8 Şevval 1429
08 Ekim 2008, Çarşamba
8 Şevval 1429
08 Ekim 2008, Çarşamba
Ayet
Muhakkak O (kur’ân), arşın sâhibi (Allah katında) yüksek mevkiye sâhip, çok şerefli, güçlü bir elçinin (Cebrâil’in, Allah’tan) getirdiği sözdür.
(Tekvir 19-20 )
hadis
Resullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Kim, rızkının Allah tarafından genişletilmesini, ecelinin uzatılmasını isterse sıla-i rahim yapsın.
(Buhari, Edeb 12)

GİrİŞ Yap

Kullanıcı ismi:
Şifreniz:

Beni hatırla

...........................................
Şifrenizi mi unuttunuz
yoksa hâlâ üye değil misiniz? Hemen Üye Olun

Arama


Gelişmiş arama yap

Online Üye

Şuan Forumda: 33 (5 Kayıtlı ve 28 Misafir) bulunmaktadır.

Online   aXa, Ayşe Reşad, dilerim, menekşe, siyahsancaktar



Hak-dilaram » DİNİ KONULAR » İslami Yazılar » Evlerimizde arızalar


 
Seçenekler
Mü'min
(Konuyu Başlatan)
 
ebu mus'ab - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 18.02.2008
Mesajlar: 594




Teşekkür etti: 558
Teşekkür aldı: 591 konuda 2.938 kere
kucult  büyük
Su Gibi Berrak Gerçek!
Evliliği kurarken, bedenlerin ve özel
zevklerin dilini de çözmek gerekmektedir.
Tesettürüne veya sakalına puan
vererek evliliğe imza atmak doğru
değildir. Neredeyse her insanın farklı
meziyetleri ve zevkleri, farklı beden
ihtiyacı vardır. Fıtri ihtiyaçlarımızı,
mesela, aynı cemaatten olmaya, aynı
yöreden olmaya kapattırmak mümkün
değildir. Eğer böyle bir şey hayata
uygun olsaydı, aynı cemaatin
Kur’an’la teyit edilmis en mükemmel
fertleri olan sahabiler, Resûlullah
sallallahu aleyhi ve sellemin huzurunda
kıydıkları nikâha rağmen boşanmazlardı!
Bizi din, birbirimize helal hale getirir.
Ama evliliğe tat veren bedenlerimizin
birbirini çekmesidir.
__________________
“Yarısı Allah’ın, yarısı da dünyanın olacak şekilde
yarım kalple yaşayamam ben.”




http://ebumusab.blogcu.com
eski 06.06.2008, 07:37 ebu mus'ab isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #11
ebu mus'ab isimli üye'ye teşekkür eden 8 üye:
Mü'min
(Konuyu Başlatan)
 
ebu mus'ab - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 18.02.2008
Mesajlar: 594




Teşekkür etti: 558
Teşekkür aldı: 591 konuda 2.938 kere
kucult  büyük
Arıza:
Erkek sürekli ikinci evlilikten söz ediyor.

Çözüm:
Erkeğin ikinci bir evlilik yapmasına itiraz edilebilecek bir yön yoktur. Ancak ikinci bir evliliği yapma iddiasındaki bir erkeğin eğer akli bir sorunu varsa zaten mesele yok; din akıllıların dinidir. Hayır, erkek akıllı ve haklı ise kim ne diyebilir?

Bu durumda iki hakikati vurgularız:
Birincisi:
Erkek eğer, ilk evliliğinin onu tatmin etmemesini gerekçe gösteriyorsa ve bu gerekçede haklıysa sorun kadında kilitlenmiştir. Kadınlığının hakkını vererek meseleyi çözmelidir. Bu çözüm de erkeği tehdit etmek, ona sataşmak, diş göstermek asla değildir. Çözüm, kadının kendisidir.
Havva annemizden beri her kadın, bu çözümü aslında bilir; fakat kadının inadından vazgeçmesi ölmesinden zordur. Kadın, aklı başında insanlardan öğüt almalı, çokça dua etmelidir. Suçsuz yoktur. Sallanan bir evlilikte büyük oranda iki tarafta da arıza vardır.

