Bayrak
17 Recep 1429
20 Temmuz 2008, Pazar
17 Recep 1429
20 Temmuz 2008, Pazar
Ayet
Biriniz diğerinizi arkasından çekiştirmesin. Biriniz, ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz. O halde Allah'tan korkun. Şüphesiz Allah, tevbeyi çok kabul edendir, çok esirgeyicidir.
Hucurat-12
hadis
Kim ki yanında Müslüman kardeşinin gıybeti yapıldığı halde, gücü yeterken ona yardım etmezse, Allah onu dünya ve ahirette zelil kılar.
Camiu’s-Sağîr

GİrİŞ Yap

Kullanıcı ismi:
Şifreniz:

Beni hatırla

...........................................
Şifrenizi mi unuttunuz
yoksa hâlâ üye değil misiniz? Hemen Üye Olun

Arama


Gelişmiş arama yap
Hak-dilaram Sözlük

Yürek Yangınları

Online Üye

Şuan Forumda: 21 (1 Kayıtlı ve 20 Misafir) bulunmaktadır.

Online  adımmaviş


Admin :: S.Mod :: Mod :: Yazarlar :: İmtiyazlı Üye
eee



Hak-dilaram » DİNİ KONULAR » Hadis » ...kiyamet gününde Rabbimizi görür müyüz?


Cevapla
 
Seçenekler
Yeni Üye
 
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 25


 
 
Teşekkür etti: 0
Teşekkür aldı: 8 konuda 20 kere
...kiyamet gününde Rabbimizi görür müyüz?

Ebu Hureyre'nin (r.a) haber verdiğine göre:
İnsanlar Allah Resulü'ne (a.s.) hitaben: Ey Allah'ın Resulü! Biz Kıyamet gününde Rabbimizi görür müyüz? diye sordular.
.حَدَّثَنِي ‏ ‏زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ ‏ ‏حَدَّثَنَا ‏ ‏يَعْقُوبُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ ‏ ‏حَدَّثَنَا ‏ ‏أَبِي ‏ ‏عَنْ ‏ ‏ابْنِ شِهَابٍ ‏ ‏عَنْ ‏ ‏عَطَاءِ بْنِ يَزِيدَ اللَّيْثِيِّ ‏ ‏أَنَّ ‏ ‏أَبَا هُرَيْرَةَ ‏ ‏أَخْبَرَهُ ‏


