11 Şevval 1429
11 Ekim 2008, Cumartesi
11 Şevval 1429
11 Ekim 2008, Cumartesi
Ayet
Muhakkak O (kur’ân), arşın sâhibi (Allah katında) yüksek mevkiye sâhip, çok şerefli, güçlü bir elçinin (Cebrâil’in, Allah’tan) getirdiği sözdür.
(Tekvir 19-20 )
hadis
Resullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Kim, rızkının Allah tarafından genişletilmesini, ecelinin uzatılmasını isterse sıla-i rahim yapsın.
(Buhari, Edeb 12)

GİrİŞ Yap

Kullanıcı ismi:
Şifreniz:

Beni hatırla

...........................................
Şifrenizi mi unuttunuz
yoksa hâlâ üye değil misiniz? Hemen Üye Olun

Arama


Gelişmiş arama yap

Online Üye

Şuan Forumda: 53 (8 Kayıtlı ve 45 Misafir) bulunmaktadır.

Online   Almula, Dilnihad, ilayda, Ninja Kedi, ogrenci



Hak-dilaram » YAZARLAR » Yazarlarımız » Hak-dilaram » RIZA iLE SÖYLEŞi


 
Seçenekler
Hademe
 
Hak-dilaram - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 5.682




Teşekkür etti: 11.127
Teşekkür aldı: 5.002 konuda 25.496 kere
kucult  büyük
RIZA iLE SÖYLEŞi

Rıza....

Tuzak kelime

Evet muhakkak bir biçimde yine de dinin içinde ve tabi ki kendi aslında... Özünde, önünde ve gerisinde, her şeyinde... ama....

ama işte o ama var ya o ama...

nedir rıza?...

Kabuk mesabesinde öze gidişi engelleyen mi demeli, ya da manasına erilme adına süzülmüş ve saf bir biçimde öze yolculukta rafine misali mi? Aslı nedir ki?...

Birkaç misal vermek lazım.....

Rızası için dilenciye üç kuruş veririz.... O dedi ya Rızası için, verdiğimiz kasamızdaki kesemizdeki en küçük para birimi, o ne kadar da yalvarmıştı halbuki...

Rızası için kıldığımız namazda, O haric her bir şeyle iç içeyiz... O'nun huzurunda Onun verdiği rızıkla ayakta duran bedene ne ağır gelir eğilmek bükülmek...

Rızası için evlenir, eşimize olmadık işkenceleri çektiririz.... O'nun dinine salih saliha evlat yetiştirme seanslarını , kurban ettiğimiz anları bir düşünmek lazım televizyonlara... Dükkanında, işinde çevresine güleryüzünü esirgemeyen veya evine gelen misafire en lezzetli kekleri yapan , hey sen.. evet sen... evine gelene, süslenmeyen, sokağa çıkınca en olmaz süslerini en olmaz yerlerde görüntüleyen ama evin içinde pejmürde gezinen sen... veya en içten gülümsemeni, hiç tanımadığına esirgemeyen; ama eve gelince somurtuk bir suratla koltuğa gömülüp, ya televizyonu, ya da bilgisayarı kıble edinip, sırtını eşine dönen sen.... rıza ha öyle mi....

Rızası için tebliğ yaparken O'nun reddetmediği her bir karşı duruşu, karşımıza alır olmadık hakaretlerle onur kırar, düşman çoğaltır ve ahiret bekçiliği bile yaparız... bunu da rızası için yaparız, en abuk tabirle enemizin kördüğümlerini, kimi kime karşı kandırıyorsak bilmem ki kendimize bile itiraf edemeyip, O'nun her sözünü enemize heba ediverir; nefs bayrağını gönderde zirvelerde rızası adına dalgalandırırız....

Rızası için ticaret yaparken helal haram gözetmeyiz... Üçe satmaya niyetlendiğimizi, sırf bir anlık hırs gafleti ile dörde satarız, dönmeyiz sözümüzden, üç adet yapmaya gücümüz yeteni, hased belasından iki yapıverir, umursamayız emeğimizin hakkını verecek olanın rızasını ama O'nun rızasını pek bi gözetiriz!.... Sonra da kazancımızda bereket ararız.... Rızası adına...

Rızası için... rızası için... hey koca kelime rıza.... kelimelerin özü rıza... ama tarafımızdan en içi boş hale getirileni de sensin yahu rıza.....

Bizler Rıza celladıyız a azizim....

Rıza asar, rıza keseriz...

Rıza alır, rıza satarız...

