Biriniz diğerinizi arkasından çekiştirmesin. Biriniz, ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz. O halde Allah'tan korkun. Şüphesiz Allah, tevbeyi çok kabul edendir, çok esirgeyicidir.
Hucurat-12
Kim ki yanında Müslüman kardeşinin gıybeti yapıldığı halde, gücü yeterken ona yardım etmezse, Allah onu dünya ve ahirette zelil kılar.
Camiu’s-Sağîr
GİrİŞ Yap
Online Üye
Şuan Forumda: 26 (2 Kayıtlı ve 24 Misafir) bulunmaktadır.
Admin ::
S.Mod ::
Mod ::
Yazarlar ::
İmtiyazlı Üye
İbni Abbas radıyallahu anhumanın bildirdiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
İki nimet vardır ki insanların çoğu onlarda aldanırlar:
Sıhhat ve
Boş vakit. Buhari
Vakit bir nimettir.
Hem de tekrarı olmayan bir nimettir. Bütün nimetler gibi israf edilmesi zayiattır. Maldan değerlidir. Ekmekten ve sudan daha değerlidir. O hayattır. O akıbettir. Kıymetinin bilinip, şükrünün yapılması gerekir. İnsanların en çok aldandıkları iki nimetten birisidir. Vakit sermaye olduğu için yarın Allah’ın huzurunda nerede harcanıp tüketildiğinin hesabı verilmeden hiç kimse ayağını bile kıpırdatamayacaktır. Vakti nefes nefes, saniye saniye sayıyorlar bizim için. Bize ömür veren Allah, nefeslerimizi hesap ediyor, biz de saat saat, gün gün harcıyoruz. Bu akıl değil, iyi bir mantık değildir. Ekmeğine ağlayanlardan çok, vaktini heder edenlerin ağlaması, esef etmesi gerekmez mi? Matbaada basılan paranın hesabı olur da kaderde yazılan ömrün hesabı olmaz mı?
İşlerimiz vaktimizden çoktur.
Dinimiz-davamız, ailemiz, çocuklarımız, yakınlarımız ve bütün bir dünya bizim için çalışma alanı olarak gözümüzün içine bakarken boş (!) vakit nasıl buluruz? Vaktin boşu olur da o nasıl vakit diye adlandırılır? Bizim işlerimiz vaktimizden çoktur. Ancak çok özenle ölçer biçersek bu kumaştan bir elbise çıkarabiliriz. Küçük bir makas hatası kumaşı heder edebilir. Hesabımızı saat üzerinden kurmakla bile hata ederiz. Artık dakikalarla iş yürütmek zorundayız. İşimiz çok, zamanımız azdır. İşimiz çok, zamanımız azdır. İşimiz çok zamanımız azdır.
Kıyamet alameti midir nedir?
Paranın enflasyonunu biliyorduk da; vaktin enflasyonunu duymamıştık. İnsanlar artan vakitlerini nasıl harcayacaklarını şaşırdılar!
Hayret doğrusu!
devam edecek..
__________________ “Yarısı Allah’ın, yarısı da dünyanın olacak şekilde
yarım kalple yaşayamam ben.”
Allah razı olsun ebu mus'ab, çok hoş paylaşımların var
Eskiden ne çamaşır makinası, ne bulaşık ne de bugün evlerde olan binbir türlü eşyalar vardı..Hanımlar herşeyi kendileri yaparlardı; ekmek dahil, yemek, çamaşır vs.vs bir sürü iş..
Ama hayret edilecek bir şey ki herşeye de vakit bulurlardı.
Şimdiki hanımların herşeyleri var, hayatlarını kolaylaştıracak ama hiçbirşeye vakitleri yok.
__________________ “Bir mum diğer bir mumu tutuşturmakla ışığından bir şey kaybetmez"
Allah razı olsun ebu mus'ab, çok hoş paylaşımların var
Eskiden ne çamaşır makinası, ne bulaşık ne de bugün evlerde olan binbir türlü eşyalar vardı..Hanımlar herşeyi kendileri yaparlardı; ekmek dahil, yemek, çamaşır vs.vs bir sürü iş..
Ama hayret edilecek bir şey ki herşeye de vakit bulurlardı.
Şimdiki hanımların herşeyleri var, hayatlarını kolaylaştıracak ama hiçbirşeye vakitleri yok.
Allah teala sizdende razı olsun
hanımları örnek verdiniz
eskiden çocuklarını azarlamak pahasına
itina gösterdikleri incik boncuk eşyaları yoktuki eskilerin
hem misafirlere göstermek için alınan koltuk takımları,
sıkımı çocuklar üzerlerinde oynasın
tabi bunların bakımları
akşam geç yatmalar kaçırılmaz diziler yüzünden sabah geç kalkmak
zaman'a kabahat bulma e ahir zaman kıyamet yaklaştı
zaman nasıl geçiyor anlamadım mırıldanmaları
eskiler erken kalkan erken yol alır derlerdi
__________________ “Yarısı Allah’ın, yarısı da dünyanın olacak şekilde
yarım kalple yaşayamam ben.”
burda bir grubun alternatif ders programları var.
müslümanları dik,diri tutmak adına bir takım faal işlerde;
kitap okuma/paylaşım,konuk alma,tefekkür dersleri vs..gibi haftanın belirli günleri hizmet veriyorlar.
yalnız şöyle bir tıkanıklık oldugunu gözlemledim ben bu faaliyetlerde
bilinçli,ameli ve yaşamsal alanda islami terbiye ile yaşama gayretinde olan müslümanlara
-"ee bundan sonraki adımımız ne olmalı sorusuna verebilecekleri bir cvpları yok!"
insanları uyandırmaya,silkelemeye hevesli bu insanlar sonra ne yapacaklarını bilmiyorlar.
vakti degerlendirilmiş,bir günü diger gününe denk olmayan müslümanın sonraki adımı ne olacak/ ne olmalı peki var mı bir cvbımız?
burda bir grubun alternatif ders programları var.
müslümanları dik,diri tutmak adına bir takım faal işlerde;
kitap okuma/paylaşım,konuk alma,tefekkür dersleri vs..gibi haftanın belirli günleri hizmet veriyorlar.
