|
Tecrübeli Üye
Üyelik tarihi: 21.09.2007
Nerden: Almanya
Mesajlar: 182
Yarışma Puanı: 360
Teşekkür etti: 876
Teşekkür aldı: 157 konuda 484 kere
|
"Salih Mirzabeyoğlu"
Said AYKUT’un kaleminden Mirzabeyoğlu
SALİH MİRZABEYOĞLU VE İBDA
Said Aykut
TAKDİM
Said Aykut, İBDA külliyatıyla geçtiğimiz yıllarda tanışmış bir isim.
Akademik eğitiminin bir bölümünü Arab ülkelerinde tamamladıktan sonra yurda dönen, bir yandan akademisyenliğini sürdürürken diğer yandan entelektüel etkinliklerini bir araştırmacı, filolog, tercüman ve müellif olarak yürüten bir fikir işçisi.
Aykut, özellikle Arab dili ve kültürüne vukufiyetiyle sahasında temayüz etmiş ve bu dilden çok sayıda tercüme eseri yayınlanmiş olması yanında; kendisine ilgi alanı olarak seçtiği İslam ve Batı tefekkürünün tarihî mimarları, Doğu ve Batının siyaset öncüleri, Arab ülkelerindeki son dönem fikir hareketleri, ayrıca, modern veya klasik Batı dilleri üzerinde de hayranlık uyandırıcı bir birikimin sahibi.
Ona getirilebilecek tenkid de bu noktada belki:
Çapsızlıklarını müthiş bir pazarlama ve üslûb gözbağcılığıyla örten "reklamcı" entelektüeller vasatında, bu değerli birikimini pazarlayabileceği bir üslûb gayretkeşliğine tevessül etmeden, ilim çilehanesindeki "mütevazi" üslûbunu koruması.
Gerçi onun seçkinliği de burada galiba: .
Said Aykut, aşağıda okuyacağınız yazıyı, aslında "ortalama" bir Arabın anlayabileceği form özellikleri dahilinde "Arabça" olarak kaleme aldı.
AKADEMYA
Salih Mirzabeyoğlu; şair ve mütefekkir!..
Necip Fazıl'dan devraldığı "Büyük Doğu" fikir sistemini, "İbda" keyfiyetiyle yaşatan "genç adam"...
Üstad, onun âleminde, varlık ve fikir dünyasına açılan "ana pencere"...
İbda fikir sisteminin mimarı olan Mirzabeyoğlu, 1950 doğumlu.
Hayatı, Üstad'ı tanıdığından beri, bir avuç ateş!..
Temel hedefi, "zıtlar arası muvazene sistemi" olan İslam'ı hâkim kılmak!..
Kuşkusuz, bu dâvâda oldugunu iddia eden pek çok kişi var.
Ama Mirzabeyoğlu'nun usulü farklı.
Bir kere, en üstte "Ehli Sünnet" kimliği var.
Ve tabiî "Evliyâ kelâmi"...
Şeriat, -küllî istikametlendiricilik vasfiyla içiçe- yamukluk nerede olursa olsun düzelten, öpülesi kılıçtır onda!..
İbda Fikir Sistemi ise, varlığı ve hayatı teferruatıyla ele alan bir usûl aslında.
Usûl diyoruz;
zira kökler,
ana kaynaklar,
âlim ve velîlerin sözleri,
tüm bunlar kütüphanelere dizili kitaplarda "mestûr" lâkin,
neye nasıl varılacağı ve nisbetlerinin ne olduğu o derece mühim ki,
"usûlsüz" dalış yapmak, "boğulmakla eşanlamlı" olup çıkıvermez mi!..
Mirzabeyoğlu'nun hayatı, fikir ve eylemin birbiriyle içiçe geçtiği bir yumak...
Şöyle; önce en doğrusunu tasarlayış ve eksiksiz bir şekilde belirtiş...
Sonra, hareket!..
Ve hareket içinde güzelliği ve cevvalliği artan fikir...
Artık, eylem ve fikir, öyle sıkı sarılır ki birbirine, öylesine mezcolur ki;
"bu adam ne diyorsa yapar"
yahut
"ne yapiyorsa mutlaka söylemiş ve düşünmüştür"
dersiniz Mirzabeyoğlu için.
Onun sisteminde, tasavvufun derin kelimelerinden bir "kıyam ve inkılâb" usûlü,
bir diğer tâbirle, bu işin ideolojisi üretilmiştir.
Şunun da bilinmesi elzemdir ki: O, direnmek için direnmez.
Güce sahip olduktan sonra, ne yapacağını ve nasıl yapacağını da belirtir.