Rıza ha öyle mi!...

Allah rızası....

" O'nun için " kelimesi ne anlam taşır bizim şu pire kadar dar; dağ kadar geniş mana buutumuzda...

Esirgeyenin esirgemesinin önüne koyduğumuz rıza...

Koruyanın kalkanı mesabesindeki terkettiğimiz merhamet, rıza uğruna...

Kraldan çok kralcı olduğumuz zamanlarda rıza...

Denmez ya dendi farzediniz...

Bir vakit te sadece O, O olduğu için; Onun emrini Ondan olduğu için dikkate almak gibi bir duruş mümkün müdür ki acaba?...

İnsanız..

Yaratıldık

Aczimiz kesretimizdir... amenna...

beşeriz...

şaşarız

beşaret bizim onur payemiz.... amenna

Ah deli dil...

Sadece O dediği için, bildirdiği kulluk için, Onun için... rızası için değil...

ne zaman bir kere Ona yönelecek yönün?... Bunca laftan sonra bildik mi rıza niye tuzak kelime...

Ona, O'ndan hediye olanı, ne zaman tertemiz O'ndan geldiği gibi tevdi edivereceğiz ki acaba?...

Ali müslüman bir insan... Veli'nin fırsat bulsa, Rızası için gözünü oyacak!... Öyle ya dönüver içine, Allah için kızdığın nice durumlarda göremedin mi a be cancağızım nefsinin kabarıklığını...

Ayşe, Rızası için Fatıma'nın dilini kesecek!.... Rızası için, öyle ya Fatıma günah dağı... ne diye günahın onun yolunu kestiğınden, akıl noksanı şeytana uyup, işlediğinin onu insan olma erdeminden uzaklaştırdığından falan bahisle bunları içlice düşünüp onu O'na yaklaştırma adına yoluna çamur olmayı göze alabilmek düşüncesi.. peh.. ne ahmakça şeyler... ve rıza öyle mi?...

Ne mi demek bunlar...

şöyle...

Taassub, hırs, adavet, kin, nefret, buğz, hased, şehvet, servet, riyazet arzusu ve bilumum reddettiği nice hasleti bir içimize soralım acaba kaç kere O'nun rızası için savunan, kullanan, söyleyen bir durumla karşı karşıya kaldık?...

Hiç mi yapmadık...

Yalan...

Çok kötü bir yalan hem de... Nereden mi bildim!... Kalbime mi doğdu... evet...

Ben insanım... sizdenim.. sizin özünüz ben de ... bende ki sizde... birlikte yaşıyoruz bu memlekette...

Görmez olası gözlerim çok gördü, duymaz olası kulaklarım o kadar çok şahit olduki rızası için katledilen emanetleri.... ya siz hiç mi duymadınız...

İslamla kurtulmaya çalışma derdinde olanlara, İslamı kurtarmaya çalışanların eziyetinin ne farkı var ki Firavunun işkencesinden be koca eren....

Köşe başlarını tutan tellallar O’nun adına O’nun rızasını kolayca harcayıveriyor üç beş kuruşluk dünyalar için...

Ya servete, ya şehvete, olmadı illa ki enaniyete bir şekilde takılan rıza....

Her bir kuyu dibinde bir rıza nidası...

Rızası için camiye yardım... aman azizim, caminin sutunları mermerden olsun... olsun da içini müslümanlar doldurmasın.. ne mühim... geleceğe şanlı bir mirasımız olsun; olsun da bize fatiha okusunlar, gidemediğimiz camimizin taşları bize fatiha okurlar nasıl olsa!...

Rızası için başörtü davasına destek olalım... Kızımın her ne kadar giyimine karışmasam da bak gazete de neler yazıyor, yavrucaklar ne perişan bir halde... vah vah vah... Gönderelim onları aç kurtların arasına ( nefsler meydanına) arada her ay yatıralım harçlıklarını, güvenelim yetiştirme tarzımıza, aman okulu bitsin de ne olursa olsun derdiyle, başımız derde girmesin edasıyla arada dost sohbetlerinde bağıralım zulme, küfredelim bu zulmun müsebbiblerine, o yeter şimdilik...

ne ne adına ve rıza.....

Rızası için mevtanın cenaze namazına.... Mevtanın akraba-i iyalatı bizi hayırla, minnetle ansın... iyi bir yapışayım tabutun kollarına, canhıraş gayretimle taşıyayım bir an önce onu gideceği yere.. gömeyim babamı yerin soğukluğuna... ardından mirası nasıl olsa rızası için paylaşılıverir kolayca....