İkincisi:
İkinci bir evlilik yapacak bir erkeğin bu evliliği yaparken, birinci hanımına sağladığı şartların aynısını eksiksiz bir şekilde ikincisine de sağlaması ve evliliğini, birinci evliliği düzeyinde aleni yapması gerekmektedir. İki şahide gizlettirilmiş evliliklerin olmayacağını bilmek gerekir.
Erkek ikinci evlilikten başka bir yolu seçmiyorsa, susadıkça deniz suyu içen birini sahile salmak tek çaredir.
Evet, Rabbimiz, ikinci, üçüncü, dördüncü evliliği helal kıldı. Ama O, kullarını izliyor. Sınırsız ve kontrolsüz bir helal var mı?
__________________
“Yarısı Allah’ın, yarısı da dünyanın olacak şekilde
yarım kalple yaşayamam ben.”




http://ebumusab.blogcu.com
eski 07.06.2008, 06:41 ebu mus'ab isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #12
ebu mus'ab isimli üye'ye teşekkür eden 5 üye:
Mü'min
(Konuyu Başlatan)
 
ebu mus'ab - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 18.02.2008
Mesajlar: 594




Teşekkür etti: 558
Teşekkür aldı: 591 konuda 2.938 kere
kucult  büyük
Arıza:
Çocuğumuz namaz kılmıyor; baba evden atarım, diyor. Anne ortada
kaldı veya tersten bir benzeri oldu.

Çözüm:
Atmak diye bir çözüm çeşidi yoktur. Sabretmek zorundayız. Biz şu günahı islemiştik, onun için bu çocuk böyle oldu sözü de doğru değildir. Peygamberlerin ne günahı vardı? Çocuk demek imtihan demektir. Olduğu gibi imtihandır. Hastalandığında çocuğa ilgimiz artıyor, hastalığı arttıkça ilgimiz de artıyor. Namaz kılmayan çocuğumuzla da durumumuz böyle olmalıdır.
Kılmadıkça biz yaklaşacağız. O kaçtıkça yaklaşacağız. O veya biz ölünceye kadar bu böyle sürecek. Kovmak, beddua etmek kaçakçı işidir. Ne çaredir, ne de sorumluluktan kurtarır.

Namaz kılmadığı için uzaklaştırılan bir çocuk bir ay sonra namaz suçuna, alkolü ilave ederek geri dönebilir. Hasta sokağa salınmaz.

Bu konuda en önemli tavsiyelerden biri şudur:
Çocukta ibadet sorunu çıktığında evde yönetim keşmekesi oluşmamalıdır. Kur’an’ın emrettiği şekilde erkek yönetmeli, onun talimatları uygulanmalıdır.
__________________
“Yarısı Allah’ın, yarısı da dünyanın olacak şekilde
yarım kalple yaşayamam ben.”




http://ebumusab.blogcu.com
eski 07.06.2008, 06:44 ebu mus'ab isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #13
ebu mus'ab isimli üye'ye teşekkür eden 5 üye:
Mü'min
(Konuyu Başlatan)
 
ebu mus'ab - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 18.02.2008
Mesajlar: 594




Teşekkür etti: 558
Teşekkür aldı: 591 konuda 2.938 kere
kucult  büyük
Arıza:
Kızımızı isteyenlere vermedik. Simdi evde geçimsiz, sorun bir tip oldu.

Çözüm:
Bir Müslüman’ın kızını, ahlakı ve dini uygun biri istediğinde vermek esastır. Oturup ibretle şu hadisi, özellikle kız babası ve annesi olanlar, düsünmek durumundayız:

“Size, dinini ve ahlakını beğendiğiniz biri istekli geldiğinde onu evlendirin. Yoksa yeryüzünde fitne ve geniş bir bozgunluk olur.” İbni Mace 1967

Din ve ahlakın ötesinde yoğunlaştırdığımız şartlar, kızlarımızı mobilyayla, daireyle, işle evlendirilmiş çocuklara dönüştürmektedir. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimizin adisini defalarca okuyup tefekkür edelim, kendimize pay çıkarmaya çalışlım. Evliliği geciktirmeye eden olan ebeveyn, şeri bir mazerete dayanmadıkları sürece mesuldürler. istiğfar etmelidirler.
Evde kalmak izafi bir kavramdır. Yirmi yasşndaki için kullanılabileceği gibi, otuz yaşındaki için kullanılmayabilir.
Evlilik yaşına gelmiş bir kızın veya erkeğin, evde oturacak düzeyde boş vakit bulması ise asıl sorun olarak görülmelidir. TV veya bilgisayarın başında oturmaya vakit bulan bir genç, evlense de çok şey değişmeyebilir. O sorundur.

