Bayrak
21 Recep 1429
24 Temmuz 2008, Perşembe
21 Recep 1429
24 Temmuz 2008, Perşembe
Ayet
Biriniz diğerinizi arkasından çekiştirmesin. Biriniz, ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz. O halde Allah'tan korkun. Şüphesiz Allah, tevbeyi çok kabul edendir, çok esirgeyicidir.
Hucurat-12
hadis
Kim ki yanında Müslüman kardeşinin gıybeti yapıldığı halde, gücü yeterken ona yardım etmezse, Allah onu dünya ve ahirette zelil kılar.
Camiu’s-Sağîr

GİrİŞ Yap

Kullanıcı ismi:
Şifreniz:

Beni hatırla

...........................................
Şifrenizi mi unuttunuz
yoksa hâlâ üye değil misiniz? Hemen Üye Olun

Arama


Gelişmiş arama yap
Hak-dilaram Sözlük

Yürek Yangınları

Online Üye

Şuan Forumda: 49 (9 Kayıtlı ve 40 Misafir) bulunmaktadır.

Online  adımmaviş, ecemsimge, hafsa, kelimat, sara, sudenaz, tÜrkÜ monaroza, root


Admin :: S.Mod :: Mod :: Yazarlar :: İmtiyazlı Üye
eee



Hak-dilaram » DİNİ KONULAR » İslami Yazılar » Konuş Ey Ayşe !


Cevapla
 
Seçenekler
eN aCiZ
 
barla_21 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 27.02.2008
Mesajlar: 320


 
 
Teşekkür etti: 904
Teşekkür aldı: 276 konuda 1.010 kere
Konuş Ey Ayşe !

1400 YIL ONCE VE BUGUN




YIL 620




1400 sene onceydi. Allah'in Resulu (S.A.V)bir meseleden dolayi uzgundu.

Agir adimlarla 'hane-I saadetlerine' dogru ilerliyordu.



Bu, gunumuze gore cok fakir saadet evinin kapisini zevceleri Hz Ayse acti.



Yuzundeki tebessumle Peygamberi (S.A.V)iceriye aldi. Selamdan sonra Allah'in elcisi (S.A.V)Hz Ayse'ye yanindan ayrilmamasini soyledi.



Hz. Ayse yanina oturdu.



'Konus ey Ayse dedi Peygamber! (S.A.V)Konus DA biraz icimiz ferahlasin!'



Ve Ayse konusmaya basladi. Allah'in rahmetinden, merhametinden, Peygamberin (S.A.V) sefkatinden, dunyanin faniliginden bahsetti.



O konustukca Peygamberin (S.A.V)uzuntusu dagildi, yuzune bir tebessum geldi, ferahladi.



Rabbine sukretti




Yil 2008




Peygamber (S.A.V)ummetinden Mehmet Bey'in isyerinde cani sikilmisti. Yeni aldigi Opel marka arabasiyla evinin onune geldiginde park yerinin dolu oldugunu gordu. Cani bir daha sIkildi. Arabayi kaldirimin kenarina park ederken soyleniyordu. Onuncu kattaki dairesine cikarken asansor de cok agir isliyordu. Sonra kapiyi caldi. Sicak bir tebessumle hanimi acti kapiyi. Yemek hazirliyordu. O DA NE yine cocuklar ayakkabilarini evin kapisinda birakmislar, dolaba almamislardi. 'Nerede bu cocuklar?' diye sordu hanimina. Daha sonra DA icerideki cocuklarini cagirip bir guzel fircaladi. Zaten her zaman Boyle yapip ayakkabilarini disarida birakiyorlardi. Etraf DA hirsiz kayniyordu ve Mehmet Bey o ayakkabilara bir suru para saymisti. Mehmet Bey iceriye girince 'Kurt gibi acim dedi. Sofrayi hemen hazirla DA yiyelim:'





