7 Ramazan 1429
07 Eylül 2008, Pazar
7 Ramazan 1429
07 Eylül 2008, Pazar
Ayet
Ey iman edenler! Oruç sizden önce gelip geçmiş ümmetlere farz kılındığı gibi size de farz kılındı. Umulur ki korunursunuz.
Bakara-184
hadis
Ramazan bereket ayıdır. Allah bu ayda, günahları bağışlar, duaları kabul eder.
Taberani

GİrİŞ Yap

Kullanıcı ismi:
Şifreniz:

Beni hatırla

...........................................
Şifrenizi mi unuttunuz
yoksa hâlâ üye değil misiniz? Hemen Üye Olun

Arama


Gelişmiş arama yap

Online Üye

Şuan Forumda: 33 (6 Kayıtlı ve 27 Misafir) bulunmaktadır.

Online   --sena--, nur talebesi, siyahsancaktar, yahya



Hak-dilaram » GENEL » Hayatın İçinden » Bir Destandır Çanakkale!


 
Seçenekler
Üye
 
belemir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 04.02.2007
Mesajlar: 91




Teşekkür etti: 36
Teşekkür aldı: 47 konuda 104 kere
kucult  büyük
Bir Destandır Çanakkale!

Japonlar, Özal'a Çanakkale'yi nasıl örnek gösterdiler?


Papatya Yayınları 'Destanlaşan Çanakkale' kitabının yeni baskısını yayınladı. Japonların kendi çocuklarına nasıl bir milli şuur kazandırdıklarının da anlatıldığı bu kitaptan çarpıcı bir Çanakkale olayı aktarmak istiyorum bugün sizlere.
İnanıyorum ki bu mesaj yüklü olayı siz de benim gibi merakla okuyacak, uzun zaman düşünmekten kendinizi alamayacaksınız. Bir zihniyetin yasaklamaya kalkıştığı Çanakkale ziyaretlerini Japon eğitimciler, nasıl bir milli şuur kazanma mekânı olarak tavsiye etmekteler Özal'a bir görelim.

Mustafa Turan'ın 'Destanlaşan Çanakkale' kitabından aynen özetlediğim olay şöyle cereyan eder:

-Eğitim alanında uzman Japon heyeti, zamanın Milli Eğitim Bakanı Vehbi Dinçerler'in de içinde bulunduğu bir heyetle Başbakan Turgut Özal'ın huzuruna çıkar ve davet üzerine geldikleri ülkemizde inceledikleri eğitimimizin gençlerimiz üzerindeki verimsiz sonuçlarını şu soğuk cümle ile ifade ederler:

-Gençlerinizde milli şuur eksiktir! Bu eğitimle gençlerinize milli şuur vermeniz de mümkün değildir!.

Şok etkisi yapan bu tespitten sonra sorular arka arkaya gelir.

-Siz Japonlar gençlerinize milli şuuru nasıl veriyorsunuz, nasıl bir eğitim programı uyguluyorsunuz? Bizimkinden çok mu farklı?. Japon heyetinin sözcüsü şu bilgiyi verir:

-Biz der, eğitime şok testler uygulayarak başlarız. Önce çocukları uçak kadar hızlı giden trenlere bindirir ve çok katlı yollardan geçiririz. En üstün teknolojiyi gösterir, robotlarla çalışan dev fabrikalarımızı gezdiririz. Bu baş döndürücü teknoloji karşısında sarsılan ve şoke olan çocuklarımıza deriz ki:

-İşte gördüğünüz bu hızlı trenleri ve üstün teknolojiyi sizin atalarınız yaptı. Eğer siz daha çok çalışırsanız daha hızlı giden ulaşım araçları yapar, daha üstün teknoloji meydana getirir, daha modern fabrikalar kurarsınız... Sonra çocuklarımızı Hiroşima ve Nagazaki'ye götürüp düşmanın harap ettiği bölgelerimizi gezdirir ve bu defa da deriz ki: Bakın, eğer siz birlik beraberlik içinde çalışmazsanız, işte düşmanlar sizin ülkenizi yakar, yıkar, bu hale getirirler. Ama birlik beraberlik içinde çalışırsanız, güçlü olursunuz, düşmanlarınız size saldırmaya cesaret edemezler. Artık birlik beraberlik içinde çalışmak ve çalışmamak konusunda kararınızı siz verin...

