7 Şevval 1429
07 Ekim 2008, Salı
7 Şevval 1429
07 Ekim 2008, Salı
Ayet
Muhakkak O (kur’ân), arşın sâhibi (Allah katında) yüksek mevkiye sâhip, çok şerefli, güçlü bir elçinin (Cebrâil’in, Allah’tan) getirdiği sözdür.
(Tekvir 19-20 )
hadis
Resullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Kim, rızkının Allah tarafından genişletilmesini, ecelinin uzatılmasını isterse sıla-i rahim yapsın.
(Buhari, Edeb 12)

GİrİŞ Yap

Kullanıcı ismi:
Şifreniz:

Beni hatırla

...........................................
Şifrenizi mi unuttunuz
yoksa hâlâ üye değil misiniz? Hemen Üye Olun

Arama


Gelişmiş arama yap

Online Üye

Şuan Forumda: 68 (20 Kayıtlı ve 48 Misafir) bulunmaktadır.

Online   Almula, barla_21, canane, DeRCan, dilerim, Endülüs, eylül, kasif_gnc, KoRSaN, nur talebesi, okyanus, Rifade, siyahsancaktar, ta-ha, Vefa571, VuSLaT, _eslem_ Dagistan



Hak-dilaram » DİNİ KONULAR » İslami Yazılar » Vesveseli misiniz?


 
Seçenekler
.................
 
Ayşe Reşad - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 15.376




Teşekkür etti: 26.879
Teşekkür aldı: 11.957 konuda 42.900 kere
kucult  büyük
Idee Vesveseli misiniz?

HATARAT


Hatarat veya havatır, insanın elinde olmadan ve davet edilmeden kalbine iniveren olumsuz telkinlere denir..

Bu telkinler, ya şeytandan, ya nefsten gelir..

Sabit ve üstüste devamlı gelirse nefsten, değişik tecelli ederse şeytandandır..

Havâtır, tel dolaptaki ciğere musallat aç kedi gibi insanın imanına kadar bütün inançlarına saldırır, onu kötüye yöneltmek için elinden geleni yapar, yöneltemezse bu defa “suret-i hak” edasına bürünüp altından kalkılamaz ibadet tekliflerine kadar gider.

İbadet tatbikatında şüphe, vesvese, hastalık derecesinde korku, aşırı günah kaygısı ve daha nice hal, nefs ve şeytandan gelme “hataratın” silahlarıdır.

Bu hal, önüne geçmenin ilim ve sırrına erilmedikçe insanı cinnete kadar götürebilir ve neticede bütün hayırlardan mahrum bırakır.

Muazzez sahâbilerden bir topluluk, bu çeşit hatarat altında eridiklerinden Kâinâtın Efendisine şikayette bulunmuşlar ve “imanın kemalindendir” cevabını almışlardır..

Evet: Hatarat, şiddetli imanın cezbettiği ilahi bir imtihan, nefs ve şeytanın emrinde bir (antitez-tersinden muhakeme) zehiri olmaktan başka birşey değildir.

Ve batıla sürerken de, doğruyu abartıp tahammül üstü seviyelere çıkarırken de gayesi Allah’a isyandır.

Tek çaresi: ne olduğunu, nereden ve niçin geldiğini bilmek ve ASLA ALDIRMAMAK, edep ve ölçü içinde işi ve gücüyle meşgul olmak ve onun yerleşip kökleşmemesi için de suratına tokat çarpmayı başarabilmektir.

Bu rûhî davranışa havatırın nefyi, yalanlaması derler ve eğer bu yapılmayacak olursa ruh, olanca irade ve kuvvetini yitirebilir.

Hatarâta keskin bir ilaç ta şudur:

“ALLAH” KELİMESİNİ MED HALİNDE ÇEKİP, KALPTEN KAFAYA DOĞRU YÜKSELTMEK VE ORADAN VESVESEYİ DIŞARI ATMAK...

“Allah” kelimesinin med ile kalpten kafaya doğru çekilmesi, ikinci hecesi üzerine binilerek yapılacaktır..

“Allââââââââââââââh!!” misalinde olduğu gibi..

- Yüksek sesle yapınız daha etkili oluyor -

Tutturduğu yerde zikre ve Kur’an’ın son üç suresine yapışmak ve öz nefsine bizatihi telkin kelepçesini vurmak etkilidir..


NECİP Fazıl - İman ve İslam Atlası- Sayfa 302-

Ey aziz kardeşim bil ki!

İnsan kalben ve fikren ilahi hakikatlere bakıp düşündüğü zaman, bilhassa namaz ve ibadet sırasında, gerek şeytan tarafından, gerek nefis tarafından pek fena, pis ve çirkin vesveseler, hatıralar, sinekler gibi kalbe, akla hücum ederler.

Bunların def’iyle uğraşan insan, o vesveselere mağlup olur.
Onları mağlub edip kaçırmanın çaresi;Müdâfaayı terkedip, onlarla uğraşmamaktır..