‏أَنَّ نَاسًا قَالُوا لِرَسُولِ اللَّهِ ‏ ‏صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ ‏ ‏يَا رَسُولَ اللَّهِ هَلْ نَرَى رَبَّنَا يَوْمَ الْقِيَامَةِ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ ‏ ‏صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ ‏ ‏هَلْ تُضَارُّونَ فِي رُؤْيَةِ الْقَمَرِ لَيْلَةَ الْبَدْرِ قَالُوا لَا يَا رَسُولَ اللَّهِ قَالَ هَلْ تُضَارُّونَ فِي الشَّمْسِ لَيْسَ دُونَهَا سَحَابٌ قَالُوا لَا يَا رَسُولَ اللَّهِ قَالَ فَإِنَّكُمْ تَرَوْنَهُ كَذَلِكَ يَجْمَعُ اللَّهُ النَّاسَ يَوْمَ الْقِيَامَةِ فَيَقُولُ مَنْ كَانَ يَعْبُدُ شَيْئًا فَلْيَتَّبِعْهُ فَيَتَّبِعُ مَنْ كَانَ يَعْبُدُ الشَّمْسَ الشَّمْسَ وَيَتَّبِعُ مَنْ كَانَ يَعْبُدُ الْقَمَرَ الْقَمَرَ وَيَتَّبِعُ مَنْ كَانَ يَعْبُدُ الطَّوَاغِيتَ الطَّوَاغِيتَ وَتَبْقَى هَذِهِ الْأُمَّةُ فِيهَا مُنَافِقُوهَا ‏ ‏فَيَأْتِيهِمْ اللَّهُ تَبَارَكَ وَتَعَالَى فِي صُورَةٍ غَيْرِ صُورَتِهِ الَّتِي يَعْرِفُونَ فَيَقُولُ أَنَا رَبُّكُمْ فَيَقُولُونَ نَعُوذُ بِاللَّهِ مِنْكَ هَذَا مَكَانُنَا حَتَّى يَأْتِيَنَا رَبُّنَا فَإِذَا جَاءَ رَبُّنَا عَرَفْنَاهُ ‏ ‏فَيَأْتِيهِمْ اللَّهُ تَعَالَى فِي صُورَتِهِ الَّتِي يَعْرِفُونَ فَيَقُولُ أَنَا رَبُّكُمْ فَيَقُولُونَ أَنْتَ رَبُّنَا فَيَتَّبِعُونَهُ ‏ ‏وَيُضْرَبُ ‏ ‏الصِّرَاطُ بَيْنَ ظَهْرَيْ جَهَنَّمَ فَأَكُونُ أَنَا وَأُمَّتِي أَوَّلَ مَنْ يُجِيزُ وَلَا يَتَكَلَّمُ يَوْمَئِذٍ إِلَّا الرُّسُلُ وَدَعْوَى الرُّسُلِ يَوْمَئِذٍ اللَّهُمَّ سَلِّمْ سَلِّمْ وَفِي جَهَنَّمَ كَلَالِيبُ مِثْلُ شَوْكِ السَّعْدَانِ هَلْ رَأَيْتُمْ السَّعْدَانَ قَالُوا نَعَمْ يَا رَسُولَ اللَّهِ قَالَ فَإِنَّهَا مِثْلُ شَوْكِ السَّعْدَانِ غَيْرَ أَنَّهُ لَا يَعْلَمُ مَا قَدْرُ عِظَمِهَا إِلَّا اللَّهُ تَخْطَفُ النَّاسَ بِأَعْمَالِهِمْ فَمِنْهُمْ الْمُؤْمِنُ بَقِيَ بِعَمَلِهِ وَمِنْهُمْ الْمُجَازَى حَتَّى ‏ ‏يُنَجَّى حَتَّى إِذَا فَرَغَ اللَّهُ مِنْ الْقَضَاءِ بَيْنَ الْعِبَادِ وَأَرَادَ أَنْ يُخْرِجَ بِرَحْمَتِهِ مَنْ أَرَادَ مِنْ أَهْلِ النَّارِ أَمَرَ الْمَلَائِكَةَ أَنْ يُخْرِجُوا مِنْ النَّارِ مَنْ كَانَ لَا يُشْرِكُ بِاللَّهِ شَيْئًا مِمَّنْ أَرَادَ اللَّهُ تَعَالَى أَنْ يَرْحَمَهُ مِمَّنْ يَقُولُ لَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ فَيَعْرِفُونَهُمْ فِي النَّارِ يَعْرِفُونَهُمْ بِأَثَرِ السُّجُودِ تَأْكُلُ النَّارُ مِنْ ابْنِ ‏ ‏آدَمَ ‏ ‏إِلَّا أَثَرَ السُّجُودِ حَرَّمَ اللَّهُ عَلَى النَّارِ أَنْ تَأْكُلَ أَثَرَ السُّجُودِ فَيُخْرَجُونَ مِنْ النَّارِ وَقَدْ امْتَحَشُوا فَيُصَبُّ عَلَيْهِمْ مَاءُ الْحَيَاةِ فَيَنْبُتُونَ مِنْهُ كَمَا تَنْبُتُ الْحِبَّةُ فِي حَمِيلِ السَّيْلِ ثُمَّ يَفْرُغُ اللَّهُ تَعَالَى مِنْ الْقَضَاءِ بَيْنَ الْعِبَادِ وَيَبْقَى رَجُلٌ مُقْبِلٌ بِوَجْهِهِ عَلَى النَّارِ وَهُوَ آخِرُ أَهْلِ الْجَنَّةِ دُخُولًا الْجَنَّةَ فَيَقُولُ أَيْ رَبِّ اصْرِفْ وَجْهِي عَنْ النَّارِ فَإِنَّهُ قَدْ قَشَبَنِي رِيحُهَا وَأَحْرَقَنِي ذَكَاؤُهَا فَيَدْعُو اللَّهَ مَا شَاءَ اللَّهُ أَنْ يَدْعُوَهُ ثُمَّ يَقُولُ اللَّهُ تَبَارَكَ وَتَعَالَى هَلْ عَسَيْتَ إِنْ فَعَلْتُ ذَلِكَ بِكَ أَنْ تَسْأَلَ غَيْرَهُ فَيَقُولُ لَا أَسْأَلُكَ غَيْرَهُ وَيُعْطِي رَبَّهُ مِنْ عُهُودٍ وَمَوَاثِيقَ مَا شَاءَ اللَّهُ فَيَصْرِفُ اللَّهُ وَجْهَهُ عَنْ النَّارِ فَإِذَا أَقْبَلَ عَلَى الْجَنَّةِ وَرَآهَا سَكَتَ مَا شَاءَ اللَّهُ أَنْ يَسْكُتَ ثُمَّ يَقُولُ أَيْ رَبِّ قَدِّمْنِي إِلَى بَابِ الْجَنَّةِ فَيَقُولُ اللَّهُ لَهُ أَلَيْسَ قَدْ أَعْطَيْتَ عُهُودَكَ وَمَوَاثِيقَكَ لَا تَسْأَلُنِي غَيْرَ الَّذِي أَعْطَيْتُكَ وَيْلَكَ يَا ابْنَ ‏ ‏آدَمَ ‏ ‏مَا أَغْدَرَكَ فَيَقُولُ أَيْ رَبِّ وَيَدْعُو اللَّهَ حَتَّى يَقُولَ لَهُ فَهَلْ عَسَيْتَ إِنْ أَعْطَيْتُكَ ذَلِكَ أَنْ تَسْأَلَ غَيْرَهُ فَيَقُولُ لَا وَعِزَّتِكَ فَيُعْطِي رَبَّهُ مَا شَاءَ اللَّهُ مِنْ عُهُودٍ وَمَوَاثِيقَ فَيُقَدِّمُهُ إِلَى بَابِ الْجَنَّةِ فَإِذَا قَامَ عَلَى بَابِ الْجَنَّةِ ‏ ‏انْفَهَقَتْ ‏ ‏لَهُ الْجَنَّةُ فَرَأَى مَا فِيهَا مِنْ الْخَيْرِ وَالسُّرُورِ فَيَسْكُتُ مَا شَاءَ اللَّهُ أَنْ يَسْكُتَ ثُمَّ يَقُولُ أَيْ رَبِّ أَدْخِلْنِي الْجَنَّةَ فَيَقُولُ اللَّهُ تَبَارَكَ وَتَعَالَى لَهُ أَلَيْسَ قَدْ أَعْطَيْتَ عُهُودَكَ وَمَوَاثِيقَكَ أَنْ لَا تَسْأَلَ غَيْرَ مَا أُعْطِيتَ وَيْلَكَ يَا ابْنَ ‏ ‏آدَمَ ‏ ‏مَا أَغْدَرَكَ فَيَقُولُ أَيْ رَبِّ لَا أَكُونُ أَشْقَى خَلْقِكَ فَلَا يَزَالُ يَدْعُو اللَّهَ حَتَّى يَضْحَكَ اللَّهُ تَبَارَكَ وَتَعَالَى مِنْهُ فَإِذَا ضَحِكَ اللَّهُ مِنْهُ قَالَ ادْخُلْ الْجَنَّةَ فَإِذَا دَخَلَهَا قَالَ اللَّهُ لَهُ ‏ ‏تَمَنَّهْ فَيَسْأَلُ رَبَّهُ ‏ ‏وَيَتَمَنَّى حَتَّى إِنَّ اللَّهَ لَيُذَكِّرُهُ مِنْ كَذَا وَكَذَا حَتَّى إِذَا انْقَطَعَتْ بِهِ الْأَمَانِيُّ قَالَ اللَّهُ تَعَالَى ذَلِكَ لَكَ وَمِثْلُهُ مَعَهُ ‏