Bu örneklerle çocuklarımız kendilerine gelerek iyi ve çalışan bir Japon genci olma yolunda milli bir şuur ve heyecanla okumalarını sürdürürler..." Japonların bu tespitlerini sundukları sırada geriden bir ses duyulur:

-İyi de bizim sizin gibi Hiroşima ve Nagazaki'miz yoktur ki.. demek isterler.

Japon eğitimci hemen cevap verir:

-Sizin Hiroşima ve Nagazaki gibi yerleriniz bizimkilerden çok daha etkilidir, dedikten sonra şunları ilave eder:

-Bir metrekareye bin merminin düştüğü Çanakkale Zaferi'nin kazanıldığı tarihî savaş alanları sizde. Çocuklarınızın ve gençlerinizin şoke olması için yeter de artar bile. Dünyanın en gelişmiş ve güçlü ordularına karşı Türkler olmazları olduruyor ve bütün dünyayı hayretler içerisinde bırakan bir zafer kazanıyorlar. İşte sadece bu olay, bu bölge ve bu zafer dahi gençlerinizin milli şuur kazanmalarına yetecek örneklerle doludur. Bu sebeple gençlerinizi Çanakkale'ye götürüp gezdirmelisiniz. Bölgeyi bilerek gezmeli, atalarının ne olmazları başardığını gururla görmeli, iftiharla öğrenmelidirler.. Daha sonra onlara demelisiniz ki: Sizler de birlik beraberlik içinde çalışmazsanız, düşmanlarınız yine gelirler, Çanakkale'yi işgal etmeye kalkışırlar, yurdunuzda özgür yaşamayı size layık görmezler... Ama çalışır, teknolojiyi yakalarsanız, ülkenizi kalkındırır, ilerleyen ülke haline getirirseniz, düşmanlarınızın sizi etkileri altına alma cesaretleri yok olur. Özgürlüğünüzü korursunuz.. İki büklüm değil, başınız dimdik yaşarsınız!..

Mesaj yüklü birçok olayı 'DESTANLAŞAN ÇANAKKALE' kitabında okuyucusuna duyurmuş bulunan Mustafa Turan Bey, verdiği çarpıcı örneklerle takdire layık bir hizmette bulunmuştur, diye düşünmekteyim.


14 Mart 2007, Çarşamba
Ahmet Şahin/Zaman
eski 14.03.2007, 05:51 belemir isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #1
belemir isimli üye'ye teşekkür edenler
Üye
 
ateş dide - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 20.02.2007
Mesajlar: 82




Teşekkür etti: 49
Teşekkür aldı: 16 konuda 38 kere
kucult  büyük
Ahh ahh.Ümitsiz olmayalım diyorum da nasıl düzelecek bu milletin hali demeden edemiyorum Çok üzülüyoruz da üzüldüğümüz kadar duaya,milletin güzel ahvalleri için Rabbimize istirhama o kadar yanaşmıyoruz.Halbuki bal gibi biliyoruz ki kurtuluş O,nda.Saptığımız yola yeniden revan olduracak O.Azıcık gayret ver Ya Rab.Ecdadın hürmetine,Rasul'unun hürmetine
__________________

Dilim Sana içtenlikle yakarırken,sözlerimden fazlasıyla anla beni.
Bensiz bırak,Sensiz bırakma beni..
eski 15.03.2007, 07:50 ateş dide isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #2
.................
 
monaroza - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 15.455




Teşekkür etti: 26.780
Teşekkür aldı: 11.811 konuda 41.843 kere
kucult  büyük
Unglücklich çanakkale Geçildi!

