| | Sayfa 2 Toplam 2 Sayfadan | < | 1 | 2 | |  |
| | Üye (Konuyu Başlatan)
Üyelik tarihi: 18.09.2006
Mesajlar: 41
Teşekkür etti: 4
Teşekkür aldı: 10 konuda 19 kere
| | 
13.11.2006, 18:49
| |
askiebed isimli üye'ye teşekkür edenler
| | | Üye (Konuyu Başlatan)
Üyelik tarihi: 18.09.2006
Mesajlar: 41
Teşekkür etti: 4
Teşekkür aldı: 10 konuda 19 kere
| sen bizim şerefimizsin Ateş kütlesi”: Mirfad Mes’ud...
Sibel ERASLAN
Geçtiğimiz hafta Gazze’deki genç üniversitelilerden birisi şehit oldu: Mirfad Mes’ud. Mirfad, henüz 18 yaşında bir genç kızdı. Kendisinden küçük dört kardeşi daha var.
Kız kardeşi, ablasının mahzun fotoğrafını havaya kaldırarak haykırıyor, Mirfad’ın bıraktığı yoldan gideceğini her santiminden okuduğum siyah gözleri, kederli ve kararlı: “Biddem birruh, nefdik ya AKSA!” Canımız, ruhumuz sana feda olsun ey Aksa… Mescid-i Aksa’nın güzel ve fedakar kızları onlar…
Dünya üzerindeki yaşları 16-18 arasındaki diğer gençleri düşünüyorum. Hayatlarının baharında hepsi de. Ama bahar, herkese uğramıyor işte. Baharı yasaklanmış Filistinli çocukların. Mirfad, dalları kırık ve kesilmiş bir zeytin ağacının üzerinde oturuyor. Çünkü o, Filistin’in kızı… Filistin neresidir? Zeytine, incire ve Tur Dağı’na yemin eden kimdir? Filistin’i ve Mescid-i Aksa’yı bizlere birer vasiyet gibi yazan kimdir? Hiç düşündünüz mü? Filistin’in yaşlı çocuk demeden nöbette direnen asil halkı, bu kararlılığını hangi nehrin suyundan içiyor?
Filistin’in ahdini tutmak, çocuklarla kadınlara düşüyor… Ahh!
Geçen hafta Beyt Hanun ve Gazze’nin cesur kadınları, aynen Mirfad Mes’ud’un ölmeden önce bıraktığı vasiyette ifade ettiği gibi; “bir ateş kütlesi” oldular, “bir volkan gibi taştılar”… İşgal Devleti’nin Lübnan hezimetinden sonra, bizzat Amerikalı subaylara tevdi ettiği Gazze kıyımı Gazze’nin asil kadınları tarafından geri püskürtülünce, tüm dünyanın dikkati yeniden İslâm kadınlarının gücüne ve cesaretine çevrildi… İşgalcilerin beklemediği bir refleksle Mirfad Mes’ud ve Gazzeli kadınlar, sel olup sokaklara taştılar…
Bedenlerinden başka ellerinde hiçbir silahı olmayan bu halk, işgali ve katliamı hiç olmazsa birkaç saatliğine durdurabilmek için, ateşe siper ediyorlar vücutlarını.