Bunu biraz açar mısın canım
Işık olsun diye
__________________ “Bir mum diğer bir mumu tutuşturmakla ışığından bir şey kaybetmez"
vakti degerlendirme,
artık kimlik/kişilik sahibi bir müslüman birey olma yolundaki insanların bir sonraki durakları/hedefleri ne olacak?
ya siyaseten bir darbe yapılması istenecek(hep öyle olmuştur)
ya da hmm
ben başkaca ışık göremiyorum
var mı aklınıza gelen başka bişey?
ne olacak bundan sonramız ?
gayet açık
İnsanoğlu çok esnek, herşeye uyum sağlıyor..Zora da kolaya da....
__________________ Canını sıkma zorluğun arkası kolaylıktır Herşeyin bir vakti ve takdiri vardır Takdir sahibi halimizi biliyor Bizim tedbirimizin üstünde Allah'ın(cc)tedbiri vardır...
burda bir grubun alternatif ders programları var.
müslümanları dik,diri tutmak adına bir takım faal işlerde;
kitap okuma/paylaşım,konuk alma,tefekkür dersleri vs..gibi haftanın belirli günleri hizmet veriyorlar
uygulama nasıl oluyor, nasıl hizmet veriyorlar, neler yapılıyor, katılım var mı? faydalı oluyor mu?
Bunları aç dedim
Belki uygulamak isteyenler olabilir, açalım ki ışık-fikir olsun
__________________ “Bir mum diğer bir mumu tutuşturmakla ışığından bir şey kaybetmez"
heee.
"ayda bir" adı altında her haftaya mahsus bir seminer,film,kitap vs..dedigim gibi programları mevcut.
katılım gördügüm kadarıyla genç kızlar sosyal bir çevre edinme gereksinimlerinden taklıyorlar buraya,çocukların da ayrıca ders grupları oldugu için onlarda öylesine katılıyorlar,orta yaş grubu-üstü görmedim hiç-bişeyler ögrenmek adına geliyor gibiler.
faydalı mı ?
muhakkak öyledir,çapı tartışılmakla birlikte..
kurucu başkan bir kadın,erkek gibi bir kadın ve benim yakın dostum olacaga benziyor
az biraz benim gibi deli ama maşaALLAH her ne olursa olsun tüm şartların olumsuzluguna ragmen çok gayretliler.
öyle işte
İblis babamızı cennetten çıkardı. Şimdi elektronik iblis (TV) bizi dünyadan da edecek. Ömrümüzü çar çur ediyor. Ne dünyamıza ne de ahiretimize yararı olmayan şeylerle vaktimizi yiyip bitiriyor. İblisin elektriklisi ile uğraşmakta aciz kalıyoruz. En değerli varlığımız vaktimizi heba ediyor ve en hassas ölçümüz imanımızı yıpratıyor.
Ayna ve tarak da bir başka dert.
Temizlenmek ve rahatlamak için tıraş olmak varken, başkalarının göz zevkini tatmin etme uğruna saatleri feda etmenin yorumu nasıl yapılabilir?
Uyku dinlenmek içindir.
Gaflete dönüşen uyku uyutur! Uyutuyor da. Ömrümüzün en yoğun bölümünü alıp götürüyor. Uyku yüzünden ibadetimiz aksıyor, işimiz geriliyor. Günün bereketi yorganın altında eriyip gidiyor.
Zamanında,
İstikrarlı,
Ne az ne fazla bir uyku en kârlı uykudur.
Bu hırsız mı gaspçı mı?
Selam vererek giriyor,
Elinde hediyesi de var,
Hal hatır soruyor,
Özlediğini söylüyor,
Geçmişten gelen güzellikleri sıralıyor,
Sıkıntılarına ortak olayım diyor,
Belki de bir emrin var mı, sana can feda bile diyor; ama
çalıyor. Gözümüzün önünde gasp ediyor.
Vaktimizi çalıyor.
Bir daha geri getirilemez dakikalarımızı götürüyor.
Bir selam vermek için gelmişti, bir saati aldı götürdü.
Selamı bir saat süren hayatta iş biter mi?
Kulluk aksamaz mı?
Hırsıza gaspçıya dikkat!
En değerliyi en dönüşümsüzü götürüyor.
Gülerek, severek götürüyor.
Götürmeden önce kucaklamıştı, götürürken de sarılıp kucaklıyor.
Bir de götürdüğü için teşekkür ettiriyor.
Ben onun gözüne, o benim gözüme baka baka bir selama bir “nasılsın”a saatler gidiyor.
Bir daha gelmemek ama hesabı verilmek üzere…
“Nasılsını” saatler süren bir ümmet, kolay kolay “iyiyim” sözcüğünü inanarak kullanabilir mi?
__________________ “Yarısı Allah’ın, yarısı da dünyanın olacak şekilde
yarım kalple yaşayamam ben.”