|
Hakkperest
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 4.856
Teşekkür etti: 10.535
Teşekkür aldı: 4.026 konuda 18.025 kere
|
PEYGAMBER RESiMLERi
Beyhaki’nin Delail-un-Nubuvve’de Hakim’den icazeten yazdigi bir hadiste, Hisam bin As el-Emevi soyle anlatmistir:
Ben bir adamla Heralk’e, onu Islam’a davet etmek uzere elci olarak gonderildik. Biz Dimesk’e varinca, Cebele bin Eyhem El-Gassani’nin yanina gittik. Ne bakalim ki, bir taht uzerine oturmustur. Bize konusmamiz icin bir elci gondermisti. Biz elciyle degil bizzat kendisiyle konusmayi azimlemistik. Elci ona gidip bize donunce, girmemiz icin izin almisti..
Yanina vardik: Onunla konustuk ve Onu Islama davet ettik. Bu arada baktik ki, uzerindeki beyaz elbiseye varincaya kadar her sey siyah. Bunu sorduk;
Bize dedi ki: ”Sizi Sam’dan cikarmak uzere hazirlik yaptim da; sizi cikarincaya kadar bu siyah elbiseleri cikarmiyacagim.”
Biz ona soyle dedik; ”Bizim Peygamberimiz sallallahu aleyhi vebsellem,bsizin buyuk padisahiniz Herakl’in mulkunu ve sizin bu meclisinizi alacagimizdan haber verdi.bAndolsun senin bu meclisini de istila edecegiz. Bunda hic subhen olmasin.”
Bunun uzerine yuzu siyahlasti; ve : ”Burdan kalkin;” dedi. Bizimle bir elci,bbuyuk padisah Herakl’e gonderdi.
Biz elciyle birlikte Herakl’in bulundugu saraya yaklasinca, adamlari bize gelerek dediler ki;
”Bu bineklerinizle kralin huzuruna giremezsiniz. Isterseniz yaya , isterseniz kisraklar ve katirlarla sizi goturelim. Sizin boyle meclise girmeniz dogru degildir.”
Biz:
”Hayir. Herakl’e haber verin. Biz bu sifatimizla, bineklerimiz uzerinde oldugumuz halde yanina varmak istiyoruz.”
Cevabini verdik. Nihayet izin verildi; onun odasina yakin bir yere vardik. Kiliclarimizi kilifindan cikararak develerimiz meclisinin yakinina cokturduk. O bize bakiyordu. Biz:
”La ilahe illallah Vallahu Ekber.” dedik.
Bizim bu deyisimizle binadan ses geldi ve sarsildi; sanki ruzgardan yere dogru egilmis bir fidan gibi oldu. Bunun uzerine Herakl bize haber gonderdi; Dininizle beraber asikar olmaya hakkiniz yoktur; meclisime girin.
Biz meclisine girdik, yaninda bircok patrikler oturmus, kendisinin ve onlarin uzerinde kirmizi elbiseler vardi. Biz ona yaklasinca gulerek soyle dedi:
-Kendi aranizda nasil selam veriyorsunuz?
-Biz kendi aramizda “Esselamu aleyk”diyoruz. Bununla yaniniza gelmeye iznimiz yoktur. Aranizdaki hediyeyle (yani egilmekle) gelisimiz de haramdir.
-Siz kendi aranizda boyle selam veriyorsunuz, anladik. Buyugunuze nasil selam veriyorsunuz?
-Esselamu aleyk diyoruz.
-O size nasil selam veriyor?
-Esselamu Aleyk demekle icabet ediyor.
-Sozunuz ne kadar yucedir.
Biz La ilahe illallah,Vallahu Ekber dedik. Yine binadan ses geldi, sarsildi; ruzgarin fidani yere egdigi gibi oldu. Herakl:
-Siz bu kelimeyi soylediginiz vakit, odalariniz boyle oluyor mu?
-Hayir, Vallahi su anda gordugumuzden baskasini musahade etmemistik.