Rızası için durdum namaza.... aklım işimde, aşımda, aşkımda.... Ama olsun O merhametliler merhametlisinin umrunda mı ki benim devekuşu tavrım.... Afuvu büyük her cürmü setreden O... ne bir de şedîd-ul İkab mı hadi canım sen de bu vaizler hep de korkuturlar zaten!..... seven sevdiğine isyan eder mi... eder a cancağızım sevgisi, Sevdiğini söylediğinin vereceği menfaatte ise reelde gördüğü ilk menfaate demir atar insanoğlu.. ötede görmediğinin özlemine satacağını, ayırdığını ne de kolay harcayıverir... ve rıza oğlu rıza....

Rızası için efendime yapışayım... O beni pürkusur halimle bile O'ndan korur!.... Çünkü benim kalbim tertemiz.... her ne kadar efendimin dediğini yapmasam da olsun; onlar şefkatlidir, Kör değil ya... söz vermişti bi kere , kalbimin temizliğince , ibadetimin her kusurunu o örtecek ve beni cennet-i alaya götürecek... Korkunun ve sevginin ötesinde bir duygu geliştiriverir bir anda sosyolog genlerin mirası.. ne de kolay aklar kendini de rıza da rıza...

Rızası için her biri sığınılacak kal'a mesabesindeki İslam alimlerine sataşayım!.. İlmim olmasa da olsun, cüretim var ya o yeter!.. veya rızası için! içimde nefretini çoğalttığım her beşere, bir damga da O'nun adına ben vurayım!....


Rızası için yardım edeyim şu fakire.... Malım şahit olacak bana... çevrem, dostlarım alkışlayacak ve bu alkış sesleri Arş'a dayanacak.... Arş titreyecek ve semadan sevab sağanağı halinde verdiğim üç kuruş bana bin misli dönüverecek... Dönmeli O öyle diyor değil mi rıza?....

Rızası için gazetemizi, dergimizi alın... rızası için televizyonumuzu, radyomuzu dinleyin.... Ama biz bazen maslahat-ı amme için Rızasını o yayınlarımızda katlediverirsek, aman ha! Yanlış anlamayın.. Hep o rıza var ya o rıza... ah rıza....

Olur bazen rızası için O’nun dostlarını kaale almaz ve hatta harcayıveririz.. Rızası için a cancağızım rızası.... rızası için benden alış veriş yapın, bana verin paralarınızı.....

Ey Ahali! Duyduk duymadık demeyin... Beldelerimize rıza sirki geldi!....

Rıza...

Ah rıza...

söz uzar gider de ..

sözün gerisindeki ya sen...

senin ne kadar umrunda rıza....

ismail arslan
eski 15.09.2006, 09:43 Hak-dilaram isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #1
Hak-dilaram isimli üye'ye teşekkür eden 13 üye:
Hademe
(Konuyu Başlatan)
 
Hak-dilaram - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 5.682




Teşekkür etti: 11.127
Teşekkür aldı: 5.002 konuda 25.496 kere
kucult  büyük
SEVGi iLE SÖYLEŞi

Hayir öyle degil...

Dogrular biz taraftan göreceli azizim. senin dogrun benim dogrum. bu bizce olan tavir. Hakk katinda dogru tektir ve asla göreceli degildir. Tavir O ne derse O hesabi. Yargilamak bize düsmez. Biz ancak akledip ifadeleri içimizde hazmedip uygulamakla mükellefiz aslina bakarsan sadece. bunun adidir aklen teslimiyet, kalben teslimiyet, degil körü körüne; göre göre bile bile ...

O bizden, bizi zaafa sürükleyen, bize hediye ettigi insanlik erdeminden mahrum eden her türlü arazdan korunmamizi ve o illet belalardan sair insanlari da esirgememiz hususunda gücümüz ve çapimiz kadar çaba göstermemizi istiyor.... savasta tarafsak, ruhun tarafiyiz biz, nefs ve envai çesit semereleri bizi bizden,dengemizden eden bilmez bir bilinmeze mahkum eden çilgin zaafiyetler guruhu... biz insana ve insanin O'ndan hediye aldigi emanet sirrini yerine ulastirmasinda sadece postaciyiz... Sahibi olmadigimiz emaneti kullanma hakkini bize veren, o emanetin kiymetinin bilinciyle herkese bu açidan fayda verici olmamizi da ögütlüyor...

