Şüphesiz Allah’ın gökleri ve yeri yarattığı günkü yazısına göre ayların sayısı on ikidir.Bunlardan dördü haram aylardır.İşte bu, Allah’ın dosdoğru kanunudur.Öyleyse o aylarda kendinize zulmetmeyin.
Tevbe-36
Recebin 1.gününde oruç tutmak üç senelik, 2.günü oruçlu olmak iki senelik ve yine 3.günü oruçlu bulunmak bir senelik küçük günahlara kefaret olur. Bunlardan sonra her günü bir aylık küçük günahların af ve mağfiretine vesile olur.
Camiu-s sağir
GİrİŞ Yap
Online Üye
Şuan Forumda: 27 (4 Kayıtlı ve 23 Misafir) bulunmaktadır.
Admin ::
S.Mod ::
Mod ::
Yazarlar ::
İmtiyazlı Üye
Doğru Yolda Yürümek Ümmetin Başarısının Tek Yoludur
Doğru Yolda Yürümek Ümmetin Başarısının Tek Yoludur
Şeyh Salâh el-Budeyr
10.08.1422 hicri
Muhakkak ki hamd Allah'adır. O'na hamdeder, O'ndan yardım ve bağışlanma dileriz. Nefislerimizin şerrinden ve kötü amellerimizden Allah'a sığınırız. Allah kimi hidayete erdirirse onu saptıracak yoktur. Kimi de saptırırsa ona hidayet verecek yoktur. Şehadet ederim ki, Allah'tan başka ilah yoktur; O tektir ve ortağı yoktur. Ve şehadet ederim ki Muhammed O'nun kulu ve rasulüdür. Allah O'na, ailesine ve ashabına salât ve çokça selam eylesin.
"Ey iman edenler! Allah'dan hakkıyla korkun ve ancak Müslümanlar olarak can verin.(3/Âl-i Imran/102) "
"Ey insanlar! Sizi bir tek nefisten yaratan ve ondan da eşini yaratan ve ikisinden bir çok erkekler ve kadınlar üretip yayan Rabbinizden sakının. Adını kullanarak birbirinizden dilekte bulunduğunuz Allah'tan ve akrabalık haklarına riayetsizlikten de sakının. Şüphesiz Allah sizin
üzerinizde gözetleyicidir.(4/en-Nisâ/1) "
"Ey iman edenler! Allah'dan korkun ve doğru söz söyleyin ki, Allah işlerinizi düzeltsin ve günahlarınızı bağışlasın. Kim Allah'a ve Rasulü'ne itaat ederse büyük bir kurtuluşa ermiş olur.(33/el-Ahzâb/70-71) "
Bundan sonra.
Ey müslümanlar!. Allahın kullar üzeerindeki nimetleri çoktur. Kullarına ihsanı büyük ve boldur.Bu büyük nimetlerden ve bol ihsanından biri de bizleri, insanlar için çıkarılmış en hayırlı ümmet kılmasıdır. Hiçbir karışıklık olmayan bu dinin temel işaretlerini bizlere göstermiştir.
Kâmil bir din, şamil bir şeriat, kesin bir söz ve adil bir hüküm. Ona sarılan, övünç verici menkıbelere sahip olur. Dünya ve ahirette mutluluk onun olur. Ondan sapan ve yolun dışına çıkan içinse mutsuzluk, ızdırap ve sıkıntı vardır.
Sağlam din budur. Onun âdâbı yücedir. Öğretileri yüksek ve değerlidir. Hikmetleri derindir ve delilleri kesindir. Her hayra ve olgunluğa çağırır, her kötülük ve fesattan meneder.
"Kim İslam'dan başka bir din ararsa, bilsin ki kendisinden bu asla kabul edilmeyecek ve o, ahirette ziyan edenlerden olacaktır. (3/Âl-i Imrân/85) "Yer yüzünde İslam dininden başka kendisiyle Allah'a ibadet edilen hak bir din yoktur.
İslam dini; son dindir, kendinden önceki dinlerin ve şeriatların hükmünü ortadan kaldırmıştır. İslam dinine girmeyen herkes kafirdir, Allah'ın, Rasulü'nün ve mü'minlerin düşmanıdır. Ve o, cehennem ehlindendir.
Ebu Hureyre (r.a), Rasululah sallAllahu aleyhi ve selem'in şöyle buyurduğunu rivayet eder:
"Muhammed'in nefsi elinde olan (Allah)'a yemin olsun ki, bu ümmetten beni işiten bir yahudi veya hristiyan benimle gönderilene iman etmeden ölürse mutlaka cehennem ashabından olur." Bu hadisi, İmam Müslim rivayet eder.
