17 Cemaziye'l-Evvel 1429
22 Mayıs 2008, Perşembe
17 Cemaziye'l-Evvel 1429
22 Mayıs 2008, Perşembe
Ayet
Onlar; baslarina bir musibet gelince,Biz süphesiz (her seyimizle) Allah'a aidiz ve süphesiz O'na dönecegiz 'innalillahi ve inna ileyhi raciun' derler.
Bakara-156
hadis
Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: "Bir topluma akıllarının almadığı bir şeyi anlatma ki, bazıları için bulantı sebebi olmasın.
Muslim

GİrİŞ Yap

Kullanıcı ismi:
Şifreniz:



...........................................
Şifrenizi mi unuttunuz
yoksa hâlâ üye değil misiniz? Hemen Üye Olun

Arama


Gelişmiş arama yap
Hak-dilaram Sözlük

Yürek Yangınları

Anket

Hak-dilaram'a nasıl ulaştınız?
Arama Motorlarından: 13,66%
Mail Gruplarından: 4,36%
Arkadaş tavsiyesi: 38,08%
Başka Forumlar Aracılığıyla: 13,08%
İnternette gezerken: 25,87%
ulaşıldım: 4,94%
Katılımcı sayısı: 344. Sizin bu Ankette oy kullanma yetkiniz bulunmuyor

Online Üye

Şuan Forumda: 46 (8 Kayıtlı ve 38 Misafir) bulunmaktadır.

Online  bir lahza, hiranur, KalbiDostum, Sakallı, zeyn-eb mesutizm, monaroza


Admin :: S.Mod :: Mod :: Yazarlar :: İmtiyazlı Üye

İncİler Maİl Grubu


Üye Albümlerinden

Üye albümlerinden en son eklenen resimler:

Boğaziçi
devr-i alem isimli üyenin, Boğaziçi Albümünden

Boğaziçi
devr-i alem isimli üyenin, Boğaziçi Albümünden

Boğaziçi
devr-i alem isimli üyenin, Boğaziçi Albümünden

cady
kebirulcady06 isimli üyenin, cady Albümünden

cady
kebirulcady06 isimli üyenin, cady Albümünden

cady
kebirulcady06 isimli üyenin, cady Albümünden

cady
kebirulcady06 isimli üyenin, cady Albümünden

cady
kebirulcady06 isimli üyenin, cady Albümünden




Hak-dilaram » DİNİ KONULAR » Hadis » Hirakl-Ebu Süfyan konuşması
Cevapla
 
Seçenekler
Üye-tul Mırmıriye
 
Üyelik tarihi: 10.08.2007
Mesajlar: 515


Yarışma Puanı: 230
Teşekkür etti: 40
Teşekkür aldı: 414 konuda 1.414 kere
Hirakl-Ebu Süfyan konuşması

Bismillah....

Allah Resûlü, ikinci mektubunu Dihyetü'l-Kelbî ile Hirakl'e gönderdi. Hirakl, Roma İmparatoru idi. Hirakl'e gön*de*rilen mektupta şunlar vardı:

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ

مِنْ مُحَمَّدٍ عَبْدِ اللّٰهِ وَرَسُولِهِ إِلَى هِرَقْلَ عَظِيمِ الرُّومِ: سَلاَمٌ عَلَى مَنِ اتَّبَعَ الْهُدَى.

أَمَّا بَعْدُ فَإِنِّي أَدْعُوكَ بِدِعَايَةِ اْلإسْلاَمِ، أَسْلِمْ تَسْلَمْ يُؤْتِكَ اللّٰهُ أَجْرَكَ مَرَّتَيْنِ. فَإِنْ تَوَلَّيْتَ فَإِنَّ عَلَيْكَ إِثْمَ اْلأَرِيسِيّ۪ينَ. وَ يَا أَهْلَ الْكِتَابِ تَعَالَوْا إِلَى كَلِمَةٍ سَوَاءٍ بَيْنَنَا وَبَيْنَكُمْ أَلاَّ نَعْبُدَ إِلاَّ اللّٰهَ وَلاَ نُشْرِكَ بِهِ شَيْئاً وَلاَ يَتَّخِذَ بَعْضُنَا بَعْضاً أَرْبَاباً مِنْ دُونِ اللّٰهِ فَإِنْ تَوَلَّوْا فَقُولُوا اشْهَدُوا بِأَنَّا مُسْلِمُونَ

"Allah'ın kulu ve resûlü Muhammed'den Rum meliki Hirakl'e; Allah'ın selâmı, hidayete uyanlar üzerine olsun! İmdi, Ben seni İslâm'a davet ediyorum. Müslüman ol selâmeti bul. Böylece Allah, senin ecrini iki kat verir. Eğer yüz çevirirsen, kendi yüz çevirişinin yanında, bütün yüz çevirenlerin vebali de sana yüklenir.

'Ey Kitap Ehli, gelin aramızdaki müşterek kelimede birleşelim (Sizinle bizim aramızda mânâsı aynı bir kelimeye geliniz): Allah'tan başkasına kulluk etmeyelim, O'na hiçbir şeyi eş tutmayalım; ve Allah'ı bırakıp da kimimiz, kimimizi ilâhlaştırmayalım. Eğer onlar, yine yüz çevirirlerse işte o zaman: 'Bizim Müslüman olduğumuza şahitler olun!' deyiniz.'"

