Bayrak
2 Recep 1429
05 Temmuz 2008, Cumartesi
2 Recep 1429
05 Temmuz 2008, Cumartesi
Ayet
Şüphesiz Allah’ın gökleri ve yeri yarattığı günkü yazısına göre ayların sayısı on ikidir.Bunlardan dördü haram aylardır.İşte bu, Allah’ın dosdoğru kanunudur.Öyleyse o aylarda kendinize zulmetmeyin.
Tevbe-36
hadis
Recebin 1.gününde oruç tutmak üç senelik, 2.günü oruçlu olmak iki senelik ve yine 3.günü oruçlu bulunmak bir senelik küçük günahlara kefaret olur. Bunlardan sonra her günü bir aylık küçük günahların af ve mağfiretine vesile olur.
Camiu-s sağir

GİrİŞ Yap

Kullanıcı ismi:
Şifreniz:

Beni hatırla

...........................................
Şifrenizi mi unuttunuz
yoksa hâlâ üye değil misiniz? Hemen Üye Olun

Arama


Gelişmiş arama yap
Hak-dilaram Sözlük

Yürek Yangınları

Online Üye

Şuan Forumda: 22 (2 Kayıtlı ve 20 Misafir) bulunmaktadır.

Online   kapına_geldim


Admin :: S.Mod :: Mod :: Yazarlar :: İmtiyazlı Üye
eee



Hak-dilaram » DİNİ KONULAR » İLİM ve DÜŞÜNCE ÖNDERLERİ » Endülüs’ün Tarık’ı


Cevapla
 
Seçenekler
Şeref Üyesi
 
mutasyon - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 02.03.2008
Mesajlar: 1.491


3 Albümü var
Yarışma Puanı: 450
Teşekkür etti: 1.667
Teşekkür aldı: 1.336 konuda 4.130 kere
cennet kapılarını kendi elleriyle kapatmışlar

o nedenle,hocam.geçmişi överkende itilalli olmak gerekir.hata övgü haketmez.
tekrarından allah bizi korusun.hafif yaşamak lazım.
eski 27.04.2008, 17:52 mutasyon isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #11
mutasyon isimli üye'ye teşekkür eden 2 üye:
Mü'min
(Konuyu Başlatan)
 
ebu mus'ab - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 18.02.2008
Mesajlar: 468


2 Albümü var
 
Teşekkür etti: 412
Teşekkür aldı: 465 konuda 2.254 kere
aslında bu yazı dizisi bir tarih dersinden öte
ümmetin neler yapabildiğinin akıbetlerinin vurgusu
yoksa iyilerin ve kötülerin övülmesinin ve yerilmesinin
onlara bir şey katıp katmadığı malumdur
biz yanlarında melekler dolaşan bir ümmetken
meleklerin nasıl uzaklaştığının değerlendirmesi
__________________
“Yarısı Allah’ın, yarısı da dünyanın olacak şekilde
yarım kalple yaşayamam ben.”
eski 27.04.2008, 17:56 ebu mus'ab isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #12
ebu mus'ab isimli üye'ye teşekkür eden 2 üye:
Şeref Üyesi
 
mutasyon - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 02.03.2008
Mesajlar: 1.491


3 Albümü var
Yarışma Puanı: 450
Teşekkür etti: 1.667
Teşekkür aldı: 1.336 konuda 4.130 kere
mal, şöhret,fasıkla muhabbet rezalet

hüseyin üzmez i okuyormuydun.bu adama ne olmuş.şimdi haberlerde gördüm
eski 27.04.2008, 18:00 mutasyon isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #13
Mü'min
(Konuyu Başlatan)
 
ebu mus'ab - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 18.02.2008
Mesajlar: 468