Hem de, TEFERRUATIYLA belirtilen bir alternatif!..
Kitaplarında; Platon'a, Hegel'e ve Sartre'a rastlayabilirsiniz.
Fakat, asla kuru ve kabul edip geçici tarzda değil!..
Mevzû edilen fikrin candamarını yakalayıp, mümkün olan en büyük faydayı teminden sonra posayı kenara atıştır onunki.
Ve Batı tefekkürünü incelerken, İslam tasavvufunun derin ölçüleri vardır elinde!..
Üslûbu, kimi zaman "giyotin" kadar keskin, kimi zamansa "bulut" gibi; yağmur dolu ve yumuşacık...
Asla, "kuru örgütçü" değil!..
Şair, lâkin şiir anlayışı farklı; şiiri "sır avcılığı" onun.
Kitapları "ortalama" değil; iyi bir zihin eğitimi görmüş insanlara bile ağır gelebiliyor.
Yalnız bu "ağırlık", şişirme olmayıp; bilakis, ele aldığı mevzuların derinliğinden kaynaklanıyor.
Nasıl "ağır" olmasın ki?
Toplumu, tarihi, varlığı ve insan ruhunu ele almakla kalmayıp; teferruatı da belirterek, hepsinin tek tek "ana prensiplerle" ilişkisini işaretliyor.
Dolayısıyla, sürekli bir "gel-git" var eserlerinde.
Üstelik üslûbu, gerektiğinde çok açık...
"Normal" ve "sıradan" biri değil...
Kızgın bir dâhî!..
Bu yüzden, hakkında birbirinden farklı sözler duyabilirsiniz:
"Çok sert",
"Çok yumuşak ve merhametli",
"Şiiri sır gibi",
"Destan şairi mi ne; çekinmese 'kesin boyunlarını' diyecek!",
"Sözleri muğlak, genel kitle için faydasız",
"Cümleleri slogan gibi, gayet açık!",
"Bak, bak; Hegel'i nasıl da kullanıyor!",
"Bu adam derviş yahu; her yerde menkıbe",
"Adamın ölüm-kalım endişesi yok herhâl",
"Güce karşı ne kadar da ihtiraslı!",
"Şuna bak; nefs cihadından bahsediyor!",
"Bu sayılar da neyin nesi?"...
Uzayıp gidiyor.
Bu cümleler, kurgulama değil;
sevenlerinin veya muhaliflerinin de duyup bildiği üzere, onun hakkında
-bilhassa entelektüel ilgi sahibi çevrede-
yapılan değerlendirmelerden aynen naklettiğimiz birkaçı.
Herkes kendi aynasından bakar ya!..
Onun düşüncesinde, sonu gelmez bir hareket -ve dinamizm- var.
Sürekli canlılık!
Ve Ibda Sistemi, teferruat konusunda hâlâ oluşum içinde; devam ediyor.
Çünkü, mimari yaşiyor.
Şayet ögrencileri de gerekli cehdi gösterebilirse,
bu gelenek,
sürekli yenilenen ve özünü paslanmaktan koruyan bir
"mektep" olmaya devam edecek!..
Hemen söyleyelim; fikirleri öyle yaygın, "moda" kavramlarla pek uyuşmaz.
Zira, şu -sönüp giden- ısmarlama akımların yaşattığı gibi,
kullanılıp atılan "zamana uymayı" değil;
Mutlak'ın peşinde, öteleri hedefler.
Alternatifini sunarak, çağı değiştirmek ister!..
Edebî eserlerinde, kaosla düzenin birbirine yaslandığı görülür.
Uzaktan bakan için Tilki Günlüğü, gerçek bir kar fırtınasıdır.
Oysa, usûlünü bilme cehdine girenlerin ellerinden düşüremedigi bir
"kâinat kitabı" olur ki;
işte o ân okuyucu, o uğultulu fırtınadaki her kar tanesinin, birbirinden farklı bir desen taşıdığını görür.
Kimileri için "rüya tâbiri",
kimileri için "içte kopan" fırtınalar,
kimileri için "lûgat kitabı",
kimileri içinse "sihir"...
Bu kitabı anlamak için -galiba en başta-,
"yazandan önce yazdırana bakmak" ilkesi geçerli!..
İbda Sisteminde "akıl", hakkı yenemez bir âlet.
Ama yalnızca âlet!..
"Kalp" ve "sır idrâkı" ise, asıl.
Sonsuza açılan penceresini, böylece muhatabına gösterir İbda!..
Kısaca; hayat ve kâinat, nerede ne kadar karmaşık veya zor anlaşılır bir renge bürünmüşse, İbda Sistemi de işte orada "zor anlaşılır" bir üslûba sahip.
