Üye Albümlerinden |
Üye albümlerinden en son eklenen resimler:
|
|
|
 |
|
|
Üye-tul Mırmıriye
Üyelik tarihi: 10.08.2007
Mesajlar: 515
Yarışma Puanı: 230
Teşekkür etti: 40
Teşekkür aldı: 414 konuda 1.414 kere
|
Hirakl-Ebu Süfyan konuşması
Bismillah....
Allah Resûlü, ikinci mektubunu Dihyetü'l-Kelbî ile Hirakl'e gönderdi. Hirakl, Roma İmparatoru idi. Hirakl'e gön*de*rilen mektupta şunlar vardı:
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ
مِنْ مُحَمَّدٍ عَبْدِ اللّٰهِ وَرَسُولِهِ إِلَى هِرَقْلَ عَظِيمِ الرُّومِ: سَلاَمٌ عَلَى مَنِ اتَّبَعَ الْهُدَى.
أَمَّا بَعْدُ فَإِنِّي أَدْعُوكَ بِدِعَايَةِ اْلإسْلاَمِ، أَسْلِمْ تَسْلَمْ يُؤْتِكَ اللّٰهُ أَجْرَكَ مَرَّتَيْنِ. فَإِنْ تَوَلَّيْتَ فَإِنَّ عَلَيْكَ إِثْمَ اْلأَرِيسِيّ۪ينَ. وَ يَا أَهْلَ الْكِتَابِ تَعَالَوْا إِلَى كَلِمَةٍ سَوَاءٍ بَيْنَنَا وَبَيْنَكُمْ أَلاَّ نَعْبُدَ إِلاَّ اللّٰهَ وَلاَ نُشْرِكَ بِهِ شَيْئاً وَلاَ يَتَّخِذَ بَعْضُنَا بَعْضاً أَرْبَاباً مِنْ دُونِ اللّٰهِ فَإِنْ تَوَلَّوْا فَقُولُوا اشْهَدُوا بِأَنَّا مُسْلِمُونَ
"Allah'ın kulu ve resûlü Muhammed'den Rum meliki Hirakl'e; Allah'ın selâmı, hidayete uyanlar üzerine olsun! İmdi, Ben seni İslâm'a davet ediyorum. Müslüman ol selâmeti bul. Böylece Allah, senin ecrini iki kat verir. Eğer yüz çevirirsen, kendi yüz çevirişinin yanında, bütün yüz çevirenlerin vebali de sana yüklenir.
'Ey Kitap Ehli, gelin aramızdaki müşterek kelimede birleşelim (Sizinle bizim aramızda mânâsı aynı bir kelimeye geliniz): Allah'tan başkasına kulluk etmeyelim, O'na hiçbir şeyi eş tutmayalım; ve Allah'ı bırakıp da kimimiz, kimimizi ilâhlaştırmayalım. Eğer onlar, yine yüz çevirirlerse işte o zaman: 'Bizim Müslüman olduğumuza şahitler olun!' deyiniz.'"
Bu sözler Hirakl'e tesir etmişti. O gün orada, Ebû Süfyan da bulunuyordu.. ve hükümdarla Ebû Süfyan arasında şöyle bir konuşma geçti: Hirakl:
– Bu zatın nesebi nasıldır?
– Soylu ve asil bir nesebe sahiptir.
– Daha evvel atalarından böyle bir iddiada bulunan oldu mu?
– Hayır, olmadı.
– Ataları içinde hiç hükümdar var mıydı?
– Hayır, yoktu.
– Ona tâbi olanlar, zayıflar mı, ileri gelenler mi?
– Ekseriyet itibarıyla zayıflar.
– Cemaati azalıyor mu, çoğalıyor mu?
– Gün geçtikçe çoğalıyor.
– Hiç yalan söylediği oldu mu?
– Hayır, onu hiç yalan söylerken görmedik.
– Hiç vefasızlık ettiği oldu mu?
– Bugüne kadar olmadı; ancak bundan sonrasını bilemem.
İşte, Ebû Süfyan, henüz Müslüman olmamasına ve Allah Resûlü'nün amansız bir düşmanı bulunmasına rağmen, o günkü konuşmasına ancak son cümlesi kadar bir tereddüt sokuşturabilmişti.
Ve Hirakl, Ebû Süfyan'ın verdiği cevapları tekrar ederek, bütün bunların, Allah Resûlü'nün risaletine delil olduğunu söylüyor ve durumu piskoposuna da soruyor, o da aynı kanaati izhar ediyordu. Bir rivayete göre imanını izhar ediyor ve: "Çok yakın bir zaman sonra, şu benim ayaklarımı bastığım yerler, hep O'nun olacak." diyor ve dediği de aynen zuhur ediyordu.
Ancak papazların homurdanmaları sebebiyle Hirakl, sözünün mecrasını değiştiriyor "Ben sizi imtihan ettim, ta ki dininize ne derece bağlısınız göreyim..." Piskopos ise, iman etti ve Allah Resûlü'ne gaybî olarak biatta bulundu.
Allah Rasulu sallahu aleyhi vesellemin Hirakle gönderdiği mektub ve akabinde Ebu Süfyan-Hirakl arasında geçen konuşma hakkında düşünceniz nedir?
vesselam
|