Ey Müslümanlar!.
İslam düşmanları ne kadar uğraşırlarsa uğraşsınlar, İslam'ı ve Müslümanları başarısızlığa uğratmak için ne kadar çalışırlarsa çalışsınlar Allah'ın nurunu söndüremeyeceklerdir. "Onlar ağızlarıyla Allah'ın nurunu söndürmek istiyorlar. Halbuki kafirler istemeseler de Allah nurunu tamamlayacaktır. (61/es-Saf/8) "
Temim ed-Dâri (r.a), Rasululah sallAllahu aleyhi ve selem'den şunu duyduğunu rivayet eder:
"Bu din gece ve gündüzün ulaştığı her yere mutlaka ulaşacaktır. Allah,yerleşik hayat süren veya göçebe olan hiçbir ev bırakmadan bir azizin izzetiyle ya da bir zelilin zilletiyle, Allah'ın İslam'ı üstün kılacağı bir izzetle ve küfrü zelil kılacağı bir zilletle bu dini sokacaktır. " Bu hadisi, İmam Ahmed rivayet eder.
Sevbân (r.a), Rasululah sallAllahu aleyhi ve selem'in şöyle buyurduğunu rivayet eder: "Allah benim için yeryüzünü topladı da doğusunu ve batısını gördüm. Ümmetimin mülkü benim için toplanan yere kadar ulaşacaktır." Bu hadisi, Müslim rivayet eder.
Rasululah sallAllahu aleyhi ve selem ayrıca şöyle buyurur: "Ümmetimden bir topluluk Allah'ın emrini ayakta tutmaya devam edecektir. Allah'ın emri gelene kadar onları terk eden ya da onlara karşı çıkan kimse onlara zarar veremeyecektir ve onlar insanlara üstün olacaklardır." Bu hadisi, Müslim rivayet eder.
Ey Müslümanlar!.
Müslümanlar ne kadar da ihtiyaç içinde oldukları bir zamandadırlar! Bu zamanda musibet büyümüş ve kritik durumlar ortaya çıkmıştır. İslam alemini kendisini çekemeyenlerin ve düşmanlarının elleri kapıp almış. Şerefi sökülüp alınmış, hakları gasbedilmiş, toprakları işgal edilmiş. Bu olaylar ve musibetler zamanında Müslümanlar dinlerine dönmeye, eksik ve bozuk yönlerine bakmaya ne kadar da muhtaçlar!. Bozulanı ıslah etmek ve bir vücut gibi bütün olmak için, zillet ve aşağılık kirini temizlemek için, baskı ve zulmün eziyetlerini ortadan kaldırmak için, bağımlılıktan ve öldürücü sığınmacılıktan kurtulmak için bunu yapmalılar.
İbni Ömer ( r.a)’ dan şu rivayet edilir: Rasululah sallAllahu aleyhi ve selem'i şöyle buyururken işittim: "Vadeli satıp sattığınızı peşin olarak geri aldığınızda, ineklerin kuyruklarına yapışıp ziraate razı olduğunuzda ve cihadı terkettiğinizde Allah sizin üzerinize, dininize dönünceye kadar kaldırmayacağı bir zillet musalat eder." Bu hadisi Ebu Davud rivayet eder.
Ey Müslümanlar!.
Şer'i gerçeklerin sulandırıldığı ve sabit değerlerin kaybedildiği bir zamanda; zehirli fikirler, şeytani tanımlar, kısır içtihatlar, dinle ve akıla bağdaşmayan hastalıklı görüşler arasında ümmet ne kadar da muhtaç!. Böyle bir zamanda çağdaş meseleler ve etrafını saran fitneler konusunda Kur'an ve Sünnet'in
hükümlerine, ümmetin geçmiş alimlerinin üzerinde birleştiği görüşlere başvurmaya ne kadar da muhtaç!. Problemlerin çekirdeğini, belaların ve musibetlerin nedenlerini anlamalıdır. Değişken durumları okumalı, bunlara açıklık ve yorum getirmelidir. Ortaya çıkacak yenilikleri beklemeli ve güvenilir alimlere başvurmalıdır. Yalanla kirlenmemiş bir doğrulukla, riya karışmamış bir samimiyetle, şirkin ve şüphenin bulandırmadığı bir tevhid inancıyla ve Allah celle ve alâ'ya güvenerek sorumlulukları ve ödevleri üstlenmelidir. Dedikoducuların iftiraları ve problem çıkaranların çıkardıkları problemler onu sarsmamalıdır ki ümmet korkulan duruma düşmesin ya da bir hata işlemesin.