Arıza:
Çocuk sayısı konusunda anlaşamıyoruz.

Çözüm:
Sayı belirlemeyi kim koydu? Allah yaratacak, rızık verecek sayıyı biz mi belirleyeceğiz? Bu işte bir hata var. Biz Allah’ın yaratmasına karsı engel olmaya kalkışırsak, kendimizi musibetin ortasında buluruz. Tıbbi bir engel veya ahlaki bir sorun olmadıkça çocuk sayısı diye bir sayı kullanmak hatadır. Bilakis, çok çocuk sahibi olmakla övünmemiz gerekmektedir. Bizi de çocuklarımızı da rızıklandıran Allah Teala’dır. ( İsra suresi, 31)
__________________
“Yarısı Allah’ın, yarısı da dünyanın olacak şekilde
yarım kalple yaşayamam ben.”




http://ebumusab.blogcu.com
eski 09.06.2008, 07:17 ebu mus'ab isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #14
ebu mus'ab isimli üye'ye teşekkür eden 4 üye:
الابتسامة كلمة معروفه من
 
kebirulcady06 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 25.02.2008
Mesajlar: 3.034




Teşekkür etti: 15.224
Teşekkür aldı: 2.749 konuda 9.355 kere
kucult  büyük
Allah razı olsun ebu mus'ab kardeş,ne güzel bilgiler....

takipteyim bende
__________________
.•°..•°..•°..•°..•°.
qüneş doqduqunda başka biR şehRin sabahında oLacaqım
heR insanın biR öyküsü vaRdıR ya
Benimkide böyle işte...
Bu sabah pencerene bak
Bu koca şehri sana bıRaktım
Başka biR şehRin sabahında başka bir diLde
eLveda...
.•°.
.

eski 09.06.2008, 09:25 kebirulcady06 isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #15
kebirulcady06 isimli üye'ye teşekkür eden 3 üye:
mutasyon
Gast
 
Mesajlar: n/a

 
kucult  büyük
konuya muamma olarak gireceğim

Çözüm:
Sayı belirlemeyi kim koydu? Allah yaratacak, rızık verecek sayıyı biz mi belirleyeceğiz? Bu işte bir hata var. Biz Allah’ın yaratmasına karsı engel olmaya kalkışırsak, kendimizi musibetin ortasında buluruz. Tıbbi bir engel veya ahlaki bir sorun olmadıkça çocuk sayısı diye bir sayı kullanmak hatadır. Bilakis, çok çocuk sahibi olmakla övünmemiz gerekmektedir. Bizi de çocuklarımızı da rızıklandıran Allah Teala’dır. ( İsra suresi, 31)[/quote]

ALLAH yaradacağı kulu hangi tedbir altın da erteleyebilir ki.?böyle bir erteleme söz konusu olmadığına göre.tedbirin sakıncası nedir?
eski 09.06.2008, 10:15  
Alıntı ile Cevapla   #16
isimli üye'ye teşekkür eden 4 üye:
mutasyon
Gast
 