06.03.2008, 11:09
|
|
Ninja Kedi isimli üye'ye teşekkür eden 5 üye:
|
|
|
arıza
Üyelik tarihi: 21.06.2007
Mesajlar: 662
Yarışma Puanı: 530
Teşekkür etti: 1.169
Teşekkür aldı: 573 konuda 1.656 kere
|
bi defa
"-ya gir,ya öl" demiyor peygamber(a.s.m).
savaşmak mevzu bahis degil.
sözlerin tesiriyeti duruluk ve kendi bireysel rey'ine/tercihine bırakılışından.
muhabbet eder gibi ama sakındırırcasına bir güvenlik telkini içerisinde.
ebu sufyan ile anladıgını tasdik ediyor/onama/dogrulama/saglama yapıyor vs.
az,öz ve tesiriyet de eminlik.
ama
-"niye ona olsun ki?" güdüsü,yani çogulcalık düşünce,burda da hakim ve galip geliyor.
ben bu kadar düşündüm 
__________________
İbrahim!
içimdeki putları devir,elindeki baltayla.
|

06.03.2008, 15:11
|
|
tÜrkÜ isimli üye'ye teşekkür eden 2 üye:
|
|
|
Mü'min
Üyelik tarihi: 18.02.2008
Mesajlar: 383
Teşekkür etti: 326
Teşekkür aldı: 377 konuda 1.853 kere
|
-nasara veya müşrik
ikiside bilgi sahibi idiler bilmeden soramazdılar
nebilerin sıfatları malumuydu onların
-onlar hevalarının esiri olmuşlar küfürleri bu yüzden inadi idi
-mektup mümin olmanın kolaylığını ve öyle çok teferruatlı bir şey olmadığını gösteriyor
-biri Mekkenin diğeri bizansın melesi yani yuhibunehum ke hübbillah ayetinin muhatabları
sahib oldukları herşeyden önemli idi.
-tebliğin buyönünün gerekliliği başka bir veridir
yani her yol kullanılmalı bu gün net bunun gibidir
sorun olarak şunu ele alabiliriz
onlar inançlarının batıllığını kabul etmiyorlardı
çeşitli amiller öne sürüyorlardı fakat kulaklarında ve gözlerinde ağırlık olmaları,
hakikatin önüne perde çekmişti
neydi anlamadıkları?
ilah,müşriklik, gibi kavramların içlerini kendilerin anlamak istediği gibi dolduruyorlardı bugünde buna benzer anlayışlar malumumuz
bizler hüsnü zan edip öyle olmadığını söylesekte fiiliyatta bir benzerlik var
ilm nokta haline gerimi dönmeli ne
Elhamdüliilahillezi hedana lihaza vema künna li nehtediye levla en hedanallah
__________________
“Yarısı Allah’ın, yarısı da dünyanın olacak şekilde
yarım kalple yaşayamam ben.”
|

06.03.2008, 15:30
|
|
ebu mus'ab isimli üye'ye teşekkür eden 2 üye:
|
|
 |
Yetkileriniz
|
Es ist Ihnen nicht erlaubt, neue Themen zu verfassen.
Es ist Ihnen nicht erlaubt, auf Beiträge zu antworten.
Es ist Ihnen nicht erlaubt, Anhänge hochzuladen.
Es ist Ihnen nicht erlaubt, Ihre Beiträge zu bearbeiten.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
|