| | ŞEHiD
Üyelik tarihi: 17.10.2007
Mesajlar: 226
Teşekkür etti: 1.126
Teşekkür aldı: 206 konuda 824 kere
| Kalemi şerefli kurban,
MÜBAREK OLSUN!.. MUBAREK OLSUN!... | 
02.01.2008, 22:32
| |
musafaha isimli üye'ye teşekkür eden 8 üye:
| | | Hademe (Konuyu Başlatan)
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 5.749
Teşekkür etti: 11.201
Teşekkür aldı: 5.078 konuda 25.978 kere
| ahmed, 8-9 yaşlarında var yok...
said abi'si mısır'da ve ahmed, onu çok özlüyor.
özcan, osman, biz oturduk bir ezgi hazırladık ona, güfte beste bize özgü ve sadece ahmed'e özel...
said abini özledin
yollarını pek gözledin
Allah, seni sevindirsin
kutuda baklava maydanoz
üstaz'ımla bir arada
ne orada ne burada
senin yerin arş-ı ala
kutuda baklava maydanoz
ahmed abi, öldüm bugün
son gördüğüm ilk gördüğün
cenazemde mutlu düğün
kutuda baklava maydanoz
ahmed, 'kutuda baklava maydanoz' dedikçe öyle gülerdi ki, o gülüşün hatrına biz daha bir şevkle asılırdık ezgimize...
kulakların çınlasın ahmed'im  | 
04.01.2008, 22:40
|
Hak-dilaram isimli üye'ye teşekkür eden 18 üye:
aace, dilara92, dilerim, diyarbekrî, Ebu-zer, edeb, efsun hayal, ES_RA, hafsa, HighTechMuslim, jenerator, kapına_geldim, leys, musafaha, nesimi, veda, zenciiRii | | | ER HAMİL
Üyelik tarihi: 06.11.2007
Mesajlar: 757
Teşekkür etti: 4.814
Teşekkür aldı: 721 konuda 3.411 kere
|
Ahmed im dedinizde üstad
benimde aklıma bir anı geldi
Isparta da külliyenin birinci katı inşaat halinde
7-8 kişi bankta oturuyoruz
Üstazda teşrif etti yanımıza bir sandalye attık oturdu
Çok geçmeden said abi heyecanla geldi yüzünde güller açıyor
Kurban Ahmed takdir almış evin orada bekliyor gelmiyor dedi.
Üstaz;
Öylemiii çağır gelsin söyleki babannn çağırıyor
Said abi koşarak gitti ve ikisi koşarak geldi
On yaşındaki Ahmed in sevinci ağlamaklı gözlerinden belli.
Üstaz;
Sen takdir aldın öylemiiiiiii
Ahmed abi kafasını salladı.
Gel Ahmedim çıkar ayakkabılarını çık dizlerimin üstüne
Ahmed kendini tümden koyuverdi
O güzel Ahmed in yüzü hem gülüyor Hemde gözlerinde billur yaş
Ayakkabılarını çıkarırken said abide kendini salıverdi
Derken koro halinde hepimiz
Dizlerine çıktı. Üstaz iki gözünden öptü ve kağıt para verdi
Şimdi sen dünyalık ilminden takdir aldın bu kadar sevindik
Eğer sen ahiret ilmindende takdir alırsan daha çok sevinir
senide daha fazla severim Hem o zaman çok çok paralar veririm
Dolarlar marklar veririm
Hadi bakalım şimdi eve git ağlama
Ahmed gittikten sonra said abi yanımızda çisil çisil ve bizde
Üstaz bize döndü ve dediki
Allah a and olsun Namazını kılan,büyük günah işlemeyen,
küçük günahlara devam etmeyen ve bir de beni seven kimseyi
Şu oğlum said den ve ahmed den daha fazla severim | 
05.01.2008, 00:13
|
nesimi isimli üye'ye teşekkür eden 28 üye:
aace, Ayşe Reşad, belma, DeRCan, devr-i alem, dilara92, dilerim, diyarbekrî, ebrar69, Ebu-zer, edeb, efsun hayal, ES_RA, hafsa, Hak-dilaram, HighTechMuslim, jenerator, kapına_geldim, leys, mbeg_dilara, münacaat, musafaha, nurulhak, serf, turab, veda, zenciiRii | | | Hademe (Konuyu Başlatan)
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 5.749
Teşekkür etti: 11.201
Teşekkür aldı: 5.078 konuda 25.978 kere
|
Kadi Beydavi, buyuk bir alimdir. Oyle ki onun yazdigi Beydavi tefsiri yuz kadar degisik sekilde mana edilebilecek tarzda genis bir ilim ile donanmistir.