Mirfad’ın son sözlerini ağlayarak okudum. “Ateş kütlesi” demiş kendisine ve direnişçi bütün arkadaşlarına. Resimlerine baktım uzun uzun… Benim kızım olacak yaşta. O gün oruçluymuş. Altı günler deriz, Şevval oruçları vardır Ramazan’ın akabinde tutulan. Onlara niyetlenmiş… Sahurda çay içmiş biraz, birkaç lokma yeşil biberden ısırmış. Annesi ah annesi Ümmü Ala, kızının sahur vakti öne eğilmiş bakışlarından muhakkak sezmiştir olacak olanları… Şehadeti bir bakışta anlar Filistinli bütün analar. İnce bir kuş tüyü kadar ancak yer tutabildiği dünyada, son gördüğü o sofrada, kardeşleriyle iç içe geçerek, muhtemelen kardeşlerine daha fazla pay artırmak için, ekmeğinden de azar azar kopararak, kırıntı başındaki küçük bir serçe gibi, başında patlayan bombalara doğduğu günden beri alışmış ve her bombardımanda yıkılan evinin duvarlarından toparladığı kendisinden önce şehit olmuş aile fertlerinin fotoğraflarına da son kez bakarak… Kim bilir neler düşündü? Nişanlısı var mıydı, gelinlik hayali kurmuş muydu hayatında, büyüyünce ne olmak istiyordu, burcu neydi, hangi rengi severdi, dondurmayı helvayı tatmış mıydı, kızamık aşısı olmuş muydu, küpe için kulakları delik miydi, taktığı yüzüğü, kedisi kuşu var mıydı, sıra arkadaşıyla paylaştığı sırları, güldüğü fıkralar hangisiydi hiç bilmiyorum…
Kapıdan çıkarken “anne benden razı ol, beni affet!” demiş. Son sözleri bu. Gazze’nin bombardımanlarla dövülen duvarlarına o gün bir kale olmaya karar vermiş. Hatıra defteri yok, duvarlara yapıştırdığı posterler, volkmeninden gece gündüz dinlediği hiçbir şarkı, top on listesi, üyesi olduğu bir fan kulüp de… Hiçbiri… Bir sapan, bir örtü, bir yemin, bir hızlı koşu, bir ateş, bir volkandan başka hiçbir şey… Bir rüzgar Mirfad, bir koku, bir titreyiş…
İntihar eylemi diyorlar, yanılıyorlar… Hayatın devam edebilmesi için kendini feda etmek doğrusu… Dağlara verilmiş kulluk vazifesi de dağların başı parça parça olmuş. Mirfad o gün, bir dağ olmanın şiirini yazıyor: Başı paramparça…
Aklıma İsmail Peygamberi getiriyor onun fedakarlığı. Bıçaklara yatarken, “babacığım benden razı ol” diyen teslimiyeti ile başını bıçağın önüne yatıran İsmail’i Allah’ın…
Filistin’de her gün Kurban Bayramı… Annesi “şehit evinde yas olmaz” diyor. Sarsılıyorum. Her gün şehitler diziliyor sıra sıra kurbanlık koçlar gibi… Ve bizler, evlerimizdeki sıcak yataklarımızın içinde ölümün yarısı ve hatta ta kendisine dönmüş sıcak uykuların kollarındaki bizler, hiç sormayı akıl etmiyoruz: 18 yaşındaki bir kız, bize neyi anlatmak istermiş? Harflerin kifayetsiz kaldığı bir demde, orucunu Resûlullah (sav)’ın yanında açma onuruna erişmiş genç şehid Mirfad Mes’ud, sen bizim şerefimizsin… | 
18.11.2006, 16:03
| | | .........
Üyelik tarihi: 24.09.2006
Mesajlar: 2.176
Yarışma Puanı: 800 Teşekkür etti: 3.562
Teşekkür aldı: 1.580 konuda 5.092 kere
| Daha önce yazdığım yorum için çok üzgünüm ama bişileri yeni yeni anlayıp yorumluyoruz malesef..  Anlamamıza yardımcı olan kardeşlerden ALLAH razı olsun.. | 
18.11.2006, 17:07
| | | Üye (Konuyu Başlatan)
Üyelik tarihi: 18.09.2006
Mesajlar: 41
Teşekkür etti: 4
Teşekkür aldı: 10 konuda 19 kere
| Davamizi yeniden hatirlayip, hissetmemize vesile oldunuz,ALLAH Razi olsun kardesim... | 
19.11.2006, 10:30
| | | Üye (Konuyu Başlatan)
Üyelik tarihi: 18.09.2006
Mesajlar: 41
Teşekkür etti: 4
Teşekkür aldı: 10 konuda 19 kere
| Onurumuz için ölüyoruz’
75 yaşındaki Afganlı direnişçiden dünyaya son mesaj: “İşgal altında yaşamaktansa onurumuzla ölmek, bizim için en büyük şereftir...”75 yaşındaki canlı bomba Hamzad Ömer, işgalci askerlerine saldırmadan 2 gün önce Taliban kamplarına giren Dış Haberler Muhabirimiz Adem Özköse’ye konuştu.