Mesajlar: n/a

 
kucult  büyük
Ausrufezeichen muamma

ebu mus'ab´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Arıza:
Erkek sürekli ikinci evlilikten söz ediyor.
erkek ,tatmin üzerine kurgulu bir canlımıdır.zevk maksatlı yapılacak bir evlilikmi bahsi geçen.
ya burda erkek kalıcılık izhar eden bir yaşantıya karşı tedbir peşinde.halbuki yaşam kalıcı değil,mücadele gerektiriyor.mücadele dahilinde hayatı görmeyip zevk peşinde koşuyorsa noolsun bu erkek?
şunu düşünmeli bilhassa.mağdur,muhtaç,zor durumda ihtiyaç sahibi kadınlar mevcut...hah o zaman dersinki daha mantıklı bir sebeb.
o nedenle fıtri kurguda ,bahaneyle "ALLAH beni böyle yaratmış.ne dim...gibi ifadelerle kolaya kaçılmaz ".bu da nefsin bahanesi olur çünkü!!!!!!
eski 09.06.2008, 10:28  
Alıntı ile Cevapla   #17
isimli üye'ye teşekkür eden 3 üye:
Gönlün Muradı
 
Dilnihad - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 01.03.2008
Nerden: MERSİN
Mesajlar: 1.743




Teşekkür etti: 557
Teşekkür aldı: 1.634 konuda 5.480 kere
kucult  büyük
[quote=ebu mus'ab;87257]Arıza:
Kızımızı isteyenlere vermedik. Simdi evde geçimsiz, sorun bir tip oldu.

Çözüm:
Bir Müslüman’ın kızını, ahlakı ve dini uygun biri istediğinde vermek esastır. Oturup ibretle şu hadisi, özellikle kız babası ve annesi olanlar, düsünmek durumundayız:

“Size, dinini ve ahlakını beğendiğiniz biri istekli geldiğinde onu evlendirin. Yoksa yeryüzünde fitne ve geniş bir bozgunluk olur.” İbni Mace 1967

Din ve ahlakın ötesinde yoğunlaştırdığımız şartlar, kızlarımızı mobilyayla, daireyle, işle evlendirilmiş çocuklara dönüştürmektedir. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimizin adisini defalarca okuyup tefekkür edelim, kendimize pay çıkarmaya çalışlım. Evliliği geciktirmeye eden olan ebeveyn, şeri bir mazerete dayanmadıkları sürece mesuldürler. istiğfar etmelidirler.


Evde kalmak izafi bir kavramdır. Yirmi yaşındaki için kullanılabileceği gibi, otuz yaşındaki için kullanılmayabilir.
Evlilik yaşına gelmiş bir kızın veya erkeğin, evde oturacak düzeyde boş vakit bulması ise asıl sorun olarak görülmelidir. TV veya bilgisayarın başında oturmaya vakit bulan bir genç, evlense de çok şey değişmeyebilir. O sorundur.



Bismillah...

Açtığınız konuları, takip etmek ve öğrenmek... Yazdıklarınız ya da ekledikleriniz,

kendi adıma yazayım beni eğitiyor. Olaylara farklı açıdan bakmamı sağlıyor.


Siyah renkli işaretlediğim yazınız, maalesef diyorum. Mü'min olarak geldiğimiz

son nokta, içler acısı. Maddi anlamda her şeyi tam olan evlileri;ev, eşya ,ara

ba, makam, mevkii, iş; manevi anlamda tatmin etmiyor. Huzur ve mutluluk yok.

Bir de maddi anlamda her şeyi tam olanlar da, gözlüyorum; anlayış, sabır, tevek

kül eksikliği var. Nimete şükür yok. İncir çekirdeğini doldurmayan meseleler bü

yütülüyor Böyle yazıyorum ama yaşamadan bilinmez. Deneyimi olmayanın, fikir

yürütmesi abes olsa da, gözlediğim noktayı yazıyorum. İlerde ne ile imtihan edi

leceğimizi bilmediğimiz için; ne söylesek, ne yazsak boş...




Kırmızı ile işlaretlediğim yazı, şahsımı ilgilendirdiği için; rahatlıkla yazabiliyorum.

Haklı söze ne denir? Yüce Allah, kaldıramayacağımız yükle imtihan etmesin.

Kendi açımdan yazayım, evlenmediğim için hamdediyorum. Aileme hizmet edi

yorum, onların dualarını alıyorum. Onların vesilesiyle sağlanan nimetlere, şükre

diyorum. Maddi ve manevi anlamda, bu dünya ve ahiretleri için dua ediyorum.