‏قَالَ ‏ ‏عَطَاءُ بْنُ يَزِيدَ ‏ ‏وَأَبُو سَعِيدٍ الْخُدْرِيُّ ‏ ‏مَعَ ‏ ‏أَبِي هُرَيْرَةَ ‏ ‏لَا يَرُدُّ عَلَيْهِ مِنْ حَدِيثِهِ شَيْئًا حَتَّى إِذَا حَدَّثَ ‏ ‏أَبُو هُرَيْرَةَ ‏ ‏أَنَّ اللَّهَ قَالَ لِذَلِكَ الرَّجُلِ وَمِثْلُهُ مَعَهُ قَالَ ‏ ‏أَبُو سَعِيدٍ ‏ ‏وَعَشَرَةُ أَمْثَالِهِ مَعَهُ يَا ‏ ‏أَبَا هُرَيْرَةَ ‏ ‏قَالَ ‏ ‏أَبُو هُرَيْرَةَ ‏ ‏مَا حَفِظْتُ إِلَّا قَوْلَهُ ذَلِكَ لَكَ وَمِثْلُهُ مَعَهُ قَالَ ‏ ‏أَبُو سَعِيدٍ ‏ ‏أَشْهَدُ أَنِّي حَفِظْتُ مِنْ رَسُولِ اللَّهِ ‏ ‏صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ ‏ ‏قَوْلَهُ ذَلِكَ لَكَ وَعَشَرَةُ أَمْثَالِهِ قَالَ ‏ ‏أَبُو هُرَيْرَةَ ‏ ‏وَذَلِكَ الرَّجُلُ آخِرُ أَهْلِ الْجَنَّةِ دُخُولًا الْجَنَّةَ ‏ ‏حَدَّثَنَا ‏ ‏عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ الدَّارِمِيُّ ‏ ‏أَخْبَرَنَا ‏ ‏أَبُو الْيَمَانِ ‏ ‏أَخْبَرَنَا ‏ ‏شُعَيْبٌ ‏ ‏عَنْ ‏ ‏الزُّهْرِيِّ ‏ ‏قَالَ أَخْبَرَنِي ‏ ‏سَعِيدُ بْنُ الْمُسَيَّبِ ‏ ‏وَعَطَاءُ بْنُ يَزِيدَ اللَّيْثِيُّ ‏ ‏أَنَّ ‏ ‏أَبَا هُرَيْرَةَ ‏ ‏أَخْبَرَهُمَا ‏ ‏أَنَّ النَّاسَ قَالُوا لِلنَّبِيِّ ‏ ‏صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ ‏ ‏يَا رَسُولَ اللَّهِ هَلْ نَرَى رَبَّنَا يَوْمَ الْقِيَامَةِ وَسَاقَ الْحَدِيثَ بِمِثْلِ مَعْنَى حَدِيثِ ‏ ‏إِبْرَاهِيمَ بْنِ سَعْدٍ ‏ ‏

......
eski 28.08.2006, 00:49 mawera isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #1
Yeni Üye
(Konuyu Başlatan)
 