“Ben, ülkesi yabancı askerler tarafından işgal edilen bir Afganlı olarak dinimi, onurumu ve namusumu korumak için böyle bir yönteme başvurmayı düşünüyorum. Bush ve onu destekleyenler şunu bilsinler ki, asla rahat bir şekilde topraklarımızda gezemeyecekler. Biz dinimiz ve vatanımız için en değerli şeyimiz olan canımızı vermeye hazırız. Sizlerin hayatı sevdiği kadar, biz Allah ve vatanımız için ölmeyi arzuluyoruz. Bizim varacağımız yer cennettir, sizin ki ise cehennem... Ve Allah bizi mutlaka zafere ulaştıracaktır.”
-İstişhadi eyleme niçin ve ne zaman karar verdiniz?
ABD-İngiliz askerleri, Taliban tarafından kurulan İslâm devletini yıkarak dinimizi, namusumuzu, şerefimizi ayaklar altına aldılar. Kabil’e genelev açtılar, gençleri uyuşturucuya alıştırdılar, insanları Bagram Cezaevi’ne doldurdular ve onlara en kötü işkence yöntemlerini uyguladılar. Biz de Hadra Kabilesi olarak Afganistan’ı işgal eden ABD-İngiliz düşmanlarına karşı savaşmak için Taliban’a katıldık. 3 yıldır Gazni çevresinde İngiliz askerlerine karşı operasyonlar düzenliyorduk. Fakat İngilizler silah olarak mücahidlerden çok daha güçlüler. İngiliz askerlerine bir havan topu attığımızda, onlar karşılık olarak en az 15 havan topu atıyorlar. Bunun üzerine Taliban’ın alimleri, yabancı askerlere karşı fedai saldırıları düzenleyebileceğimiz yönünde bir fetva yayınladılar. Ben de işgalcilere daha ağır zararlar verebilmek, Allahü Teala’nın huzuruna bir şehid olarak olarak çıkıp Peygamber Efendimiz'e cennette komşu olabilmek için Ameletül İstişhadiye (Canlı bomba eylemi) gerçekleştirmeye karar verdim.
SUNUŞ: Adem Özköse
Canlı bombalar, özellikle Irak’ta yaşanan işgal sonrası sık sık dünyanın gündemine gelmeye başladılar. Savaşı takip etmek için geçen sene Irak’a gittiğimde, bütün dünyanın merak ettiği canlı bomba adaylarıyla röportaj yapmayı çok istemiştim. Fakat bu isteğimi yerine getirmekte başarılı olamadım. Son 1 senedir Taliban’a bağlı direnişçilerin de tıpkı Irak’ta olduğu gibi canlı bomba eylemlerine başvurmaları, zihnimde ‘Afganistan’da mutlaka canlı bombalarla görüşmeliyim’ düşüncesinin oluşmasına neden oldu. Irak’ta başaramamıştım fakat Afganistan’da onlarla görüşmek için elimden geleni yapacaktım. Ben de bu insanların ruh hallerini, niçin böyle bir yönteme başvurduklarını çok merak ediyordum. Taliban’ın üst düzey yetkililerine 1 ayı aşkın bir süre hemen hemen her gün, bir canlı bomba adayıyla röportaj yapmak istediğimi söyledim. Sonunda isteğim kabul edildi. Canlı bombalardan sorumlu olan Taliban komutanı seni 2 gün sonra kendini patlatacak olan 75 yaşındaki bir dedeyle görüştüreceğiz dediğinde heyacanım doruğa ulaştı. Belki de muhabirliğe