Ey iman edenler!Cuma gunu namaz icin cagrildiginizda her turlu dunyevi alisverisi birakip Allah'i anmaya yani hutbeyi dinleyip namazi kilmaya kosun.Eger bilirseniz bu sizin icin daha hayirlidir.
Cuma-9
Cuma gününde öyle bir an vardır ki, günah veya akrabalarla ilişkiyi kesme konularında olmamak şartıyla kul Allahü teâlâdan bir şey isterse Allahü teâlâ mutlaka onu verir.
Buhari
GİrİŞ Yap
Online Üye
Şuan Forumda: 59 (13 Kayıtlı ve 46 Misafir) bulunmaktadır.
Admin ::
S.Mod ::
Mod ::
Yazarlar ::
İmtiyazlı Üye
Üye Albümlerinden
Üye albümlerinden en son eklenen resimler:
kabiliyet isimli üyenin,
güzel güne güzel resimlerle Albümünden
kabiliyet isimli üyenin,
güzel güne güzel resimlerle Albümünden
kabiliyet isimli üyenin,
güzel güne güzel resimlerle Albümünden
kabiliyet isimli üyenin,
güzel güne güzel resimlerle Albümünden
kabiliyet isimli üyenin,
güzel güne güzel resimlerle Albümünden
kabiliyet isimli üyenin,
güzel güne güzel resimlerle Albümünden
kabiliyet isimli üyenin,
güzel güne güzel resimlerle Albümünden
kabiliyet isimli üyenin,
güzel güne güzel resimlerle Albümünden
Hangi sıddîk'ın ki bir kerameti yoktur; o yalancıdır.
Bu cümlesi yankı yaptı.. Tımarhaneye attılar.. Aklından zoru var sanıyorlardı... vezir geldi; ona şöyle bir tarizde bulundu:
- Hani her sıddîkın bir kerameti var, diyordun.. Yoksa, yalancı olduğunu söylüyordun. hani seninki?.. Göster kendini ve kurtul..
O, bu cümleyi gayet sakin dinledi.. sonra:
- Benim de var. Allah'ın emrini yapmaya, nehyinden kaçmaya muvaffak oluşum.. Yetmez mi?
(Bu mealde bir cümle: Mü'minin İstikameti velinin kerametidir.. İmam Azam rahimehullah)
*****************************
İbn Beşşar, bu zata kızardı.. Hatta toplantılarında:
- Şibli ile oturmayınız!.. diyerek, onun sohbetine gidenlere mani de olmuştu.
Aklına koydu; Şiblî'yi imtihana geldi:
- Beş devenin zekatı nedir?.. diye sordu.
Şiblî cevap vermek istemedi... sustu... İbn Beşşar, ısrar edince şöyle buyurdu:
- Şer'î ölçülere göre bir koyun.. Vacib olan bu... Ama bizim gibiler için hüküm başka.. hepsini vermek gerek...
İbn Beşşar, tekrar sordu:
- Bu dediğinde kime uymaktasın.. İmamın kim?..
- Hazreti Ebubekir.. Ona uyuyorum. Allah ondan razı olsun.. O ki, neyi varsa, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimize getirdi:
- " Çocuklarına ne bıraktın?.. "
- Allah'ı ve Rasulunu...
İbn Beşşar bu cevabı beğendi.. Sesini çıkarmadan çıkıp gitti. Artık bu hadiseden sonra, Şiblî'nin sohbet toplantısına katılana mani olmadı...
*****************************************
"Mü'minlere söyle; gözlerini - harama - kapasınlar.. " (24/30) mealine gelen Ayet-i kerimeyi okur; şöyle tefsir ederdi:
- Bu Ayet-i kerimede geçen göz; hem baş gözü, hem kalb gözüdür..
Bu baş gözünü, Allah'ın haram kıldığı şeylere bakmaktan korumalıdır; kalb gözünü de, O'nun Zatı'ndan gayrı şeylere kaymaktan...
****************************************
Şiblî'nin meclisine devam eden bir salih kişi vardı.. Zikir esnasında bir sayha etti.. Bu meclisi, Dicle kıyısında yapıyorlardı... Şiblî, onu kolundan tuttu, nehre attı ve şöyle dedi:
- Eğer attığı sayhada samimi ise, Allah teala onu; Musa'yı aleyhisselam kurtardığı gibi kurtarır.. Şayet yalandan yaptı ise, Firavun'u nasıl boğdu ise onu da boğar...
***************************
İktibas: Tabâkât-ul Kubrâ Erkam yayınları İmam Şa'rânî rahimehullahu Teala...
__________________ İslam Su İnsan Balık; Suya Gir, Kurtul!