Bu sözler Hirakl'e tesir etmişti. O gün orada, Ebû Süfyan da bulunuyordu.. ve hükümdarla Ebû Süfyan arasında şöyle bir konuşma geçti: Hirakl:

– Bu zatın nesebi nasıldır?
– Soylu ve asil bir nesebe sahiptir.
– Daha evvel atalarından böyle bir iddiada bulunan oldu mu?
– Hayır, olmadı.
– Ataları içinde hiç hükümdar var mıydı?
– Hayır, yoktu.
– Ona tâbi olanlar, zayıflar mı, ileri gelenler mi?
– Ekseriyet itibarıyla zayıflar.
– Cemaati azalıyor mu, çoğalıyor mu?
– Gün geçtikçe çoğalıyor.
– Hiç yalan söylediği oldu mu?
– Hayır, onu hiç yalan söylerken görmedik.
– Hiç vefasızlık ettiği oldu mu?
– Bugüne kadar olmadı; ancak bundan sonrasını bilemem.

İşte, Ebû Süfyan, henüz Müslüman olmamasına ve Allah Resûlü'nün amansız bir düşmanı bulunmasına rağmen, o günkü konuşmasına ancak son cümlesi kadar bir tereddüt sokuşturabilmişti.

Ve Hirakl, Ebû Süfyan'ın verdiği cevapları tekrar ederek, bütün bunların, Allah Resûlü'nün risaletine delil olduğunu söylüyor ve durumu piskoposuna da soruyor, o da aynı kanaati izhar ediyordu. Bir rivayete göre imanını izhar ediyor ve: "Çok yakın bir zaman sonra, şu benim ayaklarımı bastığım yerler, hep O'nun olacak." diyor ve dediği de aynen zuhur ediyordu.

Ancak papazların homurdanmaları sebebiyle Hirakl, sözünün mecrasını değiştiriyor "Ben sizi imtihan ettim, ta ki dininize ne derece bağlısınız göreyim..." Piskopos ise, iman etti ve Allah Resûlü'ne gaybî olarak biatta bulundu.

Allah Rasulu sallahu aleyhi vesellemin Hirakle gönderdiği mektub ve akabinde Ebu Süfyan-Hirakl arasında geçen konuşma hakkında düşünceniz nedir?

vesselam
eski 06.03.2008, 11:09 Ninja Kedi isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla   #1
Ninja Kedi isimli üye'ye teşekkür eden 5 üye:
arıza
 
tÜrkÜ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 21.06.2007
Mesajlar: 662


Yarışma Puanı: 530
Teşekkür etti: 1.169
Teşekkür aldı: 573 konuda 1.656 kere
bi defa
"-ya gir,ya öl" demiyor peygamber(a.s.m).
savaşmak mevzu bahis degil.
sözlerin tesiriyeti duruluk ve kendi bireysel rey'ine/tercihine bırakılışından.
muhabbet eder gibi ama sakındırırcasına bir güvenlik telkini içerisinde.

ebu sufyan ile anladıgını tasdik ediyor/onama/dogrulama/saglama yapıyor vs.

az,öz ve tesiriyet de eminlik.
ama
-"niye ona olsun ki?" güdüsü,yani çogulcalık düşünce,burda da hakim ve galip geliyor.

ben bu kadar düşündüm
__________________
İbrahim!
içimdeki putları devir,elindeki baltayla.
eski 06.03.2008, 15:11 tÜrkÜ isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla   #2
tÜrkÜ isimli üye'ye teşekkür eden 2 üye:
Mü'min
 
ebu mus'ab - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 18.02.2008
Mesajlar: 383


 
Teşekkür etti: 326
Teşekkür aldı: 377 konuda 1.853 kere
-nasara veya müşrik
ikiside bilgi sahibi idiler bilmeden soramazdılar
nebilerin sıfatları malumuydu onların
-onlar hevalarının esiri olmuşlar küfürleri bu yüzden inadi idi
-mektup mümin olmanın kolaylığını ve öyle çok teferruatlı bir şey olmadığını gösteriyor
-biri Mekkenin diğeri bizansın melesi yani yuhibunehum ke hübbillah ayetinin muhatabları
sahib oldukları herşeyden önemli idi.
-tebliğin buyönünün gerekliliği başka bir veridir
yani her yol kullanılmalı bu gün net bunun gibidir

sorun olarak şunu ele alabiliriz
onlar inançlarının batıllığını kabul etmiyorlardı
çeşitli amiller öne sürüyorlardı fakat kulaklarında ve gözlerinde ağırlık olmaları,
hakikatin önüne perde çekmişti
neydi anlamadıkları?
ilah,müşriklik, gibi kavramların içlerini kendilerin anlamak istediği gibi dolduruyorlardı bugünde buna benzer anlayışlar malumumuz
bizler hüsnü zan edip öyle olmadığını söylesekte fiiliyatta bir benzerlik var

ilm nokta haline gerimi dönmeli ne
Elhamdüliilahillezi hedana lihaza vema künna li nehtediye levla en hedanallah
__________________
“Yarısı Allah’ın, yarısı da dünyanın olacak şekilde
yarım kalple yaşayamam ben.”
eski 06.03.2008, 15:30 ebu mus'ab isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla   #3
ebu mus'ab isimli üye'ye teşekkür eden 2 üye:
Cevapla

Yer imleri

Seçenekler

Yetkileriniz
Es ist Ihnen nicht erlaubt, neue Themen zu verfassen.
Es ist Ihnen nicht erlaubt, auf Beiträge zu antworten.
Es ist Ihnen nicht erlaubt, Anhänge hochzuladen.
Es ist Ihnen nicht erlaubt, Ihre Beiträge zu bearbeiten.

BB-Code ist Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı



Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 00:49 .