Muhakkak O (kur’ân), arşın sâhibi (Allah katında) yüksek mevkiye sâhip, çok şerefli, güçlü bir elçinin (Cebrâil’in, Allah’tan) getirdiği sözdür.
(Tekvir 19-20 )
Resullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Kim, rızkının Allah tarafından genişletilmesini, ecelinin uzatılmasını isterse sıla-i rahim yapsın.
(Buhari, Edeb 12)
GİrİŞ Yap
Online Üye
Şuan Forumda: 41 (16 Kayıtlı ve 25 Misafir) bulunmaktadır.
Mahir İz Hocaya sormuşlar:
Keskin bir hafızaya nasıl sahip olunur:
"Evladım biz Osmanlı mektebine gittik. Bize ilk gün "Yolda nasıl yürünür" bunun kaidesini öğrettiler. Göz ayağın ucunda olacak yürürken. Gözümüz hep ayağımızın ucundaydı. Hep önümüze bakardık. Sizler boyuna etrafınıza bakıyorsunuz. Ona bak, şuna bak. Sizde hafıza olmaz. Günahı göz işler de belasını gönül çeker. Gözler bakar,gönül rahatsız olur ve hafıza zayıflar."
Ya bizim halimize ne demeli dostlar! Bizler dışarısı bir yana televizyon sayesinde evlerimizi de sokağa çevirmedik mi? Öyle ki kim olduğunu bilmediğimiz bir sürü insanı çocuklarımızın yetişmelerini gözardı ederek evimize davet etmedik mi? Oysa amacımız Fatihler, Fatımalar yetiştirmek değil mi? Lütfen çocuklarımıza güzel örnekler olalım ve onları faydalı görsel materyallerle yetiştirelim. Rabbim bizleri ve çocuklarımızı "Nazar-berkadem" düsturuna uyanlardan eylesin. Sözlerimi İbrahım Hakkı Haz.'nin dizeleriyle bitiriyorum.Selam ve dua ile..
Ey Gönül! Kendinden geç ki bu yol Hakk'a yakındır.
Aşk denizine dal da daima O'nun demiyle dol, ey Gönül!..
O sana senden yakın iken sakın sen O'na uzak olma.
Gönlün Allah'ın evi iken sakın başka zanlarla dolmasın.
Az ye,az iç, az uyu ve var git gönül zikrini azık edin.
Vehim,anlayış ve fikirleri kendinden uzaklaştır ki gönlün dinlensin.
Ölmeden önce öl ki diri olan Allah seni de diriltsin.
Akıllılık budur ki her an Hakk'ı bulup halkı unut.
gözün çektiği fotoğraflar kalbe banyo edilmek üzere yollanıyor öyle olunca da gönüller ve akıllar şeytanların viranesi haline geliyor. nur yüzlülerle imar etmemiz lazım gönüllerimizi.
Teşekkür eden dostlara ben de teşekkür ediyorum. Aslında ben biraz mahcubum size karşı çünkü paylaşımlarınızı okuyorum ama teşekkürü ihmal ediyorum ama bilin ki sizlere gönülden dua ediyorum. Biraz konuya devam edelim bakalım:
Mevlana şöyle der:"Aslında gönül gizli bir mana havuzudur.Bu mana havuzundan vahdet denizine gizli bir yol vardır.Gönül aynasını dünya sevgisi tozundan, nefsani arzulardan temizler, pak ve saf bir hale getirirsen orada su ve toprak nakışlardan başka şeyler de görürsün. Gönül aynasında hem resmi, nakşı görürsün; hem de ressamı ve nakkaşı. Hem devlet, saadet yaygısını seyredersin; hem de onu yayanı ve döşeyeni."
Bizler bu gizli yolu malesef bulmaktan çok uzağız. Ne zaman ki gönül aynamızı masivadan temizlersek işte o zaman Rabbimiz oraya rahmetini sağanak halinde akıtır(feyzimiz artar) ve nur kalpte parlar, melekut sırrı açılır, ilahi esrarın hakikatleri kalbimizde parlamaya başlar.Aziz Mahmud Hüdayi de şöyle der:
"Kalbi sarayın pak eder
Sultana ermek isteyen"
Haydi dostlar masivadan geçelim, Mevla'ya dönelim inşaallah...
__________________
Pınarın gözü ise aradığın, sendedir.
Üzengiye sağlam bas, dizgini ele dola!
Güz bahçelerinde gazel toplama, çiçek topla,
Boşa vakit öldürme, yarına kefilin yok
Azıksız çıkma yola! …
Yazı alıntı olursa mutlaka yazmamız gerekir, bu yazı okuduğum kitapların bende uyandırdığı hislerden ibarettir.Bende iz bırakan mısraları her zaman kaydederim bunu herkese tavsiye ediyorum.
__________________
Pınarın gözü ise aradığın, sendedir.
Üzengiye sağlam bas, dizgini ele dola!
Güz bahçelerinde gazel toplama, çiçek topla,
Boşa vakit öldürme, yarına kefilin yok
Azıksız çıkma yola! …