıza da bakmam! Velâkin enzuru ilâ kulûbiküm Ancak sizin gönüllerinize bakarım!.. Gönlünüz temiz mi değil mi, içinde güzel niyetler var mı, içiniz pak mı; ona bakarım. ve niyyâtiküm Ve niyetlerinize bakarım. Çünkü, ben sizin yüzlerinize bakmam, dünyevî güzel sıfatlarınıza bakmam; gönüllerinize bakarım, niyetlerinize bakarım. Fe erdavnî bihâzihil hısâli ankum İşte bu saydıklarımı, benim istediğim şekilde yaparak benim rızâmı kazanınız! Beni bu vasıflarla kendinizden râzı ediniz!" diyor Allah-u Teâlâ Hazretleri... Şu benim sorduğum sorulardaki hususlara dikkat ederek, bu sıfatları edinerek, beni kendinizden râzı ediniz, benim rızâmı kazanınız!" buyuruyor. M.Esad Çoşan |