Allah celle ve alâ şöyle buyurur: "Kendilerine güven veya korkuya dair bir haber geldiğinde onu hemen yayıverirler. Halbuki bunu Rasul'e veya içlerinden emir sahiplerine döndürmüş olsalardı, içlerinden işin iç yüzünü araştırıp çıkaranlar, onun ne olduğunu elbete bilirlerdi. Allah'ın üzerinizdeki lütfu ve rahmeti olmasaydı pek azınız müstesna, şeytana uymuş gitmiştiniz.(4/en-Nisâ/83)"
Ey Müslümanlar!.
Belalar ve musibetler şiddetlendikçe Müslümanlara düşen görev; dinlerine destek olmak ve ülkelerini korumak için yardımlaşmayı kuvvetlendirmek ve birbirlerine desteği artırmaktır. Aralarındaki düşmanlığı ve kini bir tarafa bırakıp iyilik ve takvâda yardımlaşan, kötülük ve düşmanlıkta birbirini uyaran, birbirine destek veren ve yardımlaşan tek bir saf olmalıdırlar. Böyle yapmalıdırlar ki düşman bölünme ve nifak tohumları ekme fırsatı edinemesin. "Birbirinizle çekişmeyin. Sonra korkuya kapılırsınız ve gücünüz gider. Bir de sabredin. Şüphesiz Allah sabredenlerle beraberdir. (8/el-Enfâl/46) "
Sahih-i Müslim'de Ebu Hureyre( r.a) kanalıyla, Rasululah sallAllahu aleyhi ve selem'in şöyle buyurduğu rivayet edilir: "Allah sizin için üç şeyden razı olur ve üç şeyden hoşlanmaz: O'na ibadet etmenizden ve O'na hiçbir şeyi ortak koşmamanızdan, topluca Allah'ın ipine sımsıkı sarılmanızdan ve parçalanmamanızdan razı olur. Dedikodudan, çok soru sormaktan ve
malı boşa götürmekten hoşlanmaz."
Ey Müslümanlar!.
Şüphesiz inanç ve din bağı yüce ve büyük bir bağdır. Bu bağın gerekleri ve sorumlulukları vardır. Getirdiği yükümlülükler ve haklar Allah'ın Kitabı'nda ve Rasulü'nün sünnetinde sabittir. Bu bağ karşısında kafirlerin ve düşmanların gücü kırılır. Zalimlerin ve tağutların kuvvetleri onun önünde parçalanır.
Allah Tebârake ve Teâlâ, Aziz Kitabı'nda şöyle buyurur: "Mü'min erkeklerle mü'min kadınlar da birbirinin dostlarıdır. Onlar iyiliği emreder, kötülükten alıkoyarlar. Namazı dosdoğru kılarlar, zekatı verirler, Allah'a ve Rasulü'ne itaat ederler. İşte onlara Allah rahmet edecektir. Şüphesiz Allah Aziz'dir, hikmet sahibidir. (9/et-Tevbe/71) "
Ve şöyle buyurur: "Kafirler de birbirlerinin dostlarıdır. Eğer siz bunu yapmazsanız yeryüzünde bir fitne ve büyük bir fesat olur.(8/el-Enfâl/73) "
Rasululah sallAllahu aleyhi ve selem de şöyle buyurur: "Müslümanların kanları eşittir. En düşüklerinin birini himaye altına alması geçerlidir. Onlar kendilerinin dışındakilere karşı tek bireldir." Bu hadisi Ebu Davud rivayet eder.
Ve sallAllahu aleyhi ve selem şöyle buyurur: "Mü'min mü'minin aynasıdır.Mü'min mü'minin kardeşidir. Zarara uğramasını engeller ve onu arkasından kuşatır (korur)."Bu hadisi, Ebu Davud rivayeteder.
Konu FIRAT tarafından (03.09.2006 Saat 11:25 ) değiştirilmiştir..