başladığım 2.5 sene içinde hiçbir görüşme ve haber beni bu kadar heyecanlandırmamıştı. Afganlar canlı bombalara ‘Fedai,’ canlı bomba eylemlerine de ‘Ameletül İstişhadiye’ yani ‘Şehadet Eylemi’ diyorlardı. Ve 75 yaşındaki canlı bomba Hamzad Ömer'le neresi olduğunu benim de bilmediğim bir bölgede, bir gece vakti bir araya getirildik. Kendisiyle 1 saate yakın sohbet ettik. Karşımda 2 gün sonra ölüme gidecek bir kişi değil de, ülkesi işgal altında tutulduğu için ölümü yaşamdan çok daha kutsal gören bir savaşçı vardı. O geceyi ve 75 yaşındaki Hamzad Ömer’i hayatım boyunca sanırım unutamayacağım. Taliban yetkilileri, canlı bomba adayıyla yaptığım görüşmeden sonra, zorunlu olarak beni misafir edeceklerini söylediler. Bunun sebebi olarak da, eylemden önce yayın yapılmasının önlenmesini gösterdiler. Yapılacak bir şey yoktu.
ALİMLERE SİTEM ETTİ
-Bu eylem biçimi doğru bir yöntem mi? Canlı bomba eylemlerini intiharla özdeşleştirip, bunun dini olmadığı yönünde görüş beyan eden alimler de var.
-O alimler Irak’da, Filistin’de, Çeçenistan’da oluk oluk Müslüman kanı akarken seslerini çıkarmazlar, fakat mücahidler Amerika’ya, İsrail’e saldırdıklarında son derece rahatsız olup, avazları çıktığı kadar bağırırlar. Biz niçin intihar edelim ki? İntihar bizim dinimiz de haram. Fakat dinine, ülkesine savaş açan kafirlere en şiddetli darbeleri vurmak ise her Müslümanın üzerine farzdır.
Soruyorum size, bizim Ameletül İstişhadiye yapmamıza karşı çıkan alimler, Afganistan’da ölen çocuklar için ne yaptılar? Ebu Garip Cezaevi’nde Müslüman kadınların ırzlarına geçilirken bu alimler neredeydiler? Afganistan’da 36 yabancı ülkenin askeri var. Bu kadar güçlü bir topluluğu onlar oluşturabiliyorlar, ya biz ne yapıyoruz? En son teknikle yapılmış silahlara karşı, sadece kalaşnikof ve havan topları kullanarak zafer kazanamazsınız. Onları korkutacak, onlara zarar verecek en iyi yöntem Ameletül İstişhadiye yöntemidir. Başka çaremiz de yok zaten...
-Yani silah ve imkan bakımından Afganistan’daki ABD-İngiliz askerleri kadar güçlü olsanız böyle bir yönteme başvurmaz mıydınız?
O zaman Ameletül İstişhadiye yapmamıza gerek kalmazdı ki.
‘AİLEM BENİ DESTEKLİYOR’
-Ailenizin tepkisi nasıl? Sizin böyle bir yönteme başvurmanıza karşı çıkmıyorlar mı?
Asla. Hatta bana destek veriyorlar. 3 oğlum var. 3’ünü de hafız olarak yetiştirdim. 3’ü de şu an Gazni’deki yabancı askerlere karşı savaşıyorlar. Ortanca oğlum da Ameletül İstişhadiye yapmayı düşünüyordu. Fakat ona ‘bir evden bir fedai yeter, sen savaşarak şehid ol’ dedim. Oğullarımın 3’ü de Ameletül İstişhadiye yapacağım için benimle gurur duyuyor.
-Hanımınız yaşıyor mu?
Evet...
-Peki onun tepkisi nasıl?