O, hastaliklari kurutmak için reçeteler de gönderiyor, imtihanin sirrina uygun olarak da bunu akla ve vicdana tevdi ediyor.. Alan alir, bilen bilir herkeste var o güc... hiç kimse bu bakimdan yekdigerinden güçsüz degil...

Eger kabulumuzse zina, içki, hirs, hased, hirsizlik, faiz, ana babaya asi olmak gibi nice bizi bizden eden mefhumlar... tu kaka! babinda ele alinmasi gereken mevzular ise yani burada tavir basinda ve sonunda itaat ve sabirla engelleri asmak ve olabildigince temizlenerek, arinarak menzile varmaya yol bulmak degil midir?...

Sevmekten bahsettik ya basindan beri.. insani sevmek O'nu sevmek demek bu da bir sir; aslinda bu açidan...

Bizim düsmanimiz saydigimiz ve sayamadigimiz bunca O'nun reddettigi biz de eserini bile görmek istemedigi; bizi O'ndan ve yolundan uzaklastiran hastaliklar...

Yani kötü olan ama O'nun tayin ettigi her sey...

Yani daha özü bizim nefretimize samil olan her sey aslinda bu sayilanlar.... Siki durun simdi...

Biz bu açidan zânî veya zâniyeden nefret etmeyiz aslina bakarsan; zinadan nefret ederiz, alkolükten degil, alkolden, faizciden degil faiz belasindan, hirsizdan degil, hirsizlik illetinden ve say iste böylece.. Biz insani yolundan eden; O'ndan uzaklastiran, yolundan alikoyan bilumum fena hasletlerden tiksiniriz... üzülmeli ve içimize can kusumuzun gözyasini akitmaliyiz faizcinin, kafirin haline, münafikin, hirsizin, hasedcinin, esrarkesin, berdosun, asinin, fasikin isyanina tenhalarda... Onlara zulmet veren, onlarin yolunu karartan bu tarz her olumsuz tesinin ve icracinin onlardan uzaklasmasi için dua etmeliyiz ve gücümüz yetiyorsa bilfiil de bunca hasletten elimizin elverdigi ve gücümüz yettigince bir cerrah titizligi ve sefkati ile maksadi sadece yoldan alikoyan, huzursuzluk veren çirkefleri saf olandan ayirmaklik adina tedavi noktasinda reçeteyi verenin tarzina ihtimam göstererek uygulayabilmek...bu bizim erdemimiz ve kabulumuzun ilk ve en zorlu engeli.. asan asar.... seytani kahrindan perisan eden, onun sahsinda simgelesen "ene"yi kiran tek budur baska degil....

Çocuk zaturre olmus annesi ona igne vurduruyor.. o agliyor hayir istemiyorum diyor... anne dinler mi evladinin bagirisini... bilir ki ignede sifa saklidir... Derdin sahibi sifayi ilacda tayin etmis, gözleri yasara yasara vurdurur o igneyi, evladinin hiçkiriklarina ragmen hemsireye... iste böylece igne mesabesindeki engellemeler, hastalik kiricilarda ki tavir da aynen bu gibi ve daha üstünü sefkatle ve sevgiyle olmali....

Kazara içkiciden, onun bizzat sahsindan nefret ettigimizde biz onu ve bizim içimizdeki O'nu kaybederiz de hiç farkinda bile olmayiz.... Katilden tiksindigimizde ama katlden degil, nasil iddia ederiz O'nu sevdigimizi, ve hangi yüzümüzle O'nun katina çikip suçumuzun afuvunu isteriz?... Hakeza hased ehli, kibir ehli, faiz, zina, giybet iftira, söhret, riya gibi bilumum çirkefliklerle istigal edenlerin bu çirkefliklerden kurtulmasi için basina o bela bizzat gelmis ve çirkinligini idrak etmisin agladigi gibi o kisinin haline aglamayan, derdiyle dertlenmeyen, hastaliklarindan inlemeyen iddia etmesin sevdigini O'nu....

Bunlar erdem suurunun gizli hazineleridir.. kelime ile degil tatbikatla sulanan tarlalardir.. bu tarlalarda varolusun cilvelerinin tohumlari saklidir.. sulamayi bilene açilan, kokusu bilinmez rengi görülmez nice envai çesit lezzetler vardir...