'Ben sofrayi hazirliyorum, on bes dakikaya kadar yemek de piser' dedi hanimi. Mehmet Bey kizginlikla bakti hanimina: ' Ben butun gun is yerinde bir suru seyle ugrasiyorum, kac tane adamin derdini cekiyorum, sen bir turlu ben gelmeden su yemegi yetistiremiyorsun' dedi. O lavaboda ellerini yikayip ustunu degisinceye kadar hanimi yemegi yetistirememesi hakkinda pek cok mazeret siraladi. Yemegi biraz DA bu fircalar yuzunden kos kos yediler. Sadece cocuklar aralarinda bir iki atisti. Bu cesit cesit yiyeceklerin bulundugu sofrada pek istahlari DA kalmamisti. Alelacele televizyonun basina oturdu Peygamber ummetinden Mehmet Bey. Zira ekonomi yine kotu gidiyordu. Borsadaki kucuk yatirimi yuzde otuz deger kaybetmisti. Doviz cikiyordu. Nasil DA ekonomideki bahar havasina aldanip dovizdeki parasini borsaya yatirmisti? Isyerinde durmadan borsayi oven arkadasini hatirladi kizginlikla. Neyse ki basbakan her seyin kontrol altinda oldugunu soyluyordu. Mutfakta isini bitiren hanimi elinde cay


Tepsisi ile odaya geldi. Cocuklar ders calismaya gittiler. Hanimi AZ onceki olumsuz havayi dagitmaliydi. Cay icerken biraz havadan Sudan bahsetti. Mehmet Bey'in bir kulagi televizyondaydi, bir kulagi haniminda. (Nasil oluyorsa!) Hanimi birkac defa 'beni dinliyor musun' diye sordu. 'tabi tabi dedi Mehmet Bey, istersen son soyledigini tekrar edebilirim' Biraz sonra yemegin verdigi rehavetle Mehmet Bey iyice uzandi. Televizyonla


Hanimi arasinda gidip gidip gelmekten de iyice bikmisti. Onun gevsedigini fark Eden hanimi kafasindaki bambayi patlatti:


- Biliyor musun x sirketi buzdolabini, camasir ve bulasik makinesini ayda yuz liraya veriyormus.




- Iyi bizde bunlarin ucu de var.






- Olur mu, bak karsidaki Selda Hanimlar ucunu de degistirdiler. Her seyleri yep yeni oldu. Bizim bulasIk makinasi oldu olecek. Buzdolabi DA artik yetmiyor. Cocuklar buyudu. Camasir makinesi DA cok enerji yakiyor. Soyle A sinifi bir sey alalim DA elektrikten tasarruf edelim. Bunlari DA veririz bir fakire, sevap isleriz. Bak zaten .Mehmet Bey'in kafasi karincalasmaya baslamisti. Artik iki kulagi ile hanimini ve televizyonu takip edemez olmustu. Oysa her ikisi de mutemadiyenkonusuyor ve bir seyler anlatiyordu. Kendi kendine soylendi





- Sus be Ayse ya! Sus DA biraz icimiz rahatlasin. Ne bu Boyle her gun dir dir dir '




Tabii ki bu sozu Ayse Hanim duymadi.



O konusmasina devam ediyordu.



Bu cumleyi 1400 kusur sene once hanimina 'Konus ey Ayse!' diyen Peygamber'i duyan melekler isitti.



Sonra DA yuzyillar once hanimina



'Konus ey Ayse icimiz ferahlasin, diyen bir Peygamberin (S.A.V)ummetinin bugun nasil olup DA, sus ey Ayse, sus DA biraz icimiz acilsin'



Noktasina geldiklerine sasirip durdular.



Ne erkekler Peygamberimiz (s.a.v) gibiler...



Ne de kadinlar Hz. Ayse gibiler...




NE ACI DEGIL MI?
__________________
"Islami öyle yasaki, seni öldürmeye gelen sende dirilsin..." (Sezai Karakoc)
eski 10.05.2008, 12:57 barla_21 isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #1
barla_21 isimli üye'ye teşekkür eden 7 üye:
Cevapla



Yer imleri

Etiketler
ayşe
Seçenekler




Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 00:02 .