Gelecekte de ihtiyaçları olduğunda yanlarında olup, onlara hizmet etme imkanı

nı Yüce Allah nasip etsin, diye dua ediyorum. Ailem bu dünyadaki en büyük

kazancım.



'Evde kalmak' kişinin bakış açısıyla alakalı. Allah'a çok şükür beni maddi ve ma

nevi anlamda koruyan, sahip çıkan, seven ve ilgilenen bir ailem var. Ne kadar

şükretsem azdır.


Saygı ve Sevgilerimle... Allah'a Emanet Olun... Hayırlı Günler..

Konu Dilnihad tarafından (09.06.2008 Saat 13:05 ) değiştirilmiştir..
eski 09.06.2008, 12:17 Dilnihad isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #18
Dilnihad isimli üye'ye teşekkür eden 3 üye:
Gönlün Muradı
 
Dilnihad - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 01.03.2008
Nerden: MERSİN
Mesajlar: 1.743




Teşekkür etti: 557
Teşekkür aldı: 1.634 konuda 5.480 kere
kucult  büyük
Bismillâhirrahmânirrâhîm


Bizlerde evlerde çıkan ya da çıkabilecek arızalardan yazabilir miyiz?

Siz de çözüm yolu üretirsiniz.
eski 09.06.2008, 13:07 Dilnihad isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #19
Dilnihad isimli üye'ye teşekkür edenler
Mü'min
(Konuyu Başlatan)
 
ebu mus'ab - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 18.02.2008
Mesajlar: 594




Teşekkür etti: 558
Teşekkür aldı: 591 konuda 2.938 kere
kucult  büyük
kebirulcady06´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Allah razı olsun ebu mus'ab kardeş,ne güzel bilgiler....

takipteyim bende
güzel kardeşim önce hocam,Nureddin yıldız hoca efendiden sonrada cümlemizden razı olsun
mutasyon konuya muamma olarak gireceğim

--------------------------------------------------------------------------------
Çözüm:
Sayı belirlemeyi kim koydu? Allah yaratacak, rızık verecek sayıyı biz mi belirleyeceğiz? Bu işte bir hata var. Biz Allah’ın yaratmasına karsı engel olmaya kalkışırsak, kendimizi musibetin ortasında buluruz. Tıbbi bir engel veya ahlaki bir sorun olmadıkça çocuk sayısı diye bir sayı kullanmak hatadır. Bilakis, çok çocuk sahibi olmakla övünmemiz gerekmektedir. Bizi de çocuklarımızı da rızıklandıran Allah Teala’dır. ( İsra suresi, 31)
ALLAH yaradacağı kulu hangi tedbir altın da erteleyebilir ki.?böyle bir erteleme söz konusu olmadığına göre.tedbirin sakıncası nedir? [/quote]

bu konuda hadisi şerifler var genede hocama bu şekilde sorarım
din hakında mantık yürütmeyi ugun görmediğim için
mutasyon muamma

--------------------------------------------------------------------------------

ebu mus'ab´isimli üyeden Alıntı
Arıza:
Erkek sürekli ikinci evlilikten söz ediyor.
erkek ,tatmin üzerine kurgulu bir canlımıdır.zevk maksatlı yapılacak bir evlilikmi bahsi geçen.
ya burda erkek kalıcılık izhar eden bir yaşantıya karşı tedbir peşinde.halbuki yaşam kalıcı değil,mücadele gerektiriyor.mücadele dahilinde hayatı görmeyip zevk peşinde koşuyorsa noolsun bu erkek?
şunu düşünmeli bilhassa.mağdur,muhtaç,zor durumda ihtiyaç sahibi kadınlar mevcut...hah o zaman dersinki daha mantıklı bir sebeb.
o nedenle fıtri kurguda ,bahaneyle "ALLAH beni böyle yaratmış.ne dim...gibi ifadelerle kolaya kaçılmaz ".bu da nefsin bahanesi olur çünkü!!!!!!
zamanımızda insanları İslamı yaşama gayreti olanlar ve olmayanlar diye tasnif etsek farzı muhal,
İslamı yaşamayanların bu dürtüleri bir şekilde tatmin edilirken
Kırmızı çizgilere sahip İslamı yaşama gayretindeki Müslüman erkeğin bastırılmış duygularını helal yönden giderme isteği hemen her ailde söz konusu olabiliyor
Allah kullarnıda böyle yaratmış
bir şeyi haram kıldığında kalplerede ona muhabbet toğumlarını atıyor
İmtihan
eşlerin sorumluluk duyguları yerine oturduğunda bunların yok seviyelere inebileceği malumdur
erkeğin başka bir eş ihtiyacı kimi zaman eve geldiğinde kendisinden esirgenen
bir tebessüm sebebi ile bile olabilmekte.
sorumluluk, sorumluluk........