Uyruklarının ve ülkelerinin farklılığına rağmen İslam toplumları tek bir binadır ve tek bir vücuttur. Bir kısmının mutluluğuyla mutlu olur. Acı duymasıyla ve hastalığıyla acı duyar. Onları bir din bir arada tutmaktadır. Bu İslam dinidir. Bir kitap bir arada tutmaktadır. Bu kitap Kur'an'dır. Ve bir peygamber bir arada tutmaktadır. O da, insanların efendisi peygamberimiz Muhammed sallAllahu aleyhi ve selem'dir.
Rasululah sallAllahu aleyhi ve selem şöyle buyurur: "Bizim namazımızı kılan, kıblemize yönelen ve kestiğimizi yiyen kendisi için Allah'ın koruması ve Rasulü'nün koruması bulunan müslümandır.Allah'ın korumasına ihanet etmeyin." Bu hadisi Buhari rivayet eder.
Ve şöyle buyurur: "Mü'min mü'min için bina gibidir. Bir kısmı diğerini destekler." Sonra parmaklarını birbirine geçirir. Bu hadisi, Buhari rivayet eder.
Nu'man b. Beşir (r.a), Rasululah sallAllahu aleyhi ve selem'in şöyle buyurduğunu rivayet eder: "Karşılıklı sevgi besleme, merhamet ve hoşgörüde Müslümanların örneği vücudun örneğidir. Ondan bir uzuv hastalanırsa vücudun diğer kısmı da uykusuzluk ve ateş ile ona eşlik eder." Bu hadisi Müslim rivayet eder.
Bir başka rivayette ise şöyle buyurur: "Müslümanlar bir adam gibidir. Gözü rahatsız olursa tamamı rahatsız olur. Başı rahatsız olursa tamamı rahatsız olur." Bunu da Müslim rivayet eder.
Ey Müslümanlar!.
Müslüman’ın büyük bir hürmeti ve değeri vardır. Karanlık afetlerde ve musibetlerde mutlaka bunu hatırlamak ve onun bu hürmetini çiğnemekten sakınmak gerekir.
İbni Ömer( r.a)'dan şöyle dediği rivayet edilir: Rasululah sallAllahu aleyhi ve selem minbere çıktı ve yüksek bir sesle şöyle seslendi:
"Ey diliyle Müslüman olan ve iman kalplerine ulaşmamış kimseler! Müslümanlara eziyet etmeyin ve onların ayıplarını aramayın. Kim Müslüman kardeşinin ayıbını ararsa Allah da onun ayıbını arar. Allah kimin ayıbını ararsa evinin içinde de olsa onu rezil eder." Bu hadisi Tirmizi rivayet eder.
Nebi.(sav) şyle buyurur: "Müslümana sövmek fasıklık, ona karşı savaşmak ise küfürdür." Bu hadisi Buhari ve Müslim rivayet eder.
Rasululah salAllahu aleyhi ve selem ayrıca şöyle buyurur: "Müslüman bir kimse Müslüman bir kimseye kafir derse ve o kafir değilse kendisi kafir olur." Bu hadisi, Buhari rivayet eder.
Ey Müslümanlar!.
Rasululah sallahu aleyhi ve selem'in şu sözüne kulak verin ve kalplerinizi arındırın: "Dünyanın yok olması Allah için, Müslüman bir kimsenin öldürülmesinden daha önemsizdir." Bu hadisi, Tirmizi rivayet eder.
Allah'dan korkun ey Allah'ın kuları!. Rasul'e ve emrettiine itaat edin, yasakladığı ve sakındırdığından kaçının ki rahat ve mutlu bir hayatınız olsun.
Ey Müslümanlar!.
Müslümanlar bu çağlarda, bir çok yerde en acı trajediler ve en kanlı katliamlarla, kanlı zulümlerle, ağır baskılarla, şiddetli musibetlerle ve derin yaralarla karşı karşıya kalmaktadır. "Cesetler gizli kederleri canlandırıyor" "Acı ve hüzünlere sevkediyor"
"Kardeşlerimiz kesilip asılıyor,öldürülüyor" "Tıpkı intikam için ateşin hazırlanması gibi" "İman sahipleri yakınlık bekleyerek yardıma çağırıyor" "Fakat o korku gününde kimse yardım etmiyor" "Bugün ne ağlayan bir şair ne yazan bir gazete var" "Ne de etkili olan yayınlar var" "Bu bir gayret mi yoksa bir kayıp mı?" "İslam unutulmuş, küfrün zikri var"
Tasviri ve açıklanması mümkün olmayan acı gerçekler. Her köşede bir feryat, her karışta bir diktatör ve zalim.
Ey Müslümanlar!.