Sonra Herakl yemin ederek:
-Mulkumun yarisinin gitmesini severdim?
-Neden?
-Bu, nubuvvet isinden daha ehven gelirdi.
Sonra namazimizdan, orucumuzdan sordu; biz de ona anlattik. Bunun uzerine bize bir yer tahsis etti; uc gun orada istirihat ettik.
Sonra bize bir gece elci gonderdi; onun bulundugu odaya gittik. Orada bulunan cok gozlu bir sandigin bir gozunu acti. Oradan kirmizi ipekten bir mendil cikardi.
Mendil uzerinde; gozleri buyuk, kalcasi iri, boynu uzun, sakalsiz, saclari guzel orgulu,Allah’in yaratmis oldugu en guzel bir sureti gostererek: ”Siz bunu tanirmisiniz?” dedi. Biz dikkatle baktik; bedeni cok tuylu.. Hayir,dedik.
”Bu Adem aleyhisselam’in suretidir.”dedi
Sonra bir goz daha actik; siyah bir mendil cikardi. Uzerinde kirmizi gozlu,buyuk basli, bedeni tuylu, guzel sakalli bir suret vardi. Sordu;
-Bunu tanir misiniz?
-Hayir.
-Bu da Nuh aleyhisselam’dir.
Sonra bir goz daha acti ; siyah ipek uzerine bembeyaz guzel gozlu, genis alinli, uzun sakalli, guler yuzlu, beyaz sakalli bir suret vardi.
-Bunu tanirmisiniz?
-Hayir.
-Bu Ibrahim aleyhisselam’dir.
Yine bir goz acti, uzerinde suret bulunan bir mendil cikardi. Ne bakalim ki, Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem..
-Bunu tanir misiniz?
-Evet. Muhamedun Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem, dedik ve agladik.
Allah sahid; Herakl ayaga kalkarak durdu, sonra oturdu.
“Gercekte O mudur?“ diye sordu.
“Evet; gercekte O'dur.“dedik.
Dikkatli dikkatli bakti. Hayli zaman sukut etti. Sonra dedi ki; Bunu en son gosterecektim ama sabredemedim. Itikadinizi bilmek icin önce gosterdim.
Sonra bir goz daha acti; icinde bulunan ipek mendilin uzerinde;
ofkeli, esmer,g ozleri cukurda, derin bakisli, sik disli, dudaklari tomurcuk bir suret bulunuyordu. Surette gazab eseri barizdi.
-Bunu tanir misiniz?
-Hayir.
-Bu Musa aleyhisselam’dir.
Yaninda bir suret daha vardi; gozleri burnunun ucuna bakar, alni genis, saclari yagli idi. Herakl sordu:
-Bunu tanir misiniz?
-Hayir.
-Bu Harun aleyhisselam’dir.
Sonra Lut, Ishak; Ya’kup, Ismail, Yusuf, Davud, Suleyman, Isa aleyhimussalatu vesselam’in suretleri uzerinde bulunan mendilleri gosterdi.
Bunun uzerine biz peygamberimiz’in suretinin aynisini gorunce, obur peygamberlerin suretlerinde suphe etmedik.
“Bu nerden sizin elinize gecmis?“diye sorduk. Dedi ki;
“Adem aleyhisselam nebilerin suretlerini gormeyi niyaz etmis, Allah Teala da ona bunlari gondermistir. Danyal aleyhisselam’a naklolunmus; Iskender de onu hazinesinden cikarmis.. Keske kral olmasaydim, kole olsaydim da sizinle ortak olaydim...“ cok hediyeler verdi; bizi hurmetle ugurladi.
Bizler Ebu Bekr radyallahu anh’a varinca ona bunu anlattik; aglayarak dedi ki:
“Miskindir, miskindir.. Eger Allah Teala onu hidayet etmis olsaydi, yapacakti. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem, gercekte bunlarin ve yahudilerin, kendisinin sifatlarini bulduklarindan haber vermistir.“
Ustaz Fakih Ismail Cetin - Ehli sünnetin Nazarı İtikadın Ölçüsüdür
|