Zayıfım , arıgım çaresizim , ama degil mi ki can kulagıma :
"Andolsun ki , biz Ademoğullaını üstün ettik." (isra 17/70) sesi ulaştı, o sesin inayet eserlerini duydum ; ne zayıfım , ne arıgım, ne de çaresizim, dünyanın çaresini bulurum ben. Oklugumu senin oklarınla doldurdum mu Kaf Dagının bile belini çeker , bükerim.
Su , pis bir adama ;
"Ey pis adam koş bana gel ki seni temizleyeyim" dedi.
pis adam ;
"Su'dan utanıyorum." dedi.
Su, bunun üzerine ;
"Eger utanırsan nasıl temizleneceksin, bu pislik benim dışımda nasıl temizlenir."dedi.
*Gönül ten havuzunda çamura bulandı , ama ten gönül havuzunda temizlendi.
*Ten deniziyle gönül denizi birbirine bitişiktir, fakat aralarında bir berzah vardır,
birbirlerine kavuşamazlar.
Zayıfım , arıgım çaresizim , ama degil mi ki can kulagıma :
"Andolsun ki , biz Ademoğullaını üstün ettik." (isra 17/70) sesi ulaştı, o sesin inayet eserlerini duydum ; ne zayıfım , ne arıgım, ne de çaresizim, dünyanın çaresini bulurum ben. Oklugumu senin oklarınla doldurdum mu Kaf Dagının bile belini çeker , bükerim.
Ya aslında Mesnevi ile ilgili ayrı bir konu varmış sonradan ögrendim.
Bilseydim direk oraya eklerdim..Neyse kısmet buraya imiş..
İnşallah artık oraya eklerim
Eski Çin'de bilmece meraklısı bir seyyah, diyar diyar dolaşıp karşılaştığı bilgelere sorular sorarak hayatın özünü ve gerçeklerini kavramaya çalışmaktadır.
Bir gün yüksek tepelerde oturan bir bilgeden bahsedildiğini duyar.
Derhal yola çıkar, bilgeden izin alarak iki soru soracağını söyler.
Seyyah: “Dünyada başarılması en zor olan şey nedir?” diye sorar.
Bilge der ki: “İnsan olmayı başarmaktır.”
Seyyah ikinci soruyu sorar: “Dünyada en çok ve az bulunan iki şey nedir?” Bilge gene der ki: “İnsanoğlu çok, insan azdır...”
Zayıfım , arıgım çaresizim , ama degil mi ki can kulagıma :
"Andolsun ki , biz Ademoğullaını üstün ettik." (isra 17/70) sesi ulaştı, o sesin inayet eserlerini duydum ; ne zayıfım , ne arıgım, ne de çaresizim, dünyanın çaresini bulurum ben. Oklugumu senin oklarınla doldurdum mu Kaf Dagının bile belini çeker , bükerim.
Hz. Mevlana (mecalis-i seb'a 12 )
budur.her yol her çağre mecbur bırakılmışken.çağresizlik olur mu.çok şükür.