Hanımım çok üzülüyor. Fakat onun üzüntüsü farklı. Ben de senin gibi ‘Ameletül İstişhadiye yapayım, birlikte cennete gidelim’ diyor. Afganistan’ın güneyinde Ameletül İstişhadiye yapmak için büyük bir yarış var. Güney bölgelerdeki Afgan çocuklara ‘büyüyünce ne olacaksınız?’ diye bir sorun. Eminim ki birçoğu size; ‘Fedai olup, işgalcilere karşı Ameletül İstişhadiye yapacağım’ diyecektir.
1800 CANLI BOMBA VAR
-Taliban’ın elinde şu an kendini patlatmaya hazır kaç canlı bomba var?
1800 kişinin sıra beklediğini söylüyorlar. Taliban’a aşırı derecede başvurular var. Fakat araba sıkıntısı nedeniyle Taliban birçok başvuruyu geri çeviriyor. Özellikle önümüzdeki yaz ABD askerlerini artık burada hiç istemiyoruz. Gitmezlerse, çok sayıda Ameletül İstişhadiye eylemi gerçekleşecek.
-Bir canlı bomba arabasını hazırlamak kaça mal oluyor?
Ortalama 8 bin doları buluyor.
SON 1 AYI NASIL GEÇİRİYORLAR?
-Saldırıyı gerçekleştirmeden önce özel bir eğitim alıyor musunuz? Ayrıca bir canlı bombanın son 1 ayını nasıl geçirdiğini merak ediyorum.
Son aylarımızı oruç tutarak, Kur’an okuyarak, bol bol tövbe ederek ve namaz kılarak geçiriyoruz. Rabbimizden niyetimizi halis kılıp, bizi kendi huzuruna şehid olarak almasını istiyoruz. Çünkü niyet çok önemli. Hz. Ömer, ‘Cihad etmekten değil, niyet yenilemekten yoruldum’ diyor. Gerçek bir şehid olmak için kendinizi sadece Allah’ın rızasını kazanmak için feda etmelisiniz.
Niyet bu olmalı. Ameletül İstişhadiye gerçekleştirmeden önce araba kullanmasını bilmeyenlere şoförlük öğretiliyor. Ayrıca yabancı askerlere yaklaştığımızda arabayı nasıl havaya uçurmamız gerektiğini de öğreniyoruz.
-Göz göre göre ölüme gitmek katlanılması zor bir duygu. Korkmuyor musunuz?
Hayır korkmuyorum. Hatta şu 2 günün bir an önce geçmesini bekliyorum. Tek korkum yatakta rahat bir şekilde ölmekti. Fakat Allah bana Ameletül İstişhadiye yapıp cennete gitme niğmetini nasip etti. İnşallah 2 gün sonra ebedi bir hayata kavuşup, Peygamber Efendimiz'e cennette komşu olacağım.
-Siz canlı bomba eylemini nerede gerçekleştireceksiniz?
Bir kontrol noktasında. ABD askerlerinin olduğu kontrol noktasında.
‘SİVİLLERE SALDIRMAM’
-Canlı bomba eylemlerinde sık sık sivil ölümleri de gerçekleşiyor. Bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz. Mesela siz sivillerin bulunduğu bir yerde onların da hayatını tehlikeye atarak işgalci askerlere saldırır mısınız?
Asla saldırmam. Zaten Taliban’ın alimleri de bunu yasaklıyorlar. Niçin masum Afganlıları öldürelim ki. Biz zaten onlar için savaşıyoruz. Gazeteciler fedaileri dünyaya kötü göstermek için onların sivilleri öldürdüklerini yazıyor. Fakat bu yalan.
Birkaç kere Afganistan’da da NATO askerlerine saldırı düzenlenirken yanlışlıkla sivil öldü. Savaşta bu tür yanlışlıkların olması çok da anormal karşılanmamalı. Fakat biz, sivillerin öldürülmesini kesinlikle doğru bulmuyoruz.
-Afganistan’daki canlı bombaların yaş ortalamaları genellikle kaç?