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 25


 
 
Teşekkür etti: 0
Teşekkür aldı: 8 konuda 20 kere
Ebu Hureyre'nin (r.a) haber verdiğine göre:
İnsanlar Allah Resulü'ne (a.s.) hitaben: Ey Allah'ın Resulü! Biz Kıyamet gününde Rabbimizi görür müyüz? diye sordular. Allah Resulü (a.s.): "Dolunay olduğu gece, onu görmek için itişip kakışır, birbirinize zarar verir misiniz?" buyurdu. Hayır, Ey Allah'ın Resulü! dediler. Tekrar; "önünde hiç bir bulut yokken güneşi görmekte birbirinize zarar verir misiniz?" diye sordu. Hayır, Ey Allah'ın Resulü! dediler. Allah Resulü şöyle buyurdu: "İşte sizler onu böyle göreceksiniz." Kıyamet gününde Allah insanları toplar ve: "Her kim neye tapıyorduysa onun ardına düşsün" buyurur. Artık güneşe tapıyor olan güneşin, aya tapıyor olan ayın, tağutlara tapıyor olan tağutların ardına düşer. Yalnız bu ümmet, içlerinde münafıkları da olduğu halde (yerinde durup) kalır. Allah Tebareke ve Teala onlara evvelce tanıdıklarından başka bir surette gelir ve: "Ben sizin Rabbinizim" buyurur. Onlar (Rablerini o tecelli ile tanıyamadıkları için): Senden Allah'a sığınırız. Rabbimiz bize gelinceye kadar bizim yerimiz burasıdır. (Yerimizden ayrılmayız). Rabbimiz bize geldiğinde biz onu tanırız, derler. Allah Teala bu defa onlara tanıdıkları surette gelip: "Ben Rabbinizim" buyurur. Onlar da: Sen bizim Rabbimizsin derler ve ona tabi olurlar. Cehennemin de ortasına Sırat (yani köprü) kurulur. Onun üzerinden ilk geçenler ben ve ümmetim olur. O gün Peygamberlerden başka hiç bir kimse tekellüm edemez. Peygamberlerin de o günkü duaları: Ey Allahım! Selamet ver, selamet ver (den ibaret) olur. Cehennemde Sa'dan dikenlerine benzer dikenler vardır. (Efendimiz) Sa'danı hiç gördünüz mü? diye sordu. Evet Ey Allah'ın Resulü! dediler. Allah Resulü (a.s.): İşte o çengeller Sa'dan dikenleri gibidir. Ancak şu var ki ne kadar büyük olduklarını yalnız Allah bilir. İşte bunlar insanları (kötü) amellerinden dolayı kapıp alırlar. İnsanlardan mümin olanların kimi ameli sayesinde kurtulurken, kimi de Allah onları kurtarıncaya kadar cezalandırılır. Nihayet Allah, kullar arasında kazayı icra edip de sırf rahmetinden olarak Cehennemliklerden dilediklerini Cehennemden çıkarmayı irade ettiğinde meleklere; la ilahe illallah diyenler arasından Allah'ın merhamet buyurmak istediklerinden Allah'a bir şeyi ortak kılmamış olanları Cehennemden çıkarsınlar diye emredecektir. Melekler bunları Cehennemde secde eseriyle tanırlar. Ateş, Adem oğlunun secde izinin yeri dışında her şeyini yer bitirir. Allah secde izini yemeyi ateşe haram etmiştir. Bunlar ateşten yanmış olarak çıkarılırlar. Üzerlerine hayat suyu dökülür ve o su sebebiyle sel uğrağında biten bitki gibi yeniden biterler. Yüce Allah'ın kulları arasında hükmünü sona erdirir. Ancak yüzü ateşe dönük bir kimse kalır. O, Cennete girişi itibariyle, Cennet ehlinin sonuncusudur. O kimse: Ey Rabbim! Yüzümü ateşten döndür, zira kokusu beni zehirleyip duruyor, alevi de beni yakıp duruyor, der. O kimse, Allah'ın dilediği kadar, Allah'a sürekli olarak dua eder. Sonra Şanı Yüce Allah ona: Bu senin dediğini sana yaparsam, acaba ondan başkasını ister misin? buyurur. O kul: Senden, bundan başkasını istemem, der ve Rabbine, Allah'ın dilediği kadar, birçok sözler ve yeminler verir. Bunun ardından Allah onun yüzünü ateşten çevirir. Yüzünü Cennete doğru çevirip Cenneti gördüğü zaman, Allah'ın dilediği kadar sustuktan sonra: Ey Rabbim! Beni Cennetin kapısına yanaştır, der. Bunun üzerine Allah ona: Evvelce sana verdiğimden başka bir şey istemeyeceğine sözler ve yeminler vermiş değil misin? Yazıklar olsun! Ey Adem oğlu! Ne kadar gaddarsın! buyurur. O kul: Ey Rabbim! der ve Allah'a devamlı dua eder. Nihayet Allah ona: Bunu sana versem başkasını ister misin? der. Kul: İzzetine yemin olsun ki hayır der. Ve Rabbine Allah'ın dilediği kadar sözler ve yeminler verir. Sonunda Rabbi onu Cennet kapısına yaklaştırır. Cennet kapısı üzerinde durduğu, Cennet ona açıldığı, içindeki hayırları ve sevinci gördüğü zaman Allah'ın dilediği kadar susar. Sonra: Ey Rabbim! Beni Cennete sok, der. Yüce Allah ona: Verdiğimden başkasını istemeyeceğine sözler ve yeminler vermiş değil misin? Allah layıkını versin! Ey Adem oğlu! Sen ne sözünde durmaz kimse imişsin, der. O kul: Ey Rabbim! Yaratıklarının en kötü talihlisi ben olmayayım, der ve Allah'a devamlı surette dua eder. Nihayet şanı yüce Allah ona güler. Allah ona gülünce: Cennete gir, der. Kul Cennete girince Allah ona: Temenni et, buyurur. O da Rabbinden istek ve temennide bulunur. Nihayet Allah ona: Şunu da bunu da (diyerek) istenecek şeyleri muhakkak kendisine hatırlatır, nihayet dilediklerinin hepsi kesilince Allah Teala: "Bunların hepsi ve daha bir o kadarı senindir," buyurur.
eski 28.08.2006, 00:50 mawera isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #2
Tecrübeli Üye
 
