Muhakkak O (kur’ân), arşın sâhibi (Allah katında) yüksek mevkiye sâhip, çok şerefli, güçlü bir elçinin (Cebrâil’in, Allah’tan) getirdiği sözdür.
(Tekvir 19-20 )
Resullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Kim, rızkının Allah tarafından genişletilmesini, ecelinin uzatılmasını isterse sıla-i rahim yapsın.
(Buhari, Edeb 12)
GİrİŞ Yap
Online Üye
Şuan Forumda: 69 (15 Kayıtlı ve 54 Misafir) bulunmaktadır.
Allahu Teala yazılarınıza bereket versin... Dilinize ve özellikle ellerinize kuvvet versin ki biz de faydalanalım... Selametle Allah Celle Celalehu yar olsun... (İnşaAllah ısrarlarımızdan bunalmıyorsunuzdur)
üstaz'ın eserleri, o kitaplarla haşır neşir içinde olduğu sürece, yazıldığı gibi kalan eserler değildir. 60 sene ilmin peşinde koşturan bu zat, hala yeni bir bilgiye belgeye ulaştığında eserlerinde ilgili bölümlerde neye ulaştı ise, onu okuyucusu ile buluşturur. yeni ilave ve tahkikler ile eserlerini daima diri tutar.
eserinden bir mevzu çıkardığına şahitliğim olmadı. 20 sene önce söylediği ile şimdi söylediği arasında bir tezata da şahit olmadım; ama tahkikte bir eksiklik ihmal unutmaklık olmuşsa hemen telafi ettiğine defalarca şahit oldum.
bu zat öyle bir alim ki şu vasfını söylemezsem büyük bir vebalde kalacağım:
mufassal medeni ahlak'a fihrist yaptığım dönemde, kütüphanesinde çalışıyorum.
çok zengin bir kütüphanesi vardır. diyebilirim ki, onun kütüphanesindeki kaynak çeşitliliği çok az alime nasib olacak bir zenginliktedir. kitaba çok kıymet verir ve ona lazım bir esere ulaşamazsa, azami gayretini sarfeder, eseri temin için bütün ilgili ilgisizleri ayaklandırır. heyecanını hemen hissedersiniz.
mufassal medeni ahlak eseri genişletiliyor. bir yandan da bendeniz hazırlanan biten sayfaların tashihi ve fihristi ile meşgul oluyorum.
dedi ki: adaş! bu eser için söyle bakalım kaç eserden istifade etmişimdir!?
soru ani ve cevap hemen isteniyor!
eser tahkik meziyetini bildiğim için: efendim 1.000 eser tahkik etmişinizdir! dedim. itiraf edeyim onu sevdiğim için abarttığımı düşündüm o anda ve dedi ki:
3.000 eser araştırdım ve yazdım! ama siz bin diye yazın!
benzer bir hatıram da ehli sünnetin nazarı itikadın ölçüsüdür eserinde var.
fihristini yapıyoruz yine, sordu: kaç hüküm, ölçü tespit ettin?
2500 dedim!
daha fazla; ama madem bu kadar tespit ettiniz 2500 hüküm vardır yazın dedi.
bu tevazudur aziz ve azizeler!
daha dün bir kardeşim, toplumca tanınan bir hoca'mızın ona ilmini yüzüne övdüğü sırada:
hayır! biz alim değiliz, biz ancak evvelki alimlerin sözlerini nakleden birisiyiz. siz, bizim gördüğümüz hakiki alimleri görmediğiniz için bizi alim sanıyorsunuz dediğini nakletti.
işte ilmi asırlara taşıyan kudret budur...
ne mutlu ilme ve alime kıymet verenlere...
__________________ İslam Su İnsan Balık; Suya Gir, Kurtul!
nasib... daha yazacak aktaracak çok şey var inşallah. net dünyasının imkanı kitaptan daha reel aslında. birebir okunduğunu ve yayıldığını düşünüyorum inşaAllah. belki daha sonra, neden olmasın ve belki de üstaz'ın tarihçe i hayatına dair bir çalışma yapılıyordur bile, bilemeyiz
__________________ İslam Su İnsan Balık; Suya Gir, Kurtul!
RABBİM sağlık sıhhat ve uzun ömür versin başımızdan eksik etmesin ÜSTADI
bizimde onun değerini daha iyi bilmemizi emeğine saygı göstermeyi gözümüzü açmayı nasip etsin RABBİM
__________________
İnsan rûhu, iki ateşten biriyle tasfiye olunur. Birinci ateş, dünyada emirleri yapmaktaki zorluk; nefsî arzuları terk etmekteki meşakkattir. Buna mukâvemet etmeyen, âhiret ateşiyle tasfiye olunur; tabii ki, iman varsa. İman yoksa, ateş böceği olur.
İSMAİL bin MAHFUZ kuddise sirruh
Konu DeRCan tarafından (28.03.2008 Saat 21:21 ) değiştirilmiştir..
ağabey tarihçei hayat dedin, kalbime hüzün ektin...
Ayrılık çağrıştırdı bu kelime bana.
Halim öyle ki, Dünyalarımız aynı iken O'nunla, doymanın da mümkün olmadığını bile bile, doymaya çalışmak...
zihnimize bile getirmek bizi kederlendirse de, ölüm hakikattir. rasulu muhterem aleyhisselam'ın darul bekaya irtihalinden bu yana nice zevat asli mekana yolculandılar, bilmez miyiz? ya hazreti adem aleyhisselam'dan beri tutulursa kayıtlar?
bu bir hakikattir; ancak o ve o gibi zatların var oluş maksatlarını diri tutmak mümkündür.
o, ne için çalışıyorsa, onu tahsile gayret etmek...
işte o zaman ölmek yoktur.
o gayret olmazsa, yaşam zaten ölümdür...
üstaz demişti ki:
gençlerin üzerine bir sel gelmiştir. and olsun bütün hayatım gençlere vakıftır.
hedefi sizsiniz, biziz. onun var oluşu var olduğu zamanın ve mekanın ve ötesinin insanlarının istikameti içindir.
üstaz'ın şahsi hayatına muttali olan herkes ayn el yakin söyleyecektir ki, onun yaşamında bir değişkenlik hiç olmadı. onca hastalık ve belaya giriftar olmasına rağmen, rasulu muhterem aleyhisselam nasıl yaşıyorsa öylece yaşayan, yaşamaya gayret eden bir zat...
demek ki bedeni rehberliğinin yanısıra bizi ulvi bir ruh rehberliğinden de haberdar ediyor.
istikamet, inançla mümkündür!
hali muhafaza etmek müşküldür. dost lazımdır, hakiki bir dost... irşad lazımdır, mürşid...
islama girmek kolay, sebat etmek zordur.
bütün bunları biz ondan yaşamından öğrendik, sözlerinden değil.
o, islamı yaşayarak bize tebliğ eden bir nadide.
der ki:
türkler, kıymetli insanlarının değerini, onlar öldükten sonra anlarlar!
__________________ İslam Su İnsan Balık; Suya Gir, Kurtul!