عن أَبِي أُمَامَةَ رضي الله عنه قَالَ قالَ رَسُولُ اللهِ صلي الله عليه وسلم
مَا ضَلَّ قَوْمٌ بَعْدَ هُدًي كَانُوا عَلَيْهِ إلاَّ أُوتُوا الْجَدَلَ. الترمذي
Ebu Ümame radıyallahu anh diyor ki:
Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdular:
“Bir millet içinde bulunduğu hidayetten sonra sapıttı ise bu, mutlaka tartışma sebe-biyle olmuştur.” Tirmizi
Dinde tartışma olmaz. Çünkü din yaşamak içindir, tartışmak için değil.
Bilhassa kritik zamanlarda -ki bu açıdan bakıldığında neredeyse kritik olmayan zaman yok gibidir- ihtilafa ve kutuplaşmaya, dinin gücünü kırmaya neden olabilecek tartışmalar, bile bile dini zayıflatmaktır. İhtilaftan, karışıklıktan zevk almak, tatmin olmak asla rahmanî olamaz.
Tartışmanın yararlı olduğu yerler de vardır. Ancak:
Ehli tarafından,
Uygun yerde,
Uygun zamanda yapıldığında yararlı bir sonuç getirebilir.
Bir tartışmanın müminlerin dışında birileri tarafından başlatılıp, müminler arasında sürmesi hem esef verici hem de sonuçları ba-kımından ürkütücüdür.
İlme ve ihtisasa, tecrübeye saygılı olmak gerekir.
Fitne zamanlarında ayak kaymalarının daha çok olduğuna dikkat edilerek nasıl bir kulluk yaşanacağına dikkat edilmelidir.
Fitne zamanında,
Yalan artar, gerçekler hatta itikadî kavramlar istismar edilir, herkes kendi görüşünü beğenir, okumuş yazmışlık çoğalır ama cehalet artar, büyük bir şaşkınlık belirir; kimse ne yapılması gerektiğini kestiremez, sadece bir kur-tarıcı beklenir, dinden irtidat artar, lafta bir dindarlık kalır, zenginlik hesaplanandan daha fazla artar, cimrilik çoğalır, birikimi az ve duygusal yaklaşımları olan gençle-rin etkinliği artar, öldürme olayları çoğalır.
Bu nedenle:
• Fitne zamanında mümin kardeşlerine karşı yumuşak ol, teenni ile hareket et! Hiçbir kararı verirken acele etme!
• Her işi, o işin ehli ile istişare et. İstişare sonucunu nefsine kabul ettirmekte zorlanma!
• Şartlar ne olursa olsun, muhatabın kim olursa olsun yine de, karşılığını Allah’tan bekleyerek, Âdil ol, insaflı ol.
• Bir meseleyi bilmek, onun ayrıntılarını da bilmekle müm-kündür. Yüzeysel bir bilgi ile karar verme, uygulama yapma. Bilginin kaynağına dikkat et. Fasıkların bilgileri ile amel etmen halinde pişman olanlardan ola-bilirsin...
• Fitne zamanında, her bilinen söylenmez, her söylene-bilecek de her zaman söylenemez. Dilini tut.
• Fitne olaylarına Ashab-ı Kiram’dan esinlenen benzetmeler yapma. Onların yaşadıkları olaylar, kişilikleri ve zamanları ile bağlantılı olduğundan, bizim kişilik ve zamanımızla kıyas edilmeleri hatalı olur.
• Fitnenin en büyük kaynaklarından birisi dünya varlığına olan meyildir. Âhiret hayatını unutturacak yer ve işlerden kaçınmaya çalış.
• Allah müminlerle bulunmayı emretmiştir. Mümin olmayanlarla bulunmak veya onlardan yana olmak, Allah ve Resulünden kopmaktır.
• Ayet ve hadislerde geçen Fitne işaretlerine bakıp, her olayı “işte bu O’dur” şeklinde yorumlama. Olayların son hükmü Allah Teala’ya aittir.
• Fitne zamanında,
nefsin, ailen ve sorumluluğu sana ait olanları esas aldığın bir korunma çalışması yap. Fırtınalı soğuk günlerde, kapı pencereyi örtüp, barınağını ısıtıp koruduğunu örnek al. Uzayı ısıtamazsın. Isıta ısıta çevreni genişlet. Büyük düşünceler adı altında şeytanın tuzağına kapılmış olmamaya dikkat et.
• Fitne zamanları, Allah’a her zamankinden daha çok yakın olunması gereken zamanlardır.
İbadetlerde ihmalin bulunmasın. Her zamankinden daha yoğun ve dikkatli bir ibadet titizliğin bulunsun. Namaz ve sabırla yardım dilemeyi emreden ayeti hatırla.
• Silahların en büyüğü sabırdır. Sabrı bitenin işi bitebilir. Sabrın ne kadarının yeterliği olacağına biz karar vere-meyiz. Hüküm yalnız Allah’ındır.
• Her şeye rağmen cemaatle ol. Tefrika ve tefrikaya giden şeyden kaçın.
• Müslümanlara malınla, bedeninle veya sözlerinle destek ol. En azından dua et.
• Biz, insanları Hakk’a ölçer tanırız, insanlara bakıp Hakk’ı tanımayız. İnsanların Hakk’a bağlılıkları için de:
A- İslam’ı bir bütün olarak benimsemeleri,
B- Haramlardan kaçınmaları,
C- Özellikle namaz başta olmak üzere, Allah’ın emirlerini uygulamaları temel göstergedir.
senabil dersleri