Bir karış toprak
Bir alımlık nefes
Bir dikilecek fidan
عن انس بن مالك رضي الله عنه ان النبي صلي الله عليه وسلم قال:
إِنْ قَامَتِ السَّاعَةُ وَبِيَدِ أَحَدِكُمْ فَسِيلَةٌ فَإِنْ اِسْتَطَاعَ أَنْ لَا يَقُومَ حَتَّى يَغْرِسَهَا فَلْيَفْعَلْ رواه أحمد
Enes İbnu Malik radıyallahu anhın rivayet ettiğine göre Peygamber aleyhisselam şöyle buyurdular:
“Kıyamet koparken bile sizden birinin elinde bir fidan varsa ve o, kıyamet kopmadan fidanı dikebilecekse diksin!” Ahmed
“Kıyamet koparken…” hadisi diyor ki:
Son saniyelere kadar yılmak, bıkmak yok, ihmal yok.
Kanaatle pısırıklığı, onurla gururu, tevazu ile zilleti birleştirmek yok.
Mümin aç kalabilir, açıkta olabilir ama zillete razı ol-maz.
“Kıyamet koparken…” hadisi diyor ki:
Gaybın bütün bilgisi Allah’ın ilmindedir. Kul üzerine düşeni yapar akıbeti Allah’tan bekler. Kadere iman budur, teslimiyetin yanında üzerine düşeni yapmak budur.
“Kıyamet koparken…” hadisi diyor ki:“Bekleyip/görmek” değil “Üzerine düşeni ya-pıp/görmek” imanın gereğidir. Mehdi’ye inanırız; ama mehdi beklemeyiz. Biri gelecek ve yapacak diye görevlerimizi erteleyecek kadar zamanımız ve iznimiz yoktur.
“Kıyamet koparken…” hadisi diyor ki:
Mümin Allah’ın rızasını gözeterek yaşıyor ve mubahlar dairesinden çıkmadan iş yapıyorsa, bu yaptığı, kıyamet koparken bile yapılacak iştir.
Kulların menfaatine olan her iş, art bir maksat güdülmedikçe ibadettir.
“Kıyamet koparken…” hadisi diyor ki:
Bize küçük ve basit gibi görülen işler, hakikatte teorilere boğulup zaman harcamaktan daha değerli olabilirler.
“Kıyamet koparken…” hadisi diyor ki:
Acelecilik, hemen sonuç beklemek bir zafiyettir. Al-lah’ın kâinat için koymuş olduğu kanunlarında mümin-kâfir ayrımı yoktur. Müminler bir ayrıcalık beklemeden bu kurallara uymak zorundadır.
“Kıyamet koparken…” hadisi diyor ki:
Ne zamanı ne de eldeki imkânları az görmek hatadır. Biz elimizdekilerin, bize lütfedilenlerin hesabını vereceğiz.
senabil dersleri