| | Sayfa 1 Toplam 3 Sayfadan | 1 | 2 | 3 | > | |  |
| | Mü'min
Üyelik tarihi: 18.02.2008
Mesajlar: 496
2 Albümü var
Teşekkür etti: 436
Teşekkür aldı: 493 konuda 2.417 kere
| Kuru Dindarlık Kuru Dindarlık
Nureddin YILDIZ’ın SOSYAL DOKU DERNEĞİ’ndeki 30.03.2008 Tarihli Dersidir www.sosyaldoku.com En Dindar Kim?
Şüphesiz en dindar, Allah’ı en iyi bilen, O’na en güzel kulluğu yapan Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem efendimizdir. Din ne anlamı ifade ediyorsa O, onu yapmıştır. Yaptığının daha iyisi yoktur. Nitekim daha iyisini yapma iddiası gibi algılanacak tavırları reddetti. Onun gibi olmaya çalışanlar, o yolda emek verenler de ‘iyi dindar’ olma yolundadırlar. Ashabdan itibaren asırlardan beri sayılarını sadece Allah Teala’nın bilebileceği kadar kalabalık bir Müslüman grubu, iyi Müslüman olmak için uğraştı, didindi. Herkesin yaptığı ve yaptığının muhasebesi Allah’ın takdirine kaldı. Allah adına, din kalıbıyla yapılan işlerin iyi veya kötü sonuçlarını biz değerlendiremeyiz. Hüküm Allah’ındır. Kendisi de bir kul olan insan, diğer kulların hesabını görmeye kalkamaz. Fakat din ölçüleriyle, emirleriyle ortadadır. Ona uygunluk
esas olduğuna göre elimizde net ölçüler var demektir. Birbirimizi iyi veya kötü olmakla tenkit etmek yerine, hangi amelimiz sünnete daha uygun,
hangi amelimiz daha ihlâslı gibi ahiretimizi direk ilgilendiren
meseleler etrafında gündem olusturmamız evla olandır.
En dindar belli. Dindarlıkta iyiliği yakalamak için koşuşturacak
olanlar ise kıyamete kadar sürecektir. Düşülecek,
kalkılacak, tekrar düşülüp tekrar kalkılacak; ama
iyi olma mücadelesi devam edecektir.
Allah’ın kullarının bir bölümünün iyilerden olması, bir
bölümünün ise sakilerden olması O’nun kaderidir. Yapılacak
bir şey yoktur. Böyle takdir edildi, böyle gidecek.
İyilerden olmak için uğraşacağız. Şunlar Allah’ın âsî kulları, bunlar ise mümin kulları. Âsîlerin yolu belli, sonu belli!
Müminlerin de yolu belli, sonu belli elbette! Ancak âsîlerden olup, âsîliğin hakkını
vermemekle itham edilen yoktur. Çünkü iman çizgisini astıktan sonra bütün yollar cehenneme çıkar. Müminlik dairesinde kaldığı halde imanın içini dolduramamak, imanı erimeye terk etmek, imanı sözde bir iddia haline getirmek ahde vefasızlıktır. Mümin, kulluk sözü vermiş insandır. Sözünden caymış hale getiren tavırları, sözleri onu vefasız duruma düşürüyorsa, bunu bir hastalık belirtisi olarak görmeli ve hesaba çekilmeden kendisini hesaba çekmelidir. Şükreden Kul:
Ayakları şişinceye kadar namaz
kıldığı bir gecede Resûlullah
sallallahu aleyhi ve selleme, neden
kendisini bu denli yorduğu sorulunca,
‘Şükreden bir kul olmayayım
mı?’ diye cevap vermişti.
devam..