2 Albümü var
 
Teşekkür etti: 412
Teşekkür aldı: 465 konuda 2.254 kere
mutasyon´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
hüseyin üzmez i okuyormuydun.bu adama ne olmuş.şimdi haberlerde gördüm
bu tür konularda müminin duruşunu ifk hadisesi ile alakalı nur suresinin ayetleri belirler
mahkemede bile üzmez haksız çıksa
bu sistemlerin mahkemeleri adil değildir
ve İslam la alıp vermedikleri olduğundan
her türlü şeyi kullanmakta beis görmezler
herşeye rağmen konumuza dönersek din uzun soluklu bir yoldur
__________________
“Yarısı Allah’ın, yarısı da dünyanın olacak şekilde
yarım kalple yaşayamam ben.”
eski 27.04.2008, 22:23 ebu mus'ab isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #14
ebu mus'ab isimli üye'ye teşekkür eden 2 üye:
Mü'min
(Konuyu Başlatan)
 
ebu mus'ab - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 18.02.2008
Mesajlar: 468


2 Albümü var
 
Teşekkür etti: 412
Teşekkür aldı: 465 konuda 2.254 kere
Neden
Endülüs
Bugün Yok?


- Çadırlardaki ganimetleri korumak için cepheyi terk eden anlayış bu ‘neden’ sorusunun en tabii cevabıdır. Endülüs, birinci fetih döneminin son halkasıdır. O dönemdeki fetihlerin karakterini çoğunlukla sahabiler ve tabiin oluşturuyordu. Endülüs fatihleri ise, büyük bölümü, bir iki günlük Müslüman olan Berberîlerden oluşmuştu. İslam’ın ilk günlerinde Uhud’da yaşanan sıkıntının aynısı zirve nokta olan Balatuşşüheda’da yaşandı. Olay orayla da sınırlı değildir şüphesiz. Daha sonra büyük bir toprak parçası olarak idare edilen Endülüs’ün bütününde bu mantık altı asrından daha fazla bir zaman diliminde yaşanmıştır. Endülüs topraklarının cazibesi, maddi kaynakların genişliği ve galip ordunun mensubu olmanın verdiği farklılık, Allah’ın dinine hizmette bir fırsat olarak kullanılacakken maalesef, Allah’ın dinini kullanma gibi bir hataya neden olmuştur.

Bugün İspanya topraklarında çoğu müze ve benzeri amaçla kullanılan, Endülüs Müslümanlarına ait yapılar ‘neden’in iyi bir cevabıdır. İspanya’yı gezen Müslümanların, oradaki Endülüs yapıtlarında şu veya bu sanatı nasıl icra ettiklerine dair, sanat içerikli değerlendirmeleri yaparken, taşların üzerinde köleleri kullanarak iz bırakanların kendilerini neden yok ettiklerini düşünmeye fırsatları olmamaktadır. Halid bin Velid radıyallahu anha ait hiçbir taş yapıt yoktur. Hatta bir mezar taşı bile ona çok görülmüştür. Ama Halid radıyallahu anh, okunan ezanlarla ve kılınan namazlarla asırlardır yaşıyor, kıyamete kadar da yaşamaya devam edecektir. Endülüs’teki sanat, saray, hamam; hatta şimdi kilise olarak kullanılan camiler değildi Tarık’ı oraya gönderenlerin arzusu! Camilerden çok, camiye girecek insanlar lazımdı. Endülüs’ün serveti, yeşilliği, daha sonra Müslümanları oradan çıkarmak için ordular kuran Hıristiyanlar’dan önce, Endülüslüler’i ezip geçmişti.
__________________
“Yarısı Allah’ın, yarısı da dünyanın olacak şekilde
yarım kalple yaşayamam ben.”
eski 28.04.2008, 20:45 ebu mus'ab isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #15
ebu mus'ab isimli üye'ye teşekkür eden 2 üye:
Mü'min
(Konuyu Başlatan)
 
ebu mus'ab - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 18.02.2008
Mesajlar: 468


2 Albümü var
 
Teşekkür etti: 412
Teşekkür aldı: 465 konuda 2.254 kere
- İçli dışlılığın ölçüleri çok zorlandı. Müslümanlar, Hıristiyanlarla bir arada yaşamanın doğal gereği olarak iyi bir sosyal ilişki içine girmeleri gerekiyordu. Ama bu ilişki, haramları helalleştirme boyutu almamalıydı. Kısa bir zaman sonra, Müslümanlar kızlarını Hıristiyanlarla evlendirdiler. Onlardan çok rahat ölçülerde kız aldılar. Bunun adı tam anlamıyla çözülmeydi. Bu çözülme, ‘onlar gibi olma, onlar gibi olmaya özenme’ yi beraberinde getirdi.

