| imam ve Bey'at Rasulullah aleyhisselam bir hadisinde:'' Kim bana= Muhammed
aleyhisselama itaat = gönül hoşluğuyla boyun eğerse , gerçekte ALLAH 'a
itaat etmiştir demektir.Kim bana isyan ederse , ALLAH 'a isyan etmiştir
demektir.Kim de tayin ettiğim emire isyan ederse, Bana isyan etmiştir
demektir.Müslümanların kendine hak tanımış olduğu imam =halife
kalkandır;arkasında savaşılır ve onunla korunulur.Eğer Müslümanların
kendine hak tanımış olduğu imam, ALLAH' ın takvasını = ondan korkmayı
, yasaklarından sakınmayı emrederse ve adaletle hükmederse = ALLAH'ın
hükmüyle hüküm ederse, onun büyük mükafatı vardır.Takva ve
adaletten başkasıyla hüküm ederse, bundan da üzerinde vebali vardır.''
(Buhari h.n.2756=166 yahud 2957, Müslim h.n.1835= 33, Nesei=el-Mücteba c.7 s.154 h.n.2766.. Mişkat-ul-Mesabih h.n.3661..)
Hadisi şerifte '' Müslümanların kendine hak tanımış olduğu imam= halife ''
diye tecüme ettiğimiz ma'rife olan el-İmam kelimesi, İslam dininin
kendisine emirlik hakkını tanımış olduğu ve bir çok sahih hadislerde
(İmamun adilun) ''adaletle hüküm eden hükümdar'' diye vasfı beyan
edilen,nebilerin yerini tutan zattır.Bununda , ancak gayrına muhtac
olmayacak kadar fıkıh=helal haram ilmini bilmek sıfatına haiz olması şarttır.
İşte umera ve ulema tarafından böyle bir zatı tayin edildiği zaman
,hakkını tanımayan , '' Boynunda Bey'at olmadığı halde ölen bir kimse
cahiliyye devrinde ölmüştür.( tahrici daha önce geçti, başka bir yazıda)
mealindeki hadisi şeriflerin tehdidi altına girer.Bundan dolayı böyle
emirlik ve fıkıh ilmini bilmek sıfatına haiz olmayanın seçilmesi yahud
imamın hiç seçilmemesi takdirinde insanlar cahiliyye devrindeki anarşiye dönüverirler'
Şeyh AliyyulKari de '' Hilafetin devresi kapanmış isede, imametlik
devresi kapanmaz, diye Ehli Sünnet ve Mu'tezileden bir taife ittifak
etmektedirler.Delilleri yukarıdaki hadisi şeriflerdir.Demek tüm
Müslümanların bir tek imamı seçmeleri , Şer'an Vacibdir.
Akılda bunu icab etmektedir.'' demektedir.
İmam Nesefi de '' Boynunda bey'at olmadığı halde ölenin ölmesi cahiliye
devrinde asi olarak ölmektir.'' diye mana olarak naklettiği hadisi şerifle
istidlal ederek: ''Halktan zulmü kalşdırma ve haklara riayet etmek,
doğrusu şer'i hükümlerin infazı için Müslümanların bir imamı tayin etmeleri şer'an vacibdir.''
demektedir.Allame Sırrı Paşanın, diller üzerinde şöhret bulan ''Kim imamsız
ölürse cahiliye devrinde ölmüştür'' hadisini, ''Bir reise bir hükümdara tabi
olup biat etmeyen kimse murdar olarak ölmüştür'' şeklinde tercümesi doğru değildir.
Çünkü hadis şarihleri :'' Cahiliye ölümüyle ömekten murad , isyan ve
anarşi halinde ölmektir'' dediler.
Şu halde cahiliye, murdarlık ve küfür değildir.Ve Müslümanların bir tek
imamı seçip ona tabi olmamaları küfür değil, vacibin terki derecesinde
günahkarlıktır.Her günaha afuv umulduğu gibi bunada afuv umulur.
Nitekim Allame Vehbi efendi dahi bunu Tefsirinde söylemiştir.
Böylece herhangi bir cemaatın :'' Şeyhimizi tanıyıp bey'at etmeyen, Ehli
Sünnet değildir'' deyişi yahud '' Ehli Betten olmayan bir şeyhin şeyhliği batıldır'' diyenlerin sözleri dahi batıldır. |