Neden siperler kazdılar? Neden canlarını verdiler?

Gerçek boyutunda görmek için tıklayın.

İnsanımız ahlaksız yayınları seyrederek TÜRK örf ve adetlerinden uzaklaşsın ar, namus ayaklar altına alınsın diye mi?

Gerçek boyutunda görmek için tıklayın.

Küçücük çocuklarımızı ahlaksız televizyon programlarını seyredip onları örnek alsınlar diye mi?

Gerçek boyutunda görmek için tıklayın.

Mehmetçik günlerce aç ve susuz bir şekilde Çanakkalemizi ne için savundu?

Gerçek boyutunda görmek için tıklayın.

Minik yavrularımız televizyonda görüp özendikleri uyuşturucuya bağımlı olsunlar diye mi?

Gerçek boyutunda görmek için tıklayın.

Perişan olmuş bir vaziyette vatan için mücadele eden Mehmetçik ne için şehit oldu?

Gerçek boyutunda görmek için tıklayın.

Mezara bile konmayacaklarını bildikleri halde o kadar insanımız ne için canını verdi?

Gerçek boyutunda görmek için tıklayın.


Kendini bilmez maşaların yayınlarından etkilenelim diye mi?
(02.01.2007 de ATV de yayınlanan programın tartışma konusu “Bekaret önemli mi? Namus diye bişey var mı?”)

Gerçek boyutunda görmek için tıklayın.

Gerçek boyutunda görmek için tıklayın.

Binlerce mermiye ne için göğüs gerdiler?

Gerçek boyutunda görmek için tıklayın.


O günlerde savaşarak Çanakkale yi geçemeyen düşmanın, bugün elini kolunu sallayarak, güzelim vatanımıza girip istedikleri ahlaksızlıkları yapsın diye mi?

Gerçek boyutunda görmek için tıklayın.

Gerçek boyutunda görmek için tıklayın.

Gerçek boyutunda görmek için tıklayın.

Gerçek boyutunda görmek için tıklayın.


253 bin şehit şimdi Çanakkale’de ne için yatıyor?

Gerçek boyutunda görmek için tıklayın.



Çanakkale Geçilmez Di…

Ama Biz Kendi Ellerimizle Düşmana Çanakkale’yi Geçirdik…

Atalarımız Bizim İçin Çanakkale’yi Kapatmışlardı…

18 Mart Geldiğinde Çanakkale Geçilmez Diye Övünüp O Muhteşem Duyguyu Hissetmeyin Sakın

Kendinizi Kandırmayın.

Gerçek boyutunda görmek için tıklayın.

Gerçek boyutunda görmek için tıklayın.
Gelibolu Hilal-i Ahmer Hastanesi'nde tedavi gören yaralılar.

Gerçek boyutunda görmek için tıklayın.
Çanakkale'deki Türk birliklerinden 3. Kolordu ve Kuzey Grubunun komutanı Tuğg. Esat (Bülkat) Paşa Gelibolu Yarımadası'ndaki karargahında (1915)

Gerçek boyutunda görmek için tıklayın.

Gerçek boyutunda görmek için tıklayın.

Gerçek boyutunda görmek için tıklayın.

Gerçek boyutunda görmek için tıklayın.

Gerçek boyutunda görmek için tıklayın.

Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş, asker!
Gökten ecdad inerek öpse o pak alnı değer.


Ne büyüksün ki, kanın kurtarıyor Tevhid’i…
Bedr’in aslanları ancak, bu kadar şanlı idi.


Sana dar gelmeyecek makber’i kimler kazsın?
“Gömelim gel seni tarihe” desem, sığmazsın.


ALINTI
__________________
“Zikret"

http://yurekyanginlari.blogcu.com/
eski 18.03.2007, 08:18 monaroza isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #3
monaroza isimli üye'ye teşekkür edenler


Seçenekler




Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 17:32 .


Page generated in 0,32470 seconds with 14 queries