Evet, arılar ile uğraşıldıkça, onlar hücumlarını arttırırlar..
Onlara karışılmadığı takdirde, insanı terkeder giderler..


Hem de bil ki;

O gibi vesveselerin,
Ne yüce hakikatlere ne de senin kalbine bir zararı yoktur..

Evet, pis bir menzilin deliklerinden semânın yıldızlarına, cennetin gül ve çiçeklerine bakılırsa, o deliklerdeki pislik, ne bakana ne de bakılana bulaşmaz. Ve kötü tesir etmez..

Çünkü;

O çirkin sözler senin kalbinin sözleri değil..

Çünkü senin kalbin ondan üzüntü duyuyor ve şikayetçidir..

Belki kalbe yakın olan (lümme-i şeytaniyeden) şeytan üssü’nden geliyor..

Mesela sen namazda, Kâbe karşısında, ilahi huzurda Kur’an ayetlerini tefekkür ederken, şu tedâi-yi efkâr- yani fikirlerin birbirini çağrıştırması-
Seni tutup en uzak, en boş ve en faydasız şeyleri düşünmeye sevkeder..

Şeytanın bundan maksadı şudur ki, insan umutsuzluğa düşsün ve;

“Eyvah! Kalbim ne kadar bozulmuş.. Artık benden adam olmaz” desin.

Böylelikle yapabildiğini de bıraksın ve onun oyuncağı olsun..

Senin başın da böyle şeytanî çağrışımlara mübtelâ ise;

Sakın telaş etme!..

Uyanışa geldiğin anda dön!

“Aman ne kusur ettim” deyip araştırma!

Meşgul olma!

Ta ki o zayıf münasebet, senin dikkatinle kuvvetlenmesin..

Bil ki;

Aynanın içindeki yılanın timsali ısırmaz,

Ateşin misali yakmaz,

Ve necasetin görünmesi aynayı pislendirmez..

Bu tür çağrışımlar genelde zararsızdır ve bile isteye olmadığı için mes’uliyet yoktur..

Nasıl ki, senin kalbinde bir şeytan üssü, bir de melek üssü vardır..

Nasıl ki, iyiler ile kötülerin bir meskende durmaları zarar vermez..

Öyle de bu tür çağrışımlar yoluyla, istemediğin pis hayaller gelip, nezih düşüncelerin içine girse, zarar vermez.

Ancak; kasden olursa ve de zarar zannıyla onunla çok meşgul olunursa o zaman zararlı dokunur..

Kaynak; Risale-i Nur

Tamamı, orjinali, vesveseden muzdaripler için çok güzel ve faydalıdır..Okumak isteyenlere;

SÖZLER_21.Sözün 2. makamı – Mesnevi-i Nuriye sayfa;96
( Kalbin beş yarasına beş merhemi tazammun eder)
eski 05.09.2006, 01:51 Ayşe Reşad isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #1
Tecrübeli Üye
 
cankırıkları - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 28.08.2006
Mesajlar: 251




Teşekkür etti: 17
Teşekkür aldı: 66 konuda 138 kere
kucult  büyük
monaroza´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
“Allah” kelimesinin med ile kalpten kafaya doğru çekilmesi, ikinci hecesi üzerine binilerek yapılacaktır..

“Allââââââââââââââh!!” misalinde olduğu gibi..

- Yüksek sesle yapınız daha etkili oluyor

monaroza´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Bil ki;

Aynanın içindeki yılanın timsali ısırmaz,

Ateşin misali yakmaz,

Ve necasetin görünmesi aynayı pislendirmez..

Bu tür çağrışımlar genelde zararsızdır ve bile isteye olmadığı için mes’uliyet yoktur..

Nasıl ki, senin kalbinde bir şeytan üssü, bir de melek üssü vardır..

Nasıl ki, iyiler ile kötülerin bir meskende durmaları zarar vermez..

Öyle de bu tür çağrışımlar yoluyla, istemediğin pis hayaller gelip, nezih düşüncelerin içine girse, zarar vermez.

Ancak; kasden olursa ve de zarar zannıyla onunla çok meşgul olunursa o zaman zararlı dokunur..
Allah razı olsun..
__________________
"Göz kaptırdığım renkten, kulak verdiğim sesten,
Affet senden habersiz aldığım her nefesten..."
NFK
eski 05.09.2006, 13:48 cankırıkları isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #2
.
 
izdüşüm - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 1.640




Teşekkür etti: 589
Teşekkür aldı: 622 konuda 1.415 kere
kucult  büyük
Daumen hoch

Allah razı olsun abla,önemli bir konu...
eski 05.09.2006, 14:09 izdüşüm isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #3
.................
(Konuyu Başlatan)
 
Ayşe Reşad - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 15.376




Teşekkür etti: 26.879
Teşekkür aldı: 11.957 konuda 42.900 kere
kucult  büyük
Amin Sizlerden de olsun..
eski 21.03.2007, 09:49 Ayşe Reşad isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #4


Seçenekler




Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 22:24 .