__________________ “Yarısı Allah’ın, yarısı da dünyanın olacak şekilde
yarım kalple yaşayamam ben.” | 
03.04.2008, 21:17
| |
ebu mus'ab isimli üye'ye teşekkür eden 10 üye:
| | | Şeref Üyesi
Üyelik tarihi: 24.03.2008
Mesajlar: 2.595
Yarışma Puanı: 1190 Teşekkür etti: 17.956
Teşekkür aldı: 2.045 konuda 5.919 kere
| allah razı olsun kardeşim..... | 
03.04.2008, 21:21
| |
siyahsancaktar isimli üye'ye teşekkür eden 4 üye:
| | | Mü'min (Konuyu Başlatan)
Üyelik tarihi: 18.02.2008
Mesajlar: 496
2 Albümü var
Teşekkür etti: 436
Teşekkür aldı: 493 konuda 2.417 kere
| Mümin bir yandan iman iddiasında ısrar ederken diğer yandan Allah’ın ‘iman etmeyenlere ait vasıflardan saydığı hataları nasıl irtikâb edebilir? Allah’ın birinci dereceden emirlerini farzları ve birinci derecen yasaklarını dikkate almadan, hayatın öncelikleri olarak onları görmeden yaşamanın adına İslam unvanı konmasıyla, hayat İslamileşmiş olmuyor.
Hayatın kimin etkisi altında sürdürüldüğü bir hesap meselesidir. Mutfaktan, oturma odalarına, namaz eda edilen mescidlere, yürünen sokaklara, para kazanılan iş yerlerine, ekin elde edilen tarlalara kadar, güneşin aydınlattığı ve bizim insan olarak yaşadığımız her yerde biz kim olarak yaşıyoruz?
Biz kimiz? Elbette biz Müslüman’ız. Bütün benliğimizle buna hamd ederiz. Peki, Müslümanlık nerede? Dindarlık da var, yalan da. Dindarlık da var, sözden caymak da. Dindarlık da var, namazı asmak da. Dindarlık da var faize teslim olmak da. Dindarlık da var Kur’an’ı ihmal etmek de.
Bu nasıl dindarlık o zaman? Evet, bu nasıl bir dindarlık? Kim kimi kandıracak? Sözle değil Amelle ise Halep orda Arşın burada Din Ne Demişti?
1.Allah’a ve Resulü’ne itaatiniz tam olsun.Onların
önüne kimseyi geçirmeyin. Yegane söz onların sözü olsun.haramı helali siz koymayın, sadece itaat edin dedi.
2.Namazı İkame edin. Namaz dindir,onsuz olmaz. Dedi.
3.Nafilelerde Allah’ın rızasını arayın,mecbur değilsiniz ama hedefe çabuk varırsınız. Dedi.
4.Kuran okuyun! Onunla amel edin.Onsuz bir anını olmasın.dedi.
5.Ahlaklı olun.Mümin,güzel ahlaklıyla gece abid, gündüz mücahid gibi olabilir.Ahlak cennete koyar.Dedi.
6.Öğüt mümine yararlıdır.dedi.
devam..
__________________ “Yarısı Allah’ın, yarısı da dünyanın olacak şekilde
yarım kalple yaşayamam ben.”
Konu ebu mus'ab tarafından (05.04.2008 Saat 17:55 ) değiştirilmiştir..
| 
04.04.2008, 21:26
| |
ebu mus'ab isimli üye'ye teşekkür eden 7 üye:
| | | Mü'min (Konuyu Başlatan)
Üyelik tarihi: 18.02.2008
Mesajlar: 496
2 Albümü var
Teşekkür etti: 436
Teşekkür aldı: 493 konuda 2.417 kere
| 7.Ömrünüzün kıymetini bilin,vakit israf etmeyin,dünya fani ahret ebedi dedi.
8.Dünyadanda nasibinizi unutmayın;ama o sizi sürüklemesin dedi.
9.Çinde bile olsa ilim tahsil edin.İlim müminin yitiğidir dedi.
10.Elinizle olmazsa dilinizle , o da olmazsa bari kalbinizle
Tepki verin .Kötülüğe sessiz kalmayın dedi.
11. Allah elbiselerinize , dış görünüşünüze bakmaz;kalbinizi gözetler dedi
12.Sılayırahimi koparmayın dedi.
13.herkes güttüğünden mesuldür,ebeveyn çocuğunu ateşten kurtarsın dedi
14.Tartışmada aşırı gitmek münafıklık alemetidir dedi.
15.Allah’a davet edenin sözü en güzeldir dedi.
16.Faiz çok tehlikelidir dedi.
17Allah rızası Ana babanın rızasından geçer dedi.