- Mubahların sınırı zorlandı. Roma uygarlığının bir benzeri saltanat kuruldu. Bir yandan ahiret için yaşayan Müslüman olma iddiası, diğer yandan da ebedi dünyada kalacak insan mantığı… Bu iki anlayış dünyevileşme sürecini hızlandırdı. Fetihten yaklaşık iki yüz yıl sonra vezir olmak için sultana hediye veren Ahmed bin Şüheyd’in verdiği hediyelerin listesi, insanların nasıl bir servet içinde yüzdüklerini, makam verilirken kime neden verildiğini, insanları idare eden yöneticilerin nasıl mal biriktirdiklerini gösteren ve her müminin kalbini hüzne boğacak büyük bir belgedir. Ahmed bin Şüheyd, sultana şu hediyeleri sunmuştu:

Beşyüz bin altın, dört yüz işlenmemiş altın lira, iki yüz torba gümüş külçe, bu-hurdanlar için kıymetli tahta, misk ve kâfûr, otuz parça nakışlı ipek, beş muhte-şem kaftan, yedisi beyaz Horasan tilkisinden olmak üzere on kürk, Irak ipeğin-den altı elbise, kırk sekiz gündüz ve yüz kadar da gece elbisesi, yüz samur kürk, altı büyük çadır, ham ipek, altın ve gümüş işlemeli ipek, otuz yün halı, yüz namaz seccadesi, on beş ipek halı, yüz kadar geçit törenlerinde kullanılan zırh, bin kalkan, yüz bin ok, on beşi Arap atı olmak üzere yüz at, beş katır, kırkı erkek yirmisi kadın olmak üzere altmış köle. Bu ve benzeri bilgiler için bkz. Doğuştan Günümüze İslam Tarihi, 4/369

Saraylar Şehri Kurtuba

Tarihçilerin kayıtlarına giren bir rakam çok şey anlatmaktadır: Sadece Kurtuba’da yirmi binden fazla saray inşa edilmiştir. Aynı yerdeki mescid sayısı ise dokuz yüzdür.
__________________
“Yarısı Allah’ın, yarısı da dünyanın olacak şekilde
yarım kalple yaşayamam ben.”
eski 29.04.2008, 22:10 ebu mus'ab isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #16
ebu mus'ab isimli üye'ye teşekkür eden 2 üye:
Mü'min
(Konuyu Başlatan)
 
ebu mus'ab - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 18.02.2008
Mesajlar: 468


2 Albümü var
 
Teşekkür etti: 412
Teşekkür aldı: 465 konuda 2.254 kere
- Allah’ın kanunu kesindir: Bir millet kendini değiştirmedikçe Allah onları değiştirmez. Endülüs’e gidenler niçin gitmişlerdi, ne yaptılar? Oraya gider-kenki hedeflerini değiştirince Allah da onları değiştirdi. Tarihten silindiler. Si-linip gitmek onlar için bir kurtuluş oldu mu? Onu Allah bilir elbette. Ama bu-gün orada ezan okunamıyorsa bunun hesabı kimden sorulacaktır. Saraylarında cariyelerle zevkli hayat yaşarken eriyen İslamî hayatı tali bir sorun olarak gö-renler hesap vermeyecekler midir? Ümmetin servetini kendi servetlerini, Al-lah’ın kullarını da hizmetkârları olarak gören anlayış masum mudur? İslam’ın girip de çıktığı tek yer Endülüs’tür. Bu ne kötü bir sondur.

