Muhakkak O (kur’ân), arşın sâhibi (Allah katında) yüksek mevkiye sâhip, çok şerefli, güçlü bir elçinin (Cebrâil’in, Allah’tan) getirdiği sözdür.
(Tekvir 19-20 )
Resullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Kim, rızkının Allah tarafından genişletilmesini, ecelinin uzatılmasını isterse sıla-i rahim yapsın.
(Buhari, Edeb 12)
GİrİŞ Yap
Online Üye
Şuan Forumda: 67 (21 Kayıtlı ve 46 Misafir) bulunmaktadır.
Milâttan 900 yıl önce, insanlar bir tapınağa aşağıdaki yazıyı asarak okurlar ve bayramlarını kutlarlardı:
"Gürültü patırtının ortasında sükûnetle dolaş! Sessizliğin içinde huzûr bulunduğunu unutma!
Başka türlü davranmak açıkça lüzumlu olmadıkça herkesle dost olmaya çalış!
Sana bir kötülük yapıldığında, unut ve bağışla! Ama kimseye teslim olma!
İçten ol! Telaşsız, kısa ve açık seçik konuş!
Başkalarına da kulak ver! Aptal ve câhil oldukları zaman bile dinle onları! Çünkü, dünyada herkesin bir hikâyesi vardır.
Yalnız planlarının değil, ne kadar küçük olursa olsun başarılarının da tadını çıkar!
İşinle ilgilen! Seveceğin bir iş seçersen, hayatında bir an bile çalışmış ve yorulmuş olmazsın. İşini çok seveceksin!
Olduğun gibi görün! Ve göründüğün gibi ol!
Sevmediğin zaman, sever gibi yapma!
Çevrene nasihatlerde bulun ama, hükmetme!
İnsanların kusurlarını bulmaya çalışırsan, onları sevmeye zamanın kalmaz.
Ve unutma ki, insanlığın yüz yıllardır öğrendikleri bir kumsaldaki kum tanecikleri değildir.
Kaybetmeyi, ahlâksız bir kazanca tercih et! Birincisinin acısı bir an, ötekinin vicdan azâbı bir ömür boyu sürer.
Bâzı idealler o kadar değerlidir ki o yolda mağlup olman bile zafer sayılır.
Bu dünyada bırakacağın en büyük miras dürüstlüktür.
Yılların geçmesine öfkelenme!
Rüzgârın yönünü değiştiremiyorsan yelkenlerini rüzgâra göre ayarla!
Çünkü dünya, karşılaştığın fırtınalarla değil, gemiyi limana getirip getirmediğinle ilgilenir. Ara sıra isyana yönelecek olsan da, hatırla ki yaratıkları yargılamak imkânsızdır.
Doğduğun zamanları hatırlar mısın? Sen ağlarken herkes sevinçle gülüyordu. Öyle bir ömür geçir ki, sen öldüğünde herkes ağlasın!
Sabırlı, sevimli ve vefâkâr ol!
Önünde sonunda bütün servetin sensin.
Görmeye çalış ki bütün pisliğine ve kötülüğüne rağmen, dünya yine de insanoğlunun biricik güzel mekânıdır...
Dere kenarındaki iki derviş kılıklı adam, suyun sesine kanmış, gönül kaselerine köpük köpük hikmet yüklemişlerdi. Yanlarına bir karınca yaklaştı,
“Efendiler, sizin günaha kör kalmanız, günahı köreltmiyorsa, körlüğünüzün günahkara ne faydası vardır? Marifet, günahkarı görmezden gelmek değil, günahı köreltmektir.”
Derviş kılıklı iki adam, eğildiler. Karınca alnı kırış kırış, gözlerinin ferini yitirmiş, piri fani bir karıncaydı. Karıncanın elini öpmek istediler, karınca elini çekti.
“Biz günah işledik, cehaletimiz bize yalan yanlış sözler söyletti, affet bizi karıncalar şahı.” dediler.
Karınca gür kaşlarını çattı:
“Günahınızı ulu orta anlatmayın. Günahı itiraf eden kişi, itiraf ettikçe daha büyük günahlar işler. Sizin hangi günahınız, Tanrının rahmetinden daha büyük olabilir. İnsandan medet ummayın, Tanrıdan yardım dileyin. Siz vicdanınıza itiraf edin.” dedi.
Karıncalar Şahı, mor taşın altına kaçtı. Çiy tanesi ile söyleşmeye durdular, insanın sığlığı üzerine.
“Günahınızı ulu orta anlatmayın. Günahı itiraf eden kişi, itiraf ettikçe daha büyük günahlar işler. Sizin hangi günahınız, Tanrının rahmetinden daha büyük olabilir. İnsandan medet ummayın, Tanrıdan yardım dileyin. Siz vicdanınıza itiraf edin.” dedi.
İbret alınması ve dikkat edilmesi gereken bir husus...
Bilmeden itiraf ettiğimiz günahlarımızı da bağışlaması için niyaz edelim Rabbimize..
__________________ Biraz kül,biraz duman... O benim işte!
---------------------------------------- http://mesutizm.blogcu.com
Musa dedi ki : " Ey hesap gününün sahibi Rabbim , suretler yaratıp yine harap edersin.Cana can katan kadın ve erkekler yaratırsın,sonra hepsi fani olur?"
Cenab-ı Hak , Musa'ya buyurdu ki : "Ey akıl sahibi , madem ki sordun , gel cevabını işit.
Ey Musa , yere tohum ek de , bunun önü ardı sana malum olsun."
Musa denileni yapıp , tohum ekti ; onlar da yeşerip başakları olgunlaştı. Orakla onları keserken , gaybdan heybetli bir ses geldi :
"Niçin ekip yetiştiriyor , olgunlaşınca kesip parçalıyorsun ?.
Musa dedi ki : " Ya Rabbi , böyle yaptım , çünkü taneyle saman birbirine karışık.Taneye saman ambarı layık degil ; saman da bugday ambarında heder olur. Bunların karışması hikmete uygun olmaz , her birinin ayrılması lazım. "
Cenab-ı Hak : "Sen böyle harman yapmasını kimden ögrendin ?" dedi.
Musa da : " Ya Rabbim , bu temyizi (seçme, ayırma) bana sen verdin. " deyince , Cenab-ı Hak da :
"Öyleyse halk içinde temiz ruhlar oldugu gibi , bazı kararmış ruhlarda vardır ! Bütün bunlar aynı degil ; kiminde inci , kimide boncuk bulunur.
Her zaman bugdayın samandan ayrıldıgı gibi , iyiyle kötüyüde ayırmak vaciptir..
Mesnevi IV / 3023-49
Mevlana Celaleddin Rum-i /Emine yeniterzi
kitaptan bir kaç bölümü ekledim...Okumak isteyenlere tavsiye edebilecegim bir kitaptır ayrıca...