İşte siyonizm. Hiçbir anlaşma ve emanet tanımayan hain millet,Filistin'de zulmün ve baskının, korkutma ve terörün en çirkin şekilleriniuygulamaktadır. Her çeşit kuşatmayı yaparak erkekleri, kadınları ve küçük çocukları öldürmektedir. Müslümanları toptan yok etmeyi, bedenlerini ortadan kaldırıp kalplerine korku salmayı hedeflemektedir. Tarihin daha önce şahit olmadığı toplu katliamlar yapmaktadır. İsrail, dünyanın gözü önünde uluslararası anlaşmaları ve ittifakları, bir inanç ve politika olarak terörü her türüyle ve çeşitli şekleriyle uygulamaktadır. Bu terör vahşetini durduracak kimse nerede?. Bu vahşeti işleyen adamların ve liderlerinin peşine düşecek, köklerini kazıyacak ve hepsini söküp çıkaracak kimseler nerede?.
Ey adalet ve insaf iddiasında bulunanlar! Adalet ve insaf ölçüsü nerede?. İlerleme, hürriyet, uygarlık sloganları nerede?. Sadece yahudilerin ve yahudilerin arkasında duranların menfaatleri söz konusu olunca gördüğümüz barış nerede?. Fakat şunu söyleyen ne kadar da doğru söylemiş: "Zor zamanında Amr'a sığınan, kızgın topraktan kaçıp ateşe sığınan gibidir."
Ey Müslümanlar!.
Her tarafı eziyet ve sıkıntı dolu olan bir yerde Müslüman hayattan nasıl zevk alır, gözyaşı akmaz ve sevinir?. Çünkü orada Müslümanlar ya ölü, ya yaralı ya da esir.
Ey Müslümanlar!.
Bu ümmet kendine ve hevâlarına karşı başarılı olur ve hayatının her alanında Allah'ın şeriatını uygularsa; fertleri, Allah’ın dini üzerinde dosdoğru yürürse düşmanına karşı da zafer kazanır. Sözü değerli olur. Üstünlüğü devam eder, gücü ve kuvveti artar. Rasululah salAllahu aleyhi ve selem'in haber verdiği "vehn/zayıflık" üzerinden kalkar. Şöyle buyurur: "Yemek yiyenlerin yedikleri
kaba birbirini çağırması gibi neredeyse milletler size karşı her ufuktan birbirini çağırarak toplanır." Dedik ki: "O gün az olmamızdan dolayı mı ey Allah'ın Rasulü?" Şöyle buyurdu: "Sizler o gün çok olursunuz fakat selin köpüğü gibi olursunuz. Düşmanlarınızın kalbinden korku alınır ve sizin
kalplerinize "vehn" verilir." "Vehn" nedir ey Allah'ın Rasulü?" deyince şöyle buyurdu: "Dünya sevgisi ve ölümden hoşlanmamak" Bu hadisi İmam Ahmed ve diğer bazı alimler rivayet eder.
Ey Müslümanlar!.
Ümmet ayağa kalkmazsa Allah'ın tehdidine uğrama tehlikesiyle karşı karşıyadır. Allah Teâlâ şöyle buyurur: "Eğer ondan yüz çevirirseniz, yerinize sizden başka bir toplum getirir, artık onlar sizin gibi de olmazlar. (47/el-Muhammed/38)"
Ve şöyle buyurur: [b]"Ey iman edenler! Sizden kim dininden dönerse, Allah, mü'minlere karşı alçak gönülü, kafirlere karşı onurlu ve şiddetli, kendisinin onları seveceği onların da kendisini seveceği bir topluluk getirir ki, Allah yolunda cihat ederler ve hiç bir kınayanın kınamasından korkmazlar.(5/el-Maide/54) "[/B
]Bu işittiklerinizi söyler; Allah'dan kendim için, sizin için ve tüm Müslümanlar için bağışlanma dilerim. İhsanı için Allah'a hamdolsun. Başarılı kılması ve nimetlendirmesi nedeniyle O'na şükürler olsun. Allah'dan başka ilah olmadığına şehadet ederim. O, tektir ve ortağı yoktur, şânı yücedir. Şehadet ederim ki Muhammed O'nun kulu ve rasulüdür. Allah'ın rızasına davet edendir. Allah; O'na, ailesine, ashabına ve din kardeşlerine salât ve çokça selam eylesin.
Konu FIRAT tarafından (03.09.2006 Saat 11:27 ) değiştirilmiştir..