Benim yaşımda pek fedai yok. Fedailer daha çok 18 ile 30 arası.
-Eğitim seviyeleri nasıl? Mesela siz gençliğinizde herhangi bir eğitim aldınız mı?
Ben 7 sene medresede okudum. İslâmi ilimleri öğrendim. Canlı bombalar arasında her türlü kişi var. Hatta şu an Müslüman olup Taliban’a katılan İngiliz bir genç de sırada bekliyor.
DÜNYAYA SON MESAJ
-2 gün sonra büyük bir ihtimalle dünyaya veda edeceksiniz. Ölmeden insanlara son bir mesaj vermek ister misiniz?
Amerikalılar, İngilizler işgal ettikleri İslâm beldelerinde Müslümanlara büyük zulümler yapıyorlar. Bagram Cezaevi’nde işkence gören Afgan gençler arasında delirenler bile var. Ben, ülkesi yabancı askerler tarafından işgal edilen bir Afganlı olarak dinimi, onurumu ve namusumu korumak için böyle bir yönteme başvuruyorum.
Bush ve onu destekleyenler şunu bilsinler ki, Müslümanların topraklarını işgal altında tuttukları sürece onlara büyük acılar yaşatacağız. Asla rahat bir şekilde bizim topraklarımızda gezemeyecekler. Biz dinimiz ve vatanımız için en değerli şeyimiz olan canımızı vermeye hazırız. Onların hayatı sevdiği kadar, biz Allah ve vatanımız için ölmeyi arzuluyoruz. Bizim varacağımız yer cennettir, sizin ki ise cehennem. Ve Allah bizi mutlaka zafere ulaştıracaktır | 
30.12.2006, 07:57
| | | belki bir gün...
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 146
Teşekkür etti: 9
Teşekkür aldı: 24 konuda 54 kere
| Allah istişhad yapan kardeslerimizin sehadetlerini kabul buyursun. Kimsenin suphesi olmasin ki bu isi yapanlar bunun icin oncelikle ayet ve hadislerden delil aliyorlar.
Yazinin eklenmesi icinse ayrica Allah razi olsun. | 
11.01.2007, 18:15
| | | Gast
Mesajlar: n/a
| ... έγŁüŁ´isimli üyeden Alıntı Allah istişhad yapan kardeslerimizin sehadetlerini kabul buyursun. Kimsenin suphesi olmasin ki bu isi yapanlar bunun icin oncelikle ayet ve hadislerden delil aliyorlar.
Yazinin eklenmesi icinse ayrica Allah razi olsun. Hangi ayet ve hadis lerden..lütfen yazarmısınız... | 
11.01.2007, 22:35
| | | belki bir gün...
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 146
Teşekkür etti: 9
Teşekkür aldı: 24 konuda 54 kere
| hüzün kardesim insanlar yeter ki anlamak istesinler bu konuda istişhad yapanlar mesela Uhud gunu peygamberi korumak icin kendini one atan ve ok yagmuruna tutulacagini bile bile olum (sehadet)isteyenlerin hareketi sadece bir haber /delil olarak kullaniliyor.
buruc suresindeki gencin olayini da yine delil getiriyorlar.
aslinda bu konuda hem sosyolojik baglamda hem de dini umdeler baglaminda yetkin biri olarak ahmed varol un guzel bir calismasi var. eger bulursam onu ekleyeyim insaallah.
velevki bunlarin hic biri olmasin da yapilan intihar olsun
gunu birlik dunyevi meseleler yuzunden intihar edenler ile kutsal dini degerleri icin eylem yapanlarin niteligi arasinda hic fark gorulmuyor mu acaba?
hidayete tabi olanlara selam olsun. | 
12.01.2007, 13:47
| |  | | Sayfa 2 Toplam 2 Sayfadan | < | 1 | 2 | | Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 07:42 .
Powered by: vBulletin Version 3.7.2 (Türkçe) Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0 RC5 Bazaar Desings |