[quote] dilnihad
ebu mus'ab´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster

Bismillah...

Açtığınız konuları, takip etmek ve öğrenmek... Yazdıklarınız ya da ekledikleriniz,

kendi adıma yazayım beni eğitiyor. Olaylara farklı açıdan bakmamı sağlıyor.


Siyah renkli işaretlediğim yazınız, maalesef diyorum. Mü'min olarak geldiğimiz

son nokta, içler acısı. Maddi anlamda her şeyi tam olan evliler, manevi anlam

da tatmin etmiyor. Huzur ve mutluluk yok. Bir de maddi anlamda her şeyi tam

olanlar da, gözlüyorum; anlayış, sabır, tevekkül eksikliği var. Nimete şükür yok.

İncir çekirdeğini doldurmayan meseleler büyütülüyor Böyle söylüyorum ama

yaşamadan bilinmez. Deneyimi olmayanın, fikir yürütmesi abes olsa da, gözle

diğim noktayı yazıyorum. İlerde ne ile imtihan edileceğimizi bilmediğimiz için;

ne söylesek, ne yazsak boş...




Kırmızı ile işlaretlediğim yazı, şahsımı ilgilendirdiği için; rahatlıkla yazabiliyorum.

Haklı söze ne denir? Yüce Allah, kaldıramayacağımız yükle imtihan etmesin.

Kendi açımdan yazayım, evlenmediğim için hamdediyorum. Aileme hizmet edi

yorum, onların dualarını alıyorum. Onların vesilesiyle sağlanan nimetlere, şükre

diyorum. Maddi ve manevi anlamda, bu dünya ve ahiretleri için dua ediyorum.

Gelecekte de ihtiyaçları olduğunda yanlarında olup, onlara hizmet etme imkanı

nı Yüce Allah nasip etsin, diye dua ediyorum. Ailem bu dünyadaki en büyük

kazancım.



'Evde kalmak' kişinin bakış açısıyla alakalı. Allah'a çok şükür beni maddi ve ma

nevi anlamda koruyan, sahip çıkan, seven ve ilgilenen bir ailem var. Ne kadar

şükretsem azdır.


Saygı ve Sevgilerimle... Allah'a Emanet Olun... Hayırlı Günler..
efendimiz aleyhisselam
Mümin'in evlenmeden gelebileceği seviyeyi %50 olarak belirtir
bu sebeble en önemli vecibelerdendir evlilik
muhtemel sıkıntılar sebebi ile bu vecibeyi terk etmenin mantığının sonucunda bütün hayatı ve her alanını terk etmek sonucunu getirecektir
bu sebeble bu merdivenden çıkmadan -istisnalar hariç- imtihan bayağı zor ve zemin bayağı kaygan olacaktır
aileler bağırlarına basmak yerine münasib bir evliliğin destekçileri olmalıdırlar
dünyanın ziyetleri genelde evliliğin önüne aileler tarafından çekilen setler haline getirildiğinden bu anlayışlarda derhal izale edilmelidir
kul gereğini yapınca kendisine tevekkül eden rab teala da onu mahzun etmiyecektir İnşallahu teala
Rabbimiz imtihanın altında ezilmekten bizleri muhafaza etsin amin
__________________
“Yarısı Allah’ın, yarısı da dünyanın olacak şekilde
yarım kalple yaşayamam ben.”




http://ebumusab.blogcu.com
eski 09.06.2008, 13:43 ebu mus'ab isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #20
ebu mus'ab isimli üye'ye teşekkür eden 3 üye:


Seçenekler




Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 01:29 .