Erkeklerin Kadınlardan Üstün Olmaları İlmen de Müsbettir
Birçok insanlar, erkek mi üstün, kadın mı üstün diye münakaşa etmektedirler. Onun için
ٱلرِّجَالُ قَوَّٲمُونَ عَلَى ٱلنِّسَآءِ “
Erkekler kadınlara hâkimdir…“
[En-Nisa 34] mealindeki ayet-i kerîmenin mucizeli hükmünü on dokuz cihetle açıklamayı münasib gördüm. Kur’ân-ı Hakîm’in her bir harfi tek başına birçok mucizeleri beyan eder. Özellikle bu ayet-i kerîmenin nazm-ı şerîfinin tahliline bakılırsa, yaratılışta erkeğin kadından üstün olması ilim aynasında açık görülür.
Şöyleki
1- Erkek nev’inin kadın nev’ine hâkim olması –mantık ilminin ortaya koyduğu delâlet-ul-iltizam kaidesine binaen- hükümde adaleti gerektirir. Çünkü adaletsiz bir hüküm, hüküm değil zulümdür. Aynı zamanda hüküm, kadının da erkek nev’ine itaat etmesini, adaletli hükmüne razı olmasını gerektirir.
Burada hükmün delalet ettiği adalet çok derin bir manayı ifade eder; en azından erkeğin, kadından gördüğünde iyiliklere mükabil onu mükafatlandırması, hilâf-ı edeb gördüğünde de edeblendirmesi, baş kaldırması ve isyanını müşahede etmesinde de cezalandırması ve ufak hatalarından göz kapatmasıyla izah olunur.
Kadının erkeğin adaletli hükmüne razı olması; kocasının emrine itaat etmesi, yüzünde onu sevindirmesi, gıyabında malını koruması, kocasının ve kendisinin namusunu da hıfzetmekle ifade edilir. Bu hasletleri taşıyan kadın şüphesiz salihadır; aslâ ona zulmedilmez.
Eğer “kavvâmûne” “kayyâmîne” şeklinde olursa, bu takdirde tarafeynin hüküm adaleti Arabî nazmından daha fazla anlaşılır. Çünkü bu takdirde ayrıca mütekâbil vazifelere de delalet etmektedir ki, şu hadîs-i şerîften anlaşılır:
“
Allah Azze ve Celle’nin takvâsından sonra, bir mü’min saliha bir kadından daha hayırlısını istifade etmemiştir. Şöyleki (amir ve hâkim olan erkeği kemâl-i adaletle)
ona emrederse, kadın da ona itaat eder. Ve eğer yüzüne bakarsa onu sevindirir. Ona bir (işin yapılmasında)
yemin verirse, kadın beyini tasdik eder (sözlerin yerine gelmesini fiilen ister).
Kocası yanından giderse, gıyabında onun malı ve kendisinin nefsi hakkında nasihat eder.“
Yani hıyanet etmez, mütekâbil vazifeleri görür.
Diğer bir rivayette şöyledir:
“
Dünya bir metâ’dır (zevk u sefâdan ibarettir).
O metâın en hayırlısı kadındır.“ buyrulmuştur.
Demek dünya nimetinin en üstünü kadındır. Erkeğin ondan faydalanmasında da adalet söz konusudur. Binaenaleyh zevk bakımından kadından aldığı hakkı kendisine vermek mecburiyetindedir.
Nitekim “
Kadın hakkında birbirinize hayrla muamele etmeyi tavsiye ediniz.“ Kadın hakkında en hayrlı, hüsn-ü muaşerettir, bunu tavsiye edin demektir. İşte bu hadîs-i şerîf hükmün gerektirmiş olduğu hüsn-ü muaşereti de beyan buyurmaktadır. Şüphesiz Arabî olan Kur’ân’ın nazm-ı şerîfine bakılırsa, izah ettiğimiz bu manalar daha kolayca anlaşılır.
İktibas: Mufassal Medenî Ahlâk
Üstaz İsmail Çetin kuddise sirruh
Dilara Yayınları
devamı gelecek...