Üyelik tarihi: 28.08.2006
Mesajlar: 113


 
 
Teşekkür etti: 25
Teşekkür aldı: 35 konuda 78 kere
inşallah görürüz ..RABBİM cemalini görenlerden eyle bizi
eski 28.08.2006, 02:32 fzehra isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #3
Tecrübeli Üye
 
Üyelik tarihi: 30.08.2006
Mesajlar: 112


 
 
Teşekkür etti: 99
Teşekkür aldı: 76 konuda 200 kere
fzehra´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
inşallah görürüz ..RABBİM cemalini görenlerden eyle bizi
aminnnn! aminnnn...
eski 31.08.2006, 22:36 karduası isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #4
ADMİN
 
monaroza - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 14.039


1 Albümü var
Yarışma Puanı: 490
Teşekkür etti: 24.221
Teşekkür aldı: 10.475 konuda 35.202 kere
Amin..Dosyamda kayıtlı bir Cennet Şiiri var ekleyeyim buyrun

CENNETTEN GELIYORUM

Geç olmus yatiyordum
Fakat uyku tutmadi ve kalkip,
Yakiverdim samdani.
Gecenin zülüfleri, seccademin püskülleri
Yativerdim pusuya
Vakit gelmis tavina, tecelliyat avina.
Kur'an dinliyorum Davut (a.s.)'dan
Canim da nasil istiyordu zaten…
Zerrelerimin ihtiyaci, kulaklarimi deliyor
Iste sesler geliyor
Hani bir de aglamasam!..
Ne kaldi o bayrama dedim de durdum
Kur'an sesi gel diyordu pesimden
Ben de gittim.
Seyyah olup o alemi gezerim
Ve.. pespese neler sezerim.
Uykum gitti yücelerin katina
Ne güzelmis hayal avina…
Sanki canim kus idi
Seyahatin baslangici biraz yokus idi.
Oyle bir yol; yesillikler, rayihalar pespese
Mizrak boyu yakincaydi, selam verdim günese.
Çayir cimen kilim sermis, geçiyorken piyade
Ilik rüzgar, bülbül sesi;Kur'an daha ziyade.
Duygularim sahlaniyor, kalben inlemek gibi
Olmaya devlet cihanda, Kur'an dinlemek gibi.
Simdi ise nideyim?
Düsündüm ki cennetlere gideyim.
Gittim de gittim.
Yaklasinca nihayet
Kulagimda su ayet:
"Hüve mevlakum"
"Esselamü aleyküm" bekçilerle karsilastik
"Ebedi kalicilar olarak girin cennete" dediler.
Tevhid çekip ilerledim, bakinip saskin saskin
Dünyanin tadi yokmus, ne leyla'nin ne askin.
Anlatmasi mümkün degil, tarifinden acizim
Her tarafi isil isil
Cam göbegi ve yesill.
Seffaf seffaf
Aman yarabbi, ne tuhaf?
Aklimdan… Belkis gecti
Gezdigi saraylar hicti.
Binler kere, yüzbinlerin misli misli katmer
Her biri ayri renkte yildiz var.
Bu ne güzel bir koku,
Hersey var, yoktur yoku.
Geziniyor yetmis kokulu güller
Sinelerde zehir olmus, görünmeyen gönüller.
Kullar mesrur,
Her taraf nur.
Her köse sehr-I ayn
Hurilerin terennümü köpüklerden mülayim
Iste gelen bir dilber,
Ustünde tüller.Yaklasti durdu
Hatirimi sordu.
Elinde kadeh var, sunuyor.
Cennette ayak izim, hem içirdi hem içti
Ne kadar gencti.
Ceylan gözlü derler ya, evet öyle
Hem iri iri, hem kuzguni, hem meftuni
Yürüdükçe inci mercan döküyor, iligi gözüküyor
Endam ediyor, boyun büküyor, yürek söküyor.
Sanki düsmüs gökkusagi kirpigine takilmis
Yanaginda gamzeleri, sule sule yakilmis.
Hele ki tebessümü
Unutturur ölümü.
Gönül ya bu, sevdalandi,
Aklim dolandi.
Arzum sevgim kosustu
Müsterekte bulustu.
Arzu evse sevgi ona tavandir
Sevgi yoksa arzu zaten yavandir.
Dedim ona: Düste dahi senin gibisi yok idi
Dedi bana: Dünyada iken ibadetim cok idi
Dedim ona: Sizde vuslat varmidir?
Dedi bana: Bos durmasi kar midir
Dedim ona: Tutalim mi elele
Dedi bana: Cenneti bir gez hele.
Dedi ve gitti, ordan seyirtti.
Yürüyorum ileri
Görecektim neleri.
Ayagim ciplak
Kadife toprak
Iste tuba dallari
Iste irem baglari.
Iste güller bülbüller
Lal kesiyor diller.
Agaclar meyve yüklü; taru taze her yemis
Katiyyen beklememis.
Tanisiklik veriyordu dünyadan fakat cok farkli,
Tatli mi tatli
Mehos mu mehos
Anlatamam bos.
Günes vardi, gölge vardi, birbirinden hos
Agaçlarin sesi, kuslarin sesi
Ve yolun cazibesi, yürütüyordu beni.
Ayak izleri coktu
Ne güzel, toz da yoktu.
Selsebilden su ictim
Sonra bir yere gectim.
Üc bes arsin aralikli nehirler
Kenarinda sedirler.
Sarap akar, su akar, süt akar
Biri bal, istedigin kadar al.
Ne biktirir, ne yakar, hep akar
Etrafinda mü'minler
Hudhudleri dinler
Uzaninca eller
Çekirdeksiz meyveler iner
Bir meltem üfül üfül
Rengarenk gül
Süslü püslü koltuklar var, etrafi altin
Bir güzelki yasayisi, cennetteki halkin.
Kimi sarki okuyor, kimi gergef dokuyor
Kimi celenk takiyor, kimi kina yakiyor.
Biri dalmis bakiyor, o da ben.
Soguk da yok, sicak da
Ucar gibi ayakta yürüyordum
Ve köskler görüyordum cevrede
Hemde ne kadar muazzam
Azam mi azam.
Dedim simdi nideyim
Tefe'ülden birisine gideyim
Bahcesinde yavasca ilerledim
Hasmetinden terledim
Yaklasinca merak ettim
Acep kimedir nasip?
Kapisinda yaziyordu "Ya Cüleybib"
Altin kapi acilinca geriye
Destur geldi, giriniz içeriye.
Merdivenler yumusak tüylü hali
Kimbilir ne pahali
Duvarlarin yüzeyleri pür isik
Gözlerim kamasik, ayaklarim dolasik
Yesil isik, kirmizi isik
Lamiane birbirine karisik
Pencereleri gümüs, camlari sirça
Bir ayet yazili, her nereye bakinca
Yükselmis dösekler varçevresi
Incilerle müzeyyendi perdesi.
Süslü süslü koltuklar
Ihtisamli tahti var
Hem gittim Cüleybib'in yanina
Huriler girecekti ta…canina.
Gözlerini yalniz o'na hapsetmis
Sayilari iki, fazlasi yetmis
Bir elinde kitap
Hurilere hitap.
Hikmet söz ediyordu
ALLAH diyordu.
O yüzünün ziyasini, günes görse kiskanir
Kamer görse, kendini üvey evlad sanir.
Bir elinde yetmis kokulu güldü. Bana güldü.
Dedim o'na: "Ya Cüleybib cennet ne kadar güzel"
Dedi bana: "Ihlas var ya, cennetten daha güzel"
Dedim o'na: "Ya Cüleybib bu kösk ne kadar güzel"
Dedi bana: "Sohbet var ya, köskten daha güzel"
Dedim o'na: "Ya Cüleybib sen ne kadar güzel"
Dedi bana: "Hamza var ya benden daha güzel"
Dedim o'na: "Hamza hangi köskte yasiyor?"
Dedi bana: "Burada degil, Afkan'da savasiyor"
- Ne zaman gelir?
- Allah (c.c.) bilir
- Canim isterdi ki görsün
- Meydanda görüsürsün.
Dedim o'na: "Ammar nerede, çok isterdim göreyim"
Dedi ki söyleyeyim:
- Annesiyle babasiyla nasil karsilastilar
Geldigi gün sarildilar, hala ayrilmadilar
Ne yüzünü gören oldu, ne duyuldu sesi
Cennetlerden tatliymis ebeveynin sinesi.
- Oyle ise söylermisin Ibn-I Erkam nerede?
- Sohbet varmis "gidiyorum" demisti sakirdlere
- Nerede bulunur?
- Her sohbette bulunur, çayin sekeri olur.
- Ne zaman gelir?
- Allah bilir.
- Ya Ebu Zer?
- Haa, o mu? O hala yalniz gezer
- Görmem nasil olacak?
- Meydanda bulunacak.
- Peki "Ustad" nerede, hani o piri fani?
- Gördügünde sasiracaksin yine öyledir hali.
- Yaa…niye?
- Rabbim o'nu öyle seviyor diye.
eski 31.08.2006, 23:52 monaroza isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #5
ADMİN
 