Boylesi buyuk bir alim olan Kadi Beydavi'nin basina bakiniz neler geliyor:
Bir gun ona bir tarlanin mirastan payina dustugu haberi iletilir. Bu haber uzerine derhal o tarla topraklarinda iki rekatlik sukur namazi kilmak icin yola cikar.
Vakit geceye yakindir; lakin Kadi Beydavi, bu gunun isini yarina birakmayanlardandr.
Dolunayin aydinlattigi gecede yururken, ansiz bir genc onunu keser ve:
- Sokul paralari! der. Kadi Beydavi:
- Evladim, hirsizlik haramdir ve cezasi agirdir; sen ise gencsin, kendine yazik etme, der. Genc:
- Konusma, sokul paralari! der. Kadi Beydavi:
- Yavrucagizim! Gel vazgec bu isten. Bak ben, bu memleketin kadisiyim. Eger ihtiyacin cok ise yarin makamina gel, senin ihtiyaclarini goreyim; sen yeter ki boylesi buyuk bir gunahtan ve kusurlu isten vazgec! Genc:
- Kadi efendi! sokul paralari dedim sana! Evet.. Hirsizlik haramdir; lakin kadi soymak helaldir! der. Kadi Beydavi saskin:
- Nasil olur boyle bir sey, ne nakle, ne de akla uygun degil, nasil soylersin bunu? der.
Genc, Kadi Beydavi'nin ilmi duzeyine uygun, onun net olarak anlayabilecegi bir sekilde delil getirir bu sozune ve:
- Haydi sokul paralari! der.
Kadi Beydavi de gencin getirdigi delili curuten bir baska delil one surer ve bu hal 99 delil boylece devam eder.
Sonunda gencin getirdigi her delili curuten Kadi Beydavi gencin yuzuncu delilini curutemez ve butun paralarini ve ustundeki agir giysileri de o gence birakarak, perisan bir halde tekrar evine doner.
Evde hanimi, Kadi Beydavi'nin ust basinin olmadigini gorur gormez, derhal durumu sorar. Ahvali ogrenince de:
- Efendi sen ki bu devrin en buyuk alimlerindensin! Yazdigin tefsir cihana bedeldir. nasil olur da tuysuz bir genc seni ilmen ve fikren yener ve ona karsi mahcub olursun, bu hirsizliga goz yumarsin? Kadi Beydavi der ki:
- Behey hanm sus! Vallahi o oyle ilim sahibi bir gencti ki, senin benim hanimim olmadigini ve ona ait oldugunu soylese, isbatlayacak kudreti vardi! der.
Ertesi gun, Kadi Beydavi, talebelerine ders verirken o genc cikagelir ve:
- Kalk gidiyoruz! Sen benim kolemsin ! der. Kadi Beydavi saskinligin zirvesinde:
- Ben nerden senin kolen oluyor musum? der. Genc:
- Senin dededin dedesi, benim dedemin dedesinin kolesi imis. Surdan soyle, burdan boyle... elhasil sen bana kole olarak mirastan dustun, der. Kadi Beydavi, tarihi silsilenin dogrulugundan ve gencin sozunun kesinliginden boynunu buker ve onunla birlikte teslim bir halde yurumeye baslar.
Genc bir muddet sonra:
- Kadi Beydavi! Ben Allah Subhanehu ve Teala'nin meleklerindenim! Senin hakkinda iki hukum celisti. O ihtilafi gidermeye gorevlendirildim! der ve devam eder:
- Allah Teala, ilmi ile amil bir zata cehennem gostermeyecegini va'ad etti. Sen ilmi ile amil bir zatsin; lakin yine Allah Teala, zekatinda eksiklik olana muhakkak cehennem va'd etti. Senin bu seneki zekatinda iste su kadar eksiklik vardir.