__________________ “Yarısı Allah’ın, yarısı da dünyanın olacak şekilde
yarım kalple yaşayamam ben.” | 
05.04.2008, 17:57
| |
ebu mus'ab isimli üye'ye teşekkür eden 4 üye:
| | | Mü'min (Konuyu Başlatan)
Üyelik tarihi: 18.02.2008
Mesajlar: 496
2 Albümü var
Teşekkür etti: 436
Teşekkür aldı: 493 konuda 2.417 kere
| Yapan ne yaptı?
1.İmanımız iman, Allah en büyük, Resulü en büyük insan dendi.Düğünde herkes bildiğini yaptı.Haram kalktı, ‘yasak’ geldi.Helalin yerin ‘hak’ aldı.
2.Namaz işe, aşa kurban gitti.Bir otobüs şoförü bile ‘Ben namaz kılacağım’ demeye utanıldı.Namaz son vaktine kaydırıldı.Kılınan namazlarda huşü kayboldu.Cuma namazı kılan Müslüman’ın bile cebindeki telefonu çaldı.Camiler zilli, müzikli hale geldi.Namaz kılmayan bir genç , haya etmeden namazlı bir kızı isteyebildi.Caminin birinci safı ile son safı aynı oldu.Hele kalabalık namazlarda arka saflar daha makbul hale geldi.
3.Nafileler arada kaynatıldı.Farzı
Yapan yarışı kazandı gibi göründü.Sonrada anlşıldıki,şeytan nafilelerden sızıp farzları devirmeye başladı.Zikir ve vird edinmeyi,genellikle yaşlı hacılara ait,belirli akşamlarda toplanıp bir şeyler okuyan dualar eden insanların ameli haline getirdik.Zikir lüks oldu.
4.Kur’an ve ona ait değerler mezarlıklarda ihya edildi.Yeni nesillerin Kur’an’la tanışması sorunu önceleri,alfabe ertesine,sonraları da diploma gölgesine atıldı.Kur’an ve Hadis, müracat edilen başucu bilgisi yerine umut kaynağı olarak görüldü.
5.Namaz kılan, hacla şereflenmiş, beklide Kur’an hafızı insanlar bile en basit ahlaksızlık olan yalanı dillerine sürebildiler.Arkadaşları ile halim-selim biri olarak yaşarken kendi doğurduklarına karşı geçimsiz,kaba biri olabildiler.Eşlerini ezdiler.Zehirden acı sözleri ağızlarında kullandılar.Anne babalarının önünde saygısızlıktan,onları incitmekten korkmadılar.Komşuluk hukukunu çiğnediler Camide ağlayıp,dışarıda sırıttılar.Parayı ve şöhteti kendileri için yeterli sandılar
6.Öğüt verenide verdiğinide kulakradı edebildiler.Güzel bir nasihata cevabları:Ah eskiler!Ne güzel demişler,şimdi zaman değişti,her şey kötü oldu.gibi geçiştirmeler oldu.Bilenler Allah’tan kork! Demeye çekindiler.Sanki herkes her şeyi biliyormuş kadar rahat konuşuldu,rahat yatılıp uyundu.
devam..
__________________ “Yarısı Allah’ın, yarısı da dünyanın olacak şekilde
yarım kalple yaşayamam ben.” | 
06.04.2008, 18:58
| |
ebu mus'ab isimli üye'ye teşekkür eden 2 üye:
| | | Mü'min (Konuyu Başlatan)
Üyelik tarihi: 18.02.2008
Mesajlar: 496
2 Albümü var
Teşekkür etti: 436
Teşekkür aldı: 493 konuda 2.417 kere
| 7- Film olduğunu bile bile, bize izletilen beyhude şeylere vakit
harcadık. Hiç ölmeyecekmiş rahatlığıyla vakit harcadık.
Haccı, emeklilikten sonrasına; Kur’an okumayı, gözlerin
görmekte zorlandığı devreye erteledik. Ömür saniyelerle
islerken biz gün gün harcamakta bir beis görmedik.
8- Dünyada sadece nasibimiz bizim olacak. Yazılmayan
gelmez diye inandık; ama dünyalık uğruna vermediğimiz
kalmadı. Taviz verdik, hayal aldık. Sonunda elimizde
dünya da kalmadı, hayali de.