monaroza - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 14.039


1 Albümü var
Yarışma Puanı: 490
Teşekkür etti: 24.221
Teşekkür aldı: 10.475 konuda 35.202 kere
Dedim "Görmek istiyorum nerde Ebu Hureyre?"
- O da gitti bir yerlere.
- Oralarda isi ne?
- Kedilerden biri kayip, gitti onun pesine.
- Acep simdi ne yanda?
- Görürsün meydanda.
- Meydan dedigin nedir?
- Su yoldan ötedir.
Bir meydan ki yemyesil
Nasil anlatasi dil?
Ortasinda Ruhullah'tan bir agac
Cevresinde yapraklari nur sirac; hafif de yamac
Bir agac ki nagmelerin ahengi
En güzel sarki ne ki?
Bam teline geliyor, sine deliyor.
Etrafini dolanmaya ne zaman ki baslanir
Devenin yavrusu olsa, bitiremez yaslanir.
Etrafinda sahabeler
Musiki dinler
Mest olur baslar
Gezinir kuslar, sende yavaslar.
Huriler dolanirelinde bade
Aklindan geçene, geçmiyor vade.
Sen simdi yürürsün
Gidince görürsün.
- Kimler vardi? Lutfen söylermisin ya Cüleybib
- Herkes orda, hatta Rabbim demistir O'na "Habib"
- Ne diyorsun?
- Daha mi duruyorsun
- Selamun aleykum
- Aleykum selam. Görüsürüz orada.
Husu ile seyrederek her yeri
Bir parlak ki kenarlari
Ciceklerle mzeyyen
Geçene selam diyen.
Ayagim çiplak
Kadife toprak.
Inciden çakil taslari
Ne tümsek var, ne yokuslari.
Agaçlardan birisiydi, egildi
Elime bir nari geldi.
Yedim, ilerledim.
Hafif günesti
Bir meltem esti.
Sarigim düstü
Kuslar gülüstü.
Kokuyordu buram buram zencefil
Ne muazzam bir sebil
Yürüdükçe gelincikler, laleler
Bana yüzünü döner, aynasiyla nilüfer.
Sag cenahtan bir güvercin "gu" dedi
Yaklasinca "su" dedi
Verdim içti "Hu" dedi
"Isteseydim su gelirdi, istedigim bu" dedi
O sirada bir zat gördüm nurani
Sanki tanidim hani
Yolun saginda, agacin yaninda
Fakat üzgün
Ve süzgün.
Agaca yaslanmis
Kirpikleri islanmis.
Dedim "nedir kaygin", fakat o durgun
Anladim ki o nurani gonulden vurgun.
Ben sustum, o sustu
Sonra kendi konustu
Dedi: "Neyana?"
- Gidiyorum meydana
- Ilk defa mi?
- Evet
- Ne mutlu sana
- Sen de gel
Yine sustu, sonra konustu
- Bu kaçinci buraya dek gelisim
Fakat gidemeyisim
Sayisini unuttum
Heyecanimi hep yuttum
Cesaretim olmadi, geldigim yolu tuttum.
Içimden çok seyler duyarim
Cok heyecanlanirim
Fakat içimdeki bu heyecanlari
Dile getirmeye muktedir degilim
Ben o nameden müteheyyicim
Yoktur ihtimali terennümün
Aglarim anlatamam
Söylerim dinletemem
Dili bagli kalbimin
Bundan çok bizarim
Sehidim yok, gömlegine hediyelik sarayim
Hizmetim yok, hangi yüzle huzura varayim
Ben bir bahti karayim
Sine hahem serha serha ezfirak
Tabe guyem serh-i ferdi istirak
Parça parca olmus sine isterim
Isterim ki esas derdimi anlasin
Esas derdi dertli olan anlar
Serha serha sine isterim, isterim ki anlasin
Ah Rabbim, ah Rabbim!
Küfür bir tekme vurdu
Senin, üzerinde adin dalgalanan o bayragi
Taa, üç asir once yikti.
Ah Rabbim!
Uç asirdan beri kösede bucakta
Her yol kivriminda sana küfürler savruldu.
Seni temsil eden maarif çoktan
Hak ile yeksan oldu, yerle bir edildi.
Ah Rabbim!
Biz sana zahiren sahip çikiyor olduk
Ama sövüldügün yerde ürpermedik
Hakaret edildigin yerde kükremedik
Verdigimiz seyleri, cimrilik gibi sadece
Zekat olçüsünde verdik; sahlanamadik
Küheylanlar gibi sahlanamadik
Rabbim… dedi agladi
Sözü böyle bagladi
Çömeldi yere yine agladi
Çok bekledim bitmedi
Eliyle "sen git" dedi
Söz dinlemem gerekti.
Basladim yürümeye, muradimi görmeye.
Kadife toprak
Ayagim çiplak
Bu yol ne kadar uzak
Bir kamçi kadar yeri dünyaya bedel
Sümbül açmis iki cenah
Hu çekiyor goncalar
Ritm tutmus sallaniyor
Bes yaprakli yoncalar
Uhuvveti var, günesle meltemin
Huzur veriyor, sürur veriyor.
Misk-i anber kokuyor her yan
Acaba çok mu uzakti meydan?
Ilerlerken ileri, neler gezdim neleri!
Bütün sahabeleri görecektim, Huzeyfe'yi, Bilal'i
Asim bin Hilal'i, Hanzala'yi, Talha'yi
Ebu Derda'yi, Sad bin Ebi Vakkas'i
Ibn'i Abbas'i, Muaz bin Cebel'i
Abdurrahman bin Avf'i görecektim
Ve Kaab'i, Musab'i
Selman'i Farisi'yi ve cümlesini (r.a.)
Terennümle anmak bile yetmiyor adlarini
Cok merak ediyorum Cafer'in kanatlarini.
Bir tahayyul geçiyorki gözlerimin önünden
Göz kapali seyretmesi gönülden.
Ayni birlik, ayni dirlik
Mubarek "besi birlik"
Ebu Bekir, Omer, Osman, Alim
Aman Allahim, aman
Aralarindaki de kim?
O'na demis Rabbim "Habibim".
Ne güzelmis nasibim ki O'nu görecegim
Ve söyle diyecegim:
"Elfi elfi salatin ve elfi elfi
Selamün aleyke ya Rasulallah
Anam babam sana feda olsun
Sen!..
Gördügüm su cennetten
Basa konan devletten
Yigin yigin servetten
Kesrat ile hürmetten
Izzetten ve lezzetten
Ve en güzel suretten
Daha da güzelsin Ya Rasulallah!
Canim sana feda olsun.
Sen!..
Sine puryan sefkatten
Insan üstü kuvvetten
Mujdeli son nefesten
Borcumu demekten
Arsi tutan melekten, yanindaki semekten
Yemekten icmekten
Daha guüzelsin Ya Rasulallah!
Ciger parelerim sana feda olsun
Sen!..
Kardesimiz Yusuf'tan
Kucak dolusu yakuttan
Magripten masripten
Içi dolu besikten
Agladigim geceden
Daha daha niceden
Daha da güzelsin Ya Rasulallah!
Gelecek zürriyetim sana feda olsun."
Diyecegim… Evet öyle diyecegim
Ne kaldi ki, iste surada görecegim
O sirada önüm gözüm biraz aklasti
Anladim ki yaklastim…
Biraz sona gelecekti o meydan
Ne müthis bir heyecan…
Zemin henüz gözükmemisti
Uzerinde sema tasviri gayr-i kabil
Fakat bu cahil yine bir kac söz ediversin.
Atmosfer tamamen nur, büyük mü buyuk
Onlarda solunum nur mu olsa gerek?!
Akil ermeyecek!
Ne talihli bir kulum
Var miyim, yok muyum? Düsünüyorum
Melekler semada sema ediyor
Halka halka dönüyor
Ne güzel halkalar!
Yan yana, dizi dizi ve saf saf…
Sevgileri tavaf…piril piril parliyor
Sema yildizi gibi…
Demek ki simdi onlar görüyorlardi HABIBI
Uzerlerinde bir taç var
Meleklerin üstünde ve semanin üstünde
Nur üstüne nur, direksiz bir sur sanki
Geçtigim yerleri unuttum.
Fakat unutmadigim bir sey var
Nedir bu içimdeki nukte?
Sevincim büyüklükte.
Neden bastan beri hep bu yari sevinç?
Aklimdan çikmadi ki hiç
Niçin üzülüyorum?