Hadi bu eksikligi gider de hukum duzelsin, der.
Kadi Beydavi zekatini tamamlar ve malinin ucte ikisini de tasadduk eder. NOT: Anladığımız şekilde yazdık, Molla Hasan'dan dinlemistik. O da üstaz'dan bize nakletti. bu hikayenin bir de anlatılış sebebi var ki, o daha enteresan bir yaşanmış vakıa... | 
05.01.2008, 20:41
|
Hak-dilaram isimli üye'ye teşekkür eden 21 üye:
aace, Ayşe Reşad, belma, devr-i alem, dilara92, diyarbekrî, edeb, efsun hayal, ES_RA, hafsa, HighTechMuslim, jenerator, kapına_geldim, leys, musafaha, nesimi, nurulhak, veda, zenciiRii | | | Hademe (Konuyu Başlatan)
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 5.749
Teşekkür etti: 11.201
Teşekkür aldı: 5.078 konuda 25.978 kere
|
yukardaki menkıbenin anlatılış sebebini yazayım şimdi size:
üstaz, bir şehirde talebelik zamanlarından bir arkadaşıyla karşılaşır. sarılırlar, özlem giderirler kalp kalbe ve üstaz sorar: bu şehirde ne işin var senin? ne yapıyorsun burada?
talebe okutuyorum molla ismail!
kim? sen mi talebe okutuyorsun?
evet! ben okutuyorum.
ne okutuyorsun?
kadı beydavi okutuyorum.
sen! kadı beydavi mi okutuyorsun!?
evet! istersen sana da okuturum!
şimdi bu diyaloga kısa bir ara ile bir bilgi verelim: kadı beydavi'nin telifi beydavi tefsiri, sahasındaki en ciddi eserlerdendir. kadı beydavi zaman zaman ayetleri yüz değişik manaya tekabul edecek derinlikte tefsir etmiştir. okutulması hem zor, hem altyapı isteyen oldukça önemli bir çalışma yani...
üstaz'ın şaşırma sebebi ise, arkadaşı medresede emsiledeki 'yensuru' fiilinin çekimini bile bilmeyen biri olması sebebeyle.
'nasara'dan ileri geçememiş bir talebe.
akranları, sonra gelenler, sonra gelenler derslerini ikmal edip, icazelerini alıp gitmişler; ama o, nasara'dan öteye bir türlü geçememiş!
üstaz sorar: sen nasıl kadı beydavi okutuyorsun!?
arkadaşı anlatır:
molla ismail! siz de mezun oldunuz gittiniz. ben hala 'nasara'dayım! baktım ben bu işi yapamayacağım. kendimi talebenin hizmetine verdim. her türlü hizmetleri ile ilgilenmeye başladım. tuvalet, mutfak, silme, süpürme bilumum hizmetleri yaparak ve bundan lezzetlenerek hayatıma devam ediyordum.
birgün üstad'ımız, adeti üzere icaze vereceği talebeleri kır gezisine çıkardı yine ve benim de onlarla birlikte hazırlanmamı emretti.
şaşırdım! zira benim hiçbir şekilde icaze almaya yeter bir durumum ve ilmim yoktu!
sordum: bende mi?
evet! sen de hazırlan, gel!
şaşkınlığım üst düzeyde, afallamış durumdayım ve hazırlandım, kıra çıktık. icaze merasimi başladı ve bana: gel! sen de icazeni al! dedi.
efendim, ben nasıl icaze alabilirm? daha yensuru'yu bile çekmekten acizim! ben bu icaze ile ne yapacağım? dedim.
bana: bu, sana talebeye hizmete düşkünlüğün vesilesi ile Allah'ın bir lütfudur. artık sadatın hangi kitabını eline alırsan, sahibine fatiha hediye et ve sen kitabı okuma! kitap sana kendini okusun! talebe yetiştir. haydi mubarek olsun! dedi.
nitekim o gün bugündür elhamdülillah, hangi kitabı elime alsam, fatiha okumamla kitap bana ayan oluyor.