- Endülüs’te ilim ve medeniyet çok hızlı yayıldı. Bugünkü Avrupa, ilham kay-nağı olarak Endülüs’ü inkâr edememektedir. Ancak, İbni Rüşd gibi bazı Endülüs doğumlular, felsefeyi abartarak sonuçta aklın değerini abartıp vahiyle eş hale getiren mesajlar verdi. Günün birinde cihad gerektiğinde de insanlar şehadete koşacak mecal bulamadılar kendilerinde.

- Tarihçiler ve araştırmacılar, yok oluş için çok nedenler sayarlar. Şüphesiz, tarihi incelerken kesin bilgilere ulaşmak çok zordur. Bunun için eldeki her bilgiye sarılmak gerekir. Mesela, nüfusun çok karışık olduğunu gerekçelerden sayarlar. Bağdat da karışık nüfusluydu. Sarsıldı; ama çökmedi. Asıl neden girerkenki amacın başka amaçlara dönüştürülmesinin sonucu olarak Allah’ın o kavmi cezalandırmasıdır. Bugüne kadar, Müslümanlar’ın tarihinde kadını sokağa ilk çeken kavmin Endülüs Müslümanlar’ı olduğunu kimse bir neden olarak yazmadı. Kadını sokağa çektiler, müzik okulları kurup, eğlenmede kulla-nacakları kadınlar yetiştirdiler. Evet, ilim ve fende muhteşemdiler. Sanatta ile-riydiler. Sanayi ve şehirleşme çok ileriydi. Allah’ın azabına müstahak olduktan sonra hiçbirinin yararı olmadı.

İşin aslı şudur:


Bir kavim ahdinden dönüp kendini değiştirmeyecek. Eğer bir kavim kendini değiştirirse, Allah kimseye muhtaç değildir. O kavmi kaldırır, yerine diğerini getirir. Nitekim Endülüs giderken Osmanlı geldi. Karnata düştü, İstanbul ayağa kalktı. Mülk Allah’ın, hüküm onundur.
Endülüs, Allah’ın mülkünde ne kadardır?
Endülüs gidince kim kazandı, kim kaybetti?
Endülüs tarihten gidişi bir son mudur? Yarın orada veya yanıbaşında başka bir yerde yeni bir Endülüs’e ne engel var?
Mülk Allah’ın, söz O’nun değil mi?
__________________
“Yarısı Allah’ın, yarısı da dünyanın olacak şekilde
yarım kalple yaşayamam ben.”
eski 30.04.2008, 22:14 ebu mus'ab isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #17
ebu mus'ab isimli üye'ye teşekkür edenler
Şeref Üyesi
 
mutasyon - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 02.03.2008
Mesajlar: 1.491


3 Albümü var
Yarışma Puanı: 450
Teşekkür etti: 1.667
Teşekkür aldı: 1.336 konuda 4.130 kere
bizde bi nevi endülüs değilmiyiz

güzel daha güzel en güzel evler arabalar eşler işler için yarışmıyormuyuz.mesela beni şu yakın zamanda en çok düşündüren konulardan biri
donald trump ın istanbula yapacağı ultra lüks ikiz rezidanslar.hala düşünüyorum ,avrupaya yapmamış neden istanbul a yapıyor diye.
cevabı şu olabilir mi istanbul zaten bizim.
eski 30.04.2008, 22:37 mutasyon isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #18
mutasyon isimli üye'ye teşekkür eden 2 üye:
Mü'min
(Konuyu Başlatan)
 
ebu mus'ab - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 18.02.2008
Mesajlar: 468


2 Albümü var
 
Teşekkür etti: 412
Teşekkür aldı: 465 konuda 2.254 kere
türkiye bir istiklal harbi verdi birde kurtuluş savaşı vermesi gerekiyor kanaatindeyim
__________________
“Yarısı Allah’ın, yarısı da dünyanın olacak şekilde
yarım kalple yaşayamam ben.”
eski 30.04.2008, 23:36 ebu mus'ab isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #19
ebu mus'ab isimli üye'ye teşekkür edenler
Mü'min
(Konuyu Başlatan)
 
ebu mus'ab - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 18.02.2008
Mesajlar: 468