Sorumun cevabini biliyordum.
Her sözünü hatirladim heyhat!
Ne demisti o nurani zat

"Parça parça sine isterim
Isterim ki esas derdimi anlasin.
Ah Rabbim, ayaklanamadik
Kuheylanlar gibi sahlanamadik
Hizmetim yok ki
Hangi yüzle huzura varayim?!"
Demisti…Evet öyle demisti
Peki ya ben! Ben ne yapmistim ki
Ve simdi ne yapiyorum?
Birden durdum, vuruldum sanki
Ne kadar akilsizmisim
Parmaklarim agzimda
Çoktandir böyle aglamamistim
Ne yapayim simdi?
Karsimda cennetin en güzel yeri
Nasil döneyim geri?
Nasil döneyim?!..
Birakip Peygamberi, Sahabeleri
Ama yol bu, erkan bu.
Eli bos gidilmez ki
Yakistiramam kendime
O kadar da yüzsüz degilim hani!..
Ah… beni gidi beni!..
Ah… beni gidi beni!..
Ne yapsinlar seni
Boyunduruk yerde
Düsmanlar içerde
Kimse düsmesin böyle derde…

(Amin)

Alıntı
eski 31.08.2006, 23:52 monaroza isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #6
Cevapla



Yer imleri
Seçenekler




Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 08:07 .