Ey iman edenler!Cuma gunu namaz icin cagrildiginizda her turlu dunyevi alisverisi birakip Allah'i anmaya yani hutbeyi dinleyip namazi kilmaya kosun.Eger bilirseniz bu sizin icin daha hayirlidir.
Cuma-9
Cuma gününde öyle bir an vardır ki, günah veya akrabalarla ilişkiyi kesme konularında olmamak şartıyla kul Allahü teâlâdan bir şey isterse Allahü teâlâ mutlaka onu verir.
Buhari
GİrİŞ Yap
Online Üye
Şuan Forumda: 68 (14 Kayıtlı ve 54 Misafir) bulunmaktadır.
Admin ::
S.Mod ::
Mod ::
Yazarlar ::
İmtiyazlı Üye
Üye Albümlerinden
Üye albümlerinden en son eklenen resimler:
kabiliyet isimli üyenin,
güzel güne güzel resimlerle Albümünden
kabiliyet isimli üyenin,
güzel güne güzel resimlerle Albümünden
kabiliyet isimli üyenin,
güzel güne güzel resimlerle Albümünden
kabiliyet isimli üyenin,
güzel güne güzel resimlerle Albümünden
kabiliyet isimli üyenin,
güzel güne güzel resimlerle Albümünden
kabiliyet isimli üyenin,
güzel güne güzel resimlerle Albümünden
kabiliyet isimli üyenin,
güzel güne güzel resimlerle Albümünden
kabiliyet isimli üyenin,
güzel güne güzel resimlerle Albümünden
SELAHADDİN EFENDİ
Valide Camii baş imamı dersiâm Selahaddin Efendi'yi ise, daha değişik bir mücadele âlimi olarak buldum. Bizleri okutmaktan vazgeçmesini defalarca ikaz ettiler. O bu tehditlere aynen şöyle cevap vermişti:
-Bunlar istikbâlde İslâm'a hizmet edecek gençlerdir. Benim vazifem ise bunlara hizmet etmektir. Etmezsem Rabbim'in huzurundabu ilmi ne için öğrendin, ne için dersiâm maaşı aldın, diye sorarlar, verecek cevap bulamam. Ya beni bu camiin imamlığından atarsınız, yahutta ben camii odasında ilim için bekleyen bu yavrulara yardım eder, destek olurum, buna kimse mâni olamaz...
Hususî namazlarında yetmiş kadar hatim okuduğunu bildiğim Selahaddin Efendinin bu celâdeti karşısında tutunamayanlar, eriyip gittiler; fakat Selahaddin Efendi, bugün bir kısmı müftü, vaiz, imam olan birçok talebe yetiştirmeye muvaffak oldu.
Medresenin son yadigârlarından olan Selahaddin Efendiye, bir gün açık saçık kıyafetli bir kadın, camii içinde mesele sormak üzere gelmişti.
Hoca Efendi:
-Evvelâ kıyafetini düzelt, sonra meseleni sor, diye ikazda bulundu. Kadın, çenesi düşük, utanma hissinden mahrum biriymiş ki:
-Sen kalp temizliğine bak! Kalbin temiz olduktan sonra, kılık kıyafette birşey mi sanki, kabilinden bir sürü laf etmeye başladı. Kuzat mezunu Selahaddin Efendi, buna:
-Ben senin kalbinin temizliğini nerden bilirim? Kalp insanın içindedir. Ben sizin kalbinizin temizliğini ancak işaretleriyle anlarım, dedikten sonra, şöyle devam etti:
-Siz Anadolu'ya seyahate çıktığınızda yol kenarında tanımadığınız bir çok köy görürsünüz. Bu köyün Müslüman köyü mü, Hristiyan köyü mü olduğunu nereden bilirsiniz? İnce, zarif bir minare yükseliyorsa, Müslümanlığın işareti, çan kulesi görünüyorsa Hristiyanlığın alameti bilirsiniz değil mi?
İşte ben de, başı, kolları Kur'an'ın emrettiği şekilde kapalı bir kadın gördüğümde, bu işaretlere bakarak, "Müslüman hanımı der; kalbinin temizliğine bu işaretlerle hükmederim...
Cümlenin gerisini keşfetmekte geç kalmayan kadın, Kuzat mezunu Hocanın sadece ayet, hadis okuyup susacağını zannetmişti. Halbuki Selahaddin Efendi, onun seviyesinde konuşarak susturmasını bilmişti. Nihayet sualini bile unutan kadın, selameti orayı terketmekte buldu.
...