Ha ben ha o.. ne farkeder ki... insan insandir... Bu anlamda ha yahudi, ha hristiyan, ha hindu, ha budist ne farki var ki....Insani yolundan eden Refîk-i Â'lâ'ya ulasmasinda engel olan her sey bizzat bize , bizden olana bir direkt tecavüz degil mi?.... Iste bu sirla, herkesi O'na ulasmada dost bilmek ve bu ulasmada engel olan her hasletten hemcinsini esirgemeye çalismak ve destek vermek suuru ile yapilanin adidir cihad.... bu hususta her kilinç darbesi dahi sefkatli cerrahin kangren olmus uzvu saglam olan uzuvdan ayirmasi noktasinda telakki edilir...

Buradan sonra sirlarinizla sizi basbasa birakmak gerek...

Mefhumlarin ise yaramadigi, yanlis anlasildigi, ifadeye sözün yetmedigi bir sevgiyle sevmekten bahsetmeklik adina belki hiç de ilgisi olmayan bir çok farkli mevzuatla caninizi siktik.. Afuv edin...

Bizim inancimiz su sadece...

Allah için sevgi.... Allah için bugz... Öyle iki kelime ile içi bos ve anlamsiz, pamuk misali içi olabildigince bos, kalibina sigan ve bir çirpida es geçilebilecek kavramlar degil...

Mertçe, yigitçe sevmekligi iddia eden, sevme okyanusunun damlalarini hokkasina mürekkeb etmis sair Mevlana yi okusun... Alim fikir adami Ismail bin Mahfuz'lari içine sindirsin... rizasi burada

Lütfen meramimiz olmayan ifadeleri de yakistirmayin bize... tamam kabul nefret edelim kafirden, münafiktan, asiden, fasiktan.... ama ne olur dua da ediverelim islahlari için... Yollarina engel olanadir unutmayalim kavram bulamadigimiz tiksintimizin yönelis mercisi... Namaz kilmamanin olusturdugu mide yangini, acili kebabdan daha siddetsiz ise bünyemizde, onu bunu degil bizzat kendimizi hedef bilelim Ilâhî buyruga.... ve rizasi burada...

Onlarin farkinda olmadiklari dertleriyle dertlenmek.... hasta inim inim inliyor, biçare zavalli, kör olmus yanibasindaki surubu görse de içse sifa bulacak, elimizin tersiyle onun devasi surubu, masasindan devirmeyelim, irinli salyali dudaklarina ab-i hayat damlalarini sefkatle damlativerenlere bende olmak, dost olmak yollarini yol edinmek varken, körü körüne hevamizin ve gaftetimizin çukuruna dikine bir iniste ömrümüzü heba etmeyelim... bu onlara degil aslinda, size çokça fayda verir.... Onlar ki eren sifatini layikiyla hazmediverip, üstün görüs ve sezgi duygulari ile her daim Hakk ile halka Sifacinin Reçetelerini hazirlayan ve sunuveren insanlar konumundadirlar... Bu onlara da bize de lazim olan sifadir... ve riza buradadir...

Insan oldugumuzu ve bize biçilen ömür içerisinde vazifelerimizi ve vazifelerin tevdi edildigi yere olan inancimizi kavî tutmak elzemdir... ve riza burada...

Hiç annesi üzerine iseyen çocugunu kaldirip duvara firlatir mi? En az derecede anne kadar sabirli ve sefkat ehli olmak lazim... Bisr döndü.. Ömer döndü... Isimleri anilirken radiyallahu anhu denilen nive Hakk söhretli Adem mevcut... Kim unuttu Deve çobani Veysel Karani yi ... kim hatirlar Irem baglarinda zevk eden bir emriyle onbin kisiyi bir anda öldürtüveren Kaderis'i...

Bizim yarinimiz belli degil... dünümüz ise hicran... bu günde geldi geçiyor... Birakalim nefret sadaginda bir alev oku olmayi, sevgi kiliminde desen olmak varken.... çünkü riza burada...

Alev söner, kül toza bulanir; sevgi asil sahibine döner, tali yoldan sahipligini üstleneni de alir götürür O'na... ve iste riza...

Sevelim, ne amaçla oldugunu, ne için oldugunu bir tarafa birakarak rahmetine sigindigimizin merhametine bende olmak için.... rizasi için...

Sevelim, düsmanina dahi sefkatini esirgemeyenin genis gönlünde taht kurmak için.... O'nun rizasi için...

Sevelim... Vallahi ne kadar sikintimiz varsa hep sevgisizlikten... ama O'nun ölçüleri ile.... Bu degil mi bekledigi riza adina...