9- İlim diploma oldu. Diplomanın pesinde koşan, uğrunda
çok şey feda eden nesil olduk. İlimdi, diploma oldu.
Ameldi, emel oldu.
10- Kendisini ve menfaatini putlaştıran bir insan türünü
temsil etmeye başladık. Kötülüğe karşı durmaya yüreği
olmayan, duygularını bile beyan etmekten çekinen
anneler babalar olarak, gizlenmekte maharet aradık.
Çocuklarımıza başta şehitlik olmak üzere cesaret gerektiren
şeyleri telkin edemedik.
11- Üşümemek veya avretimizi örtmek için giyinmek yerine,
görsünler, beğensinler diye giyindik. Evimizi bina ederken,
içinde rahat etmekten önce nasıl görüneceğini önemsedik.
Kalbimiz önemliydi, görüntümüz önemli oldu.
12- Tatile gitmeye, telefon etmeye sılayırahim dedik. Ne
derler, diye yaptık yaptığımızı. Sılayırahimi bir namaz,
bir oruç seviyesinde Allah’ın emri olarak göremedik.
13- Karnını doyurup, elbisesini aldıksa kendimizi gururlu bir
baba-anne gördük. Maneviyatını, çevresini düşünemedik.
Ev alırken, bu semtte çocuk nasıl yetişir diye merak etmedik.
En iyilerimiz bir okula, bir kursa vermekle kurtulduğuna
inandı.
14- Mümini karşımıza alıp tartışırken ölçüyü kaçırdık. Bir
daha selamlaşmayacak tarzda söz yarışına giriştik.
Kardeşliğimizin kıymetini bilmedik.
15- Allah’a daveti hocaların işi olarak gördük. Onlarca defa
girip çıktığımız bir akraba evindeki bir heykeli, haram olduğunu
ve o mümin akrabamızın o yüzden azap çekeceğini
bildiğimiz halde ikaz edemedik. Bu haramdır, diyemedik.
Namaza gitsene, demeye sıkıldık.
16- Aç ve açık kalmış insanlar için uygulanabilecek fetvaları
bile, faize bir yol çıkabilir umuduyla irdeledik. Faizin
bir ağ gibi bütün rızkımızı sardığına aldırmadık.
17- Ebeveynimizin emrimize girmelerini bekler olduk. Onlara
kızma hakkı gördük kendimizde. Hatalarını yüzlerine söylemeye
cüret ettik. Onları bir dağ başında yalnız yaşamaya
bırakıp, izinlerini dahi almaya ihtiyaç hissetmeden onlardan
uzaklarda evler, binalar yapabildik. Onlara sormadan
evlenmede bir sakınca görmedik.
__________________ “Yarısı Allah’ın, yarısı da dünyanın olacak şekilde
yarım kalple yaşayamam ben.” | 
29.04.2008, 23:13
| |
ebu mus'ab isimli üye'ye teşekkür eden 4 üye:
| | | Mü'min (Konuyu Başlatan)
Üyelik tarihi: 18.02.2008
Mesajlar: 496
2 Albümü var
Teşekkür etti: 436
Teşekkür aldı: 493 konuda 2.417 kere
| Hakiki Mümin:
imanı güçlüdür.
ibadeti ihlâslı ve yoğundur.
Sosyal yönü yaygındır.
Günahlara karŞı hassastır.
Ahlaklıdır.
Dünya ile ilgilenir.
Allah’a davete katılır.
Dengelidir.
İşi, evi ve toplumu ile dengede durur! Nedenler
İyi baslayıp iyi devam ettirememenin nedenleri ne olursa olsun, sonucu imtihanı kaçırmaktır.
Küçük günah büyük günah derken, günahlarla iç içe bir hayata alışmak, günahların doğal hale
gelmesi için bir nedendir. Günahların da bir alt yapısı olarak,
mübahlarda ölçülerin abartılması, o lokantadan bu lokantaya
yemek turları yapılması, bir ihtiyaç olmadan sadece eğlenmek
gibi bir maksatla ticari yerlerde gezinti yapılması ölçülerin
kaçırıldığını gösterir. Rahat düşkünlüğü, her şeyin eli altında
ve düğmeyle hallolmasına alışmış, aksini yaşanılmaz
zorluklar olarak gören anlayışın hâkim olması bir nedendir.
