Ey iman edenler!Cuma gunu namaz icin cagrildiginizda her turlu dunyevi alisverisi birakip Allah'i anmaya yani hutbeyi dinleyip namazi kilmaya kosun.Eger bilirseniz bu sizin icin daha hayirlidir.
Cuma-9
Cuma gününde öyle bir an vardır ki, günah veya akrabalarla ilişkiyi kesme konularında olmamak şartıyla kul Allahü teâlâdan bir şey isterse Allahü teâlâ mutlaka onu verir.
Buhari
GİrİŞ Yap
Online Üye
Şuan Forumda: 63 (14 Kayıtlı ve 49 Misafir) bulunmaktadır.
Admin ::
S.Mod ::
Mod ::
Yazarlar ::
İmtiyazlı Üye
Üye Albümlerinden
Üye albümlerinden en son eklenen resimler:
kabiliyet isimli üyenin,
güzel güne güzel resimlerle Albümünden
kabiliyet isimli üyenin,
güzel güne güzel resimlerle Albümünden
kabiliyet isimli üyenin,
güzel güne güzel resimlerle Albümünden
kabiliyet isimli üyenin,
güzel güne güzel resimlerle Albümünden
kabiliyet isimli üyenin,
güzel güne güzel resimlerle Albümünden
kabiliyet isimli üyenin,
güzel güne güzel resimlerle Albümünden
kabiliyet isimli üyenin,
güzel güne güzel resimlerle Albümünden
kabiliyet isimli üyenin,
güzel güne güzel resimlerle Albümünden
Ey oğul!
Bir mecliste bulunduğun zaman az konuş.
Sana sorulmayan bir şeye cevap verme.
Bir şey sorulursa cevabını bilmiyorsan, bilmiyorum de.
Bilmediğine, bilmem demek ilmin yarısıdır.
Eğer cevabını biliyorsan, kısa cevap ver. Sözü uzatma.
Mecliste bulunanlara imtihan için bir şey sorma.
Onlarla münâzara ve münâkaşa etme.
Kendini beğenerek en başa, yukarıya oturma.
Edebe çok riayet eyle. Edepsizlik her zaman ve her yerde yasak ve sevimsizdir.
Her yerin kendine mahsus bir edebi vardır.
Arkadaşlarına cömertlik et ve iyi muâmelede bulun.
Dünyâ sevgisini gönlünden çıkar.
Allahû Teâlâ'nın rızâsına kavuşmak yolunda senin önüne ve yoluna bir şey engel olursa onu terk eyle.
Ey oğul!
Dünyâ ve dünyâ nîmeti hayaldir.
Gök kubbesi altında hiçbir şey aynı hal üzere kalmaz, hep değişir.
Onun için dünyâ malına, makâmına ve dünyâ hayâtına güvenme.
Biz bu dünyâda misâfiriz, yolcuyuz. Sonunda ayrılıp gideceğiz.
Sıkıntın varsa üzülme. Bir an sonra ne olacağımız belli değil.
__________________ Kim ki diline sahip olamaz, onun yaşı ve ilmi paçavradır...
Birgün, Sultan Ahmed Han mürşidini ziyaret için Üsküdar'a gelmişti...
Çarşıdan geçerken, Hüdâyî Hazretleri'nin alışveriş ettiğini gördü...
Genç hünkâr bu esnada attan idi...
Derhal atından indi hocasının elini öptü ve atına binmesi için ricâ etti...
Bir müddet, Hüdâyî Hazretleri at sırtında önde ve Padişah'ta yaya olarak ardınca yürüdüler...
Kısa bir süre sonra, Mahmûd Hüdâyî dünyayı titreten koca bir Padişah'ın arkasında yaya yürümesine razı olmadı ve; 'Sultanım! Sırf hocam Muhammed Üftâde Hazretleri'nin duâsı ve emri yerine gelsin diye bindim. Çünkü o; 'Pâdişâhlar rikâbında yürüsün.' diye duâ etmişti.' buyurarak atından indi...
Ata tekrar Sultan Ahmed Han'ı bindirdi.
Sultan Ahmed Han'ın bu hâdiseden sonra şu beyitleri söylediği belirtilir;
Varımı ben Hakk'a verdim, gayrı vârım kalmadı,
Cümlesinden el çekip pes dü cihânım kalmadı.
Azîz Mahmûd Hüdâyî Hazretleri birgün Ahmed Han'ı ziyarete gitmişti...
Padişah; 'Efendim! Acabâ zât-ı âlinizin bizlere bir vâdiniz ve müjdeniz yok mudur?'
diye sorunca, Mahmûd Hüdâyî ellerini kaldırarak;
'Yâ Rabbî! Kıyâmete kadar bizim yolumuza katılan, bizi sevenler ve ömründe bir kere türbemize gelip rûhumuza fâtiha okuyanlar bizimdir. Bize talebe olanlar denizde boğulmasınlar. Ömürlerinin sonlarında fakîrlik görmesinler. Îmânlarını kurtararak gitsinler ve öleceklerini bilip haber versinler.' diye duâ eyledi...
__________________ Kim ki diline sahip olamaz, onun yaşı ve ilmi paçavradır...