-----------------
haza min fadli rabbi.. | 
06.01.2008, 12:04
|
Hak-dilaram isimli üye'ye teşekkür eden 22 üye:
aace, ashqi, Ayşe Reşad, devr-i alem, dilara92, diyarbekrî, edeb, efsun hayal, ES_RA, hafsa, HighTechMuslim, jenerator, kapına_geldim, koylu, leys, münacaat, musafaha, nesimi, nurulhak, serf, zenciiRii | | | Hademe (Konuyu Başlatan)
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 5.749
Teşekkür etti: 11.201
Teşekkür aldı: 5.078 konuda 25.978 kere
| yeterli mi?...
anı yazmak; ânı, anılarda yaşamak...
fotograf çektirilmesine pek sıcak bakmaz. gerekçesi ise şu: hasret çekersiniz! yapmayın...
şu yaptığımız da bir şekilde, bizdeki tezahürü ile esasen geçmişi fotograflamak... mola | 
06.01.2008, 20:51
|
Hak-dilaram isimli üye'ye teşekkür eden 12 üye:
aace, devr-i alem, dilara92, diyarbekrî, efsun hayal, hafsa, kapına_geldim, koylu, musafaha, nesimi, zenciiRii | | | محمد ديار بكري
Üyelik tarihi: 20.08.2007
Mesajlar: 1.874
Teşekkür etti: 4.196
Teşekkür aldı: 1.737 konuda 7.385 kere
| yetmeeezz
dolduralım inşeAllah
risale için yani  | 
06.01.2008, 20:56
| |
diyarbekrî isimli üye'ye teşekkür eden 7 üye:
| | | Hademe (Konuyu Başlatan)
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 5.749
Teşekkür etti: 11.201
Teşekkür aldı: 5.078 konuda 25.978 kere
| diyarbekri´isimli üyeden Alıntı yetmeeezz
dolduralım inşeAllah
risale için yani  yetsin gari azizim 
dahası eserlerine müracaat...
bizim kalemi dinlendirmeye aldım.
Allah, istifade nasib eylesin.
yaşadıklarımı, duyduklarımı kendi yorum uslubumla aktarmaya gayret ettim, tutturduklarım onların keremi, tutturamadıklarım benim nakıslığım ... 
bir fatiha okuyalım sadatın ruhuna ruhaniyetine...
wesselam | 
06.01.2008, 21:00
|
Hak-dilaram isimli üye'ye teşekkür eden 18 üye:
aace, devr-i alem, dilara92, dilerim, diyarbekrî, efsun hayal, ES_RA, hafsa, jenerator, kapına_geldim, koylu, mbeg_dilara, musafaha, nesimi, serf, veda, zenciiRii | | | ..BiRaZ KüL BiRaZ DuMaN..
Üyelik tarihi: 04.01.2008
Mesajlar: 2.609
Teşekkür etti: 20.571
Teşekkür aldı: 2.428 konuda 8.357 kere
| Allah razı olsun...ne kadar güzel üstaz'ımın hayatından bişeyler okumak,bilmek..Allah-u Teala bize merhamet etsin,başımızdan eksik etmesin...sağlıklı upuzuun bi ömür versin inşaallah..Amiinnn. | 
07.01.2008, 02:43
| |
kapına_geldim isimli üye'ye teşekkür eden 6 üye:
| | | ..BiRaZ KüL BiRaZ DuMaN..
Üyelik tarihi: 04.01.2008
Mesajlar: 2.609
Teşekkür etti: 20.571
Teşekkür aldı: 2.428 konuda 8.357 kere
| ne kadar güzel şeyler yazıyorsunuz...Allah razı olsun...kutuda baklava maydanoz ) yeni okudum çok hoş...hep paylaşın nolur bunları...çok güzel oluyo okumak.. | 
07.01.2008, 02:51
| |
kapına_geldim isimli üye'ye teşekkür eden 3 üye:
| | Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 09:25 .
Powered by: vBulletin Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0 Bazaar Desings |