İbadetleri tam çizgide tutup, sadece farzlarla ve unutmayacak
kadar yapmak soğukluğun nedenlerindendir. Ertelemeci anlayış
ve örnek insan kıtlığı da kuraklığa davetiye çıkaran nedenlerden
sayılabilir
__________________ “Yarısı Allah’ın, yarısı da dünyanın olacak şekilde
yarım kalple yaşayamam ben.” | 
30.04.2008, 22:12
| |
ebu mus'ab isimli üye'ye teşekkür eden 2 üye:
| | | Şeref Üyesi
Üyelik tarihi: 02.03.2008
Mesajlar: 1.777
3 Albümü var
Yarışma Puanı: 610 Teşekkür etti: 1.912
Teşekkür aldı: 1.617 konuda 5.250 kere
| nasıl tecrid olacağız yazdığın her şeye katılmamak imkansız.ama ya ailen kapandığın için senden utanıyorsa,dinin için yaptığın her şey enayilik olarak görülüp dalga geçiliyorsa.iyi ki dindar değiliz onlar gibi olurduk deniliyorsa,bu durumda kime ne kadar ne anlatılabilir bilemiyorum.bunu kendim yaşadığım içim biliyorum.soruyorum bu baskılardan kurtulmak için nasıl tecrit olabilirim.nasıl özgürleşebilirim. | 
30.04.2008, 22:29
| |
mutasyon isimli üye'ye teşekkür edenler
| | | Mü'min (Konuyu Başlatan)
Üyelik tarihi: 18.02.2008
Mesajlar: 496
2 Albümü var
Teşekkür etti: 436
Teşekkür aldı: 493 konuda 2.417 kere
| mutasyon´isimli üyeden Alıntı yazdığın her şeye katılmamak imkansız.ama ya ailen kapandığın için senden utanıyorsa,dinin için yaptığın her şey enayilik olarak görülüp dalga geçiliyorsa.iyi ki dindar değiliz onlar gibi olurduk deniliyorsa,bu durumda kime ne kadar ne anlatılabilir bilemiyorum.bunu kendim yaşadığım içim biliyorum.soruyorum bu baskılardan kurtulmak için nasıl tecrit olabilirim.nasıl özgürleşebilirim. ya yapacaksın
yada sızıyı içinde hissedeceksin
bakmayın evi dişi kuş yapar diyenlere
evi erkek yapar. erkek evlerinin, yanlızca Allah'a boyun eğilen
mekanlar olmasını sağlar bu yapılamayınca kadınında kolu kanadı kırılmış
olur
bu ev öncelikle çoluk cocuğunun yaşadığı mekandır sonrada
Müslüman topluluğun yaşadığı devletin adıdır
Şeri şerif olmayınca yada bu davanın peşinde kimse olmayınca çözüm üretmekde bazen beyhudedir
herşeye rağmen yapabileceklerimiz var şüphesiz
__________________ “Yarısı Allah’ın, yarısı da dünyanın olacak şekilde
yarım kalple yaşayamam ben.” | 
30.04.2008, 23:04
| |
ebu mus'ab isimli üye'ye teşekkür edenler
| | | Yeni Üye
Üyelik tarihi: 06.02.2008
Mesajlar: 15
Teşekkür etti: 194
Teşekkür aldı: 13 konuda 55 kere
| "Çinde bile olsa ilim tahsil edin"hadis değil
s.aleykm.mevduat kitapları yukardaki cümlenin hadis olmadığını tutmşlar.mesela keşful hafa adlı eser mevzu hadistir diye tutmaktadır.hadisin aslının "utlubul ılme"dir.yani "ilmi talep ediniz"dir. | 
30.04.2008, 23:07
| |
sevmek_isyan_etmemek isimli üye'ye teşekkür eden 2 üye:
| |  | | Sayfa 1 Toplam 3 Sayfadan | 1 | 2 | 3 | > | | Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 00:06 .
Powered by: vBulletin Version 3.7.2 (Türkçe) Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0 RC5 Bazaar Desings |