2 Albümü var
 
Teşekkür etti: 412
Teşekkür aldı: 465 konuda 2.254 kere
ENDÜLÜS
MERSİYESİ’NDEN



Her yükselen bir gün düşer
İnişler başlar zirveden
Ömrün mutlu günlerine niçin aldanır ki insan
Her şey değişir gök gibi
Bir gün pırıl pırıl bir gün bulutlu
Sen de öylesin işte
Bugün güldürürse yarın aldatır zaman
Kime uzatmış ki bir şefkat eli bu dünya
Kime ebedilik vermiş kime yaramış sonsuzca
Hedefini delip geçmezse kılıçla mızrak
Geri döner yaralar kendi sahibini

Düşün, nerdedir şimdi var mıdır onlardan bir iz
Nerde muhteşem taçlı Yemen hükümdarları
Şeddat’ın İrem bağı, İrem cenneti nerde?
Nerde bugün İran’ın Sasani hükümdarı
Karun’un bitmez tükenmez serveti nerde bugün?
Hani Ad, hani Adnan, hani Kahtan, bu dünya servetleri?
Çaresiz onlar da boyun büküp emrine tarihin
Çekilip gittiler birer birer, bir masal, bir efsane gibi
O saltanatlar sanki rüyada yaşanmış gibi
Gerçekten değil de bir hayal, bir gölge sanki

Bin türlü belası var dünyanın işte
Bazen bir hüzün boşalır bazen bir sevinç tufanı
Her faciaya bir teselli bulunur belki; ama unutulmaz İslam’ın uğradığı bela cihanda
Öyle bir felakete uğradık ki Endülüs’te biz üstümüze devrildi sanki Sehlân ve Uhud dağları
Nazar değdi İslam’a Endülüs’te
Bela üstüne bela yağdı, yağmur gibi o güzelim şehirlerin üstüne..

Öyle dolmuş ki hüzünlü gözleri yüce İslam’ın
Soyulunca İslam’dan bir çöle döndü sanki
Onlar ki küfür karanlığı içinde bayındır bugün
Birer kilisedir artık camiler mescitler
Her yanda çanlar putlar ve baykuş uğultuları
Taşla doldurulmuşsalar da mihraplar ağlar inler buna minber cansız ağaç-tansa da
Uyan ey gafil kişi, ibret denizi zaman,
Sen uykuya dalmışsan da asla uyumaz zaman!

Ya nedir bu çatışma, bu ayrılık İslam arasında
Ey kulları Hakkın kardeşsiniz kardeş!
Bir yardım duygusu bile yok mu içinizde
Alıp götürdü nemiz var nemiz yok bir zulüm seli
Dün sultan idiler, bey idiler kendi ülkelerinde
Bugün küfrün elinde bir uşak bir oyuncak
Çevirmiş onları dört yandan zillet uçurumları
Dehşet içinde fırlamış gözleri kimsesiz şaşkın


Sen de görseydin çığlıklarını, çırpınışlarını Ey Allah’ın kulu!
Ocağından koparılıp satıldıklarını köle pazarlarında
O feryatlar koymaz aklını başında benim gibisini
Koparır gibi bedenden ruhu, kopardılar anadan yavrusunu
Yeni doğan güneşin aydınlığı o kızlar ki öyle saf öyle temiz
Yakut ve mercandan dökülmüş sanki
O kızlar ki sürüklenip sürüklenip saçlarından
Kirli yataklara çekildi, kan kustu babaları
Arşa çıktı feryad-ı figanları

Eritir her kalbi bu anlattıklarımın birisi bile
Eğer varsa sende İslam’dan, imandan bir iz
Ey insanoğlu!
Salih B. ŞERİF

senabil dersleri
__________________
“Yarısı Allah’ın, yarısı da dünyanın olacak şekilde
yarım kalple yaşayamam ben.”
eski 01.05.2008, 22:11 ebu mus'ab isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #20
ebu mus'ab isimli üye'ye teşekkür edenler
Cevapla



Yer imleri
Seçenekler




Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 05:52 .