Ve yine nerede bir mânâyı bedihî olarak anlıyorsanız, işte orada "bedihî" olarak anlaşılır İbda.
Muhteşem bir Kaos ve Muhteşem bir Düzen!..
Salih Mirzabeyoğlu'nun Eserleri
1. Bütün Fikrin Gerekliliği -İktidar Siyaset Hareket- /Fikir (2.Basım)
2. Aydınlık Savaşçıları -Moro Destanı- /Destan
3. İdeolocya ve İhtilâl -Kavganın İçinden- /Fikir (2.Basım)
4. Yaşamayi Deneme /Roman
5. Önsöz /Şiir
6. Tarihten Bir Yaprak /Fikir
7. Kültür Davamız -Temel Meseleler- /Fikir (3.Basım)
8. Damlaya Damlaya -Yılanlı Kuyudan Notlar- /Fikir (2.Basım)
9. Anafor /Şiir
10. Necip Fazıl'la Başbaşa -İntıbâ ve İlhâm- /Fikir (2.Basım)
11. Müjdelerin Müjdesi /Hikayeler
12. İslâma Muhatap Anlayış -Teorik Dil Alanı- /Fikir (2.Basım)
13. Kayan Yıldız Sırrı -Şâh Eser Şâheser- /Şiir (4.Basım)
14. İstikbâl İslâmındır -Denenmemiş Tek Nizam- /Fikir (3.Basım)
15. Gölgeler -Yaşadigimız Günler- /Roman (2.Basım)
16. İbda Diyalektiği -Kurtuluş Yolu- /Fikir (3.Basım)
17. Dil ve Anlayış -Dil ve Diyalektik- /Fikir (2.Basım)
18. Kökler -Necip Fazıl'dan Esseyyid Abdülhakîm Arvasî'ye- /Menakıb (2.Basım)
19. Marifetname -Süzgeç ve Şekil- /Fikir
20. Kavgam l -Necip Fazıl- /Fikir (2.Basım)
21. Kavgam ll -Necip Fazıl- /Fikir (2.Basım)
22. İktisat ve Ahlâk -İktisada Giriş- /Fikir
23. Hikemiyat -Tefekkür ve Hikmet- /Fikir
24. Şiir ve Sanat Hikemiyati -Estetik ve Ahlâk- /Fikir
25. Hukuk Edebiyatı -Nizam ve İdare Ruhu- /Fikir
26. İşkence -Hukuk ve Hûk- /Gözlem
27. Tilki Günlüğü l -Ufuk ile Hafiye- /Ruhî Roman
28. Tilki Günlüğü ll -Ufuk ile Hafiye- /Ruhî Roman
29. Tilki Günlüğü lll -Ufuk ile Hafiye- /Ruhî Roman
30. Tilki Günlüğü lV -Ufuk ile Hafiye- /Ruhî Roman
31. Tilki Günlüğü V -Ufuk ile Hafiye- /Ruhî Roman
32. Tilki Günlüğü Vl -Ufuk ile Hafiye- /Ruhî Roman
33. Hakikat-i Ferdiyye -Çöle İnen Nur- /Fikir
34. Sahâbîlerin Rolü ve Mânâsı -Peygamber Halkası- /Fikir
35. Başyücelik Devleti -Yeni Dünya Düzeni- /Fikir
36. Yağmurcu -Gerçekliğin Peşinde- /Fikir
37. Üç Işik -Sohbet Konferans- /Fikir
38. Adımlar -1984'den 1996'ya- /Fikir
39. Parakutâ' -Para'nın Romanı- /Fikir
40. Hırka-i Tecrîd -Risâle-i Üçışık- /Fikir
41. Büyük Muztaribler I "Düşünce Tarihine Bakış"
42. Sefine "Suver-i Hayâl Âlemi"
43. Telegram "Zihin Kontrolü"
44. Büyük Muztaribler II "Düşünce Tarihine Bakış"
45. Elif "Resim Redd Kökündendir"
46. Büyük Muztaribler III "Düşünce Tarihine Bakış"
47. Furkan "Lûgat-ı Salihûn"
48. Berzah "Bütün Dalların Birleştiği Kök'e"
49. Büyük Muztaribler IV "Düşünce Tarihine Bakış"
50. Erkam "Hayat-Sayı-Matematik" (Şubat 2007, 1. baskı)
51. Madde Nedir? "Maddenin Kritiği " (Mayıs 2007, 1. baskı)
52. İman ve tefekkür "İmân ve İki Âlem " (Ağustos 2007, 1. baskı)
|