Dini amacimiza alet etmemek, sevgimizi pespaye kötürüm sehevani duygulardan temizlemek için O bizi nasil seviyorsa, nasil sevmemizi istiyorsa öylece sevelim ve orada kenetlenelim... Basimiza ne geliyorsa bu kenetlenmenin O'nun için olmamasindan kaynaklanmiyor mu?...

Sahis sahsiyet kimlik kisilik geç bunlari azizim...

Para söhret hükmetmek sahiplenmek hele bunlar ki topyekun bir maval...

Bizim önümüz var, geride kalana hasretimiz... Önümüzü gerimize almanin adidir sevgisizligimiz...

Allahumme! bana ve tüm kardeslerime Kendi'nden verdigin emaneti San'a saf bir sekilde döndürmeyi nasib eyle...

ismail arslan
__________________
İslam Su İnsan Balık; Suya Gir, Kurtul!

Buraya Baktınız mı? Tıklayın
eski 18.01.2008, 22:51 Hak-dilaram isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #2
Hak-dilaram isimli üye'ye teşekkür eden 9 üye:
adıdeğmez....
 
hafsa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 16.08.2007
Mesajlar: 2.673




Teşekkür etti: 15.974
Teşekkür aldı: 2.601 konuda 9.642 kere
kucult  büyük
bu konuyu yazdırıp öyle okuyacaktım.. ikinci yazıdaki karakterleri ( i = ı; s = ş ) değiştireyim derken okumuş bulundum..

Allah râzı olsun.. yine çok güzel yazmışsınız..
eski 19.01.2008, 00:18 hafsa isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #3
hafsa isimli üye'ye teşekkür eden 5 üye:
Hademe
(Konuyu Başlatan)
 
Hak-dilaram - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 5.682




Teşekkür etti: 11.127
Teşekkür aldı: 5.002 konuda 25.496 kere
kucult  büyük
amin, cümlemizi. teşekkür ederim.
__________________
İslam Su İnsan Balık; Suya Gir, Kurtul!

Buraya Baktınız mı? Tıklayın
eski 07.06.2008, 21:26 Hak-dilaram isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #4
Hak-dilaram isimli üye'ye teşekkür eden 5 üye:
Şeref Üyesi
 
DuaLar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 03.04.2008
Mesajlar: 765




Teşekkür etti: 3.505
Teşekkür aldı: 727 konuda 2.789 kere
kucult  büyük
.Okuduklarım karşısında kuracagım cümleler eminim boynunu bükerler.
Hakikat nede güzel ifade edilmiş. Akıcı,duru ve öyle bizden ki...
Yüreginizi hiç susturmayın ne olur.
Kelamınıza, kaleminize saglık olsun.
Allah yar ve yardımcınız olsun.
...DuaLarLa...

__________________
SesizLigim ÇıgLıgımdı. Hepiniz mi Sagırdınız?

Konu DuaLar tarafından (08.06.2008 Saat 23:35 ) değiştirilmiştir..
eski 08.06.2008, 23:23 DuaLar isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #5
DuaLar isimli üye'ye teşekkür eden 6 üye:
adıdeğmez....
 
hafsa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 16.08.2007
Mesajlar: 2.673




Teşekkür etti: 15.974
Teşekkür aldı: 2.601 konuda 9.642 kere
kucult  büyük
güncelleme...
__________________
...Allâhumme eınnî alâ zikrike ve şukrike ve husni ibâdetik...
eski 22.07.2008, 18:26 hafsa isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #6
hafsa isimli üye'ye teşekkür eden 2 üye:
Ceddi Osmanlı.....
 
siyahsancaktar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 24.03.2008
Nerden: İstanbul
Mesajlar: 4.159




Teşekkür etti: 32.138
Teşekkür aldı: 3.672 konuda 11.196 kere
kucult  büyük
Rabbim razı olsun.....
__________________
Bir gözyaşı, bir cevherdir ateşten kaynayan ve alev gibi yanan.
Özü sudur ama avuçta bir yalım, gönülde bir yangın olur.
Bir ateş düşünün,
dumanı âh ile çıkar da külleri göz yaşına karışır ya…
Hayat bir mum alegorisidir hani, mumun başındaki yanış gözde yaş olur da gözyaşı alevle barışır ya…
Alev can ipliğini yakınca, acıdır ki, bedenini eritir de mumun, su ile alev birbiriyle yarışır ya…
eski 22.07.2008, 19:01 siyahsancaktar isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #7
siyahsancaktar isimli üye'ye teşekkür edenler


Seçenekler




Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 16:42 .